AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Bundestag'dan çıkan karar (2)

Bundestag'dan, yani Almanya Federal Meclisi'nden Ermeni meselesine ilişkin çıkan kararı gözden geçirecektik bugün...

Meclis'teki bütün parti gruplarının imzasını taşıyan bu karar, bildiğiniz gibi, Türk Dışişleri ve bizzat Başbakan'ın sert tepkisini çekti.. Başbakan Erdoğan, kararı "çok yanlış, çok çirkin" olarak nitelemekle yetinmeyip, söz konusu kararın karşısında kılını kıpırdatmayan Schröder'e sitemde de bulundu. Başbakan'ın "Ben siyasetin omurgalı olanını seviyorum. Kemikli olanını seviyorum" şeklindeki şaşırtıcı açıklaması bu "sitem"i dile getiren sözlerdi. Bu sözlere Almanya'dan gelen cevabı da biliyorsunuz: Hükümet sözcüsü, Schröder ve Başbakan Erdoğan'ın "Ermeni meselesi"ni değerlendirme tarzlarının aynı olmadığını gecikmeden ilan etti.

Peki, gazetelerde tamamına ("karar" ve "gerekçe") yer verilmeyen bu metin nasıl bir şey?

Bir kere bu metin ("karar" ve "gerekçe") bugüne kadar diğer meclislerden çıkan karar ve "kanun"lara hiç mi hiç benzemiyor. Yani (dünkü yazımda söz ettiğim biçimde) bir müddettir parlamentoların meşguliyet alanına giren "tarih dersleri"ne hiç mi hiç benzemeyen bir "karar" ile karşı karşıyayız. Kararda doğrudan "soykırım" sözcüğünün geçmemesi tabii ki önemli; ancak önümüzdeki kararı farklı kılan husus -bence- işin bambaşka bir yönü.

Görülen o ki Bundestag bu kararı ile, diğer meclislerden tamamen farklı olarak, "kendi tarihi"ni, yani Alman İmparatorluğu'nu da "masaya yatırıyor". Hem de öyle bir "yatırış" ki, 1915 olaylarında sahnede olan imparatorluk yetkilileri bu karardan haberdar olduklarında artık "tarih" olmalarından dolayı ellerinden bir şey gelmediği için kahrolmuşlardır herhalde...

Tam olarak "1915 yılında Ermenilere uygulanan sürgün ve katliamların hatırlanması ve anılması - Almanya Türklerle Ermenilerin barışmasına katkıda bulunmalıdır" başlığını taşıyan karar metni, tahmin ettiğiniz gibi Ermenilerin "tehcir" ve öncesinde uğradıkları katliam ve sürgünü hatırlatarak başlasa da, daha ilk paragrafında şu -olağanüstü- hatırlatmayı yapmayı da ihmal etmiyor:

"Federal Meclis, Ermenilerin organize bir biçimde sürgün edilmeleri ve katledilmeleriyle ilgili kapsamlı bilgilere rağmen bu korkunç olayları durdurmaya teşebbüs dahi etmemiş olan Alman İmparatorluğu'nun oynadığı yüz kızartıcı rolden de üzüntü duymaktadır."

Dikkat edin, "yüz kızartıcı rol" deniliyor.... İsterseniz şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve cevap verin: Bundan daha "omurgalı" ya da "kemikli" siyaset olur mu?

Kararın ikinci paragrafının şu ilk cümlesi de güzel kaleme alınmış doğrusu. "Federal Meclis bu olayları anarak, zor koşullarda ve dönemin hükümetine direnerek Ermeni kadınlarının, erkeklerinin ve çocuklarının kurtarılması için sözle ve eylemleriyle çaba sarfeden tüm Almanların ve Türklerin önünde saygıyla eğilmektedir."

Ne güzel... Tabii ki, bu insanlar önünde biz de saygıyla eğilmeliyiz... Başta vicdanları olmak üzere insani değerlerini imparatorluklarının "hikmet-i hükümet"lerinin önünde ezdirmeyen bu insanlara tabii ki biz de saygı duymalı ve insanlığın "kurtuluşu"nun dün olduğu gibi bugün de, bu kahramanlar sayesinde gerçekleşebileceğini unutmamalıyız...

Karar metninin tamamını okuyanın aklına şöyle bir soru gelmemesi imkansız: Bugünün Almanyası "Alman İmparatorluğu"nun tartıştığımız olaylardaki sorumsuzluğunu bu derece açık yüreklilikle ("yüz kızartıcı rol" denmiyor muydu?) ortaya koyabilirken, Türkiye "Osmanlı İmparatorluğu"nun birkaç yılında iktidarı ele geçirmiş olan bir partinin artık aşikar olan sorumsuzlukları hakkında niçin bu derece ihtiyatlı davranıyor? Yerinde bir soru değil mi? Dikkat ederseniz, Türkiye'nin kendi imparatorluğundan Almanya'nın yaptığı gibi söz etmesi de söz konusu değildir, çünkü sorumsuzlukları ilan edilecek olan parti mensuplarını gecikmeden divan-ı harbe çıkaran da "Osmanlı İmparatorluğu"ydu.

Kararın "gerekçe"sinde "Alman İmparatorluğu"ndan daha çok söz ediliyor. Şu "kararlara" bakın:

"Osmanlı İmparatorluğu'nun baş müttefiki olan Alman İmparatorluğu'nun gerek siyasi, gerek askeri yönetimi Ermenilere uygulanan takibat ve katliamlar konusunda başından beri bilgi sahibiydi." / "Ermeni konusu imparatorluk hükümeti tarafından tümüyle sansür altına alındı. Aynı şekilde Alman askeri sansürü de 1916 yılında Johannes Lepsius'un 'Türkiye'de Ermeni Halkının Durumu' başlıklı raporunu yasaklayıp toplatmıştır." / "Alman İmparatorluğu'nun bu neredeyse unutulmuş bastırma politikası, tarihin bu bölümünün Almanya'da da halen yeterince ele alınmadığının bir göstergesidir."

Sizi bilmem ama ben bu tespitleri de epeyce "omurgalı" ve "kemikli" buldum...

Son olarak da "karar"ın bir iki yerde bir "olması gereken" olarak hatırlattığı ilkeyi aktarayım:

Karar, "ne kadar zor" da olsa "her millet"i geçmişini dürüstçe ele almaya çağırıyor: "Bu özellikle Avrupa'nın, her milletin tarihinin karanlık yönlerinin açık bir şekilde ele alındığı anımsama kültürü çerçevesinde geçerlidir." / "Katliamların ve sürgünün boyutları Türkiye'de halen genel olarak küçümsenmekte ve inkar edilmektedir. Türkiye'nin bu tutumu bir değerler topluluğu olan Avrupa Birliği'nin belirleyici barışma fikriyle çelişmektedir."

Busdestag'ın kararı özetle böyle bir şey. Federal Meclis "Ermeni meselesi"ni bu şekilde ele alıyor ve önerilerde bulunuyor. İsterseniz yeri gelmişken bu "mesele"yi ülkemizden bir gazetenin (D.B. Tercüman) nasıl ele aldığını da hatırlatayım da karşılaştırma yapmak isteyenlere kolaylık olsun. Gazete, Ermenistan'ı ziyaret eden muhabirinin çektiği bir fotoğrafın altına şu resimaltını münasip görmüş: "BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU/ Çocuklarını Türk düşmanı olarak büyüten Ermeniler, bir yandan da Türk müziği hayranı... Gece kulüplerinde bizim türkülerle eğleniyor, sokaklarda bizim müzikleri çalıyorlar."(!)


20 Haziran 2005
Pazartesi
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED