AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Ümraniye'de Zarifoğlu konuşmak…

Cahit Zarifoğlu, vefatının 18. sene-i devriyesi dolayısıyla Ümraniye Belediyesi Kültür Merkezi tarafından düzenlenen anma gecesinde (11 Haziran), bir kez daha yâd edildi. Kültür Merkezi Koordinatörü Salih Nurettin Çevik'in organize ettiği panele, konuşmacı olarak Şaban Abak, Mevlana İdris Zengin ve 'topluluk karşısında konuşma özürlüsü' bendeniz iştirak ettik. Oturumu Hamit Can yönetti. Sacit Onan, geceyi, Zarifoğlu'nun şiirlerini seslendirerek renklendirdi.

Panelin yapıldığı salonun boyutlarına göre, 'dinleyici' sayısının fazla olmayışı beni hiç şaşırtmadı, diyebilirim. Zira, 'izleyici'leri bekleyen bir faaliyet olsaydı, hiç kuşku yok ki, o salon ağzına kadar dolar, taşardı!.

Şaban Abak, Cahit Zarifoğlu'nun toplumsal misyonuna dair; Mevlana İdris Zengin ise, şairin çocuk edebiyatına yönelik ilgisini ve yayımlanmış kitaplarını içeren konuşmalarıyla panele katkıda bulundular. Zarifoğlu'nun şiir dünyasının özelliklerini anlatmak da bana düştü..

Cahit Zarifoğlu, ilk şiir kitabı "İşaret Çocukları"yla birlikte, gerek dili kullanımı, gerek imge yapısı, gerekse orijinal bir dünyaya sahip oluşu bakımından dikkat çekici birçok niteliği şiirinde barındırmış bir şair. Şiir diline ait özellikler söz konusu olduğunda, ben, bunu, Zarifoğlu'nun kendine güvenine ve cesaretine bağlıyorum. II. Yeni'den sonra dile hükmediş bağlamında en çaplı ve derinlikli adımdır onunki. (Düşünün; taşradan yeni gelmiş, şiiriyle yeni yeni beliren bir genç, -yani Cahit Zarifoğlu- dönemin en iyi şairlerinden biri olan Cemal Süreya ile birlikte aynı evde kalmak istiyor. Bu tavır, yalnız şiirde değil, dış dünyada da müthiş bir özgüvene işaret ediyor..)

Ben, Cahit Zarifoğlu'na 'a priori' şair diyorum. İlk kitabıyla, şiire zirveye yakın bir yerden başlamış izlenimi veriyor.

Cahit Zarifoğlu şiirinin en başat özelliği, sentaksı kullanışı hiç kuşkusuz. Örneğin, "Dün kalabalıkta / Sevmekten yorulmaktayım" (Menziller) bir sentaks harikası ve dolayısıyla Zarifoğlu'nun dil algısının farklı, ilginç bir verimi.. Böyle, yüzlerce örnek verilebilir..

Zarifoğlu şiirinde, şairin dünyaya bakar ve hayatı kavrarken edindiği 'estetik izlenimcilik' yanında, yoğun 'şaşkınlık' belirtileriyle de karşılaşmak fazlasıyla mümkün.

"Yedi Güzel Adam"a hakim olan 'taşra' atmosferine karşın, şair, hiç de bir 'taşralı' gibi değildir. Bilâkis hem yapısal, hem dilsel açılımlar, hem de eşyanın/hayatın algılanışı bakımından metafizik genişlemenin belirdiği ve kuvvet kazandığı bir eserdir bu ikinci kitap. "Menziller"le daha da koyuluk kazanan ve modern şiirin açık-seçik birçok niteliğini barındıran Zarifoğlu şiiri, "Korku ve Yakarış"ta, âdeta bir denize varmanın/ulaşmanın rahatlığı içindedir. Afganistan ve Hama bağlamlı şiirleri saymazsak, Cahit Zarifoğlu, şiirin iç-dengeleri açısından estetik sferi hemen hemen hiç terk etmemiştir bana göre.

Zarifoğlu şiirinin bir diğer özelliği de, 'Müslüman' bir dünyaya -tabir caizse- hitap edişi ve bu dünyanın içerdiği verimleri seslendirmesidir. Söz konusu dünyaya yabancı olanlar için, "keşfedilmesi" çok uzun sürebilir. Nitekim, öyledir de!

Dönemi şairleriyle mukayeseye kalkışmak, nâfile bir çaba olur. Zira, 'benzerlikler' yok gibidir; özgünlüğü, farklılığı, sahiciliği, rahatlığı ve daha önce altını çizdiğim gibi 'dil algısı' ve dolayısıyla 'sentaksı' hiç kimseye benzemez. Biriciktir, Cahit Zarifoğlu!..

Bir şairin şiirinin 'kapalı' oluşu, asla şairin bir 'sorun'u biçiminde değerlendirilmemeli. Elbette, Cahit Zarifoğlu şiiri için de geçerli bu husus. Bu, olsa olsa 'okuyucu'nun bir sorunudur. Zarifoğlu şiiri 'kapalı'dır, 'zor algılanır/anlaşılır' yönleri mevcuttur, evet; ne ki, 'Hayat', sanki çok mu 'açık' ve 'kolay algılanır/anlaşılır' bir süreç, bir cevherdir?

Unutmadan kaydedeyim; benim açımdan Ümraniye'deki gecede bulunuşumun ekstra bir mutluluğu da oldu: Rahmetli Cahit Zarifoğlu'nun eşi Berat Hanım'la, kızı Betül (Betül'ü yıllar önce gördüğümde çocuk yaşlardaydı; "Bakın, ben büyüdüm!" dedi) ve eşiyle, oğlu Ahmet'le tanıştım..

Cahit Zarifoğlu: Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun.. Amin…


20 Haziran 2005
Pazartesi
 
İHSAN DENİZ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED