|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Malatya'da yaşanan dayak olayının abartılmasının tek sebebi ilk ve tek olay olduğu için değil ekranlara yansıdığı içindir. Yoksa ülkemizin okullarında okuyup da dayak yemeyen öğrenci var mıdır diye bir anket yapsak dayak yememiş kaç kişiye rastlarız merak ediyorum. Bırakın yetiştirme yurtlarını daha düne kadar okullarımızda en etkili ve geçerli terbiye yönteminin kötek yöntemi olduğunu kim unutmuş olabilir ki?! Veliler çocuklarını okula teslim ederken, "Eti senin kemiği benim" diye öğretmenlere açık dayak çeki vermiyorlar mıydı?! Sıra dayağına çekilmeyen sınıf var mıydı? Hatta cezalandırılacak öğrenciler tahtaya kaldırılır öğretmen sınıfa dayağın cennetten çıkma olduğunu hatırlatır hatta "Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir/Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" vecizesiyle cezayı hak ettiği sağlam hükme bağlanır sonra da Allah yarattı demez dayağı basmaz mıydı?! Velilerin çoğu dayak atan öğretmene "ellerin dert görmesin!" demez miydi? Hatta bizzat veliler kendi çocuklarını evire çevire dövmez miydi?! Malatya'daki dayak görüntüleri o dayak fasıllarının yanında masum kalmaz mıydı? Bu soruların cevapları ezici bir çoğunlukla "evet" tir. Bu bir kültürdür. Eski kuşakların yetiştirme kültürüdür ve Anadolu'nun birçok yöresinde hâlâ hakim bir kültürdür. Bu kültürün hakim olduğu yörelerde çocuğunu terbiye eden anne ve babalar çocuklarını aynen ekrana yansıyan yöntemle ve hatta daha ağırıyla cezalandırır ve çocuklara bu muameleyi reva görürken kötü bir iş yaptıklarını da düşünmezler. Aksine faydalı bir şey yaptıklarını zannederler/düşünürler. Ben eminim ki Malatya olayında ekrana yansıyan eğitimsiz kadınlar da çocuklarını kulağını çekerken, onların kafalarını tokuştururken kötü bir iş yaptıklarını asla düşünmemişlerdir. Aksine faydalı bir şey yaptıklarını düşünmüşlerdir. Çünkü onların çevrelerinden aldıkları eğitim onu gerektirmektedir. Anadolu'da her gün doğal bir şey yaptığını zanneden büyüklerin uyguladığı dayak ekrana yansıdığı için o zavallı temizlikçiler kodesi boylayarak dayak kurbanı olmuşlardır. O şekilde dayak atan herkesi tutuklamaya kalkışsak tutuklanmayan anne baba kalmaz. Tıpkı Marmara depreminde çürük binaların faturası sadece Veli Göçer'e çıkarıldığı gibi her gün binlerce insanın attığı dayağın faturası da tutuklanan beş zavallıya çıkarılmış oldu. Söylediğim gibi ekrana yansıyan ve hiçbirimizin kabullenmesi mümkün olmayan görüntüler maalesef yerleşmiş yanlış bir kültürün tezahürleridir. Yoksa eğitim düzeyimiz yükseldikçe okullarımızdan dayağın nasıl kalktığını hep birlikte görüyoruz. Dün öğrencisini döven aynı öğretmen bugün dayak karşıtı olarak görev yapıyorsa bunun altında eğitim ve kültür düzeyimizin değişmiş ve gelişmiş olması yatmaktadır. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Malatya'da eğitim düzeyi son derece düşük yöresel kültür ile yetişmiş temizlikçi/hizmetli kadınların çocuklara uyguladığı şiddetin yanısıra batıda mesela İzmit'te çocuk yetiştirme yurdunda aynı yaştaki çocukların bakıcı kadınların arkasından anne diyerek müdürlerinin arkasından baba diyerek koşuştuklarını bizzat gören biri olarak tekraren altını kalın çizgilerle çizerek söylüyorum ki ekranlara yansıyan dayak görüntüleri eğitimsizliğin ve yanlış algılanan hakim kültürün olumsuz yansımalarıdır. Şunu da belirtmekte yarar görüyorum ki, olayın asıl sorumluları tutuklanan temizlikçi/hizmetli kadınlar değil asıl sorumlu yanlış dayak kültürümüz ve bu yanlışa yol veren sorumlulardır. Bu sorumluluk zincirleme olarak yukarılara doğru çıkar. Bu olayın bir faydası olmuştur o da bu neviden manzaralar bundan sonra büyük ihtimalle yaşanmayacaktır. Tıpkı çürük binaların cezası Veli Göçer'e yüklenmiş ama ondan sonra müteahhitler binaları depreme dayanıklı yapmaya başlamışlarsa aynen öyle de dayak görüntülerinin cezasını tutuklananlar çekecek ama dayak, yetiştirme yurtlarından ve eğitim kurumlarımızdan tamamen kalkacaktır. Bir musibet bin nasihatten evladır derler ya aynen öyle. Evet özetle mesele Malatya meselesi değildir. Mesele eğitim ve kültür meselesidir. Eğitim düzeyi yükseldikçe, kültürümüzdeki yanlışlıklar ayıklandıkça bu sorunlar kendiliğinden çözülecektir. İşin siyasi boyutu ise bambaşka bir fasıldır!
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | |
© ALL RIGHTS RESERVED |