|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
YÖK olumlu bir karar alacak mıydı! Nihayet AİHM Leyla Şahin ile ilgili kararı verdi ve Türkiye'yi haklı buldu. Leyla Şahin AİHS'nin 9. maddesine dayanarak açtığı dava, 4. Daire'den sonra Büyük Daire'de de reddedildi.
AİHM'nin verdiği bu karardan sonra klasik olarak iki tepki izliyoruz. Biri laik kesimin tartışmanın artık bittiği yönünde AİHM kararına destek, diğer taraftan bu tartışmanın mağdurlarının içine olduğu İslami kesimin kararı eleştiren tepkisi. İlk grup için klasik söylem, Türkiye'de Türban/Başörtüsü tartışmasının artık bittiğini söyleyecek. Bu söylemin örneği YÖK Başkanı Erdoğan Teziç. Teziç, bir çok defa ifade ettiği gibi, "AİHM kararının kendilerini bağladığını ve YÖK'ün türban konusunda olumlu bir karar alamayacağını" şeklinde, laik kesimin bakışını ifade etti. Aslında bu ifadeden şunu çıkarmak da mümkün mü acaba? Acaba AİHM'nin Leyla Şahin kararı olmasaydı, YÖK, konu ile ilgili olarak olumlu bir karar alabilecek miydi? Sanmıyoruz. Ancak söylemek gerekli ki, kendi tutarlılıkları açısından bu pozisyon, AİHM kararıyla daha da güçlendi. AİHM'nin kararından sonra asıl zor olan Başörtüsü/Türbanı savunanların pozisyonudur. Karşı karşıya olunan zorluk iki türlüdür. İlki bizatihi tartışmanın AİHM'ye götürülmesinde; ikincisi ise gerçekten AİHM'de olumlu karar beklentisine dayanan iyileşme beklentisinin boşa çıkmasıdır. Bu ise tartışmanın salt dinsel bir vecibenin, hukuk içinde savunulması açısından açmazda olmasıdır. Bu anlamda karşı karşıya olunan durumun tartışmanın hukuki açıdan bitmiş olmasıdır. Bu noktada İslami kesimde eksik olan hukukun, siyasete tercih edilmesidir. AİHM'nin aldığı karar gerekçelerini henüz bilmesek de; 4. Daire'nin 29 Mayıs 2004'de verdiği kararın gerekçelerini biliyoruz. Karar gerekçesinde, özellikle Türkiye'de Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfta bulunularak, üniversitelerde türban takılmasının, türban takmayanlar üzerinde baskı ve ayrımcılık yaratacağına ve türban takmanın Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırılığına vurgu yapmıştı. Daire, türban yasağını incelerken;
AİHM, kararda türban yasağının iç hukuka aykırı olup olmadığına kendini yetkili görmemekte ve Türk mahkemelerinin kararlarına bağlı olduğunu ifade etmektedir. Burada AİHM için önemli nokta şudur: Bu yasağın iç hukuka uygun olup olmadığını değil, bu yasağın Türk mahkemeleri tarafından yorumlanırken yani iç hukukun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)'ne göre yorumlanıp yorumlanmadığının denetlenmesi noktasıdır. Mahkemenin bu denetimden kaçması sözleşmenin öngördüğü insan haklarının korunması yönünde önemli bir zaaftır. Bir başka nokta da, kararda geçen Türkiye gibi köktendinci İslam tehlikesinin bulunduğu bir ülkede, üniversitelerde başörtüsü yasağı konması AİHS'yi ihlal etmez mealinde bir hükmün kabulüdür ki, böyle bir tehdidin olmadığı ülkede böyle bir yasağın sözleşmeye aykırı olabileceği varsayımıdır. Bu ise açık bir çifte standardın ifadesidir. Aktif anlamda siyasete sahip çıkmak, bu tartışmanın ancak siyasal alanda tartışılmasını ima eder. Oysa bu tartışmanın muhatabının sağ partilere endeksli algılamak ve bu yönde adım atılmasını bekleyerek, mağduriyetin bu partiler tarafından giderilmesi yönündeki beklenti pasif bir siyaseti ima eder. Sağ partilerden beklenen çözüm beklentisi, bu partilerin temsil ettikleri kültürel kimlik açısından, resmi ideoloji tarafından sürekli kuşku ile karşıla-nacak ve kaçınılmaz olarak oportünizm de içerme riskine sahip olacaktır. Oysa açık bir mağduriyet yol açan başörtüsü yasağı, ancak evrensel bir sol partinin tartışmayı sahiplenmesi ile çözülebilir. Bu açıdan belirtmem gereken nokta, dışarıdan sırf başörtülü oldukları için sağ siyasetle özdeşleştirilen mağdurların, siyasi pozisyonlarına bakmaları ve eleştirel olarak kendilerini yeniden konumlandırmaları ve bunu kamusallaştırmalarıdır. Bu açıdan çözümün AİHM'de aranması tartışmayı siyasal açıdan imkansız hale getirmektedir. Çünkü bu tartışma esas olarak Türkiye'nin sorunudur. Ve Türkiye için bir çözüm olacaksa, bu ancak İslami kesiminde sahiplendiği bir sol parti ile mümkündür ve bu parti CHP değildir.
|
|
![]() |
|
|
|
|