انتخابات وعود انتخابات الحزب الرئيسي 29 نوفمبر 1987 | إعلان انتخاب حزب العدالة والتنمية

البيان الانتخابي ANA Parti

GÖRÜNMEZ OLMAYI

BIRAKIN

ÖNE ÇIKIN… GELECEĞE OY VERİN!

 

ANADOLU PARTİSİ

Yolsuzlukla mücadele, medya ve yargının bağımsız kılınması, ülkemizin üretim modellerinin değiştirilmesi, yenilenebilir enerji, programlı tarım ve ekonomi politikası, ülkemizin öz kaynaklarıyla teknoloji üretimi yapmasını sağlamaya yönelik bilimsel eğitim sisteminin kurulması,  halkçı ekonomik politikaların uygulanması;  kadın, çocuk hakları, çevre ve hayvan hakları konularında DEVRİMCİYİZ;

Çoğulculuk, inanç ve kültürlere saygı konusunda DEMOKRATIZ;

Cumhuriyet değerlerinin, temel insan hak ve özgürlüklerinin, kadın-erkek eşitliğinin, eşit yurttaşlığın, çağdaş ulus devletin, ülkenin bölünmez bütünlüğünün, emeğin kutsallığının, laikliğin, demokratik hukuk devletinin, doğal kaynaklarımızın, tarihi değerlerimizin muhafaza edilip korunması konularında MUHAFAZAKÂRIZ;

Ulusal değerlere bağlılık, sosyal devletin güçlenmesi konularında ULUSALCIYIZ.

AMA her şeyden önce ve en önemlisi sonuna kadar ÖZGÜRLÜKÇÜ ve sonuna kadar

CUMHURİYETÇİYİZ.

Ülkemizde bugüne kadar uygulanan; parti içi demokrasiye, şeffaflığa, eşitliğe, temsilde adalet ilkelerine aykırı ve lidere biat üzerine kurulu eski siyaset anlayışını reddediyoruz.

“YENİ SİYASET” anlayışımız;

- Parti içi demokrasiyi, takım çalışmasını, çoğulculuğu, demokratik kitle örgütlerini, toplumun her yaştan ve her kesimden temsilcilerini demokratik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul eder.

- Baskıcı değil demokratik, ayrıştırıcı değil birleştirici, yasakçı değil özgürlükçü, cezalandırıcı değil özendirici, tutucu değil yenilikçi, gelişmeye ve eleştiriye açık, katılımcı, çoğulcu, şeffaf, dayanışmayı öngören çağdaş ve uygar bir siyaset anlayışıdır.

- Etnik kimlik ve din üzerinden ve toplumu ayrıştırıcı siyaset anlayışını reddeder.

- Her türlü çıkara dayalı yandaşlık anlayışını reddeder. Siyaseti bir rant alanı olarak gören zihniyetle mücadele eder.

- Temsilde adalet ve eşitlik ilkesinin sağlanması, toplumsal uzlaşma yollarını aralaması ve zorlaması için seçim barajının kaldırılmasını savunur.

 

 

SEÇİM BİLDİRGEMİZ

 

TERÖR SORUNU

Hangi nedenle olursa olsun, nerden gelirse gelsin terörün özgürlüklerin ve demokrasinin en   büyük   düşmanı   olduğu,   bölgede   var   olan   hiçbir   sorunun   terör   yöntemiyle çözülemeyeceği  inancını  muhafaza  ederek;  ülkemizin  tüm  kültürel,  etnik,  inanç  ve bölgesel çeşitliliğini ulusal zenginlik olarak görüyor ve her birini saygın kabul ediyoruz. Millet   kavramından   anladığımız;   bu   zenginliklerden   hiç   birinin   bir   diğerine   feda edilmemesi, kapsayıcı, bütünleştirici ve yaşatıcı olmasıdır.

Tüm  yurttaşlarımızın   dil,  kültür,  etnik  köken  ve  inanç  değerlerine  saygılı  olmak, geliştirilmesine olanak sağlamak insan haklarının gereğidir.

Silahların   gölgesinde   bir   “çözüm   süreci”   yürütülemez.   Topraklarımızda   40   yıldır süregelen terör bir insanlık suçudur ve sadece iktidar partisinin “çözüm süreci” adı altında yürüteceği  ve sonuç  alabileceği  bir mesele  değildir.  Terör  örgütünün  silah  bırakması önkoşuluyla tüm siyasi partilerin, ilgili demokratik kitle örgütlerinin ve tüm toplum katmanlarının temsilcilerinin içinde bulunacağı TOPLUMSAL HUZUR PLATFORMU oluşturarak derinlikli ve birlikte yaşama kararını da pekiştirici bir çalışma süreci ile sağlıklı sonuç getirecek bir çözüm üreteceğiz.

Türkiye'nin özgürlükler ve demokrasi standardını yükselteceğiz.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Başkanlık sistemi adı altında önümüze getirilen sistem,   yasama, yürütme ve yargı gücünün tek kişi denetimine verilmesidir ki, bunun demokrasi ile açıklanması mümkün değildir.   Devlet yönetiminde yetki ne kadar az insana bölüştürülürse ve denetim mekanizmaları yok edilirse,  sistem o kadar baskıcı ve anti-demokratik olur. Parlamenter sistemi yeniden işler hale getirip güçlendireceğiz. Cumhuriyet ve parlamenter demokrasi vazgeçilmezimizdir. Ülkemizin tek adam anlayışı ile yönetilmesini kesinlikle reddediyoruz.

Parlamenter demokrasiyi güçlendirmek kapsamında;

-          Ülke bazında seçim barajını kaldıracağız.

-          Lider  sultasını  yıkmak  ve  parti  içi  demokrasiyi  sağlamak  için  Siyasi  Partiler

Kanunu’nu değiştireceğiz.

-          Meclis’te gerçek anlamda çoğulculuğu sağlamak için çoğunluğu elinde bulunduran siyasi partiye hegemonya  sağlayan  TBMM  İç Tüzüğü’nü  değiştirecek;  parlamentonun

yürütme üzerinde etkin denetimi temeline dayanan İç Tüzüğü yürürlüğe koyacağız.

-          Siyasi partilere üye kayıt yetkisini Seçim Kurullarına devredeceğiz.

-        Katılımcı demokrasiyi güçlendirmek amacıyla Doğrudan Yasa Teklifi sistemini getireceğiz. Bu sistemde en az 50.000 vatandaşın imzası ile TBMM’ye sunulacak yasa tekliflerinin komisyon ve genel kurul gündemine alınmasını zorunlu kılacağız.

DEMOKRASİ

Çoğulcu parlamenter demokrasiyi geliştirerek Cumhuriyeti güçlendireceğiz.

Temelinde, kuvvetler ayrılığı, iktidarı denetleyen, yanlışlarını işaret edip halka bilgi sunan özgür  basın,  demokratik  kitle  örgütleri,  siyasi  partiler  ve  hepsinin  odağında  tümünü denetleyebilecek bağımsız ve tarafsız yargı bulunan gerçek demokrasiyi inşa edeceğiz. Demokrasinin zorunlu şartları olan;

- Siyasal hak ve özgürlüklerin etkin şekilde kullanılmasını,

- Örgütlenme, ifade ve toplanma özgürlüğünü,

- Hukuk devleti ilkesini ve hukukun üstünlüğünü,

- Kuvvetler ayrılığını,

- Kamu yönetiminde ve tüm siyasi süreçlerde açıklığı ve şeffaflığı,

- Demokratik kitle örgütlerinin toplumsal istek oluşumunda ve bunun siyasal karar alma sürecine aktarılmasında etkin olmasını,

- Barış - hoşgörü - uzlaşma gibi kültürel değerlerin toplumda yerleşmesini,

-   Yurttaşların   haklarını   korkmadan   arayabilmesini,   gençlerin   uygulamalara   ilişkin itirazlarını ve geleceklerine ilişkin kaygılarını özgürce dile getirebilmelerini,

-  Herkesin  eşit  bir  biçimde  bilgi  edinme,  bilgi  ve  düşüncesini  yayma  özgürlük  ve olanağına sahip olmasını,

-Laiklik,   din   ve   vicdan   özgürlüğünün   güvence   altında   olmasını   mutlak   biçimde sağlayacağız.

Muhalefeti susturmayı hedefleyen baskılar, gazeteci ve yazarların gazetecilik ve yazarlık faaliyetleri nedeniyle yargılanmaları,  kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerini aşacak sürelerle cezaevlerinde tutulmaları, basılmamış kitapların imha edilmesi,   yasaklanması ve benzeri doğrudan sansüre yönelik uygulamalar ile muhalif olanların yargı kararı olmadan işten atılma, işsiz kalma, hatta hapse girme tehdidi altında tutulmaları, örtülü olarak biat edenler dışındakilere ifade özgürlüğünü yasaklamaya yönelik tüm eylemlerin sorumlularının topluma hesap vermelerini sağlayacağız.

Tüm evlerin, herkesin kendini kontrol edip susturduğu birer cezaevine dönüştürüldüğü anlayışı tümüyle yıkacağız.

İfade özgürlüğü üzerinden demokrasiye ağır bir saldırı olarak gördüğümüz dolaysız ve

dolaylı tüm sansür biçimleriyle mücadele edeceğiz.

YARGI - ADALET

Fırsat eşitliği ilkesine dayalı olarak herkesin yasal haklarına ve bu hakların güvencelerine eşit biçimde sahip olduğu, tarafsız ve bağımsız yargı organları yoluyla haklarını arayabildiği, yargının baskıya uğramadan hesap sorabildiği, yolsuzluklardan, eşitsizlik yaratan her türlü kayırmacılıktan ve rüşvetten arındırılmış bir toplum modeli inşa edeceğiz.

Adalet kolluk gücü kuracağız.

Gelinen aşamada yargı reformu bir zorunluluktur. Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi öncelikli  hedefimizdir.  Yargıyı  siyasallaştırmaya  yönelik  her  türlü  uygulamaya  son verecek; geçmiş dönemde bu saiklerle yapılan tüm düzenlemeleri tersine çevireceğiz. Adalet  her  kişiye  ve  her  kuruma  eşit  mesafede  olacak;  haklının  hakkını  alamadığı; haksızın ise hak etmediğini elde ettiği düzen sona erecek. Mahkeme kapılarını, kişilerin “süründüğü  veya  süründürüldüğü”  yerler  olmaktan  çıkaracak,  mağdurların  sığındığı, zalimlerin korktuğu “hak kapıları” yapacağız.

'Adalet karşısında herkes eşittir' anlayışından hareketle kamu görevlilerinin soruşturma iznine tâbi olmaksızın yargılanmalarının önünü açacağız.

Devleti, hukuk devleti ve adalet ilkelerine bağlı, insan haklarına dayalı olarak yeniden yapılandıracağız.

Devletin   tüm   organları   yargı   kararlarına   uygun   hareket   edecektir.   Devletin   tüm organlarının eylem ve işlemleri, istisnasız bir biçimde hukuk devleti ilkesine uygun ve yargı denetimine açık olacaktır.

Hukuki güvenlik ilkesi gereğince, vatandaşların hukuka ve yargıya olan güvenine saygılı davranacak; bu güven sarsıcı uygulama ve düzenlemeleri kaldıracağız.

Vatandaşların, hak aramak için hiçbir vasıtaya veya aracıya ihtiyaç duymaksızın yargıya başvurabilecekleri bilinciyle huzur içinde yaşamalarını sağlayacağız.

Tutuklama nedenleri ve üst sınırı bakımından yargının özgürlükler lehine değerlendirme gereğini öne çıkaracak; yargının, özgürlüklerin kovalayıcısı değil, koruyucusu olmasını sağlayacağız.

Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nın Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliğini  sona  erdireceğiz.  Hâkimler  ve  Savcılar  Yüksek  Kurulu’na  Cumhurbaşkanı tarafından üye seçilmesine son vereceğiz.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yerine birbirinden ayrı ve bağımsız Hâkimler Yüksek Kurulu ile Savcılar  Yüksek  Kurulu’nu  kuracağız.  Hâkimler  Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda yargı meslek örgütlerinin temsilini sağlayacağız.

Anayasa’nın  140/6.  maddesini  yürürlükten  kaldıracak;  yargıyı  yürütmeden  tümüyle bağımsız kılacağız.

Yargıç ve savcıların mali statüsünü kanunla düzenleyecek; mali anlamda da bağımsız olmalarını sağlayacağız.

Yargı  mercilerince  uygulanan  para  cezaları  ve  yargı  harçlarını,  yargı  mensuplarına yapılacak ödemelerin mali kaynağı olarak kullanacağız.

Hâkimler, savcılar, avukatlar, yargı personeli ve yargı hizmetinden yararlanmak üzere kamu binalarına gelen vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak için güvenli tarama sistemlerini ülke genelinde tüm yargı binalarına derhal kuracağız.

“Torba Yasa” uygulamasını sona erdireceğiz.

Temel  kanunlarda  yapılacak  değişikliklerde,  kazanılmış  haklara  saygı  göstererek  ilgili demokratik kitle örgütleri ile bilim ve yargı kurumlarının görüş ve önerilerini gözeteceğiz. Temel kanunlarda yapılacak değişikliklerin yasama organında maddeler halinde ayrı ayrı görüşülmesine yönelik düzenlemeler yapacağız.

Kanun ve içtihatlara ilişkin yargısal hafızanın zedelenmemesi bakımından, temel kanun metinlerinin tümüyle değiştirilmesi ve aşırı yasalaşma faaliyeti yerine, seçme ayıklama yoluyla tadil edilmesi yöntemini izleyeceğiz.

Yargının süratlendirilmesi kapsamında hâkim, savcı, personel ihtiyacını belirleyerek gerekli alımları derhal yapacağız.

Anayasa’nın 141. maddesinde öngörüldüğü üzere davaların en az giderle sonuçlandırılması  kapsamında,  yargı  harçlarını  indirecek  ve  yargı  harçlarından  elde edilen   gelirin   yargısal   faaliyetlerin   iyileştirilmesi   dışında   fon   olarak   kullanılmasını yasaklayacağız.  Harç,  yapılan  kamu  hizmetinin  karşılığı  olup  kamu  hizmeti  yerine getirilmeden peşin nisbi harç alınmasına ve peşin yargılama gideri uygulamasına son vereceğiz.

Vatandaşların savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü ekonomik açıdan zorlanmadan kullanabilmelerini teminen, avukatlara ödenen vekâlet ücretlerinde KDV ve stopaj uygulamasını kaldıracağız.

Mali  gücü  olmayanlara  ücretsiz  avukat  temin  edeceğiz  ve  diğer  adli  yardımların kapsamını genişleteceğiz.

SEÇSİS ve UYAP’ın kontrol ve denetimini Adalet Bakanlığı dışında bağımsız SEÇSİS ve UYAP Denetim Kurulu’na bağlayacağız.

Yargıç güvencesinin sağlanması, mesleki sorunların çözümü ve en önemlisi de demokrasinin güçlendirilmesinde önemi olan yargıda mesleki örgütlenmeleri özendirecek ve destekleyeceğiz.

Yargının kurucu unsuru olan “savunma”nın (Türkiye Barolar Birliği, Barolar ve Avukatlık Mesleği), Anayasa’nın “Yargı” bölümünde yer almasını sağlayacağız. Yolsuzlukla mücadele yargının başat görevi olacaktır. Yargı ve yargının kurucu unsurları ile ilgili yasal düzenlemeleri nitelikli çoğunlukla ve “özgü yasa” biçiminde yapacağız.

Yasama-yürütme-yargı erklerinin ayrılığı ilkesine aykırı her türlü uygulamayı sona erdireceğiz.

Hukuk eğitiminin nitelikli hale getirilmesi ve belli merkezlerde toplanması için gerekli düzenlemeleri yapacağız.

YOLSUZLUKLA MÜCADELE

Siyasetin   ve   kamu   yönetiminin   yolsuzluklardan   arındırılabilmesi   için   “Yolsuzlukla Mücadele Reformu”nu gerçekleştireceğiz.

Bu kapsamda; Siyasette rüşvet ve yolsuzluk iddialarının önündeki yargı engellerini kaldıracağız. 17/25 Aralık dâhil olmak üzere geriye dönük yolsuzluk iddialarını kişi ve parti ayrımı yapmaksızın araştırmak üzere Meclis bünyesinde adil ve tarafsız araştırma komisyonu oluşturacağız.

- Rüşvet, yolsuzluk gibi yüz kızartıcı suçların mecliste aklanması toplum vicdanını yaralamaktadır. Milletvekilliği dokunulmazlığını, kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandıracağız.

 

- Milletvekilleri ve siyasi parti yöneticilerinin, 3. dereceye kadar yakınlarının bizzat veya ortağı bulundukları tüzelkişilerin, kamuyla akçeli ilişkilere girmelerini ve kamu ihalelerine katılmalarını tümüyle yasaklayacağız. Hükümlerin ihlali halinde tüm malvarlığına el koyarak hazineye irat kaydetme dâhil caydırıcı düzenlemeler yapacağız.

- Kamu görevlilerin yargılanmasını izne tabi olmaktan çıkaracağız.

- Kamu ihalelerinde, saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması esaslarını mutlak biçimde uygulayacağız.

-Uygulamada birliğin sağlanabilmesi için bağımsız ve tarafsız bir “Yolsuzlukla Mücadele Kurulu” oluşturacak ve tek bir Yolsuzlukla Mücadele Kanunu düzenlemesi yapacağız.

- Milletvekili, Bakan ve Başbakan düzeyinde ortaya çıkan yolsuzluk eylemleri bakımından dava ve ceza zamanaşımı sürelerinin, söz konusu görev ve unvanların sona erdiği tarihe kadar işlememesi yönünde yasal düzenleme yapacağız. Siyasetin finansmanını şeffaf ve kuşkuya yer bırakmayacak biçimde denetlenebilir hale getireceğiz. Tüm  siyasi  parti  yöneticilerine  ve  2.  dereceye  kadar  yakınlarına  malvarlığı  beyan zorunluluğu getireceğiz.

Mal beyanlarının tümü kamuoyuna açık olacak.

Seçim harcamalarını, demokratik kitle örgütleri temsilcileri, Yüksek Mahkeme üyeleri ve medya temsilcilerinden müteşekkil “Seçimde Şeffaflık Kurulu” oluşturarak mercek altına alacağız.

Tüm siyasi partilere üye sayısına göre oransal Devlet desteği sağlanması ve etkili denetim yapılması yönünde yasal düzenleme yapacağız.

Milletvekilliğini   zenginleşme   aracı   olmaktan   çıkaracağız,   milletvekili   maaşını   yarı oranında düşüreceğiz.

MEDYA

Hedefimiz, halkın doğru haber alma ve dolayısıyla iktidarı denetleme hakkını kullanabilmesini teminen basın özgürlüğünü korumak ve gözetmektir.

Kitlesel ve yapısal sansür ve oto sansürden kurtarılmış özgür, sorgulayıcı bir toplum inşa edeceğiz.

Medyayı tam anlamıyla bağımsız kılmak ve halkın haber alma özgürlüğünü sağlamak için medyada tekelleşmeyi ve medya-ticaret-siyaset üçgenini sonlandıracağız.

Medyayı yeniden yapılandırarak havuz medyası oluşumlarına engel olacağız.

Medya patronlarının ve 3. dereceye kadar yakınlarının bizzat veya ortağı oldukları tüzel kişiler aracılığıyla ticari faaliyette bulunmalarını yasaklayacağız.

Bağımsız  ve özerk  medyanın  inşasına  yönelik  mali  denetim  için  “Medya  Düzenleme Denetleme Kurulu” oluşturacağız.

RTÜK’ü, medyanın gerçek paydaşlarının da söz sahibi olduğu mutlak tarafsız bir kurum haline getireceğiz.

Yayınlarda  çocuk  ve gençlerin  korunması  için uluslararası  yayıncılık  alanında  geçerli önlemleri alacak, yerel medyayı destekleyeceğiz.

TRT

TRT’nin yürütmeden bağımsız, mutlak tarafsız gerçek bir özerk kurum olmasını; tarafsız, eğitici, öğretici, kültürel anlamda geliştirici ve toplumsal bilinci yerleştirici yayınlar yapmasını sağlayacağız.

Anadolu ve Trakya’nın tarihi, kültürü, gelenekleri, müziği, sanatı, edebiyatı ve sporunun geçmişten geleceğe yeni kuşaklara aktarılmasına yönelik yapılan araştırma, görsel ve belgesel  çalışmaların   yayınlanması   için  günde  en  az  bir  saat  yayın  zorunluluğu getireceğiz.

Elektrik faturalarından kesilen TRT payını kaldıracağız.

TRT’de amacına uygun nitelik ve nicelikte kadro istihdamını sağlayacağız.

İNSAN HAKLARI

İç güvenlik paketinde kolluk güçlerine verilen, çerçevesi çizilmemiş silah kullanma yetkisi, mülki amire verilmiş gözaltı yetkisi başta olmak üzere tüm anti demokratik düzenlemeleri kaldıracağız.

Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin eksiksiz biçimde kullanılmasını temin edeceğiz.

Anayasa’nın 34. maddesinde yer alan “önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı  ve  gösteri  yürüyüşü  düzenleme  hakkı”nın  kullanımı  kapsamında  şiddetsiz, barışçı  tüm  demokratik  eylemleri  suç  olmaktan  çıkartacağız.   Toplumsal  olaylarda güvenlik güçlerinin yetkisini pasif koruma sağlamakla sınırlandıracağız.

Ülkemizde insan onuruna ve kişiliğine yönelik her türlü aşağılayıcı harekete, işkenceye, kötü muameleye, kişisel ve siyasal haklar ile ekonomik, sosyal ve kültürel haklara yönelik ihlallere karşı sert önlemler alacağız.

“İnsan haklarına dayalı devlet” anlayışını güçlendireceğiz. Güvenlik soruşturmasını tümüyle kaldıracak, bu tür soruşturmalar neticesinde yapılan tüm fişlemeleri imha edeceğiz.

Başta kolluk olmak üzere tüm kamu personelinin insan hakları eğitimi almasını zorunlu kılacağız.

Türkiye  İnsan  Hakları  Kurumu’nun  gerçekten  bağımsız  kılınabilmesi  amacıyla  üye oluşumunda  yürütmenin  takdirini  kaldırarak,  uzman  kuruluşlardan  (demokratik  kitle örgütleri, meslek kuruluşları, akademik çevreler) seçim yoluyla oluşmasını sağlayacağız. Irk, dil, din, etnik köken, farklı felsefi inanış, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık  nedeniyle  bireylerin  çalışma  hayatından,  eğitim  ve  sağlık  hizmetlerinden, barınma    olanaklarından    ve    diğer    tüm    sosyal    desteklerden    dışlanması    ve yoksullaşmasına karşı eşitlikçi ve sosyal politikalar izleyeceğiz.

İnsan ticaretinin insanlık onuruna aykırı açık bir insan hakkı ihlali olduğu kabulü ile bununla etkili biçimde mücadele edeceğiz.

Vatandaşların devletin göz yumduğu ya da engel olamadığı yolsuzluklar nedeniyle yoksullaşmasını bir insan hakkı ihlali olarak kabul edeceğiz.

LAİKLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ

Kimin neye nasıl inanacağına, ibadetini nerede yapacağına, hangi dinin ve mezhebin yasal  ve meşru  olduğuna,  eğitim  kurumlarında  hangi  dinin  esaslarının  öğretileceğine devlet karışamaz.

Devletin yapacağı, yurttaşların, inançla ilgili taleplerini karşılamak ve onlara destek olmaktır. Devlet, ülkede yaşayan tüm din ve mezheplerin, kendi inançlarına özgü ibadethanelerini  tanımakla  ve ibadethane  statüsüne  almakla  yükümlüdür.  Zorunlu  din dersine  tâbi  olmak  istemeyen  kesimleri  dinlemek  ve  sorunlarını  çözmek  devletin görevidir.

Cemevlerini yasal statüye kavuşturacak; Alevi vatandaşlarımızın Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde temsiline yönelik yasal düzenleme yapacağız. Bu konuda yerel yönetimlerce yapılan sınırlandırmaları tümüyle kaldıracağız.

EKONOMİ

Türkiye’nin  toplam  dış (döviz)  borcu  2002 sonunda  129 milyar  dolar  iken,  bu rakam Haziran 2014’de 402 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye’nin büyümesinin sürdürülemez bir büyüme olduğu, ekonominin devamlı cari açık vermesi ve büyüme hızı ne kadar yüksek olduysa cari açık oranının da o derecede yüksek olması ile ortadadır. Hâlihazırda büyümeyi finanse etmek için sağlıksız (kısa vadeli) finansman kaynaklarının ve/veya finansman problemine tek defalık bir çözümü temsil eden özelleştirme işlemlerinin sağladığı  fonların kullanılageldiği  ve büyümenin  “sürdürülemez”  niteliğinin  kanıtlanmış olduğu da açıktır.

Düşük büyüme hızına, dolayısıyla düşük dış finansman ihtiyacına rağmen, ekonominin finansman konusunda portföy yatırımları (“Sıcak Para”) gibi kısa vadeli ve ürkek finansman kaynaklarına bağımlılığı sürmektedir. Ayrıca, geçmişin önemli finansman kaynaklarından birisi olan özelleştirme işlemleri de, özelleştirilebilecek önemli varlıkların tükenmiş olması nedeniyle ileriye yönelik olarak önemli bir finansman kaynağı olmaktan çıkmıştır.

Ekonominin kronik problemleri şunlardır;

1.        İşsizlik

2.        Dolaylı vergiler ağırlıklı regresif ve pro-konjonktürel vergi sistemi.

3.        Kayıt dışı ekonomi.

4.        Ҫok düşük seviyeli tasarruf oranı.

5.        Cılız, sığ, ve finansal ürün çeşitlerinin çok limitli olduğu sermaye piyasaları.

6.         Küresel standartlara kıyasla düşük seviyeli doğrudan yatırımlar.
 

İŞSİZLİKLE MÜCADELE POLİTİKAMIZ

Tam istihdamı hedefleyecek, işsizliğe son vereceğiz.

Ekonomiyi rant ve faiz sarmalından kurtaracak, üretime dayalı ekonomi ile istihdam yaratacağız.

Nitelikli kalifiye teknik ara eleman yetiştirmeye yönelik, meslek okullarını teşvik edeceğiz. Müfredatı (bilgisayar, laboratuvar vb. diğer teknoloji alanları ile) çeşitlendirilmiş Meslek Okulları ile Türkiye’nin mukayeseli avantajı olduğuna inandığımız yüksek katma değerli sahalarda duyulacak ihtiyacı karşılayacağız.

Kadınların istihdam oranlarını, kadın istihdam eden işverenlere vergi avantajı sağlamak suretiyle teşvik edeceğiz.

Özellikle  meslek  okullarında  genç  ve kadın  nüfusun  eğitimi  için  yapılacak  yatırımları sübvansiyon yöntemiyle destekleyeceğiz.

Gençlerimize ilk iş yıllarında SGK priminden %100; takip eden iki yılda %50 muafiyet tanıyacağız.

Gençlerimizi öğrenim gördükleri alanlarda çalıştıran ve bunu belgelendiren işverenlere vergi ve SGK prim indirimi getireceğiz.

İşverenler tarafından yüksek maliyet sebebiyle genç ve ucuz işgücü ile ikame edilmek üzere işten çıkarılan ve aynı pozisyonda iş bulmakta zorlanan çalışanlarımızın iş güvencesi için, bu tür çalışan istihdam eden işverenlerimize, çalışanın işyerindeki kıdemine göre kademeli vergi ve prim indirimi getireceğiz.

Üniversite ve yüksekokul kontenjanlarını ülke ihtiyaçlarına göre belirleyip; diplomalı işsizliğe son vereceğiz.

Devlet kademelerinde ihtiyaç bulunan kadroları açarak istihdam yaratacağız.

Atanamayan hak sahiplerimizi derhal atayarak açık pozisyon ve atama bekleyen meslek gruplarının sorununu gidereceğiz.

Ürün bazında üretim ve satış kooperatiflerinin ilçe merkezlerinde, tarım ve hayvancılığa dayalı katma değer üreten fabrikalar kurmalarını teşvik edeceğiz.

İşgücü planlamasını, teknolojik gelişmelere ve iş hayatının talebine göre yapacağız.

Eğitim sistemini iş hayatının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sürekli gözden geçirecek, eğitim ve istihdamı  bütünlük içinde ele alacak, iş hayatının  mesleki eğitim sisteminin içinde daha aktif olarak yer almasını sağlayıcı teşvikler getireceğiz.

Teknoloji   alanındaki   gelişmelere   uygun   eleman   yetiştirilmesi   için   okul-sanayi   ve üniversite-sanayi işbirliğini sağlayacak ve işyeri ağırlıklı eğitim modelini benimseyeceğiz. Mesleki eğitim öğrencilerini istihdam eden işletmeleri, vergi ve sigorta prim indirimleri ile teşvik edeceğiz.

Üniversite öğrencilerinin mezun olmadan önce de öğrenim gördükleri alanlarda deneyim kazanmalarını, üretime katılmalarını, mezun olduklarında “yeni mezun sendromu” yaşamaksızın iş bulabilmelerini teminen; öğrenimleri süresince belirli sürelerle, ücret karşılığı ve ders notu yerine geçmek üzere kendi alanlarındaki (sanayi, tarım ve bilim) işletmelerde çalışmalarına yönelik “Genç İstihdam Projesi”ni uygulayacağız. Özellikle istihdam yaratan büyük altyapı işlerine ve sanayi sektörüne devlet yatırımlarını artıracağız.

VERGİLERİN DOLAYLI/DOLAYSIZ KOMPOZİSYONUNA YÖNELİK POLİTİKAMIZ

Dolaylı (%70)  vergi-dolaysız (%30) vergi oranını tersine çevireceğiz.

Dolaysız vergilerin %91’nin, vergileri kaynakta kesilenler tarafından ödenmesinin vergi denetiminin eksikliğinden kaynaklandığı açık olup; bu çarpık uygulamayı sonlandıracağız.

Vergilerini ödemeyenlere ve/veya geç ödeyenlere mükâfat kapsamında değerlendirilebilecek vergi afları yerine, vergisini düzenli ödeyenlere indirim getiren yeni bir  sistem  uygulayacağız.  Denetimlerde  kesinleşmiş  vergi  cezası  olmaksızın  5  yıl boyunca vergisini düzgün ve düzenli ödeyen mükelleflere takip eden yıldan itibaren %10 vergi  indirimi  sağlayacağız.  Bu  durum  herhangi  bir  vergi  cezası  almamaları  halinde devam edecek.

KAYIT DIŞI EKONOMİ İLE MÜCADELE POLİTİKAMIZ

Beyan edilmeyen aktivitelerin beyan edilmesine ve keza beyanların gerçeğe uygun olmasına yönelik önlemler alacağız.

Vergi kaçakçılığı ile etkin biçimde mücadele edeceğiz.

Kayıt dışı çalıştırmayla mücadele kapsamında, çalışanların SGK prim ödemelerini, kademeli ve oransal olarak çalışan sayısına göre düşüreceğiz.

Gerek kayıt dışı işçi çalıştırmaları, gerekse vergi kaçakçılığı suçu işlemeleri sebebiyle haklarında mahkemece hüküm verilmiş olanların kamu ihalelerinden yasaklanmasına yönelik yasal düzenleme yapacağız.

DÜŞÜK TASARRUF ORANI VE GELİŞMEMİŞ SERMAYE PİYASASI PROBLEMLERİNİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKAMIZ

Hem talep hem arz boyutlu politikalar izleyeceğiz.

Yerli kurumsal yatırımcıların borsada daha önemli bir rol oynamaları bir zorunluluk olup; bu amaçla kurumsal yatırımcıları destekleyecek, aktivitelerini teşvik edeceğiz. Vatandaşlarımızın  devletin  emeklilik  ile  ilgili  sözünü  tutacağına  inanmasını  teminen devlet  tarafından  yapılacak  emeklilik ödemelerinin  ilerde  basacağı  para  ile  değil  de bütçeden bağımsız olarak işletilen BES’in portföyündan  karşılanmasını sağlayacağız. Genel olarak temettüler dâhil finansal kazançlar üzerinden kesilen ve tasarruflar üzerinde olumsuz etkisi bulunan stopajı kaldıracağız.

Vatandaşlarımızın,  sisteme itimat etmesi için finansal piyasalarda  kural ve kanunların tavizsiz olarak uygulanmasını temin edeceğiz.

Şirketlerin bu finansal enstrümanları kullanarak ödemeleri gereken faizi önemli derecede düşürmelerini ve ilerdeki dönemlerde halka bugünkü hisse senedi fiyatından daha yüksek fiyatla hisse senedi ihraç etmelerini teminen; borsada,   başta kredi ve öz sermaye karışımı finansal ürünler olmak üzere yeni finansal ürünler sunacağız.

DOĞRUDAN YATIRIMLARIN YETERSİZLİĞİNİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKAMIZ

Yatırım  ortamının  hukuki  alt  yapısının  sağlam  temellere  dayanmasını  sağlayarak, kaprisli, günden güne değişen kuralların getirdiği belirsizliği ortadan kaldıracak; hem yabancı ve hem de yerli şirketlerin doğrudan yatırım yapmalarını sağlayacağız.

Doğrudan yatırımların uzun vadeli olmaları nedeniyle şirketlerin bu tür yatırımlara yönelmelerini teminen, herhangi bir belirsizlik oluştuğu takdirde bu yatırımcıların kayıplarını telafi edebilmelerini mümkün kılacak hukuki altyapıyı oluşturacağız.

Reel sektör yatırımlarındaki  olumsuz ortamı ortadan kaldırmanın  ötesine geçerek;  bu yatırımları teşvik mahiyetinde vergi indirimi ve SGK prim indirimi uygulayacağız.

EKONOMİNİN ÖNEMLİ BOYUTLU DİĞER PROBLEMLERİ ŞUNLARDIR:

1.        Cari açık problemi.

2.        Türkiye’nin yüksek dış finansman ihtiyacının olması

3.        Kullanılan dış finansman kaynaklarının düşük kaliteli olması.

4.        Düşük kaliteli yüksek büyüme hızı.

5.        Türkiye ekonomisinin neredeyse tüm kesimlerinde kredi kullanımının çok yüksek derecede olması (yüksek mali kaldıraç).

6.        Bilhassa özel sektörün çığ gibi büyüyen döviz cinsli kredi kullanımı ve buna bağlı olarak doların baş döndürücü bir hızla artmakta olmasının, şirketlerin bilançosunda büyük hasar yaratmaya devam etmesi.

7.        Özel  sektör  şirketlerinin  ötesinde  ekonominin  bankacılık  sektörü  için  de  bu durumun önemli bir tehlike kaynağı oluşturması.

CARİ AҪIK KONUSUNDA YAPISAL ҪÖZÜM ÖNERİMİZ

Ara malı ithalat-ikame yerine ihracat boyutlu yaklaşım benimseyeceğiz. “Doğru” ürünleri ihraç eden bir ülkede, ihracatın ithalatı karşılama ve benzeri oranlarının sağlıklı olacağı kabulüyle; ihraç ürünlerini desteklemek suretiyle cari açık problemine kalıcı bir çözüm getireceğiz.  Yakın  geçmişteki  ihraç  ürünleri  (otomobil  gibi)  yüksek  seviyeli  ara  malı ithalatı gerektirirken ve ihracatın ara malları ithalatını karşılama oranı seküler bir bozulma trendi göstermekteyken, mukayeseli üstünlüğü olan ve ara malı ithal ihtiyacı az olan ya da gerektirmeyen sektörlerdeki ihraç ürünlerinin ara malı ihtiyacının çok düşük bir seviyede olmasını bir avantaj olarak değerlendirecek; bu ihraç ürünlerini destekleyerek cari açığı hem ihracatı artırarak, hem de ithalatı azaltarak küçülteceğiz.

Mukayeseli üstünlüğü olan ve ara malı ithal ihtiyacı az olan ya da gerektirmeyen sektörleri destekleyeceğiz.  Bunlar:

1.        Tarım ve hayvancılık

2.        Lojistik

3.       Katma değeri yüksek, dolayısıyla, işçilik yerine, insan sermayesi ağırlıklı olan sektörler

4.        Turizm

1. Ulusal Tarım Ve Hayvancılık Politikamız

Dünya nüfusundaki artışın; gıdaya olan küresel talebin daha da artmasına neden olacağı ve yakın gelecekte, tarımın enerjiden daha da önemli bir silah haline geleceği ortadadır. Ülkemizin tarım alanındaki potansiyelini kullanması stratejik aҫıdan elzemdir.

Tarım seferberliği başlatacağız. Planlama ve teknolojiye dayalı reform gerçekleştireceğiz. Ülke genelinde planlı tarım sistemi ve üretim-tüketim-ihracat dengesi kuracağız.

Bölge, iklim, toprak haritaları üzerinden yapılacak eşgüdümlü çalışma ile ekilecek ürünün türünü ve miktarını belirleyip fiyat garantisi vereceğiz. Doğrudan gelir desteğinin gerçekten işlenmiş tarım arazilerine verilmesi konusunda etkili denetim sağlayacağız

Atatürk  Orman  Çiftliği’nde  atıl durumda  bulunan  alanları,  planlı  tarım  için pilot  bölge olarak kullanacağız.

Hedefimiz,  tarımsal  üretimin  arttırılması,  ürün  kalitesinin  yükseltilmesi,  tarımda  dışa bağımlılığın azaltılması, ürün ihracatının arttırılması ve bu yolla tarımsal nüfusun milli gelirden aldığı payın arttırılmasıdır.

Tarım ürünleri ihracatının desteği için barajlar, yollar, modern tarım makineleri, silolar ile tohum, gübre, kimyasal ilaçlar gibi konularda modern tarım teknoloji uygulamalarını içeren altyapı yatırımları gerçekleştireceğiz.

Anadolu’ya özgü ürünlerin tohum kalitesini ve Anadolu’ya özgü hayvan türlerini koruyucu önlemler alacağız.

Tarımsal   KİT’lerin   (SEK,   YEM   SANAYİ,   ET   BALIK   KURUMU,   TEKEL   vb.) özelleştirmelerini gözden geçireceğiz.

Çiftçi lehine piyasa oluşturmak için, ürün ve fiyat destekleme hedefli yeni Tarım KİT’leri kuracağız.

Zirai Araştırma ve Geliştirme Enstitüleri ile Devlet Üretme Çiftliklerini ve Teknik Ziraat ve Bahçıvanlık Okulları’nı güncelleyeceğiz.

Üreticiyi korumak amacıyla lisanslı depoculuk ve elektronik ürün senedi (ELÜS) sistemini geliştirip, bütün çiftçilerin kullanımına sunacağız.

Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının önüne geçeceğiz. Ürün bazında tohum, gübre, yakıt ve sulama desteği vereceğiz.

Yerli tohum kullanımını teşvik edeceğiz. İthal tohum uygulamasına son vereceğiz.

Yerli tohum kullanan çiftçiye; gübre, yakıt ve sulama desteği vereceğiz. Tarımsal üretimde ve hasatta modernizasyonu sağlayacağız.

Devlet alımlarında tarımsal kooperatif ürünlerine öncelik vereceğiz.

Yöresel ve yerel ürünlerin teşviki kapsamında market ve süpermarketlere cirolarının %

2’si kadar yöresel-yerel ürün satma mecburiyeti getireceğiz.

Çiftçi  ve  besicilerin  ürünlerini  ilk  elden  tüketiciye  ulaştırabilecekleri  bölgesel  pazarlar kuracağız.

Hâl Kanununu üretici lehine değiştireceğiz.

Komisyoncular ve tüccarlar için lisans zorunluluğu getireceğiz. Ticaret hacmine göre ve maddi teminat karşılığı lisansa bağlı kılacağız.

Lisanslı  tüccara  veya  komisyoncuya  mal  veren  çiftçinin  alacağına  Devlet  garantisi sağlayacağız.

Tarımsal desteklemede küçük ve orta ölçekli işletmeleri temel alacağız. Destekleme için GSMH’nın yüzde 2’sinden aşağı olmayacak ölçüde kaynak ayıracağız. Çiftçiyi desteklemek için Tarımsal Kalkınma Fonu kuracağız.

Kooperatif  girdilerinde  KDV  ve  ÖTV’yi  kaldıracağız.  Kooperatiflerde  işlenen  mallarda KDV’yi düşüreceğiz. Tarım Kredi ve Satış Kooperatifleri’ni geliştireceğiz. Tarım kooperatiflerini desteklemek için Kooperatif  Bankası kuracağız.

Tarımsal   kooperatif   ürünlerine   pazarlama   desteği   ve   tarımsal   kalkınma   hibeleri vereceğiz. Mera, ova, orman, zeytinlik talanına son vereceğiz.

Ulusal  gıda  pazarını  koruyacağız,  tarım  ürünlerimizin  dış  ticaretinde  haksız  rekabeti engelleyeceğiz.

Çiftçimize  kendi  ürününü  işlemesi  için  eğitim  ve  tesis  desteği  vereceğiz.  Yatırım teşviklerini ve üretici belgelerini bürokrasiden arındırıp, ulaşılabilir kılacağız.

Çiftçinin işlediği ürünleri KDV’den ve gelir vergisinden muaf tutacağız.

Gıda üretiminde sanayileşme nedeniyle kaybolan ve unutulan Anadolu tatlarını tekrar hayata döndürecek ve yaşatacağız.

Ürün teşviklerini kontrol ve planlama altına alacak; tarımsal desteklerin belirlenmesinde üreticilerin daha fazla söz sahibi olmalarını sağlayacağız

Gıda üretiminde ve gıda ithalatında genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlere engel olacağız.

Tarım ve işlenmiş tarım ürünlerinde etkin denetim yapacağız.

Tarımda alet ve makine kullanımını teşvik edip, ürün kalitesini ve verimi arttıracağız. Erozyon vb. nedenlerle verimli toprağın kaybedilmesini önleyici tedbirler alacağız. Organik tarım ve hayvancılık uygulamalarını destekleyeceğiz.

Organik tarımın geliştirilmesi yanında ilaç sektörünün kullanımına yönelik bitkisel üretimi de yaygınlaştıracağız.

Köye Dönüş Projesi

Kırsal kalkınmayı desteklemek için; kentlerden ayrılarak köylere yerleşen,  satışa yönelik üretim faaliyetinde bulunan her vatandaşa,

-          Emekli ise emekli maaşını  % 10 fazlasıyla ödeyeceğiz.

-         Köylerde tarımsal üretim,  besicilik ve  arıcılık yapmalarını  mali  destekle teşvik edeceğiz.

Toprak Reformu Yapacağız.

Çiftçilik yapmak isteyen topraksız ya da az topraklı vatandaşların toprak sahibi veya işleyeni olmasına yönelik teşvik tedbirleri alacağız.

Sınır  hattında  bulunan  ve tarıma  elverişli  bulunan  mayınlanmış  arazileri  temizleyerek üretim yapmak kaydıyla topraksız köylülere tahsis edeceğiz.

Hayvancılık  sektöründe önemli bir sorun olan girdi maliyetlerinin  azaltılması  amacıyla yem bitkileri üretiminin arttırılmasını teşvik edeceğiz.

Tarım ve hayvancılık sektörünün gelişmesi ve dünya çapında rekabet edebilir konuma gelmesi için Araştırma ve Geliştirme faaliyetlerini destekleyeceğiz.

Tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren çiftçilerimizin teknik ve bilimsel konularda eğitilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla ziraat mühendisliği ve veterinerlik gibi mesleklerde eğitimli personeli devlet desteğiyle sektör çalışanlarının hizmetine sunacağız.

Tarım  ve  hayvancılık  sektörü  temsilcilerinden  oluşan  ülke  çapında  bir  Tarım  ve Hayvancılık Danışma Kurulu oluşturacağız.

Hayvancılıkta yerli üretimi destekleyecek; hayvan ihracatına teşvik desteği sağlayacağız. Hayvancılıkta et ve süt üretimine destek amacıyla yerli damızlık ırk üretimine tekrar başlayacağız.

Yerli damızlık süt ve besi küçük ve büyükbaş hayvancılığına destek vereceğiz. Kanatlı hayvan üretiminde hormonlu yem kullanımına etkin denetim getireceğiz.

Meraların etkin kullanımını sağlayacağız.

Balıkçılıkta planlı üretim ve etkin denetim uygulayacağız.

Denizlerimizdeki balık çiftliklerini denetleyecek, konumlarını yeniden düzenleyeceğiz.

2. Lojistik

Türkiye’nin ticaret açısından çok stratejik bir konumda olması, ülkenin tarıma uygun olan iklim/arazisiyle  birlikte belki de en önemli tabii kaynağını temsil etmektedir. Ülkemizin dünya coğrafyasındaki stratejik konumu değişmeyeceğine göre, bunun yarattığı lojistik konulu mukayeseli avantajın da tarım sektöründe olduğu gibi kalıcı olacağı görüşündeyiz. İhracat hizmetleri açısından ülkenin bu mukayeseli avantajını değerlendirecek ve lojistik alanında gereken;

- Hava ve deniz limanları,

- Hızlı tren,

- Dağıtım merkez ve depoları,

- Lojistik yazılım projelerini içeren altyapı yatırımları yapacağız.

Ülkemizin coğrafi konumunun sağladığı avantajı kullanarak ‘Demir İpek Yolu’ ve benzeri projelerle dünya ticaret rotaları içinde Türkiye’nin konumunu güçlendirecek, ülkemizi AB ve Çin arasındaki ticarette ana ulaşım hattı haline getireceğiz.

3. Katma Değeri Yüksek Olan Ürünler (Hizmet Sektörü)

Dizayn, yazılım, ARGE, teknoloji, tıp servisleri (tıbbi turizm) gibi alanlar içeren bu ürünler için gerekli altyapı yatırımlarının tümünü eğitim sahasında gerçekleştireceğiz.

Ülkemizi, küresel platformda rekabet etmesini mümkün kılacak kaliteli bir eğitim altyapısına kavuşturmak öncelikli hedefimizdir.

4. Turizm

Tarihi ve doğal SİT alanlarını tartışmasız koruyup turizme kazandıracağız.

Turizmi çeşitlendirip, deniz ve kıyı turizmi yanında kış turizmi, sağlık ve termal turizmi, dağ ve doğa turizmi, yayla turizmi, kırsal turizm, eko turizm, kongre ve fuar turizmi, gemi ve yat turizmi, spor turizmi, kültür turizmi gibi alternatif turizm alanlarını teşvik edeceğiz. Turizmde ihtiyaçlara göre bölgesel planlama yaparak yatırım desteği vereceğiz.

Turizmin  geliştirilmesi,  turizmden  elde  edilen  gelirlerin  arttırılması  ve  Türkiye’nin  bir turizm ülkesine dönüştürülmesi için gerekli bütün politikaların ivedilikle yaşama geçirilmesi temel hedeflerimizdendir.

Turizm politikasının oluşturulmasında; tarihi, turistik, doğal ve kültürel değerlerimizin korunması ve zarar görmeden işletilmesine yönelik uygulamaların; çevreyi ve özellikle

doğal-tarihsel değerlerimizi kirletmeyen eko-turizm politikasının desteklenmesi ve turizmin gelişmesi için sektör çalışanları ile yakın işbirliği içinde olunması bir zorunluluktur.

Ülkemiz   turizm   politikasının   sürdürülebilirliğinin   sağlanması   için   turizm   sektörü, yatırımcıları ve çalışanları ile birlikte yeni hedefler ve politikalar benimseyeceğiz.

Turizmin geliştirilmesi için planlama, uygulamaların denetimi, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine önem vereceğiz.

Ülke içi ve dışına yönelik olarak reklam ve pazarlama faaliyetlerini destekleyeceğiz.

Ülke geneli ve şehirler içinde Turizm Planlama Bölgeleri oluşturacak ve bu bölgelerin planlamasını bölge yatırımcısı, yerel yönetimler ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte yapacağız.

Turist sayısının çoğaltılması ve turizm gelirlerinin arttırılması için turizm merkezlerinde artan  yapılaşma,  altyapı  eksikliği  ve  çevre  sorunlarının  giderilmesine  ve  yatırımların turizm odaklı gelişme planlarına uyumunun sağlanmasına öncelik vereceğiz.

Turizm sektöründe işgücü kalitesini arttırarak nitelikli turizm personeliyle turistlere daha yüksek standartlarda hizmet sağlayacağız.

YÜKSEK DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI VE DIŞ FİNANSMAN KAYNAKLARININ DÜŞÜK KALİTELİ OLMASI

Ekonominin yüksek dış finansman ihtiyacı, bilhassa yüksek kalitede finansman kaynakları bulma konusunda çekilen güҫlük nedeniyle ekonomide ҫok önemli bir kırılganlığı temsil etmektedir.

Ülkenin yüksek seviyeli dış finansman ihtiyacının önemli bir kısmının ürkek bir finansman kaynağı olan “sıcak para” ile karşılanması dış finansman ihtiyacının hem yüksek miktarda hem de düşük kalitede (yani kısa vadeli)  olmasına neden olmaktadır.

Merkez Bankası’nın her türlü siyasi baskıdan uzak tutulması esastır.

Ekonomik büyümenin başarısı, kalitesi dikkate alınmadan sadece hızıyla ölҫülemez. Tamamen  iç  talep  kaynaklı  büyüme  yerine  net  ihracatın  büyümeye  pozitif  katkısı olmasını sağlayacak politikalar uygulayacağız.

Özel sektör yatırımlarını teşvik edici uygulamaları yürürlüğe koyacağız.

Yüksek Mali Kaldıraç Kullanımına Karşı Alınabilecek Tedbirler

Şirket ve bireylerin aşırı derecede kredi kullanımlarını önlemek için, bankaların zorunluluk oranlarının arttırılmasına yönelik tedbirler alacağız. Ayrıca,  yüksek  kredi  kullanımının  tehlikesi  konusunda  uyarılar  içeren  bir  eğitim kampanyası başlatacağız.

Döviz Kredi Kullanımını Sınırlayacak Öneriler

Döviz  kredisi  kullanan  şirketlerin  kur  riskini  elimine  etmek  için  opsiyon  gibi  finansal enstrümanlar kullanmaları konusunda regülasyonlar getireceğiz.

Uzun vadede döviz kredisi ihtiyacını yaratan nedenleri elimine edecek tedbirler alacağız.

Döviz kredileri iҫin ödenen faizlerin vergi avantajını Türk Lirası kredilerinden daha düşük hale getireceğiz.

Tüm bunların yanı sıra; Gelir dağılımında adaletsizliğe son vereceğiz.

Ulusal kalkınma için önem arz eden ve ulusal güvenlik için stratejik değeri olan bütün özelleştirmeleri ve mevzuatı gözden geçireceğiz.

Yeşil ekonomi ve endüstriyel dönüşüm projelerine ağırlık vereceğiz.

Gelir dağılımında artan adaletsizliği çalışanlar lehine geliştireceğiz.

Ücretleri,  dolayısı ile iç talebi artıracak bir ekonomik kalkınma modeli benimseyeceğiz. Ulusal ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik ekonomik politikalarla, üretime ağırlık vererek dışa bağımlı ekonomiye son vereceğiz.

Kalkınma  için  ulusal  kaynakları  etkin  hale  getirerek,  tarım-gıda-hayvancılık-turizm alanında ulusal politikalar üreteceğiz.

Sosyal adaleti mutlak biçimde sağlayacağız.

Asgari ücreti net 2.000.-TL olarak belirleyecek ve bu tutarı bütün ücretli çalışanlar için vergiden muaf tutacağız.

Asgari ücrette, meslek grubuna ve meslek riskine göre değişken “sektörel asgari ücret” uygulamasını başlatacağız.

Para politikamızda, gerçekçi kur politikası uygulanması, üretime dayalı kalkınma modelinin  esas alınması,  ihracatımızın  çeşitlendirilebilmesi  ve daha çok katma değer yaratılabilmesi için yüksek teknoloji ürünlerinin üretiminin teşvik edilmesi, ihracata dayalı sanayileşme ile ithal ikamesine dayalı sanayileşmenin karma olarak uygulanması, hem bütçe denkliğinin sağlanması hem de iç ve dış borcun azaltılabilmesi açısından gereksiz lüks harcamalardan kaçınılması, Merkez Bankasının bağımsız kılınması esastır.

KOBİ’leri  güçlendireceğiz.  KOBİ’lere  proje  bazında  kontrollü  teşvik  ve  hibe  krediler vereceğiz.

KOBİ’lerin  ekonomimizdeki  katma  değerini  arttıracak,    mal  ve  hizmet  alımını  teşvik edeceğiz.

KOBİ’lere bilişim teknolojisi eğitim ve teşviki sağlayacağız.

Banka  temerrüt  faizlerine  düzenleme  getirecek,  bireysel  ve  tarımsal  kredi  borçlarını yeniden yapılandırarak halkın mağduriyetini gidereceğiz.

Bankaların kredi ve kredi kartı işlemlerinden faiz dışı gelir elde etmelerini engelleyeceğiz.

Turizm, Tarım, KOBİ, Tüketici, Esnaf vs. gibi belli bir meslek veya iş sektöründe uzmanlaşan ve bunları kredilendiren Sektörel Uzman Bankalarının kurulmasını teşvik edeceğiz.

Bankaların küçük ve orta ölçekli proje finansmanı kredilerine teşvik vereceğiz.

Küçük esnaf ve yerel sanayicilerin bulundukları bölgenin şartlarına uygun koşullarla kredilendirilebilmeleri için Şehir Bankaları kurulmasını teşvik edeceğiz. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu onay ve denetimine tabi olacak ve en fazla sermayeleri kadar mevduat toplayabilecek  olan Şehir Bankaları,  organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri, toptancı halleri gibi yerlerde kurulabilecek.

TASARRUF POLİTİKAMIZ

Kaçak sarayın bulunduğu alanı, Türkiye’nin sanat, bilim ve teknoloji üssüne dönüştüreceğiz.

Kamuda her türlü kaynak israfına son verip, etkin tasarruf ve teşvik yöntemleriyle yatırımları güçlendireceğiz.

Devleti  temsil  eden  birimler  haricinde  makam  aracı  tahsislerini  sonlandıracak,  devlet uçuş filosunu iki uçakla sınırlayacağız.

Pilotlarımızın uçan tabutlarda şehit olduğu bir konjonktürde hem vicdanları hem hazineyi rahatlatmak için trilyonluk Cumhurbaşkanlığı AirBus’ını satacak ve hazineye gelir kaydedeceğiz.

Fazla ve lüks makam araçlarını kamu hizmetine tahsis edeceğiz. Kamu binası için kiralama uygulamasına son vereceğiz.

Kamu dinlenme tesislerinin kârlılık ve verimliliğini sağlayacağız.

Bütün  devlet  kurumlarında  tüm hizmetlerin  elektronik  ortama  taşınmasını  sağlayarak; işgücü, kâğıt, mekân ve enerji tasarrufu sağlayacağız.  Sağlanan  her tasarrufu devlet hizmetlerine indirim olarak yansıtacağız.

Kamu binası olarak ayrılan ihtiyaç fazlası  yerleri eğitim,  sağlık,  spor, kreş gibi halka hizmet sunacak tesislere uzun süreli kiralama yolu ile tahsis edeceğiz.

Kamu hizmetine yönelik binalarda (belediye, vilayet, kaymakamlık binaları, hastane, okul, cami vs.) sadece yerli ürünlerin kullanılmasını sağlayacağız.

VERGİ POLİTİKAMIZ

Vergi adaletini sağlayacağız.

Temel ihtiyaç maddelerinin yüksek; lüks tüketim konusu olan ürünlerin ise çok düşük ve hatta kimi zaman sıfır oranla vergilendirildiği katma değer vergisi uygulamasını tümüyle değiştireceğiz. Bu kapsamda katma değer vergisini emek yoğun üretimin neticesi olan ürünlerde  ve ikamesi  güç temel maddelerde  düşük oranlarda,  servet göstergesi  olan ürünlerde yüksek oranlarda uygulayacağız.

Temel besin maddeleri ile kitap, sinema ve tiyatro biletlerinden katma değer vergisi almayacağız.

 

Pırlanta,   elmas,   yat,   özel   uçak   ve   benzeri   lüks   mallara   Lüks   Tüketim   Vergisi uygulayacağız.

Deprem nedeniyle uygulamaya konulan özel iletişim vergisini kaldıracağız. Veraset vergisinde muafiyet sınırını yükselteceğiz.

Beş yıl süreyle vergilerini düzenli ödeyen vatandaşlarımıza %10 oranında vergi indirimi sağlayacağız.

Kâğıt fatura ve fiş tarihe kavuşacak; işlemler elektronik ortamda anında muhasebeleşecek.

Dolaylı (%70)  vergi - dolaysız (%30) vergi oranını tersine çevireceğiz.

Gelir   ve  kurumlar   vergisi   açısından   baktığımızda,   gelir   vergisindeki   artan   oranlı uygulamanın vergi adaletini tek başına sağlayamaması nedeniyle benzer bir artan oranlı tarifeyi kurumlar vergisine de getirmek suretiyle büyük şirketlerin ve küçük şirketlerin eşit oranlarla vergilendirilmesi yerine mali güçlerine göre vergilendirilmesini sağlayacağız. Gelir  vergisinde  ücretlilerin  katlandıkları  vergi yükünü azaltacak;  bu kapsamda  eğitim harcamalarının tıpkı beyanname veren mükellefler gibi vergiden düşülebilmesine yönelik yasal düzenleme yapacağız.

Vergi denetiminin  adil ve tarafsız olmasını  sağlayacağız.  Vergi denetimini,  muhalifleri korkutmanın bir aracı olmaktan çıkararak, denetimin ülkemizin çıkarlarını korumak için gerçek vergi kaybına neden olanlara yönelik olmasını temin edeceğiz.

İskân ruhsatı bulunmayan ve yıkım tehlikesi olmayan yapılara bir defaya mahsus “iskân affı” çıkararak; çeşitli nedenlerle iskân ruhsatını haiz olmayan ve bu nedenle de “arsa” kapsamında  vergilendirilen  çok sayıda  yapı  nedeniyle  uğranan  vergi  kaybını  ortadan kaldıracağız.

KADIN POLİTİKAMIZ

Kadın–erkek eşitliğini koşulsuz uygulayacağız.

Kadın–erkek eşitliğinin sağlanması amacıyla,  üyeleri atama veya seçimle belirlenen tüm kamusal organların oluşturulmasında kadınlar ve erkeklerin eşit temsilini sağlayacağız. Kamuda, siyasette, demokratik  kitle örgütlerinde,  yargıda, üniversitelerde,  kadın-erkek eşitliğinin sağlanması bakımından; eşit temsili bir vatandaşlık hakkı olarak güvence altına alan “Parite Yasası”nı Anayasal zeminini de oluşturarak yürürlüğe koyacağız.

Her alanda, Parite Yasası’nın uygulanmaması halinde, mali, tazmini ve cezai yaptırım uygulanmasına yönelik yasal düzenleme yapacağız.

Kadına şiddete dur demek için; eğitim sisteminde kadın-erkek eşitliği dersi koyacak, Türk Ceza Kanunu ve İnfaz Kanunu’nda yapacağımız düzenleme ile cinsiyete dayalı şiddet eylemlerini nefret  suçu kabul ederek; ceza ve infazında indirim,  şartla salıverme ve zamanaşımı olmaksızın, tecrit dahil en ağır cezaları öngöreceğiz.

Kadının korunmasız olmadığı ve bu tür suçların hiçbir surette cezasız kalmayacağı, hatta suçun karşılığının kanunda düzenlenen en ağır ceza olacağı algısının toplumda yerleşmesinin sağlanması amacıyla toplumsal eğitim seferberliği başlatacağız.

Kadına karşı şiddet eylemlerini engellemekte ihmali olan kamu görevlileri hakkında tazminat ve görevden uzaklaştırmaya varan yaptırımlar uygulayacağız.

 

Kadına ve çocuğa karşı şiddet eylemleri ve her türlü cinsel suç nedeniyle hüküm giymiş kişiler için ayrı bir sicil ve takip sistemi kuracak; bu kişilerin cezalarının infazından sonra da ikametgâhlarının  bulunduğu  yerdeki  tam teşekküllü  devlet  hastanelerinin  psikiyatri bölümünün düzenli kontrol ve denetimi altında olmasını zorunlu kılacağız. Bu zorunluluğa uyulmamasını suç haline getireceğiz.

Kadına ve çocuğa yönelik taciz ve tecavüz suçlarına mahkûm olanların hükümlülüklerinin nüfus kaydına işlenmesi ile evlilik başvurusu halinde pskiyatristlerden oluşan kurul raporu olmaksızın evlenmelerine  müsaade edilmemesi  yönünde yasal düzenleme yapacağız. Bu kişilerin çocukları için, oluşturulacak güçlü ve etkin Sosyal Hizmet Birimleri tarafından ev ortamında rutin kontroller yapılmasını sağlayacağız.

Şiddet mağduru kadınlara ücretsiz sağlık, rehabilitasyon, barınma hizmeti sağlayacağız. Şiddet mağduru kadınlara ve çocuklarına Devlet gözetiminde koruma ve talep halinde kimlik değişimini etkin biçimde uygulayacağız.

Her türlü eğitim müfredatına,  kadına şiddeti  önleyici ve kadın-erkek  eşitliğine  yönelik zorunlu programlar ekleyeceğiz.

Kadına şiddet konusunun ibadethanelerde belirli periyotlarla ve geniş kapsamlı olarak işlenmesi hususunda Diyanet İşleri Başkanlığı’nı görevlendireceğiz.

Kadına ve çocuğa şiddetin engellenmesi amacıyla; yerel ve etkili Sosyal Hizmet Birimleri kuracak; Sosyal Hizmet Birimleri’ne önleyici ve caydırıcı tedbir uygulama yetkisi vereceğiz.

Ev kadınlarına geçmişe dönük olarak hizmet borçlanması ve dolayısıyla emeklilik imkânı sağlayacak; borçlandıkları döneme ilişkin toplu ödemelerde, Devlet Bankalarınca kendilerine bağlanacak emekli aylığından sübvanse edebilecekleri ölçüde düşük faizli ve uzun vadeli kredi tahsis yöntemi ile tüm ev kadınlarını sisteme dâhil edeceğiz.

Üniversite eğitiminin teşviki amacıyla, üniversite okuyan kadınlara asgari ücretin 1/3’ünü ödeyeceğiz.

Kadın istihdamının arttırılması için işverene, işyerinde çalışan kadın işçi sayısına göre, artan oranlarda vergi ve SGK prim indirimi uygulayacağız.

Fiilen çalışan kadın üretici ve esnaftan alınmak şartıyla; marketler, süpermarketler ve her nevi toplu satış yerlerinin sattıkları ürünleri bir alt KDV uygulamasına tabi tutacağız. Doğum  iznini,  doğumdan  önce  10  hafta  ve  doğumdan  sonra  16  hafta  olmak  üzere yeniden düzenleyeceğiz.

Doğum iznindeki kadının ücreti kesintisiz olarak devlet tarafından ödenecek.

Doğum izni sonrasında kadına ödenen ücreti bir yıl süreyle işverenin gelir vergisinden mahsup edeceğiz.

Çalışan annelere iki çocuğa kadar ücretsiz kreş hizmeti sağlayacağız.

Büro tipi işyerlerinde, çalışan annelerin çocukları için işveren tarafından her üç çocuğa en az bir bakıcı olmak üzere ve giderleri Devlet tarafından karşılanacak “ortak bakıcı” istihdamını zorunlu hale getireceğiz.

Kız çocuklarının eğitimini destekleyeceğiz.

Ailesinin geliri yoksulluk sınırının altında olan tüm kız çocuklarına, ilköğretimde 250-TL, lise eğitiminde 400-TL, üniversite eğitiminde 600-TL öğrenim teşviki vereceğiz.

 

Okuma-yazma öğrenmek; sürdüremediği öğrenimini tamamlamak; sürücü belgesi almak;

meslek edinmek isteyen kadınlara maddi destek ve teşvik sağlayacağız. Kadınlarımızı % 100 okur yazar yapacağız.

Kadınlarımızın bilişim teknolojisi kullanımının geliştirilmesi için kurslar açacağız. Bilişim Sektörü’nde kadın istihdamını arttıracağız.

Her mahallede belediyelere ait gelişim merkezleri kurarak, ev kadınlarına kaybolmakta olan sanatların öğretilmesi ve mesleki beceri kazandırılması için gerekli çalışmalar yapacağız.

Her gelişim merkezinde ve aile hekimliği müesseselerinde psikolog bulunmasını temin edeceğiz.

Kırsal   alanda   kız   çocuklarının   nüfusa   eksiksiz   ve   zamanında  kaydolmasını sağlayacağız.

Cam  Tavan  Komisyonları  kurarak;  kadınların  karşılaştıkları  görünmez  engelleri  yok edeceğiz.

18 yaş altındaki evlenmeleri yasaklayacağız.

GENÇLİK

Gençlik  Kooperatifleri  Projesi ile kâr ve zararın kooperatif  kuran üyeler arasında  eşit paylaşıldığı, isteyen gençlere sermaye için kredi verildiği ve özel teşvik yöntemleri içeren, iş piyasasında yer almak isteyen gençlerin ilginç fikirleri ve yaratıcı enerjilerinden, gelişmeye açık vizyonlarından, icat ve pratik çalışmalarından yenilikçi pazarlar oluşmasını sağlayacağız.

16-24 yaş aralığındaki gençlere aylık 5 gbyte bedava internet hizmeti sağlayacağız.

Kamuya ait eğitim ve dinlenme tesislerini, eğitim, tatil, sanat faaliyetlerinde bulunmalarına tahsis edeceğiz.

Şirketleri    sosyal    sorumluluk    projelerine    katkıları    oranında    vergi    indiriminden faydalandıracağız.

Lise ve üniversite öğrencilerinin eğitim süreleri içerisinde en az bir kez yurtdışı odaklı dil, kişisel gelişim, eğitim, seminer, gezi, kültür, sanat veya spor faaliyetlerinden birine katılmalarını sağlayacak organizasyonlar düzenleyeceğiz.

Üniversite öğrencisi istihdam eden işverenlere vergi ve SGK prim indirimi sağlayacağız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarını destekleyici faaliyette bulunmak üzere, gençlik sorunlarının bağlayıcı metinlere dönüşmesi için Türkiye Gençlik Meclisi’ni kuracağız. Siyasi Parti üyelik yaşını 15’e; seçilme yaşını 18’e indireceğiz.

Bisiklet,   elektrikli   motosiklet   ve   küçük   binek   araç   üretiminde   ve   gençlerimizin kullanımında teşvik sağlayacağız.

Üniversite  öğrencilerine,  spor ve sanat alanındaki  başarıları  üzerinden  kademeli burs imkânı sağlayacağız.

 

ÇOCUK HAKLARI

Aralarında hiçbir etnik, dinsel, sınıfsal veya diğer anlamlarda ayrım yapmaksızın; çocukların bedensel ve fikri gelişmelerine olanak sağlayacak bir sistem yaratacağız. Çocukların temel haklarının korunmasını ve kendileriyle ilgili kararlara katılmalarını sağlayacağız.

Çocuk işçi çalıştırılmasını yasaklayacağız.

Beden gelişimini tamamlamamış, sorumluluk almak için gerekli olgunluğa erişmemiş evlatlarımızın, çocuk yaşta evliliklerini engellemek için toplumsal kampanya başlatacağız. Çocuğa yönelik öldürme ve şiddet içeren her türlü eylemde savunmasızlığı dikkate alınarak ceza artırımına gideceğiz.

Çocuğa karşı şiddeti sona erdirmeye yönelik düzenlemeleri yaparak bunların etkin bir biçimde uygulanmasını sağlayacağız. Ayrıca; çocuğa karşı şiddetin temelinde yatan sosyolojik ve psikolojik nedenlerin tespiti ve ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

Şiddetin özel türleri olan; aile içi şiddet,   duygusal şiddet, istismar ve kötü muameleye maruz kalan çocuklarla ilgili, aile eğitiminden devlet müdahalesine, adli ve inzibati yöntemlere ve ağır cezalara  kadar uzanan bir dizi  caydırıcı önlem alacağız.

Çocukların eğitim, sağlık, adalet ve sosyal hizmetler gibi temel kamu hizmetlerine erişimlerini kolaylaştıracağız.

Yerel yönetimlere her mahallede çocuklar için oyun ve spor alanı yapma zorunluluğu getireceğiz.

Kız  çocuklarının  okula  gönderilmeleri  ve  okula  devam  oranlarının  yükseltilmesi  için gerekli önlemleri alacağız.

Çocuklarımızı teslim ettiğimiz, kreş, gündüz bakımevi ve okulların etkin denetimini sağlayacağız.

YAŞLILARA SAYGI

Yaşlılarımızın ihtiyaçlarının karşılanması, saygı görmeleri, toplumla bütünleşmeleri, sağlıklı ve kaliteli yaşamalarının sağlanması, yaşam bağlarının korunması ve birikimlerinin topluma aktarılması için yaşlılara saygı politikasını benimseyeceğiz.

Yaşlı sosyalleşme ve spor merkezleri kuracağız.

Bakıma muhtaç veya kimsesiz yaşlıların ücretsiz bakımının sağlanması için gündüz bakımevleri kuracağız.

Her yerel yönetim merkezinde nüfusun yoğunluğu ile orantılı ve yeterli sayıda yaşlı bakım merkezi kurma zorunluluğu getireceğiz.

Yaşlılara, çalışmak zorunda kalmamaları için sosyal yaşama katılmaya yetecek ölçüde gelir sağlayacağız.

Yerel yönetimler aracılığıyla yaşlılarımıza evlerinde periyodik kişisel bakım, yemek, ev temizliği, kitap ve gazete okuma ve psikolojik destek hizmeti verilmesini zorunlu kılacağız. Ücretsiz geriatri (yaşlılık hekimliği) bakım evleri kuracağız.

TOKİ’nin, valiliklerin, kaymakamlıkların, demokratik kitle örgütlerinin belirleyeceği ihtiyaca göre, aylık 2.000-TL.’nin altında geliri bulunan veya hiç geliri bulunmayan 65 yaş üstü vatandaşlara tahsis edilmek üzere bölgesel sosyal konutlar yapmasını sağlayacağız.

ENGELLİ HAKLARI VE ENGELSİZ TOPLUMSAL YAŞAM

Engelli olmanın yaşamın her aşamasında herkesin başına gelebilecek bir durum olduğunun  bilinciyle,  engelli  yurttaşlarımızın  temel hak ve özgürlüklerden  sınırlamalar olmadan yararlanabilmelerini, kamu hizmetlerinin her türüne erişebilmelerini ve hiçbir ayrımcılık ve dışlanmaya tabi tutulmadan ekonomik, siyasal, toplumsal ve kültürel yaşamın her alanında etkin biçimde yer alabilmelerini teminen gerekli düzenlemeleri yapacak ve mutlak biçimde uygulayacağız.

Engelli çocuğu veya yakını olan vatandaşlarımızın “Ben öldükten sonra ona kim bakacak?”  kaygısını  ortadan kaldırmak  amacıyla  her yaştan engellinin  bakım,  sağlık, eğitim vb. ihtiyaçlarının  karşılanacağı,  sosyal ilişkilerini sürdürebilecekleri,  yeni hobiler edinebilecekleri ve yaşamlarını güven ve huzur içinde geçirebilecekleri  “GÜNEBAKAN KÖYLERİ”ni kuracağız.

Engelli vatandaşlarımızın sorunlarını gruplara ayırarak çözeceğiz.

Engelli vatandaşlarımıza; sağlık hizmetlerinde öncelik, sağlık sigortasından asgari prim ödeyerek yararlanma hakkı, tüm özel hastanelerden yararlanma imkânı sağlayacağız. Engelli  vatandaşlarımız  için uzaktan  sağlık  hizmeti  (reçete  ve ilaç  alım  takibi,  sağlık raporu yenileme, danışma) verilmesine yönelik teletıp sistemi kuracağız.

Engel durumuna göre teknik eğitimlerden (Bilgisayar programcılığı, Web Tasarım, Çağrı Merkezi Operatörlüğü vb.) faydalandırarak çalışma hayatına kazandıracağız. Binalarda engellilerin kullanabileceği asansörleri zorunlu hale getireceğiz.

Engelli istihdamında pozitif ayrımcılık uygulanmasını, işyerlerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesini, çalışma saatlerinde düzenlemeler yapılmasını, engele göre istihdamı sağlayacağız.

Engellinin evde bakımını kolaylaştıracak her türlü desteği (cihaz, ilaç, sandalye, bilgisayar, yatak, bakım ürünleri vb.) vereceğiz.

Engelli vatandaşlarımızın sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını sağlayacağız. Engellilere tatil ve rehabilitasyon mekânları tahsis edeceğiz.

Görme engelli vatandaşlarımıza evde kitap-gazete okuma hizmeti vereceğiz.

Görme engelli öğrenciler için; sınav esnasında ek süre tanınmasını, sınavlarda soru okuyucularının öğrencilerin soruları hatasız anlayabilmeleri için diksiyon, vurgu, noktalama işaretleri ve hatasız okuma konularında eğitilmelerini sağlayacağız.

Görme  engellilere,  sekreterlik,  tıbbi sekreterlik,  çağrı  merkezi  operatörlüğü,  bilgisayar programlarının   etkin   kullanımı   vb.   sertifikalı   meslek  eğitimleri   verecek;   yazarlık, oyunculuk,  drama  yazarlığı  gibi  alanlarda  görme  engelliler  için  eğitim  programları düzenleyeceğiz.

Ses kaydı cihazlarının kurumlara ücretsiz verilmesi ve sayılarının artırılmasını, gönüllü okuyuculuğun teşvik edilmesini sağlayacağız.

Engelli vatandaşlarımızın da yapabileceği spor dallarında eğitim, alt yapı ve tesis imkânı sağlayacağız.

Engelli çocuklarımızın eğitimi için özel düzenlemeler getirecek, gelişme kapasitesine uygun biçimde toplumsal yaşamda yer almalarını sağlayacağız.

Engellilere ait tüm sorunların tek elden çözülmesini sağlamak amacıyla, üçte iki personeli engelli vatandaşlarımızdan oluşan Engelliler Bakanlığı’nı kuracağız.

Sağlık kurulu raporlarında yaşanan haksızlıklara son vermek için Baldezer hesaplama tekniğine son verip engellinin sağlıklı yüzdeliğini baz alacağız.

Raporlarında  “çalışamaz”  ibaresi  olan  engelliyi  asgari  ücreti  baz  alarak  emekliye ayıracağız.

Devlet dairelerinde açık olan engelli memur-işçi kadrolarına ivedilikle alım yapacağız.

Özel sektörde engelli işçi kotasına uymayan firmalara para cezası yerine ruhsat iptali cezası öngöreceğiz.

Evde bakım parası alarak engelli vatandaşımıza bakan engelli yakınına emeklilik imkânı tanıyacağız.

Engelli  aylığı  ile  evde  bakım  ücretini  birbirinden  bağımsız  değerlendirecek;  birinin bağlanmasını diğerine engel olarak kabul etmeyeceğiz.

Türkiye’de son yıllarda hızla artan kas hastalıklarının nedenlerini araştıracak komisyonlar kuracak; önleyici tedavi yöntemleri geliştirilmesini sağlayacağız.

Kök hücre merkezi kurulması için Üniversite araştırma hastanelerine yetki verecek; bu merkezden faydalananların tüm sağlık giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasını sağlayacağız.

Yerel yönetimler eliyle, engellilere konaklama, barınma ve bakım hizmetleri sunulacak tesisler açacağız.

Herhangi bir geliri bulunmayan engellileri elektrik, su ve doğal gaz gibi genel giderlerden muaf tutacağız.

“Dernek” adı altında kurulan yapıların “bağış-yardım” toplama görüntüsü altında engellileri ve 3. kişileri istismar etmemesini teminen, yeni bir Engelli Dernekleri Kanunu çıkaracak; 6 ay içinde tüm engelli derneklerini denetlemekle görevli bir üst kurul oluşturarak  derneklerin  bağış  yardım  toplama  yeri  değil;  engelli  haklarının  mücadele etme kapısı olmasını sağlayacağız.

Engelli vatandaşlarımız ile yürütme arasındaki ilişkilerin, engelliler tarafından kurulan konfederasyonların her birinin temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından yürütülmesini sağlayacağız.

Engelli derneklerine sahip çıkarak mücadelelerini daha verimli yapabilmeleri için yerel yönetimler    tarafından    kira,   telefon,    internet    ve  personel    yardımı yapılmasını sağlayacağız. Engellilerin ihtiyacı olan protez, ortez ve ilaç malzemelerinin tamamını devlet bütçesinden karşılayacağız.

SOSYAL POLİTİKALAR

Halk yararına sürdürülen sosyal politikaları kesintisiz biçimde uygulamaya devam edeceğiz.

Anayasal   eşitlik   ilkesini   gözeterek,   tüm   kamu   çalışanlarına   ve   emeklilerine   dini bayramlarda çift maaş ödeyeceğiz.

İşsizlik maaş yardımını asgari ücretin %70’i tutarında ve çalışma süresine göre 8 ay ile 12 ay arasında verilecek şekilde düzenleyeceğiz.

Dünyaya gelen her çocuğa hayatın başlangıcından itibaren eşit fırsatlar vermek adına her anneye doğum yaptıktan sonra, içerisinde bir bebeğin ihtiyacı olan herşeyin bulunduğu ücretsiz annelik paketi vereceğiz.

Geliri bulunmayan  ya da aylık 2.000-TL.’nin  altında geliri bulunan ailelerin yenidoğan bebeklerine 1 yaşına kadar ücretsiz mama ve bebek bezi vereceğiz.

Temiz içme suyu bir insan hakkıdır. Şebeke suyunu içilebilir hale getirip her eve 1,5 m3 suyu ücretsiz vereceğiz.

Aylık 2.000-TL.’nin altında geliri bulunan veya geliri bulunmayan tüm vatandaşlarımıza ücretsiz toplu taşıma sağlayacağız.

Vatandaşların güvenliğini sağlayabilmek için, halen fiilen ortadan kalkmış olan mahalle bekçiliği ekibi uygulamasını etkinleştireceğiz.

Evsizler için her ilde sığınma evleri kuracağız.

Sokak çocuklarına ücretsiz barınma, eğitim, sağlık ve istemeleri halinde koruyucu aile hizmeti vereceğiz.

65 yaş üzeri vatandaşlarımıza yurt içi tüm ulaşım araçlarında %50 indirim sağlayacağız. Lojman tahsis edilemeyen kamu personeline atandıkları ildeki emsal kiralara göre kira yardımı yapacağız.

Çocuk Esirgeme Kurumlarında büyüyen ve 18 yaşını dolduran çocuklarımızın sokağa gönderilmeleri uygulamasına son verecek; talepleri halinde herhangi bir işe yerleşinceye kadar  barınma  ve  diğer  temel  ihtiyaçlarının  karşılanmasını  teminen  “Genç  Evleri”ni kuracak, bu çocuklarımıza kamuda ve özel sektörde iş kontenjanı sağlayacağız.

DEVLET  İTİBAR  KARTI

Şehit  ve  gazilerin eş, çocuk,  ana ve babalarına; Tüm   devlet   kurumlarının   kamp,   otel   ve   misafirhanelerinden   ücretsiz   yararlanma hakkı vereceğiz.

Elektrik, telefon, PTT  hizmetlerinde %50  indirim sağlayacağız. Ulaşımda  %50  indirim  sağlayacağız  (Tren, Uçak, Otobüs, Vapur) Sosyal konutlardan  öncelikli yararlanma hakkı tanıyacağız.

EMEKÇİ KARTI

Kamu, özel sektör ayrımı olmaksızın iş kazalarında ölen veya malulen emekli olacak derecede yaralanan işçilerin eş, çocuk, ana ve babalarına; Tüm  devlet   kurumlarının,   kamp,   otel  ve  misafirhanelerinden   ücretsiz   yararlanma hakkı vereceğiz.

Elektrik, telefon, PTT  hizmetlerinde %50  indirim sağlayacağız. Ulaşımda  %50  indirim  sağlayacağız  (Tren,Uçak, Otobüs, Vapur) Sosyal konutlardan  öncelikli yararlanma hakkı tanıyacağız.

Sosyal Konut Edindirme Projesi ;

TOKİ, valiliklerin, kaymakamlıkların, demokratik kitle örgütlerinin belirleyeceği ihtiyaca göre, aylık 2.000-TL.’nin altında geliri bulunan veya hiç geliri bulunmayan ailelere ve aynı koşullardaki  65 yaş üstü vatandaşlara  tahsis  edilmek  üzere bölgesel  sosyal  konutlar yapacaktır.

Anadolu Evleri Projesi

Nüfusu 100.000’in altındaki her ilçede; her vatandaşın uygun fiyatla yararlanabileceği kaliteli konaklama, yemek, sosyal faaliyet imkânı sağlayan ANADOLU EVLERİ  yaparak halkımızın hizmetine sunacağız.

ULUSAL SAĞLIK POLİTİKAMIZ

Herkese  eşit  ve  ücretsiz  sağlık  hizmeti  esasına  dayalı  ulusal  sağlık  sistemini  inşa edeceğiz.

Kâr odaklı değil; insan odaklı sağlık politikaları uygulayacağız.

Doğumdan başlayarak her vatandaşımıza yılda bir kez ücretsiz sağlık taraması hizmeti sunacağız.

Hastanelerin işletme, hastaların müşteri, çalışanların köle olma devrine son vereceğiz. İlaç katılım payı ve muayene ücreti uygulamasını tümüyle kaldıracağız.

Tanısı  konan  hastalıkların    tüm  ilaç  ve  tedavi  yöntemlerini,  hiçbir  gecikmeye  mahal vermeksizin temin edeceğiz.

Ülkemizde doktorların nüfusa homojen şekilde dağılmasını sağlayacak; yeni hastanelerin inşasında   devletin,   hastanelerin   döner   sermaye   ve yerel  unsurların   kaynaklarına başvurarak çözüm üreteceğiz. Doktorların hastaya kısıtlı bir süre ayırmalarını ve bakılan hasta sayısına göre gelir elde etmelerini öngören performans sistemini kaldıracağız. Kişisel sağlık verilerinin toplanması, izlenmesi, kalitesinin arttırılması, standartlaştırılması ve yaşam boyu kullanılabilir hale getirilmesi için Ulusal Sağlık Veri Tabanı oluşturacağız.

Birinci basamak sağlık hizmeti ve koruyucu sağlık hizmeti temel hedefimizdir. Sağlık sistemini yerelleştirerek Halk Sağlığı Merkezleri kuracağız.

İlaç, tedavi yöntemi, teknolojik ekipman anlamında dışa bağımlılığı sonlandıracağız.

Etkili ve süratli AR-GE çalışmaları ile ülkemizde çeşitli tıbbi cihaz üretimini sağlayacağız. Tüm ülkede hastanelerde eşit standardizasyonu sağlayacak; sağlık hizmetlerinde kaliteyi arttıracağız.

Sağlık harcamalarında Devlet’in maliyetini düşüreceğiz, vatandaşa maliyeti kaldıracağız. Sağlıkta ve her alanda Torba Yasa uygulamasını kaldıracağız.

Sağlıkta taşeronlaşmaya son verip, kadrolu güvenceli çalışma sistemini getireceğiz

Sağlıkta iş-gelir güvencesi ve güvenli çalışma ortamı sağlayacağız

İlaç israfını önleyecek; akılcı ilaç kullanımını sağlayacağız

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet eylemleri bakımından uygulanacak cezaların caydırıcı olmasını sağlayacağız

Sağlık   çalışanlarına   demokratik,   rahat   çalışma   ortamı   ve   mesleki   bağımsızlık sağlayacağız

Sağlıkta yap, işlet, devret dönemine son vereceğiz.

Sağlıkta performans sistemine son vereceğiz

Kamu  Hastane  Birlikleri  Yasasını  kaldıracağız  ve  hastanelerin  demokratik,  özerk  ve nitelikli yönetimini sağlayacağız.

Mesleki gelişimi özendirici ve destekleyici bir sağlık sistemi kuracağız

Tüm sağlık hizmetlerini ve tıp eğitimini standardize edeceğiz.

Önleyici ve koruyucu sağlık hizmetinin gereği olarak il ve ilçelerde sağlık meclisleri kuracağız  ve okullarda  çocuklara  ve velilere yönelik ücretsiz bilgilendirme  seminerleri düzenleyeceğiz

Gezici Sağlık Birimleri oluşturarak sosyal adaletsizlikten dolayı dışlanan ve yeterince sağlık hizmeti elde edemeyen vatandaşlarımıza sağlık hizmeti ulaştıracağız. İşyeri hekimliğini geliştirecek ve yaygınlaştıracağız.

Hastanelerde yığılmaların önüne geçmek amacıyla, evde sağlık hizmetinin nicelik ve niteliğini arttıracağız.

Tedavisi ev ortamında   sürdürülebilecek hastalara   evde   ücretsiz   hemşirelik   ve rehabilitasyon hizmeti vereceğiz.

Sağlıklı gebelik ve sağlıklı bebek bakımı için annelere eğitim vereceğiz.

Ücretsiz poliklinik, aile planlaması, sağlık danışma, psikolojik danışmanlık, hasta nakil ve cenaze hizmetleri vereceğiz.

Sosyal güvencesi olmayanlara tedavi gereği ilaç dağıtımı yapacağız.

Başta “inatçı kekemelik” olmak üzere her tür kekemelik tedavi giderlerini sosyal sigorta kapsamına alacak; yeterli sayıda dil terapisti istihdam ederek; verilecek hizmete uygun tedavi alanlarını oluşturacağız.

Her türlü tıbbi cihaz alımında israfa son vereceğiz.

Üniversite ve eğitim hastanelerinin işletmeye dönüştürülmesine yönelik uygulamalara son vereceğiz.

Hızır acil 112 hizmetlerinde özelleştirmeye son verecek; bu hizmetin ihtiyacı karşılayacak düzeyde Devlet eliyle yürütülmesini sağlayacağız.

Tıp  eğitiminin  nitelikli  hale  getirilmesi  ve  belli  merkezlerde  toplanması  için  gerekli düzenlemeleri yapacağız.

Kadrosuz hasta bakıcı çalıştırılmasına son vereceğiz ve kadro güvencesi vereceğiz. Eğitim kurumlarında insanca asistanlık devrini getireceğiz

Kanser, şişmanlık, hipertansiyon, şeker hastalığı, kemik erimesi, demans hastalıklarını önlemeye yönelik iletişim ve eğitim merkezleri kuracağız.

Her  türlü  bulaşıcı  hastalıklar  konusunda  toplumsal  bilinci  arttırmaya  yönelik  eğitimler vereceğiz.

Sağlık alanında demokratik kitle örgütleri ile birlikte alınacak ortak kararlar doğrultusunda yeniden yapılanma sağlayacağız.

Sağlık konusunda erken yaşlarda bilinç oluşturmak ve çocuklarımızı ilerde karşılaşabilecekleri  sağlık  problemlerine  hazırlıklı  hale  getirmek  için  temel  eğitime zorunlu sağlık derslerini dâhil edeceğiz.

Vatandaşlarımızın  acil durumlarına cevap verebilmek için 112 acil servislerini modern tıbbın gerektirdiği  şekilde tam donanımlı  ve eğitimli kişilerden  oluşturacak;  kar paletli ambulans, helikopter ve uçak ambulansı, deniz ambulansı ve motosikletli acil müdahale ekipleri tesis edeceğiz.

Tüm özel hastanelere ve her branşta SGK ile anlaşma yapma zorunluluğu getireceğiz. Organ bağışını teşvik edeceğiz.

Serbest  eczacılık  alanında  yaşanan  sorunları,  ilgili  meslek  odalarının  görüşlerini  de almak suretiyle çözeceğiz.

Hekimlerin ve diğer tüm sağlık çalışanlarının yaptıkları görevin önemine uygun bir gelire kavuşmalarını sağlayacağız.

ULUSAL EĞİTİM POLİTİKAMIZ

Planlamaya dayalı ve ülkemizin öz kaynaklarıyla teknoloji üretimi yapmasını sağlamaya yönelik eğitim sistemini kuracağız.

Her çocuk, ilköğretimden üniversiteye ücretsiz eğitime kavuşacak.

Köy  Enstitülerinden  ilham  alarak,  önceliği  öğretmen  yetiştirmek  olan  Anadolu  Eğitim Enstitüleri’ni kuracağız.

Atama bekleyen tüm öğretmenleri koşulsuz atayacağız.

Ücretli   öğretmenlik   uygulamasına   son   vereceğiz;   halihazırda   ücretli   öğretmenlik yapanlara kadro güvencesi vereceğiz.

Formasyon uygulamasına son vereceğiz.

Tüm liselerimizin aynı statü ve müfredat ile eğitim vermesini sağlayacağız.

12 yıl kesintisiz eğitimi zorunlu; din dersini isteğe bağlı hale getireceğiz.

Tüm öğrencilerimizin en az bir yabancı dili yazıp, konuşabilmelerini sağlayacağız. İlköğretimdeki çocuklarımızın temel hak ve hürriyet bilincini oluşturmak için vatandaşlık, insan hakları ve temel hukuk içeren eğitim müfredatı uygulayacağız.

Tüm okulların fiziki koşullarını standardize edeceğiz. Çocuk Üniversitelerinin sayısı arttıracağız.

Şehit ve gazi çocuklarına eğitim hayatları boyunca tam burs vereceğiz.

Dar gelirli veya kırsalda yaşayan ailelerin çocuklarının faydalanabilmesi için illere yatılı temel eğitim merkezleri kuracağız.

Her  devlet  okulunda,   ücretsiz  yemekhaneler   açacak,  öğrencilerin  yaş  ve  gelişim durumları  dikkate  alınarak  uzman  kişiler  tarafından  hazırlanan  programlarla  sağlıklı beslenme ve gelişimlerini sağlayacağız.

Her devlet okulunda sağlık merkezi oluşturarak, bu okullarda eğitim gören öğrencilere ücretsiz tedavi hizmeti ve ilaç verilmesini sağlayacağız.

Üstün yetenek ve zekâya sahip çocuklar için;

- Tanılama ve tespit sürecini yeniden yapılandırarak, çocuk doktorları ve aile hekimlerinden başlayan bir erken tespit sistemi oluşturacak; tespit sürecinin adil ve doğru yapılabilmesi için eğitimli ve yetkili kişilerin Türkiye koşullarına uyarlanmış bir test ile bir merkeze bağlı halde güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlayacağız.

- Üstün yetenek ve zekâya sahip çocuklara ve ailelerine rehberlik hizmeti verilmesini, sosyal yaşamlarının sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için toplumsal bilinci arttıracak görsel ve yazılı metaryallerin oluşturulmasını sağlayacağız.

-Özel eğitim ve müfredattan oluşan okullar açacak; Üstün Zekâlılar Öğretmenliği bölümünden mezun olan öğretmenleri açılacak okullara ve destek odaları olan okullara atayacak; bu bölümün üniversitelerde yaygınlaştırılmasını sağlayacağız.

-Özel okullar açılana kadar, kaynaştırma eğitimlerinin yeterince verilmesini ve okullarda destek oda servislerini zorunlu tutarak gerekli eğitsel materyal ve kaynakları sağlayacağız.

-Yurtdışında ülkemizi temsil etmek üzere yarışmalara katılmaya hak kazanmış çocukların tüm masraflarının devlet tarafından karşılanmasını sağlayacağız.

ÜNİVERSİTELERİMİZ

YÖK’ü kaldıracağız, üniversite özerkliğini getireceğiz.

Üniversitelerin  öğrenci  alımını,  ihtiyaca  göre  planlayacağız.  Diplomalı  işsizliğe  son vereceğiz.

Üniversite öğrenimini tamamen parasız hale getireceğiz.

Mesleki eğitim için talep ve not ortalamasına göre 2 yıllık teknik okullara sınavsız giriş imkânı sağlayacağız.

Teknik  Okul  mezunlarını,  not  ortalamalarına  göre  sınavsız  2 yıl daha  okuma  imkânı vererek lisans diploması ve yüksek tekniker ünvanı ile çalışma hayatına kazandıracağız. Üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacını karşılamak için üniversite bölgesinde devlet yurtları açacağız. Yoksulluk sınırın altındaki ailelerin çocuklarına, hiçbir sınır olmaksızın Devlet yurtlarında barınma sağlayacağız.

Üniversitelere tüm öğrencilerin ücretsiz olarak yararlanabileceği yemekhaneler açacağız. Özel  sektöre  devlet  garantisi  ve  sübvansiyon  vererek  kaliteli  ve  ucuz  yurt  imkânı yaratacağız.

Üniversiteleri  bilimsel  kurumlar  haline  getirecek;  özgür  düşüncenin  ve  demokratik atmosferin oluşmasını sağlayacağız.

Üniversitelerde yerli teknolojinin üretime yansıtılması için gerekli bütün düzenlemeleri ve uygulamaları destekleyeceğiz.

Kadroların oluşturulmasında objektif ve bilimsel kriterleri uygulayacak, keyfi uygulamaları kesinlikle sonlandıracağız.

Akademik kadronun bilimsel çalışmalar yapmasını teşvik ederek ücretleri akademik ve bilimsel performansa göre belirleyeceğiz.

Öğretim üyelerimizi mesleki kariyerlerine uygun yaşam standardına kavuşturacağız. Araştırma    görevlilerinin    mesailerini    akademik    çalışmalar    dışındaki    alanlarda kullanmalarına neden olacak görevlendirmeleri engelleyeceğiz.

Her  üniversite  için,  öğrencilerin  ücretsiz  yararlanabileceği  eğitim  ve  tatil  kampları kuracağız.

ÇALIŞMA HAYATI VE SENDİKALAR

Sendikalar demokratik sistemin vazgeçilmez bileşenlerinden birisidir.

Türkiye tarafından sırasıyla 25 Şubat 1993 ve 8 Ağustos 1951 tarihlerinde onaylanan 87 (Sendika Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması) ve 98 (Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı) Sayılı ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Sözleşmelerinde ve Birleşmiş Milletler’in ilgili Sözleşmelerinde ifade edildiği şekliyle tüm çalışanlar;

- Önceden izin almaksızın sendika kurma hakkına,

- Özgür iradesiyle seçtiği bir sendikaya üye olma hakkına sahiptir. Çalışanlar;

- Bir sendikaya üye olmaya veya ayrılmaya zorlanamaz, sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılamazlar,

-  En temel sendikal haklardan birisi olan grev hakkından faydalanırlar. Grev hakkı keyfi bir şekilde sınırlandırılamaz veya ertelenemez.

- Zihin ve beden bütünlüğü içerisinde sağlıklı, güvenli ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışma hakkına sahiptirler.

Başta  6356 (Sendikalar  ve Toplu İş Sözleşmesi  Kanunu),  4857(İş  Kanunu)  ve 4688 (Kamu  Görevlileri  Sendikaları  ve  Toplu  Sözleşme  Kanunu)  Sayılı Kanunlarda olmak üzere,  çalışma  hayatında  mevzuat  ve  zihniyet  değişikliğine  gidecek  ve  sendikaların önünde tüm bu konulardaki engelleri kaldıracağız.

Mevcut kanunların uluslararası normlara uygun hale gelmesini sağlayacağız.

Çalışma   hayatına   ilişkin  yapılacak   tüm  değişikliklerde   sosyal   diyalog   kurumlarını işletecek ve sosyal taraflarla birlikte hareket edeceğiz.

Kiralık işçi ve esnek çalıştırma modellerine, sendikal örgütlenmenin engellenmesine ve kötü çalışma koşullarına izin vermeyeceğiz.

Taşeron işçilerin tamamını geçmişe dönük kazanılmış haklarını da gözeterek kadroya alacak, kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın taşeron uygulamasına son vereceğiz.

Kıdem tazminatında bir yıllık çalışma koşulunu kaldıracak, kıdem tazminatını herkes için alınabilir bir hak olarak güvence altına alacağız.

Çalışma hayatı ile ilgili mevzuatı buna göre değiştirecek, adil ücretten, eşit işe eşit ücret ilkesine ve çalışma koşullarından örgütlenme özgürlüğüne kadar tüm bileşenleriyle ILO’nun insan onuruna yakışır iş projesini hayata geçireceğiz.

Çocuk ve kaçak işçi çalıştırmayı sona erdireceğiz.

Bankacılık sektöründe olduğu gibi daha pek çok sektörde yoğun bir şekilde yaşanan ve yasal fazla çalışma sürelerini aşan çalıştırmaları; ağır cezai yaptırımlara bağlayacağız. Grevli toplu sözleşme hakkı da dâhil   olmak üzere işçi memur ayrımı yapmadan tüm çalışanları aynı sendikal hak ve özgürlüklerden faydalandıracağız.

Vatandaşlarımız   yükseltilen  emeklilik  yaşının  yanında,  gelecekte  alacağı  aylıkların giderek azalacağı endişesiyle yaşamak zorunda kalmaktadır.

Sigortalıların çalıştıkları süre ve yatırdıkları prim miktarına bağlı ve eşitliği gözeten bir sosyal güvenlik sistemi getireceğiz. Statü farklılıklarına son verecek, emekli aylıklarının hesaplanmasında norm ve standart birliği oluşturacağız.

Memura grevli sendikal hak vereceğiz.

Memurlara ödenen aylık maaşın, ödeme kalemleri arasında ayrım gözetmeksizin tamamını emeklilik keseneğine tabi kılacak ve emekli maaşları ile çalışan maaşları arasındaki uçurumu ortadan kaldıracağız.

Tüm  iş kollarında,  Yasa  ile  belirlenecek  standarda  uygun  AR-GE  merkezi  kuran  ve faaliyetlerini  buna göre  geliştiren  işverenlere  proje bazında  vergi  indirimi  ve istihdam teşviki sağlayacağız.

Aynı işi yapan kadın-erkek veya geçici-kadrolu arasında ücret farkına izin vermeyeceğiz. Kış sezonunda işten çıkarılan turizm ve inşaat gibi sektörlerde çalışan mevsimlik ve kampanya işçilerinin istihdamını sürekli kılmak amacıyla, fiilen çalışmadıkları dönemde de  SGK  primlerinin  ödenmesini  teminen  işverenlerce  ödenen  primleri  işverenin  gelir vergisinden mahsup edeceğiz.

Sanayi dalgıçları ve sualtı çalışanlarını Deniz İş Kanunu’nda tanımlayacağız.

Bireysel  su  ürünleri  avcılarını  Profesyonel  Sualtıadamları  Yönetmeliği  kapsamından çıkaracağız.

Deniz çalışanlarının 2008 yılında kaldırılan “yıpranma payı”nı yeniden düzenleyeceğiz. Gemi Adamları Yönetmeliğinde belirtilen ve emek kaybına yol açan mecburi dinlenme süresi şartlarını yeniden düzenleyeceğiz.

Ticari dalış merkezleri  ve çalışanları  ile ilgili yeni genel düzenleyici  işlem düzenleme yapacak; Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun yetkisinden ve Amatör Sporlar Yönetmeliği kapsamından çıkaracağız.

Üniversite öğrencisi gençlere dönüşümlü çalışma imkânı sağlayacağız. Bu kapsamda,

işverene prim muafiyeti tanıyacağız.

Ailelerin çocuklarını çalıştırmalarına engel olmak için, yeni gelir kaynaklarına ulaşmalarını teminen meslek edindirme eğitimi verilmesini sağlayacağız.

İŞ GÜVENLİĞİ

Bilinçsizce artan kâr hırsı nedeniyle, ülkemizde çalışan kesim giderek daha kötü koşullarda çalışmak zorunda kalıyor. Ülkemizde özellikle maden, metal, gemi inşaatı ve inşaat  sektöründe  olmak  üzere  yaşanan  iş  kazaları  bu  aşırı  kâr  hırsının  sonucunda ortaya çıkıyor. Bu çerçevede; çalışanların sağlıklı ve onurlu bir şekilde yaşaması için gerekli tüm yasal düzenlemeleri yapacağız. İşçi sağlığı ve güvenliğinde ILO normlarının uygulanmasını sağlayacağız.

İşçilerin; özgür iradeleriyle üye oldukları sendikalar aracılığıyla temsil edilmesini sağlayacak, böylece işverenle işbirliği içerisinde kendi iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almalarını ve denetime katkı sunmalarını sağlayacağız.

“Güvenli İşyerlerini” mutlaka oluşturacak, ölümleri ve yaralanmaları durduracağız. İşçi sağlığı ve güvenliğine uymayan işverenleri  en ağır şekilde cezalandıracağız.

İş sağlığı ve güvenliği sistemini, işverenden bağımsız bir yapıya kavuşturacağız. İşyeri denetleme sistemini işçi temsilcilerini de dâhil etmek suretiyle güçlendireceğiz.

“Çok tehlikeli grup” kapsamında değerlendirilen bütün işyerlerinde işçi sayısına bakılmaksızın, yaptırım gücüne sahip, işçilerin de temsil edildiği demokratik İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Kurulları oluşturulmasını sağlayacağız.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili iç hukuk normlarını, uluslararası düzenlemeleri ve uygulama sorunlarını dikkate alarak yeniden ele alacağız.

Tüm toplu sözleşmelerde iş sağlığı ve güvenliğine yer verilmesini sağlayacağız.

ULUSAL MADEN POLİTİKAMIZ

Maden ve Madenci katliamını önleyeceğiz. Madenlerin sahibi Halktır.

Devlet’in   soyulmasına    imkân   veren   “hizmet   alım   sözleşmeleri”    ve   “rödovans sözleşmeleri”ni derhal sona erdireceğiz.

Madenlerimizi Devlet eliyle işletecek; denetleyecek; maden ocaklarını çağdaş teknolojiye uygun koşullara kavuşturacağız.

Madencilikte her türlü taşerona son vereceğiz.

Yer  altı  ve  yer  üstü  kaynaklarımızın  etkin  biçimde  korunması  için  Doğal  Kaynaklar Bakanlığı kuracağız.

Ülkedeki Genel Havza Planlamalarını yeniden düzenleyeceğiz.

Öncelikle Soma’lı ve Ermenek’li madencilerimize kadro güvencesi sağlayacak ve geçmiş dönem işçilik alacaklarını ödeyeceğiz; sorumlulardan hesap soracağız.

Maden kazalarında ölen tüm işçilerin, geçmişteki maden kazalarını kapsayacak biçimde, “sivil şehit” olarak kabulüne dair genel düzenleyici işlem yapacağız.

ILO sözleşmeleri uygulama kılavuzlarını derhal uygulamaya geçireceğiz.

Soma’yı, maden meslek okulu, üniversite ve ARGE kampüsünden oluşan Ulusal Maden

Eğitim Merkezi haline getireceğiz.

Madencilik sektöründe, çevre dostu teknolojileri kullanacağız.

STAJYERLER

Tüm meslek gruplarındaki Stajyerlerin bedava işgücü olarak kullanılmasını önleyeceğiz. Stajyerlerin çalışma süreleriyle orantılı olarak asgari ücretin %50’sinden az olmamak kaydıyla  ücret  karşılığı  çalıştırılması  ve  staj  süresince  SGK  priminden  muaf  olacak şekilde sisteme kaydı konusunda yasal düzenleme yapacağız.

Stajyerlerin   staj   amaçları   dışında   çalıştırılmamaları   konusunda   caydırıcı   önlemler alacağız.

ASKERLİK

Askerliği cinsiyet ayrımı yapılmaksızın kademeli olarak, profesyonel hale getireceğiz. Profesyonel  askerliğin  yanısıra  vatan  savunması  için  gönüllü  askerlik  uygulaması getireceğiz.

Bedelli askerlik uygulamasına son vereceğiz.

ASKERLER

Subay ve astsubayların görev tanımlarına uygun özlük hakları ile maaş ve tazminatlarını yeniden düzenleyeceğiz.

Uzman erbaşların, ilk üç sözleşmelerinin yenilenmesi halinde muvazzaf sınıfa alınmaları yönünde yasal düzenleme yapacağız.

Uzman erbaşların emeklilik hakkı ile ilgili kanuni düzenleme yapacağız.

Muvazzaf subay ve astsubayların orduda çalıştıkları branşlarla ilgili emeklilik sonrası sivil hayatta çalışmaları için gerekli belge ve sertifikaların verilmesini kolaylaştıracağız.

Emekli subay ve astsubayların özlük ve mali haklarında iyileştirme yapacağız.

Yüksekokul  statüsüne  geçiş yapan astsubayların,  emekli astsubayları  da kapsayacak biçimde intibaklarını yapacağız.

Fiilen komutanlık görevi yapan astsubaylara görev tazminatı ödenmesi konusunda yasal düzenleme yapacağız.

EMEKLİLER

En düşük emekli maaşını 2.000-TL. yapacağız.

Farklı  kurumlardan  alınan  emekli  maaşları  arasındaki  adaletsizliği  giderecek,  aynı kurumdan farklı tarihlerde emekli olmuş kişiler arasındaki maaş uçurumunu düzelteceğiz.

Emeklilerin hayat standardını yükseltecek, emekli maaşlarından tedavi ve ilaç giderleri başta olmak üzere ve her ne adla olursa olsun kesinti yapılmasını engelleyeceğiz.

Tüm emeklilere, devlet teşviki ile yılda bir kez tatil yapma imkânı sağlayacağız. Sosyal Güvenlik Destek Primi uygulamasına derhal son vereceğiz.

Tüm emeklilerin ihtiyaç duymaları halinde yararlanabilecekleri, sağlık, bakım, beslenme, kültür, sosyal faaliyet hizmetleri içeren İKİNCİ BAHAR EVLERİ kuracağız.

Özel sektöre de bu konuda teşvik sağlayacağız.

POLİS TEŞKİLATI

Çalışan ve emekli Polislerin özlük ve mali haklarını düzelteceğiz.

Polis  Teşkilatını  Devlet  Memurları  Kanunu  kapsamından  çıkarıp,  özel  bir  personel kanununa bağlayacağız.

Polisin  Sendikal  faaliyetlere  katılarak  hakkını  arayabileceği,  sesini  duyurabileceği  bir sistem kuracağız.

Polis teşkilatını; siyasi otoritenin değil, devletin kolluk gücü olarak çalışması ve siyasi baskıdan kurtarılması için özerk bir yapıya kavuşturacağız.  Tarafsızlığı yasal güvence altına alacağız. Keyfî, subjektif disiplin cezası, atama, terfi uygulamalarına son vereceğiz.

Polis teşkilatının yapısını, görev ve yetkilerini günün koşullarına uygun olarak yeniden düzenleyeceğiz.

Yönetici kadroların ehil ve adil olması esastır. Polis Teşkilatını yöneten kadroları meslek içerisinden, liyakat esasına göre, belli sürelerle atayacağız.

Polis teşkilatında branşlaşma ve uzmanlaşmayı sağlayacağız.

Polisin çalışma saatlerinde keyfi uygulamalara son vereceğiz. Fazla çalışma süreleri için ayrıca mesai ücreti ödeyeceğiz.

Polis  teşkilatını,  insan  hakları  ve  mesleki  etik  temeline  dayandırılmış  çağdaş  eğitim sistemine kavuşturacağız.

Ast-Üst ilişkilerinde keyfi muameleleri ve devlet imkânlarının kişisel kullanımını önleyecek etkin bir denetim mekanizması kuracağız.

Polise görev süresince,  gerektiği ölçüde görev alanı ve çalışma koşullarını gözeterek düzenli biçimde psikolojik destek sağlayacağız.

TAKSİ ŞÖFÖRLERİ

Taksicilerin can güvenliğini sağlayacak önlemler alacağız.

Taksilerde panik butonunun yanısıra yolcu ve şoförü ayıran kabinli taksi sistemine ve taksi takip sistemine kademeli olarak geçilecek düzenleme yapacağız.

Taksi ve servis şoförlerine sosyal güvence zorunluluğu getireceğiz.

ŞEHİR PLANLAMASI

Yeni şehirler kuracağız.

Şehir planlamasına öncelik verecek; geliştirilen tüm projelerde, kamu yararı ve planlama ilkelerine kesin biçimde uyulmasını sağlayacağız.

Yerel Yönetimlerde belli sayıda şehir planlamacısı çalıştırma zorunluluğu getirecek; yeni

kurulan  bölgelerin  gerek  altyapı  ve  gerekse  üstyapısının  geleceğe  dönük  projelerle inşasını sağlayacağız.

Şehir planlama projelerini; ekonomik, toplumsal, fiziksel, doğal ve çevresel koşulları birlikte değerlendirerek; başta ulaşım kararları olmak üzere, olası çevresel etkileri analiz ederek kent planı ile uyumlu hale getireceğiz.

Kentlerdeki ortak hafıza mekânlarının yaşatılması ilkesine dayalı ve Ankara Saraçoğlu Mahallesi  gibi  tarihi  yapıların  çirkin  yapılaşmaya  kurban  edilmesini  önlemeye  yönelik kentsel planlama yapacağız.

Kentlerimizin yeşil alanlarının çoğaltılması, parkların, oyun ve spor alanlarının sayılarının artırılması, bisiklet yollarının yapılması, engelli dostu yerleşim alanlarının yaratılması için gerekli düzenlemeleri yapacağız.

Kentteki  doğal  alanları,  ormanları  koruyacak  ve  bunun  yanısıra,  başta  heykel  olmak üzere, sanatın estetiğini ve kaynaştırıcı gücünü kentlerin dokusuna yansıtacağız. Taksim’de Gezi Parkının çevresinde bulunan trafiğe kapalı alanı tümüyle ağaçlandıracak ve öldürülen gençlerimizin anısına Gezi Anıtı yapacağız.

Tüm  kentlerde,  rant  amaçlı  yok  edilen  yeşil  alanları  yeniden  yeşertecek,  her  kent

merkezinde vatandaşlarımıza nefes alabilecekleri yeni yeşil alanlar yaratacağız.

Şehirleri, halkın demokratik olarak kendisini ifade etmesine olanak veren geniş kamusal alanlar niteliğindeki meydanlara kavuşturacağız.

İfade ve toplanma özgürlüğü bakımından simgeleşmiş ve toplumun ortak hafızasında yer etmiş, tarihe mal olmuş kent mekânlarını ve meydanlarını muhafaza edeceğiz.

Dünyada,   kentte   yaşayan   nüfusun,   kırsalda   yaşayan   nüfusu   geçtiği   gerçeğinden hareketle akılcı kentleşme ve kırsal alan politikaları izleyeceğiz.

Mardin, Muğla, Safranbolu, Kapadokya vb. özgün mimari özelliklerin korunması ve geleceğe taşınması amacıyla yerel yönetimlerden başlayacak kademeli denetim sistemi getireceğiz.

İmar rantına son vereceğiz.

Kentsel Dönüşüm Uygulamasında;

Tarihsel birikimin, kültürel zenginliğin ve doğanın muhafazasını esas alacağız.

Kentsel  dönüşüm  uygulamasını  bina  bazında  değil;  en  az  ada  bazında  planlayarak yürüteceğiz.

Yeniden yapılanmayı teknik altyapı ve sosyal donatı tesisleri ile birlikte planlayacağız. Projelerde temelde, can güvenliğinin sağlanmasını ve yaşam düzeyinin yükseltilmesini amaçlayacak; tüm yapılaşmalara yönelik güçlü, kamusal yapı denetim sistemini yaşama geçireceğiz.

Konut edinme koşullarını proje alanında yaşayanların ödeme gücü oranında düzenleyecek, bu kapsamda projelere doğrudan kamusal kaynak aktarımı da yaparak uygulamaların tüm kesimler açısından dışlama ve tasfiyeye neden olmasını önleyeceğiz. Geri ödemeleri iskân sonrasına erteleyeceğiz.

Dönüşüm projelerinde,  doğal, tarihi ve kültürel değerleri koruyarak  ormanlar, meralar, sulak alanlar, kıyılar ve tarım alanlarını yapılaşma dışında tutacağız.

Proje  uygulamalarında,  meslek  odalarının,  sivil  toplum  kuruluşlarının,  üniversitelerin görüş ve önerilerini gözeteceğiz.

Şehrin bir ucundan diğer ucuna yürüyerek ulaşabilmenin medeniyet göstergesi olması dolayısı ile coğrafi yapısı mümkün olan tüm şehirlerde bu imkânı sağlayacağız.

YEREL YÖNETİMLER

Üniter  yapıyla  uyumlu,  yerel  düzeyde  demokratik  katılımın  sağlandığı  yerel  yönetim sistemi geliştireceğiz.

Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve mali yapılarının sağlamlaştırılması, yerel sorunların çözümünde yerel yönetimlerin yetkilendirilmesine yönelik düzenlemeler yapacak; yerel ve bölgesel sorunların çözümünde doğudan batıya, kuzeyden güneye her bölgede, yöre insanına yetki ve sorumluluk vereceğiz.

Mevcut “kent konseyleri”ni geliştirecek; çağdaş kamu yönetim anlayışı çerçevesinde, yönetişim modeli gereği yerel yönetimlerin güçlenmesi, güçlenen yerel yönetimlerin karar ve    denetim    süreçlerine    toplumsal    uzlaşma    ve    katılımın    sağlanması    temel hedeflerimizdendir.

Muhtarlık  Binalarını   standart hale getireceğiz.

Muhtarlarımızın sigorta primleri ile muhtarlık binalarının ısınma, aydınlatma, havalandırma ve haberleşme ve su giderlerini yerel yönetimlerin karşılamasını sağlayacağız.

ULAŞIM

Aylık  şehir  içi  toplu  ulaşım  giderlerini,  asgari  ücretin  %  10’unu  geçmeyecek  ve öğrencilerde bu oranın yarısı olacak şekilde düzenleyeceğiz.

Engellilerin toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanmalarını sağlayacağız.

Toplu ulaşım araçlarında engellilerin kullanımına yönelik fiziki iyileştirmeler yapacağız.

Otoyollardan HGS-OGS adı altında alınan harçları, sadece ulaşım ağının geliştirilmesine tahsis edeceğiz.

Toplu ulaşım araçlarının sürekli modernizasyonunu ve denetimlerini sağlayacağız. Çevresel  sorunlar  ile  küresel  iklim  değişikliği  olgusunu  göz  önüne  alarak  “çevresel sürdürülebilir ulaştırma politikaları" geliştirecek; çevreye daha az zararlı demiryolu, deniz yolu ve içsuyolu taşımacılığını etkinleştireceğiz.

Şehirlerarası   ulaşım   ve   gerek  yolcu   ve  gerekse   yük   taşımacılığında,   deniz  ve demiryolunu esas alarak bu konuda yatırım yapacağız.

Şehir içi toplu taşımada metro ve raylı sisteme öncelik verecek; toplu taşımayı etkin kılacağız.

Toplu  taşıma  araçlarında  yerli  üretimi  teşvik  ederek,  yerli  araç  kullanımını  kademeli olarak zorunlu hale getirecek düzenlemeler yapacağız.

Sadece karayoluna bağımlı bir ulaşım anlayışı yerine kombine sistemlerden özellikle de raylı sistemden yararlanacağız.

Ulaşımda 2. demirağlar hamlesini başlatacak; Orta Asya’ya kadar uzanan DEMİR İPEK YOLU projesini hayata geçireceğiz.

Öngördüğümüz  alternatif  enerji  kaynaklarıyla  elektrik  maliyetini  düşürecek,  elektrikli hatlarını ülkemizin her köşesine ulaştırarak ucuz taşımacılığı sağlayacağız.

Ulaşımda yeşil enerjiyi destekleyecek; elektrikli küçük araç üretimini ve özellikle gençlerin kullanımını teşvik edeceğiz.

İklim  ve  coğrafi   yapının   elverişli   olduğu   bölgelerde   ulaşımda   bisiklet   kullanımını yaygınlaştıracak; bisikletlere mahsus yollar ve bisiklet rampaları yapacağız.

Ulaşımda, maksimum can ve mal güvenliğini temin etmeye yönelik önlemler alacağız. Ulaşımdan  kaynaklanan  çevre  ve  gürültü  kirliliğinin  önlenmesi  için  kentlerde  motorlu olmayan araç kullanımını özendireceğiz.

Havayolu ve demiryolu taşımacılığında gürültü emisyonunu düşürecek önlemler alacağız. Alternatif ulaşım sistemleri kurmak için AR-GE çalışmalarını gerçekleştireceğiz.

Trafik mühendisliği (Altyapı), trafik eğitimi, trafik mevzuatı ve denetimi, trafik kazası sonrası acil yardım ve kurtarma alanlarında trafik güvenliği konusunda hedef tespitine dayalı uzun vadeli ulusal politikalar ve bunlara uygun stratejilerin uygulayıcısı olacağız.

ÇEVRE POLİTİKASI

Çevre sorunlarını ortaya çıkmadan engellemeyi hedefleyen “Önleyici Çevre Politikası”nı uygulayacağız.

İklim değişikliğinin yarattığı tehditleri ortadan kaldırmak için mücadele etmek,  Türkiye’nin sera gazı üretimini azaltmak temel hedeflerimizdendir.

Endüstriyel ve kentsel kirlenmenin önüne geçilmesi, havanın ve suyun korunması için gereken tüm önlemleri alacağız.

Yaşam  alanlarımızın  akciğerleri  olan  ormanlarımızın,  Anayasaya  göre  halkın  olan sahillerimizin yağmalanmasına, satılmasına, kiralanmasına izin vermeyeceğiz.

Anadolu’ya özgü endemik bitkilerin, hayvan türlerinin ve doğal yaşamın korunması için özel düzenlemeler yapacağız.

Tüm canlıların yaşam hakkını savunuyoruz ve toplumda doğanın haklarına saygı duyma ve bu hakları savunma bilincini oluşturacağız.

Ormanlarımızı yangından korumak için gerekli önlemleri alacağız.

Orman alanlarında yapılaşmaya kesinlikle izin vermeyecek; ağır cezalar getireceğiz.

ULUSAL ENERJİ POLİTİKALARI

Ulusal, çevre ile dost yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak amacını taşıyan bilimsel çalışmalara ve uygulamalara destek vereceğiz.

Ülkemizin  doğalgaza  bağlı elektrik enerjisi  üretiminin  çeşitlendirilmesini  ve bu şekilde dışa bağımlılığın azaltılmasını sağlayacağız. Bu kapsamda; Güneş, Rüzgâr, Jeotermal ve atıklardan çevreye duyarlı enerji üretimine ve kullanımına ağırlık vereceğiz.

Güneş enerjisi kullanımında hem ucuz enerji tüketimini sağlamak ve hem de görüntü kirliliğini önlemek amacıyla şeffaf güneş panelleri kullanımını teşvik edeceğiz.

Yenilenebilir enerjiyi yaymak ve doğayı korumak amacıyla ticari alanlarda inşa edilecek tüm yeni binaların çatısında güneş paneli veya bitki bulundurulmasını zorunlu kılacağız. Yerkabuğunun  çeşitli katmanlarındaki  sıcak su, buhar, gaz ve sıcak kuru kayalardan yenilenebilir,   sürdürülebilir,   ucuz,   tükenmez,   çevre   dostu,   yeşil,   birincil   enerji kaynaklarından faydalanacak; hâlihazırda ülkemizin mevcut jeotermal ısı potansiyelinin yaklaşık % 12,3’ü olan 3881 MWt ısı enerjisinin açığa çıkarıldığını gözeterek, jeotermal ısı potansiyelini en verimli biçimde değerlendireceğiz.

Enerjisi ve teknolojisi günümüz dünyasında bütün ülkeler ve çevreler tarafından kabul görmüş, faydası tartışılmaz, temiz ve yenilenebilir enerji kaynağı olan rüzgâr gücünü de etkin ve verimli bir biçimde kullanacağız.

Tükenmez bir kaynak niteliğindeki, her yerde elde edilebilen, özellikle kırsal alanlar için sosyo ekonomik gelişmelere yardımcı olması nedeniyle uygun ve önemli bir enerji kaynağı olan atık enerjisi ile ilgili çalışmaları arttıracak; özellikle yerel yönetimlerin daha kontrollü  ve  bilinçli  bir  biçimde  atık  toplama  işlemlerini  yürütmesini  sağlayacak;  elde edilen atıkların işlenip enerjiye dönüşmesi için yatırımlara hız vereceğiz.

Güneş ve rüzgâr enerjisi üretiminde  kullanılan makina ve ekipmanların  da ülkemizde üretimi için gerekli teşvik yasalarını kısa zamanda çıkararak, bu sektörde istihdam edilecek teknik personel yetiştirilmesi için gerekli planlamaları yapacağız.

Doğayı tahrip eden ve doğa dengesini bozan HES ve TERMİK SANTRAL yatırımlarına müsaade etmeyeceğiz. Gerektiğinde halkın onayına sunacağız.

Elektrikli araç üretimi ve kullanımını teşvik edecek düzenlemeler yapacağız.

Elektrik ve doğalgaz dağıtım hizmetlerini özelleştirme öncesi standartlara yükseltip, etkin denetim mekanizması kuracağız.

Enerji  sorununa  kesin  çözüm  sağlamak  için  gerekli  altyapı  yatırımlarını  yapacak; enerjinin verimli kullanılması ve enerji tasarrufu bilincini yerleştireceğiz.

Enerji  tasarrufunu  teşvik  kapsamında;  konutlarda  100  kw’nin  altında  kalan  elektrik tüketim miktarlarına %20 oranında indirim uygulayacağız.

Hidroelektrik santraller başta olmak üzere EPDK tarafından verilen santral izinlerini gözden geçirecek; sektördeki gerçek yatırımcılar ile lisans ticareti yapanların ayrıştırılmasını sağlayacağız.

Gerçek ihtiyaçları belirleyeceğiz. Öncelikli tercihimiz doğanın korunması olacaktır.

Nükleer  santral/santralların  kurulması  ile  ilgili  çalışmalarda  bir   yandan  ülkemizin çıkarlarını diğer yandan da çevresel etkileri ön planda tutacağız.

Akaryakıt   fiyatlarının   hesaplanmasında   uygulanan   yöntemi   gözden   geçirecek   ve maliyetteki   yükselişin   yansıdığı   şekilde   maliyet   düşüşlerini   de   tüketici   fiyatlarına yansıtacağız.

Akaryakıt üzerinden alınan vergileri ve vergilendirme politikalarını gözden geçireceğiz. Ülkemiz  enerji  politikalarına  yön veren  Enerji  ve Tabii Kaynaklar  Bakanlığı  ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nu yeniden yapılandırarak, koordinasyon eksikliğini ortadan kaldıracak ve ülke ekonomisi için hayati derecede önem taşıyan enerji üretimi, ithalatı ve fiyatlama politikalarını tüketicilerin lehine geliştireceğiz.

BİLİŞİM  POLİTİKAMIZ

Hedefimiz, sorunlarını bilgiye erişerek ve bilgiyi kullanarak çözen, milli geliri arttırmak için bilgi üreten bilgi toplumuna erişmek olduğu kadar, çağın gerektirdiği bilişim ve iletişim ürünlerini tasarlayıp üretecek bilişim endüstrisinin geliştirilmesidir.

Kişisel  verileri  temel  hak  ve  özgürlük  başlığı  altında  Anayasal  koruma  kapsamına alacağız.

Bilişim Stratejisi, aslında ülkemizin büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Yerli  yazılımı  güçlendireceğiz.Kamu  kurum  ve kuruluşlarında  yerli  yazılım  kullanımını zorunlu hale getireceğiz.

TÜRKSAT ve TÜBİTAK’ın temel amaç ve görevleri dışındaki işleri ihalesiz almalarına son verip, şeffaf ve etkin denetimlerini sağlayacağız.

Yazılım ihracatçısına destek ve teşvik sağlayacağız.

Yazılım vergilendirme mevzuatını yerli sanayici lehine düzenleyeceğiz.

İnternet abonelerinden alınan ilk tesis vergilerini ve Bilgi Teknolojileri Kurumu tarafından uygulanan ruhsatname ücretlerini kaldıracağız.

Yerli sermayenin güçlenmesini engelleyen vergi uygulamalarını sonlandıracağız.

Fikri mülkiyet mevzuatını bilişim konusunda geliştireceğiz. Mevzuatla bilişim ürün ya da hizmetlerinin lisanslanmasına olanak vereceğiz.

“İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi  ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla  Mücadele  Edilmesi  Hakkında  Kanun”u  ulusal  ve  uluslararası  içtihatlar  ve demokratik  kitle  örgütlerinin  görüşleri  doğrultusunda,  sadece  bağımsız  mahkemelerin karar mercii olarak kabul edileceği şekilde yeniden düzenleyeceğiz.

Uygulamada yetersiz olan mevzuatı geliştirerek “Bilişim SuçlarıYasası”nı çıkartacağız.

Elektronik İletişim Yasası’nı çıkaracağız.

On sekizyaşını dolduran her vatandaşımıza 5 yıl süreyle ücretsiz nitelikli Elektronik İmza vereceğiz.

Bilişim sektörünü, ulusal stratejik sektör ilan edeceğiz.

Ulusal Genişbant Ağı Stratejisini hazırlayacak ve uygulayacağız.

Fiber altyapıyı artırmaya ve geliştirmeye olanak sağlayacak düzenlemeler yapacağız. Türkiye’yi 4G teknolojisine hazırlayacağız.

Baz istasyonlarının kurulumunda maliyet hesabını değil halk sağlığını gözeteceğiz. TÜBİTAK AR-GE desteklerinde bilişim projelerine daha çok pay ayıracağız. Türkiye'de, AR-GE ve inovasyon esaslı üretim kültürünü oluşturacağız.

E-Devlet  uygulamasından   tüm  vatandaşların  faydalanabilmesi   için  İnternet  Hizmet Durakları kuracağız.

Okullara güncel teknoloji ve altyapı sağlayarak tüm öğrencileri bilişim okur yazarı yapacağız.

Çocuklarımıza pedagogların çizeceği sınırlarla, ilkokuldan itibaren; yazılım, programlama, veritabanı eğitimi vereceğiz.

Çocukların internet ortamında istismarlardan korunması için uluslararası ölçekte önlemler alacağız.

“Genişband internet” hizmetlerini; elektrik, doğalgaz, su gibi her haneye ulaştıracağız. Genişband yatırımlarına yönelerek, eğitimden sağlığa kadar tüm alanlarda hizmetlerin genişband altyapısında geliştirilmesini ve sunulmasını sağlayacağız. Bu amaçla gerekiyorsa Evrensel Hizmet Fonu’nu kullanacağız.

Sosyal medyanın özgürlüklerini geliştirici, demokratik, sosyal ve kültürel hayatımızı zenginleştirici şekilde kullanımını sağlayacağız.

Kültür Toplumu Strateji ve Eylem Planı hazırlayacağız. Bu kapsamda kamunun elindeki telif hakkı gerektirmeyen her türlü bilgi ve belgeyi araştırmacıların ve bilim insanlarının erişimine açacağız.

Bilişim çalışanlarının hem kamuda, hem de özel sektörde özlük haklarını iyileştireceğiz.

DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ

Vatandaşlarımızın toplumsal yaşama, ekonomik ve siyasal karar alma süreçlerine katılımları ve katılımcı demokrasinin geliştirilmesi açısından demokratik kitle örgütlerinin çeşitlenmesini ve güçlenmesini teşvik edeceğiz.

Özellikle sendikalaşmayı destekleyeceğiz, sendikalaşma önündeki engelleri kaldıracağız. Demokratik kitle örgütleriyle yakın bir iletişim içinde çalışacağız.

Kamuda ve yargıda örgütlenmeyi destekleyeceğiz.

Emekçilerin hak ettikleri yaşam düzeyinde ve hak ettikleri ücret ve koşullarda çalıştırılması için örgütlenen işçi sendikalarının desteklenmesi, temel politikalarımızdan birisidir.

Yaşayan bir demokrasi  için toplum yararına çalışan, özerk ve kamusal kimliğe sahip meslek  örgütlerinin  varlığı  bir  zorunluluk  olup;  Meslek  Örgütleri  ile  işbirliği  içinde çalışacağız.

Gerek anayasal ve gerekse yasal düzenlemelerde demokratik kitle örgütlerinin, ilgili sendikaların ve meslek örgütlerinin görüş ve önerilerini dikkate alacağız.

Yetkili kurullarda meslek örgütü ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yer almasını sağlayacağız.

SOSYAL GÜVENLİK

Sağlığın bireyin toplum yaşamında önemi öncelikli olarak göz önünde öncelikli olarak bulundurulduğunda,  tüm  yurttaşlarımızın  genel  sağlık  sigortası  kapsamına  alınması temel hedefimizdir.

Sosyal Devlet gereği politikalar oluşturmak vazgeçilmez ilkelerimizdendir.

Mevcut haliyle çağdışı kalmış bulunan işveren prim sistemini değiştirerek ve işverenleri ekonomik ölçütlere göre sınıflandırarak sigortalı primlerini buna göre belirleyeceğiz. İşveren primlerini çalıştırdığı işçi sayısına göre değil; ekonomik kriterlere göre yeniden belirleyeceğiz.

Sigorta prim borçlarının tahsilini teminen sık sık yapılandırma  adı altında eksik gedik aflara yer kalmayacak çağdaş bir prim sistemi oluşturarak, bir yandan işverenleri ve sigortalıları ödeme güçlüğüne düşürmeyecek; bir yandan da primini düzenli ödeyenleri teşvik edeceğiz.

Kadın işçiler için doğum borçlanmasında tıpkı askerlik borçlanması gibi sigorta başlangıç tarihini öne çekeceğiz.

İşveren hissesinin yanı sıra sigortalı hissesini de devlet teşviki kapsamına alacağız. Adil olmayan emeklilik koşullarını sigortalılar lehine değiştireceğiz.

Devletin katkısını sisteme bağlayacak ve sigortalının gününe ve kazancına etki etmesini sağlayacağız.

Aylık bağlama oranlarını yükseltecek ve sosyal adaleti gerçekleştirmeye  dönük olarak farklı aylıklar arasındaki uçurumu gidereceğiz.

Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK maaşları arasındaki dengesizliği gidereceğiz.

Yine SSK içinde kendi aralarında dengesizlik gösteren 7 adet maaş bağlama sistemi olup,    maaş  bağlama  sisteminin  kendi  içinde  eşitlenmesi  ve aynı  sigortalı  günü  ve kazancı olana aynı maaşın bağlanması, bağlanan maaşın yıllar itibarıyla farklılaşmaması için gerekli düzenlemeleri yapacağız.

İşsizlik sigortasından mevcut haliyle ağır olan faydalanma koşullarını çalışanlar lehine değiştireceğiz.

Asgari ücretten kesilen primin sigortalı hissesini hazinenin karşılamasını sağlayacağız. Primsiz ödemeler sisteminin kapsamını daha da genişletecek; hak sahipleri olan muhtaç yurttaşların  bu sosyal yardımdan  faydalanabilme  olanaklarını  gerçekçi kıstaslara  göre belirleyeceğiz.

Çalışma hayatının düzenli yapısını bozan ve haksız rekabet nedeniyle düzenli işçi çalıştıran işverenleri zor durumda bırakan, ülke ekonomisine ve sosyal güvenlik sistemine büyük kayıplar verdiren, kayıt dışı istihdama son vereceğiz.

ESNAF – SANATKÂR

Ülkemiz ekonomisinin yeniden yapılandırılması, gelir dağılımı adaletinin sağlanması, ülkede istihdamın çok önemli bir bölümünü oluşturan esnaf ve sanatkârlarımızın korunması, geliştirilmesi, güçlendirilmesi ve sorunlarının acilen çözülmesini sağlamak üzere;

- Esnaf ve sanatkârlarımız üzerindeki aşırı vergilendirmeyi kaldıracağız.

- Esnaf ve sanatkâr işletmelerinin kapanmalarının önlenmesi için zor durumdaki esnaf ve sanatkârımıza kısa, orta ve uzun vadeli çok düşük faizli kredi olanakları sağlayacağız.

-  Esnaf  ve  sanatkâr  üzerindeki  yüksek  oranlı  sosyal  güvenlik  primlerinin  oranlarını düşüreceğiz.

- Esnaf ve sanatkârlarımızın işletme maliyetlerinin düşürülmesi için önlemler alacağız.

- Esnaf ve sanatkâr  odaları  ve temsilcileri  ile yakın işbirliği halinde sorunlarını  tespit ederek gerekli düzenlemeleri yapacağız.

- Esnaf ve sanatkârların  marka olarak büyümelerini  teşvik edecek;  markaların  ortaya çıkmasını destekleyeceğiz.

- Esnaf ve sanatkârlarımıza proje bazında kontrollü teşvik ve hibe krediler vereceğiz. Turizm   bölgelerindeki   esnafın   desteklenmesi   kapsamında   paket   tur  uygulamasını kaldırılması için turizm yatırımcıları ile beraber ulusal plan hazırlayacağız.

SANAYİLEŞME POLİTİKALARI

Sanayileşmenin gelişmesini teminen ithalata dayalı ekonomi politikasını terk edeceğiz. Sanayide teknolojiyi geliştirecek; yerli teknolojiyi destekleyeceğiz.

Sanayi ürünlerimizin ihracatına teşvikler getirecek; ihracatı kolaylaştıracağız.

Sanayi ürünlerimizin dış pazarlarda rekabet edebilmesi için üniversiteler ile sanayi tesisleri  arasında  ileri teknolojiler  geliştirilmesi  başta olmak üzere işbirliği olanaklarını geliştireceğiz.

Sanayileşmenin  itici  gücü  olan  milli  teknolojinin  geliştirilmesi  konusunda  araştırma, geliştirme  ve  teknik  personel  yetiştirilmesi  için  sektöre  her  türlü  destek  ve  teşviki sağlayacağız.

Sanayileşmenin güçlendirilmesi ve bunun en önemli parçası olan yerli teknolojinin geliştirilmesi amacıyla sektörün önündeki hukuksal engellerin kaldırılması başta olmak üzere tüm konularda destekleyici önlemleri derhal alacağız.

Savunma, imalat, elektronik ve yazılım sektörlerinde atılım yapılmasını teşvik edeceğiz. Elektronik teknolojilerinin üretimine öncelik vereceğiz.

Yüksek katma değer ve istihdam sağlayan yatırım projelerine, yatırım indirimi ve teşvikler uygulayacağız.

Sanayinin tüm ülkeye dengeli dağılımını planlayacağız. İşgücünün niteliğini yükselteceğiz.

Sanayi şirketlerinin, finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştıracağız. Sanayi alanında Ar-Ge harcamalarının arttırılmasını teşvik edeceğiz.

Beyin göçünü engelleyici önlemler alacağız.

Ülkemizin  ileri  teknoloji  ürünlerinde,  dünyanın  en  büyük  üreticileri  arasına  girmesini sağlayacağız.

DIŞ POLİTİKA

Ülkemizin komşularıyla çatışma içine girmesine yol açan mevcut yanlış dış politikayı terk edecek ve “Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesi çerçevesinde dış politikayı yeniden biçimlendireceğiz.

Uluslararası ilişkilerde ülkelerin dostları ve düşmanları değil ulusal çıkarları olduğu bilinciyle, ülkemizin uluslararası alandaki itibarını artırmak için Türkiye Cumhuriyeti’ni bölgede demokratik ve istikrarlı bir ülke haline getireceğiz.

Kıbrıs sorunu ulusal bir sorun olup; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) ve Kıbrıs Türk halkının dünyadan izolasyonuna ve tecrit edilmesine yol açan insan haklarına aykırı haksız duruma son vermek için Kıbrıs Türklerinin eşit ve adil biçimde temsil edildiği, iki halkın  ekonomik  ve siyasi  eşitliği  temeline  dayalı,  iki bölgeli,  iki eşit  kurucu  devletin oluşturacağı  Anavatan  Türkiye’nin  etkin ve fiili garantörlüğünü  içeren yeni bir ortaklık oluşturma girişimlerine destek olacağız.

Münhasır Ekonomik Bölge Paylaşımlarının hakkaniyet esasına göre yapılması için aktif ve enerjik politikalar uygulayacağız.

Türkiye-Yunanistan ilişkilerini iyi komşuluk ve karşılıklı çıkarlar bağlamında geliştireceğiz. Batı Trakya’daki soydaşlarımızın Lozan ve diğer uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarının ve ayrıca kültürel kimlik ve malvarlıklarının korunması için aktif bir politika izleyeceğiz.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ve soydaşlarımızın yalnız bırakılmaması, hak ve çıkarlarının dünyanın neresinde olursa olsun takip edilip korunması, Türkiye Cumhuriyeti yurt dışı temsilciliklerinin ana görevlerinden olacak.

Özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerinde uzun zamandır çalışmakta ve yaşamakta olan

Türklerin yasal haklarının titizlikle izlenmesi ve bunlar için gerektiğinde uluslararası hukuk yollarına başvurulması AB politikamızın öncelikleri arasındadır.

Akraba devlet ve topluluklar ile yakın işbirliği içine gireceğiz.

AVRUPA BİRLİĞİ POLİTİKAMIZ

Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne diğer üye ülkelerle eşit koşullarla üye olması, kırmızı çizgimizdir. Üyeliğin, Lozan Antlaşmasının içeriğine aykırı nitelikteki koşullara bağlanmasını kabul etmiyoruz.

Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki müzakere fasıllarının yeniden görüşmeye açılması için etkin ve ritmik diplomasi geliştireceğiz.

Hedefimiz  en  kısa  sürede,  Türkiye’yi  Avrupa  Birliği  üyeliği  için  şart  koşulan  bir  ülke olmaktan çıkarmak; davet edilecek bir ülke konumuna getirmek, önümüzdeki dönemde ekonomik krizlerin daha sık, daha şiddetli ve daha yaygın olacağı öngörüsüyle ülkemizin ekonomilerin tecrübe edeceği sert dalgalanmalara karşı gerekli makro politika araçlarını muhafaza etmesini teminen Avro üyesi olmaksızın Avrupa Birliği üyeliğini gerçekleştirmektir.

ULUSAL GÜVENLİK POLİTİKASI

Meşru müdafaa amaçlı, barışı korumaya yönelik ve yaşamsal olmayan tüm savaşları cinayet olarak kabul ediyoruz. Politikamız, saldırı olmadığı takdirde mutlak barıştır.

Sınır güvenliğini derhal sağlayacağız, sığınmacı akınını iç güvenliği tehdit etmeyecek bir sistem içinde planlayacağız.

Çağdaş,  etkin,  demokratik  gelenekleri  içselleştirmiş,  halkın  beklentilerini  ve  güvenini sağlayacak  iç  güvenlik  sistemini  geliştirecek;  iç  güvenlikten  sorumlu  birimlerin  iktidar tercihlerine göre belirlenmesine son vereceğiz.

İç  güvenlik  örgütlerini  sadece  kamu  düzeninin  değil,     demokratik  temel  hakların güvencesi olacak şekilde eğitecek ve yapılandırılacağız.

Güvenlik  sisteminin  amacı,    özgürlükleri  yok etmek,  baskı  kurmak  değil,  özgürlükleri korumak olacak.

İç güvenlik örgütlerini görevlerinin gereği olan modern imkânlarla donatacak ve örgütlerin verimliliğini, etkinliğini ve saygınlığını arttıracağız.

Özgürlüklerin  en  büyük  düşmanı  olan  terörle;  nereden  kaynaklanırsa  kaynaklansın, hedefi ne olursa olsun mücadele edeceğiz.

Etnik, dinsel ve mezhepsel olmak üzere her türlü terör faaliyetini insanlık suçu olarak kabul ediyor ve silah bırakmayan terör örgütleriyle müzakere yapılamayacağına inanıyoruz.

Terörü sadece güvenlik güçlerinin çabasıyla değil sivil ve resmi tüm kurumların ortak katkısıyla önleyeceğiz.

Terörü bölgesel hedefleri için enstrüman olarak kullanan dış güçler için onurlu bir karşı duruş göstereceğiz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güçlü, eğitimli, profesyonel, modern araç, gereç ve silahlarla donatılmış olarak, terör dâhil tüm tehditlere karşı her zaman savunmaya hazır olmasını sağlayacağız.

Silahlanmada dışa bağımlılığı azaltacak tedbirler alacağız.

Türkiye’nin NATO ile olan ilişkilerini sürdürürken devamlı olarak ülke çıkarları ve karşılıklı yarar değerlendirmesi yapacağız.

Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu’da bulunan ülkelerin merkezi hükümetleri ile güvenlik ve istikrarın korunmasını hedefleyen işbirliği içinde olacağız.

Ülkemizin güvenliğini en üst seviyede sağlamak için Asya ve onun yükselen gücü Çin’le ticaretin yanında siyasi alanda da işbirliğini geliştirecek; Şangay İşbirliği Örgütü’nün aktif izleyicisi olmaya çalışacağız.

Ülkemizin Batı ile Doğu, Kuzey ile Güney arasında bir çatışma alanı olarak değil, küresel ve bölgesel güvenlik, istikrar ve işbirliğinin örtüştüğü bir alan olması için gereken her türlü tedbiri alacağız.

Bölgemizdeki  silahlanma  yarışının  önlenmesi  ve  Kitle  İmha  Silahlarının  yayılmasının

engellenmesi sürecine ve çalışmalarına katkı sağlayacağız.

Siber güvenlikte ulusal çözümlere öncelik vereceğiz ve teşvik edeceğiz.

SU POLİTİKASI

Küresel reçetelerin dışında ulusal çıkarları gözeten, sosyal taleplere duyarlı su kaynakları yönetim politikaları uygulayacağız.

Dicle ve Fırat nehirlerinin aşağı bölgesinde yaşanan belirsizliklerin suyun önemini arttırması karşısında, su kaynaklarının yönetimi ve sürdürülebilir su güvenliği için “Ulusal Su Stratejisi” oluşturacağız.

Küresel su politikalarına karşı su; toplumsal öncelikli bir değer olup, stratejik bir meta haline  gelmiştir  ve  kamu  mülkiyetinde  ve  kamu  işletmeciliği  denetiminde  kalması  bir zorunluluktur.

Su, sadece ekonomik bir meta olarak ele alınamaz ve küresel ticaret konusu yapılamaz. Suyun, ülkeler arasında savaş konusu değil barış aracı olarak kullanılmasını sağlayacak ikili ve bölgesel anlaşmaları ve ilişkileri güçlendireceğiz.

TÜRKİYE’DE SIĞINMACILAR SORUNU

Kendi ülkelerindeki iç savaş ve benzeri sorunlardan kaçarak ülkemize gelen sığınmacıları, sınır bölgelerinde oluşturulacak ve her türlü yaşamsal ihtiyaçlarının giderileceği tampon bölgelerde barındıracağız.

Ülkenin diğer bölgelerine yayılan ve herhangi bir iş bulamadığı için sokakları mesken edinen sığınmacıları da anılan tampon bölgelere yerleştireceğiz.

2011’den  bu yana  devam  eden  göç dalgaları  neticesinde  Suriye’den  ülkemize  gelen göçmenlerin, ülkelerine dönmeleri için etkin çalışmalar yürüteceğiz.

Göçmenleri kayıt altına alacağız.

Ülkemizde geçici olarak bulunan Suriyelilerin üreterek kendi yaşamlarını idame ettirmelerini sağlamak için gerekli altyapıyı ve yasal çerçeveyi hazırlayacağız.

Her savaşta olduğu gibi Suriye’de de kadınlara yönelik cinsel şiddetin bir silah olarak kullanılması gerçeğinden hareketle; bu şiddete maruz kalmış kadınların Türkiye’de rehabilitasyonuna yönelik düzenlemeler yapacağız.

Diğer yandan, Suriyeli kadınların Türkiyeli erkeklere ikinci eş olarak “satılması”nı ve seks işçiliğini önlemeye yönelik caydırıcı tedbirler alacağız.

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE POLİTİKAMIZ

Uyuşturucu ile mücadelenin ilgili tüm kurumlarca işbirliği içinde yürütülmesini teminen, koordinasyonu sağlamak ve araştırma geliştirme çalışmaları yapmak üzere Uyuşturucu İle Mücadele Kurumu’nu kuracağız.

Uyuşturucu  maddelere  erişimi  engellemek,  bu  maddelerin  arz  ve  talebini  ortadan kaldırmak, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini etkinleştirmek, uyuşturucunun pençesine düşen vatandaşlarımızı topluma yeniden kazandırmak öncelikli hedefimizdir. Uyuşturucunun ülkemize girmesini engellemek amacıyla; kara, hava, deniz, demir yolları, gümrük kapıları ile genel sınırlarda yüksek teknolojiye sahip güvenlik önlemleri alacağız.

Kurumların  ulusal  ve  uluslararası  bilgi  ve  istihbarat  paylaşımında  aktif  olmalarını sağlayacağız.

Uyuşturucu kullanan vatandaşlarımızın gerektiği şekilde tedavi edilebilmeleri için ülkemizdeki AMATEM’lerin sayısını arttıracak; Doktorların bu alanda uzmanlaşmalarını teşvik edeceğiz.

Tanı, tedavi ve rehabilitasyon yöntemlerini aileleri de kapsayacak biçimde geliştireceğiz.

Tıbbi ve sosyal rehabilitasyonun birbiri ile işbirliği içerisinde yürütülmesini sağlayacağız. Riskli  bölgelerde  Gençlik  Merkezlerini  yaygınlaştıracak,  bu  Merkezlerde  danışmanlık hizmeti vereceğiz.

Uyuşturucudan kazanılan gelirleri ve mal varlıklarını müsadere edeceğiz. Uyuşturucu ile mücadelede kullanılacak kamu kaynaklarını arttıracağız. Uyuşturucu ile mücadele konusundaki mevzuatı geliştireceğiz.

Uyuşturucu ile mücadelede; yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlar ile işbirliği içerisinde hareket edeceğiz.

Uyuşturucu   kullanımının   önlenmesi   için   yaş   gruplarına   göre   eğitim   programları hazırlayacak; anaokulundan itibaren bu eğitim programını etkin biçimde uygulayacağız. Hapishanelere uyuşturucu girişini mutlak biçimde engelleyeceğiz.

18 yaşından küçüklere uyuşturucu temin edenlerin müebbet hapisle, bunlar öğretmeni, ebeveyni ve akrabasıysa  ağırlaştırılmış  müebbet  hapisle cezalandırılması,  uyuşturucu bulundurma ve içme suçlarının ağır hapislerle cezalandırılmasına yönelik yasal düzenleme yapacağız.

Çocukların hapislere atılmasını engelleyecek şekilde ıslah yasaları geliştirip, ıslah evlerini ceza çekilen yerler olmaktan çıkarıp, topluma yararlı gençlerin yetiştirildiği yerler haline getireceğiz. Uyuşturucu suçlarında iyi hal indirimlerini kaldıracağız, ancak kendi iradesi dışında, kandırılarak  madde  kullanmaya başlayanlar  için ıslah programları düzenlenmesine yönelik  için yasal düzenlemeler yapacağız.

Madde ve sigara kullanımını engellemek için ev ev gezerek aile bilgilendirmesi yapacak ekipler kuracağız.

Kentlerin  suç merkezleri  haline gelmiş fakir bölgelerinin  gelişimi  ve oradaki gençlerin eğitimi için okullar, spor salonları, kütüphaneler gibi merkezlerin öncelikli bu bölgelerde yapılması, kahvehanelerin ciddi denetim altına alınması, gecekondu bölgelerinin hızla ıslahı için gerekli yasal düzenlemeleri yapacağız.

Uyuşturucu  temini  ve  satışına  göz  yuman  kamu  görevlileri  için  ağır  hapis  cezaları öngören yasal düzenlemeler yapacağız.

KÜLTÜR VE SANAT POLİTİKASI

Sanatın özgür ve özerk olmasını, çoğalmasını; Türkiye’de yaşayan herkesin kültür ve sanata ulaşabilmesini sağlayacağız. Tiyatro salonu olmayan il kalmayacak.

Sanata yönelik sansür, baskı ve yasaklamaları sona erdireceğiz.

Yüksek sanatsal niteliklere ulaşılmasının yolunun bağımsız, özerk kurulların varlığı ile mümkün olduğu inancıyla; yerel yönetimlerin çatısı altında özerk “Kültür ve Sanat Kurulları” kuracağız.

Toplumdaki ayrışmaları gidermek, dayanışmayı artırmak için gerek yerel, gerekse uluslararası alanda sanatın toplumla buluşmasını teminen özgün projeler, toplumun değişik kesimleriyle paylaşımlar, performanslar yapılmasını teşvik edeceğiz.

Kültür ve Sanat odaklı çalışmalara ağırlık verecek; kültür ve sanata ayrılan bütçeyi arttıracağız. Sanatı, “yap- işlet-kâr et” anlayışından kurtaracağız.

Kültür ve Sanat çevrelerinin görüşleri alınmadan bu konuda herhangi bir genel düzenleyici işlem yapmayacağız.

Sanatçıların telif hakları, sosyal güvenlik sorunları, korsan yayınla mücadele konularındaki mevcut mevzuatı, eksiklikleri gözden geçirerek demokratik ve çağdaş bir anlayışla yenileyeceğiz.

Türkçe yazılmış eserlerin farklı dillere çevrilmesini teşvik edeceğiz.

Müzik eğitiminin şekilcilikten kurtarılmasını sağlayarak, çocukların ve gençlerin enstrüman kullanmasını teşvik edeceğiz.

Kültürel mirasın, özellikle de yörelere mal olmuş kültür sanat değerlerinin korunması için etkili önlemler alacağız.

Müzeleri iyileştirecek, müze gelirlerini arkeolojik çalışmalara aktaracağız.

Sanata ve sanatçıya yönelik her türlü sansür, yasaklama ve baskıyı sonlandıracağız. Sanatçıların sosyal güvenlik sorunlarını çözecek; tüm sanat emekçilerini sosyal güvenlik şemsiyesi altına alacağız.

Özellikle dizi ve film setlerindeki, insan haklarına aykırı çalışma saat ve koşullarını önlemek amacıyla etkili ve düzenli denetim mekanizması işleteceğiz.

Kültür varlıklarımız olan tarihi sinemalarımızı ve tiyatrolarımızı koruma altına alacak, satılmalarına  engel  olacağız.  Hâlihazırda  satılmış  olanları  yeniden  halkın  hizmetine sunacağız.

İstanbul Taksim Meydanındaki Atatürk Kültür Merkezi’ni mimarisini koruyarak, kültürel ve sanatsal etkinliklerin gerektirdiği çağdaş donanım ile geliştirerek yeniden açacağız.

SPOR

Sporun yalnızca başarı değil, aynı zamanda bir sağlık çalışması ve hayatın bir parçası olduğu, spor ile yetişen bir neslin kendinden öncekine göre çok daha avantajlı olacağı bilincini geliştirecek; okul öncesi dönemden başlayarak, gençlik, orta yaş ve yaşlılıkta sporun uygun programlar  halinde yapılmasını  sağlayacak  spor politikalarını  bir devlet politikası haline getireceğiz.

Spor akademilerini;  sporun felsefesini, düşünce yapısını, ahlakını, kurallarını da öğreten eğitim kurumları haline getireceğiz.

Spor komplekslerine, sporcuya ve spor alanlarına büyük müsabakalara ev sahipliği yapmaya yönelik yatırımlar yapacağız.

İlköğretim  kurumlarında,  tüm öğrencilere  zorunlu olarak bireysel ve takım sporlarında altyapı eğitimi vereceğiz.

Üniversiteleri; Beden Eğitimi ve Spor Akademilerini yeterli sayıda altyapı hocası ve antrenör yetiştirebilir duruma getirecek ve ayrıca eski sporculara yönelik altyapı hocası ve hakem yetiştirecek kurslar açarak her okulda gerekli kadroları tahsis edeceğiz.

Olimpik sporları geliştirme yolunda bu dallarda bölgesel tesisler kuracağız.

Amatör  Spor  Klüplerine,  lisanslı  sporcu  yetiştirme  sayılarına  ve  başarılarına  göre Federasyonlarca nakdi katkıda bulunulmasını sağlayacağız.

Lise,   Üniversite   ve   Amatör   takımların   maçlarının   yerel   televizyon   kanallarında yayınlanmasını sağlayacağız.

Passolig uygulamasına son vereceğiz.

Başarılı sporculara üniversitelere girişte kontenjan ayırarak sporcu bursu vereceğiz. Üniversite öğrencilerine de öğrenimleri süresince spor alanındaki başarıları göz önüne alınarak kademeli burs imkânı sağlayacağız.

Tüm  profesyonel  spor  müsabakalarında  çocukların,  engellilerin  ve  yaşlıların  ücretsiz katılımları için %10 kontenjan tanıyacağız.

Ülkemizin her bölgesinde, her ilde, her ilçede, mahalle bazında spor sahalarını, yüzme havuzlarını çoğaltacak ve her yaştaki bireyin spor yapmasını sağlayacağız.

Özellikle betona boğulan büyükşehirlerde imar planlarında spor alanları için yer açarak, bu konuda gereken yasal düzenlemeleri yapıp, her konut-yapı projesi için belli oranda spor alanı zorunluluğu getireceğiz.

Spora yeni mali kaynaklar yaratacak, üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunlarına sporun geliştirilmesi kapsamında yeni istihdam olanakları sağlayacağız.

TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE TÜKETİCİ HAKLARI

Kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmek esastır.

Kaynak  yaratma  veya  diğer  saiklerle  tüketime  konu  olmayan  bir  hizmet  bedelinin tüketiciye yüklenmesini sona erdireceğiz.

Elektrikte  kaçak  kullanımı  önleyecek;  kaçak  elektrik  bedelini  kullanıcısından  tahsil edeceğiz.

Bankaların kredi kartı ücreti ve dosya masrafı uygulamasını yasa ile kaldıracağız.

Tüketici  hakları  mevzuatını,  Tüketici  Hakem  Heyetleri  ve  Tüketici  Mahkemelerine yansıyan uyuşmazlıkları gözeterek geliştireceğiz.

HAYVAN HAKLARI

Bütün  canlıların  doğal  yaşam  alanlarında  ve  ekolojik  bütünlük  içerisinde  yaşamlarını devam ettirmeleri temel görevimizdir.

Hayvanların doğal yaşam haklarının korunması, yaşam alanları oluşturulması için ülke genelinde ulusal bir planlama ile “doğayı ve hayvanları koruma” çalışmaları yapacağız. Hayvan  hakları  ihlalleri  ile  etkin  mücadele  edeceğiz.  Her  düzeyde  yerel  yönetim bünyesinde yeterli sayıda eğitimli denetim ve gözetim görevlisi istihdam edeceğiz.

 

Hayvanlara kötü muameleyi, acımasız ve zalim her türlü eylemi, Türk Ceza Kanunu’nun “cürüm”ler başlığı altında ve müeyyidesi hapis cezası olacak şekilde düzenleyeceğiz. Yabani hayvanların kendi doğal çevrelerinde, türlerine özgü koşullarda karada, havada veya suda yaşamalarını ve üremelerini temin etmek üzere “Doğal Hayatı Koruma Fonu” oluşturacağız.  Yabani  türden  olan  bütün  hayvanlar,  kendi  özel  doğal  çevrelerinde yaşama hakkına sahiptir. Yaban hayvanları özgürlükten yoksun kılınmamalıdır.

Evcil hayvanların doğal ömür uzunluklarına ve doğal ihtiyaçlarına uygun biçimde bakılması, yaşam alanlarının ihtiyaçları ve büyüklükleri ile uyumlu olmasını sağlamak için yerel yönetimler bünyesinde bakım ve aşı takip sistemi kuracağız.

Hayvanların doğalarına uygun ve sağlıklı biçimde yaşamlarını sürdürmeleri için Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde “Hayvanları Koruma Fonu” oluşturup, bu Fonu ülke çapında amacına uygun ve etkin biçimde kullanacağız.

Hayvanların  korunması  ve  bakımı  yerel  yönetimlerin  asli  görevlerinden  olacak,  her yerleşim yerinde yeterli sayı ve kapasitede hayvan hastanesi, bakım ve rehabilitasyon merkezi kuracağız.

Hiçbir hayvanın eğlence veya yarış amaçlı dövüştürülmesine izin vermeyeceğiz. Bu konuda caydırıcı cezai müeyyideler getireceğiz.

Yasadışı hayvan ticaretine ve evcil hayvan satışına son vereceğiz.

Sokak hayvanlarının her türlü bakım ve tedavisinin, eğitimli uzman veterinerler tarafından ücretsiz olarak Belediyeler ve Muhtarlıklar bünyesinde verilmesini sağlayacağız.

Hayvan deneylerine ve hayvanların kürkleri için yetiştirilmelerine son vereceğiz.

Ülkemizin hayvan hakları konusunda çağdaş uluslararası sözleşmelere katılımını sağlayacağız.

Sokak  hayvanlarının  kendi  sokaklarında  bakılması  için,  yerel  yönetimler  bünyesinde kayıt, bakım ve aşı takip sistemi kuracağız.

Sokak  hayvanlarının  belirlenen  besleme  alanlarında,  yerel  yönetimlerce  gönüllülerle işbirliği içinde beslenmelerini sağlayacağız.

Tüm sokak hayvanlarının çiplerle takibini sağlayacağız. Sahiplendirilen hayvanların çiplenmesini, bunlara kötü davranan ve ölümünü ya da kaybını bildirmeyenlerin cezalandırılmasını sağlayacağız.

Sokak hayvanlarını kullanarak maddi çıkar sağlayan, yasal olmayan yardım toplayanlar hakkında  hapis  cezası  öngören  yasal  düzenleme  yapacak,  dernek  ve  federasyon faaliyetlerini sıkı denetim altına alacağız.

Hayvan  Hakları  Denetleme  Komisyonu  kurulmasını  ve  bu  komisyonda  dernek  ve federasyonların temsilini sağlayacağız.

 

ANADOLU;

Bir milletin doğuş ve varoluş hikâyesidir.

Zulme ve işgale karşı duruşun, milli mücadelenin ruhudur. Binlerce yıldır kültürlerin kaynaştığı ebedi yurdumuzdur. Anadolu Partisi olarak biz;

Anadolu’nun, Cumhuriyetin kızlarına, oğullarına güveniyoruz. Bizim bir davamız, Türkiye’ye bir yeminimiz var.

Siyasete yeni bir pencere açacağız.

Seçeneksiz kalanlara ses, temiz bir nefes olacağız.

Bölünerek küçülen değil, birleşerek büyüyen bir Türkiye istiyoruz. İsmimiz olan Anadolu’nun ve resmimiz olan Trakya’nın birikiminden ilham alarak, Cumhuriyet temelinde kardeşliği yeniden inşa edeceğiz.

 

SÖZÜMÜZ SÖZ… BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

49