AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Nasıl muhalefet yapılır?

Kuşkusuz, bu konuda en deneyimli parti CHP... Kurulduğu günden itibaren hiçbir seçimi kazanamadı. Tek parti dönemini saymıyoruz; karşısında yarışacağı bir parti yoktu çünkü.

Halk tek parti döneminde sandık başına gidip, sunulan tek seçeneği onaylıyor (daha doğrusu "onaylamış gibi" yapıyor), bölgesinin milletvekilini seçiyordu. Tabii bu milletvekillerinin de çoğunlukla bölgeyle ilgisi bulunmuyordu ve aslında Ankara tarafından seçilip gönderiliyorlardı.

CHP ilk ve son seçim başarısını 1946'da yaşadı.

Hemen belirtelim, bunun seçimle filan ilgisi yoktur. Oyunuzu "açık olarak" kullanıyordunuz, tasnif ise zaten çoğunluğu CHP memuru olan sandık görevlileri tarafından "gizli olarak" yapılıyordu. Dünya seçim literatürüne girmeye hak kazanmış bu komik gösteride CHP "ezici bir çoğunlukla" seçimi kazandı ve ömrünü dört yıl daha uzattı.

Sonrasını biliyorsunuz!

Üşenmeseydim, size, 1950'den başlayarak, CHP'nin kazanamadığı seçimlerin dökümünü yapacaktım. Hadi bazı ufak tefek bilgiler verelim yine de: 1950-60 arasında Menderes'in Demokrat Partisi vardı ve CHP doğal olarak bu dönemde yapılan hiçbir seçimi kazanamadı.

27 Mayıs'tan sonra bazı değişiklikler bekleniyordu; çünkü ülke, İsmet Paşa'nın da yaratıcı katkılarıyla Demokrat Parti boyunduruğundan (!) kurtulmuş, CHP "umut" olarak yeniden ışıldamaya başlamıştı. (Bu "yeniden ışıldamaya başlamıştı" lafı tahmin edeceğiniz üzere bana ait değil!)

Fakat yine hiçbir şey değişmedi.

27 Mayıs rüzgarını arkasına alan CHP yine kaybetti.

Halk, CHP'ye kaybettirmek suretiyle, hem Demokrat Parti'nin intikamını aldı, hem de ezeli ve edebi rakibine klasik mesajını gönderdi.

Parti en parlak günlerini ("yıllarını" değil), Karaoğlan'lı Bülent Ecevit döneminde yaşadı. Ecevit, "ortanın solu" anlayışıyla imtizaç etmediği için genel başkanlığa getirilmiş, partiyi birazcık daha sola çekmişti.

Bu tuhaf ve nerden çıktığını kimselerin kestiremediği genel başkan tuhaf ve alışık olmadığımız demeçler veriyordu; mesela sistemle ödeşmekten sözediyordu, sistemle ödeşmeden hiçbir sorunun çözülemeyeceğini söylüyordu... Daha da ileri gidip "bu düzen değişmelidir" diyordu, "toprak işleyenin, su kullananın" türünden komünizan mesajlar veriyordu...

CHP en yüksek oy oranına Bülent Ecevit döneminde ulaştı.

Fakat oylar CHP'ye değil, erken bir efsane olarak doğan "Karaoğlan"a verilmişti. Tabii şair, romantik, kolej solcusu Karaoğlan kısa sürede bu krediyi çarçur edecek, CHP tekrar alışık olduğu yere, "kutsal muhalefet görevine" dönecektir.

Ecevit sonrası hepten trajiktir. Bugüne kadar hiçbir bağımsız seçimi kazanamayan CHP, bu dönemde, istikbaldeki seçimleri kazanamayacağını da göstermiş, hatta muhalefet imtiyazını da tehlikeye atmıştır. (Bkz. Baykal dönemi.)

Lafı aslında CHP'li Ali Topuz'un inceden 27 Mayıs mesajları verdiği son konuşmasına getirmek istiyordum ama, her zaman olduğu gibi konuya bile giremedim.

Değerli parlamenter Topuz, "İktidarı uyarıyoruz, bizim sabrımızı taşırmasınlar. Sabrımız taşarsa onlara TBMM'yi de, Türkiye'yi de dar ederiz" diyordu.

Belki de bu yazının başlığı "Nasıl muhalefet yapılmaz?" olmalıydı.


28 Haziran 2005
Salı
 
AHMET KEKEÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED