Akşam Namazı Vakti

  • İMSAK

  • GÜNEŞ

  • ÖĞLE

  • İKİNDİ

  • AKŞAM

  • YATSI

  • YATSI

  • İŞRAK*1

  • KUŞLUK*1

  • EVVABİN*2

  • İşrak, kuşluk namazı*1

    Güneşin doğuşundan yaklaşık 45-50 dakika sonra başlayıp zeval vaktine kadar olan süreye “kuşluk/duha vakti” denir. Reğaib namazlardan olan işrak ve duha namazları bu vakit içinde kılınır. İşrak namazı; sabah namazının kılınıp güneş doğup ufukta beş derece (bir mızrak boyu) yükselmesi ile kerahet vakti çıktıktan sonra yani güneşin doğuşundan yaklaşık 40-50 dakika geçmesi ile ilk kuşluk vaktinde kılınır. Bir hadis-i kutside bu namazın faziletine işaretle şöyle buyurulur: “Ey Ademoğlu, gününün ilk vakitlerinde benim için dört rekat nafile kılmaktan acizlik gösterme ki, günün sonunda da seni korumayı tekeffül edeyim” (Ebu Davud, Tatavvu 302). Bu namaz, sabah namazı kılındıktan sonra işrak vakti girince en az iki rekat olarak kılınabilir (Tahtavi, Haşiyetün ala Meraki’l-felah, s. 121). Ayrıca hadis kaynaklarında çokça teşvik edilen duha/kuşluk namazı; kuşluk vaktinde dört, sekiz ve on iki rekat olarak kılınabilir (Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 13, H. No: 1693-1700). Bu namazda iki rekatta bir selam vermek daha sevaptır. Ancak dört rekatta bir de selam verilebilir (Tahtavi, Haşiyetün ala Meraki’l-felah, s. 261).

  • Evvabin namazı*2

    ‘Evvabin’, tövbe edip Allah’a sığınanların namazı anlamına gelir. Peygamberimiz (s.a.s.)’in evvabin namazının kuşluk vakti kılınacağını ifade eden hadislerinin (Müslim, Salatü’l-müsafirin, 19) yanı sıra akşam namazından sonra nafile kılan kimsenin ‘evvabin’den olacağını bildiren başka rivayet (Taberani, Mu’cemü’l-Evsat, Kahire, 1415, I, 250, VII, 191) sebebiyle, ‘evvabin namazı’ tabirinin akşam namazından sonraki nafile için kullanılması yaygınlaşmıştır. Altı rekatlık bir namaz olan evvabin namazı, tek selamla kılınabileceği gibi üç selamla da kılınabilir (Şürünbülali, Meraki’l-felah, I, 170-171). Peygamberimiz (s.a.s.): “Kim akşam namazından sonra kem söz söylemeksizin altı rekat namaz kılarsa, bu kendisi için on iki senelik ibadete denk kılınır” buyurmuşlardır (Tirmizi, Salat, 321). Ayrıca kendisinin de akşam namazından sonra altı rekat namaz kıldığı rivayet edilmektedir (Şevkani, Neylü’l-evtar, III, 64).

  • TARİH İMSAK SABAH ÖĞLE İKİNDİ AKŞAM YATSI
  • TARİH HİCRİ TARİH MİLADİ HAFTANIN GÜNÜ DİNİ GÜNLER

Namaz, İslam'ın beş şartından biri olan, günün belli vaktilerinde ve abdest alınarak yerine getirilen ibadettir. Namaz ibadetlerin en üstünüdür. İslamın ikinci şartıdır. Arapçada namaza (Salât) denir. Salât, aslında dua, rahmet ve istiğfar demekdir. Namazda, bu üç mananın hepsi bulundugu için, salât denilmiştir.

Sabah Namazı Vakti

Sabah namazı saati, ikinci fecrin doğmasından güneşin doğmasına kadar olan süredir.

Öğle Namazı Vakti

Öğle namazı saati; zevâlden, yani gölgenin en kısa olup uzamaya başladığı andan, her şeyin gölgesi, zevâl gölgesi (güneşin tam tepede iken oluşan gölge) dışında, kendisinin iki misline ulaştığı ana kadardır. İmam-ı Azam dışındaki imamlara göre ise, her şeyin gölgesi, zevâl gölgesi dışında, kendisinin bir misli olmasına kadardır.

Cuma Namazı Vakti

Cuma namazı saati de tam öğle namazının vakti gibidir.

İkindi Namazı Vakti

İkindi namazı saati; ögle vaktinin bitiminden Güneşin batışına kadarki süredir.

Akşam Namazı Vakti

Akşam namazı saati; güneşin batışından, batıdaki kızıllığın ve onun arkasından beliren beyaz şafağın kayboluşuna kadarki süredir.

Yatsı Namazı Vakti

Yatsı namazı saati; akşam vaktinin bitişinden, ikinci fecire, yani şafağın doğuşuna kadarki süredir. Ancak vitir yatsıdan önce kılınmaz. Bu vakitler güneşe göre hesaplandığı, güneşin hareketleri de astronomi ilmince bilinebildiği için, bunların takvime göre tesbiti daha kolaydır.

Vitir Namazı Vakti

Vitir namazı saatinin başlangıcı, yatsı namazından sonradır. Vitrin sonu ise, ikinci fecrin doğmasından biraz önceye kadardır. Vitir namazını, uyanacağından emin olmayan kimse için uyumadan önce kılmak, uyanacağından emin olan kimse için ise, gecenin sonuna kadar geciktirmek daha faziletlidir.

Teravih Namazı Vakti

Teravih namazı saati, yatsı namazından sonradır, sabah namazının vaktine kadar devam eder. Teravih, vitir namazından önce de, sonra da kılınabilir. Ancak yatsı namazı kılınmadan önce teravih namazı kılınsa, iadesi gerekir.

Bayram Namazı Vakti

Bayram namazı saati, güneş doğup kerahet vakti çıktıktan sonra başlar. Güneşin gökyüzünde en yüksek noktaya çıkışına (istivâ) kadar devam eder.

Fatiha Suresi, Ayetel Kürsi, Kadir Suresi, Asr Suresi, Kevser Suresi, İhlas Suresi, Felak Suresi, Nas Suresi gibi kısa sureler ve uzun surelerdeki kesitleri okuyarak da namaz kılınır.

Sübhaneke, Ettehiyyatü, Allahümme Salli, Allahümme Barik, Rabbena Atina, Rabbena Firli, Kunut Duası, Amentü

Sabah namazının vakti, tan yerinin ağarması demek olan ikinci fecrin doğmasından başlayarak güneşin doğmasına kadar devam eder. Buna göre imsak vakti, başka bir deyişle oruç yasaklarının başlama vakti, fecr-i sâdıkın oluşması, yani tan yerinin ağarmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de, “Artık (Ramazan gecelerinde) eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Şafağın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.” (Bakara, 2/187) buyrulmaktadır. İmsak ile birlikte sabah namazının vakti girdiğine göre bu vakitte sabah namazı kılınabilir. Bununla birlikte, konuyla ilgili bazı rivayetlere dayanan Hanefîler, biraz geciktirilerek (isfar vaktinde) kılınmasını daha uygun (müstehab) bulmuşlardır (İbnü’l-Hümâm, Feth, I, 227; İbn Kudâme, el-Muğnî, II, 29-30; Zeylaî, Tebyîn, I, 82) Nitekim Peygamber Efendimiz de bunu tavsiye etmiştir (Tirmizî, Salât, 5).

Sabah namazının vakti, güneşin doğmasına kadar devam eder. Zira Cebrail’in Hz. Peygambere (s.a.s.) imamlık ettiğine ilişkin hadise göre Cebrail sabah namazını birinci günde tan yeri ağardığında, ikinci günde de ortalık aydınlanıp güneş doğmasına yakın bir vakitte kıldırmış ve “Bu iki vaktin arası, senin ve senin ümmetin için sabah namazının vaktidir.” (Tirmizî, Salât, 1; Nesâî, Mevâkit, 5,9; Muvatta, Vükût, 3) demiştir.

İkindi namazı vaktinin başlangıcı, öğle namazı vaktinin sona ermesine bağlı olduğu için, öğle namazının sona ermesi konusundaki görüş ayrılığı ikindi vaktinin başlamasına da yansımıştır. Dolayısıyla İmam Ebû Yûsuf ile İmam Muhammed ve diğer mezhep imamlarına göre öğle vakti, her şeyin gölgesi ‘fey-i zevâl’ hariç kendisinin bir misli olduğu zaman biter ve ikindi namazının vakti başlar. Buna asr-ı evvel (ikindi namazının ilk vakti) denir. Ebû Hanîfe’ye göre ise öğle vaktinin bitişi, her şeyin gölgesi “fey-i zevâl” hariç kendisinin iki misli olduğu zaman biter ve ikindi namazının vakti başlar. Buna asr-ı sânî (ikindi namazının ikinci vakti) denir. Diyanet İşleri Başkanlığı takviminde asr-ı evvel uygulaması esas alınmaktadır.

İkindi namazının son vakti güneşin batışından hemen öncedir. Ancak mazeret yoksa bu ana kadar geciktirmemek gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s.), ikindi namazını güneş sararıncaya kadar geciktirip sonra da baştan savma bir şekilde aceleyle kılmayı, münafıkların namazı olarak nitelemiştir (Bkz. Ebû Dâvûd, Salât, 5). Fakat daha önce kılınamamışsa, güneş batmak üzere de olsa kılınır (Kâsânî, Bedâî’, I, 124; Merğînânî, el-Hidâye, I, 256, 261-262; Zeylaî, Tebyîn, I, 80; İbn Kudâme, el-Muğnî, II, 15-16). Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Güneş batmadan önce ikindi namazından bir rekâta yetişen, namazın tamamına yetişmiş sayılır.” (Buhârî, Mevâkit, 28)

Şâfiî mezhebine göre ikindi namazının vakti, kendi içinde “fâziletli”, “ihtiyârî”, “kerâhetsiz cevâz”, “kerâhetli cevâz” ve “özür” olmak üzere beşe ayrılır. Her şeyin gölgesinin bir buçuk katına çıktığı zamana kadar fazilet, iki misline çıktığı zamana kadar ihtiyarî vakittir. Bir özür yok iken bu ihtiyarî vakti geçirmek caiz değildir. Mekruh vakit ise, bundan sonra güneşin batmasına kadar olan vakittir. Güneşin batışından önce bir rekât da olsa kılabilen kimse ikindi namazını kılmış olur ( İbn Kudame, el-Muğnî, II, 15-16;Nevevî, el-Mecmû’, III, 27).

Akşam namazının vakti; güneşin batması ile başlayıp, Ebû Hanîfe’ye göre güneşin batışından sonra ufukta kalan aydınlık kayboluncaya kadar devam eder. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Akşam namazı vaktinin başlangıcı güneşin batışı, sonu da ufkun kayboluşudur” (Tirmizî, Salât, 2; 282) buyurmuştur. Bir rivayette de Hz. Peygamber (s.a.s.), yatsı namazını şafağın kaybolmasından sonra kılmıştır (Darekutnî, I, 496).

Rivayetlerdeki ‘şafak’ veya ‘ufuk’ kelimeleri İmam Ebû Hanîfe’ye göre, kırmızılıktan sonraki beyazlıktır. Ayrıca Ebû Hanîfe bu konuda delil olarak, “Akşam namazı vaktinin sonu ufkun karardığı vakittir” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, XI, 570; bkz. Ebû Dâvûd, Salât, 2; Taberânî, Mu’cemü’l-Kebir, XXVII, 160) hadisine dayanmıştır.

İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’le birlikte diğer mezheplere göre ise akşam namazının son vakti, güneşin batışından sonraki kızıllık gidinceye kadar devam eder. Zira hadisteki şafak güneşin batışından sonraki kızıllıktır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), şafak kızıllıktır. O kaybolunca namaz vacip olur.” (Dârekutnî, es-Sünen, I, 506; bkz. Muvatta, Vukûtu’s-Salât, 23; Zeylaî, Nasbu’r-râye, I, 233) buyurmuştur.

Yatsı namazının vakti, akşam namazının vakti çıktıktan sonra başlar, “imsak” vaktine (tan yerinin ağarmaya başlamasına) kadar devam eder (Tahâvî, Şerhu me‘âni’l-âsâr, I, 159; Kâsânî, Bedâî’, I, 124; Merğînânî, el-Hidâye, I, 258; Zeylaî, Tebyîn, I, 81). Yatsı namazı bu süre içinde herhangi bir vakitte kılınabilir. Bununla birlikte bazı âlimler, bütün farz namazlarda olduğu gibi yatsı namazını da vaktinin ilk diliminde kılmanın Hz. Peygamberin (s.a.s.) tavsiyesi gereğince daha faziletli olduğunu söylemişlerdir. Buna karşılık yine bazı rivayetlere dayanarak yatsı namazını gecenin biraz ilerleyen diliminde kılmanın daha uygun olduğunu söyleyen âlimler de vardır (İbn Kudâme, el-Muğnî, II, 28).

Şâfiî mezhebine göre yatsı namazının vakti batı ufkundaki kızıllığın kaybolmasıyla başlar, tan yerinin ağarmasına kadar devam eder. Ancak bu mezhebe göre yatsı namazının vakti kendi içinde “faziletli”, “ihtiyârî”, “cevâz” ve “özür” olmak üzere dörde ayrılır. Faziletli vakit, vaktin başında kılınmasıdır. İhtiyarî vakit, gecenin ilk üçte bir vaktidir. Bundan sonra fecre kadarki vakit ise cevaz vaktidir. Bu vakitte yatsı namazını kılmak caiz ise de mekruhtur. Özür vakti ise yatsının cem-i takdim ile kılınacağı akşam namazı vaktidir (Nevevî, el-Mecmû’, III, 31).

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

+