YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Ekonomi

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 


Çifçinin hali içler acısı

IMF'nin istekleri doğrultusunda bir yandan sübvansiyonları kaldırmaya hazırlanan hükümet, diğer taraftan kendi bakanlığı aracılığıyla çiftçinin ekonomik çöküntü içinde olduğunu itiraf ediyor

Bakanlar Kurulu'na sunulan "Tarımsal Reform ve Tarımda Yeniden Yapılanma" raporunda, "Ekonomik olarak üreticinin borçlarını ödeyebilmek için üretim araçlarını sattığına" dikkat çekildi. Tarımsal üretimi artırmak amacıyla bazı önerilere yer verilen raporda , "Türkiye, reform yaparak tarım sektörünü güçlendirmediği taktirde, Avrupa Birliği'ne açık bir pazar haline gelecek" denildi.

Bakanlar Kurulu'nun son toplantısına Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp tarafından sunulan raporda, Türkiye'de tarımın mevcut durumu anlatılarak, sektörün önemine dikkat çekildi. Tarımın ülke nüfusunun beslenmesini sağlaması, milli gelire ve istihdama katkısı, sanayi sektörünün hammadde ihtiyacını sağlaması, sanayiye sermaye aktarması ve ihracata katkısı gibi nedenlerden dolayı "vazgeçilmez bir sektör" olduğu belirtildi.

1999 yılı verilerine göre, tarımın milli gelirin yüzde 14'ünü, istihdamın yüzde 45'ini ve ihracatın yüzde 11'ini sağladığı ifade edilerek, "tarımsal sanayi ürünleri payı da tarım ürünleri ihracatı olarak değerlendirildiğinde sektörün toplam ihracattaki payının yüzde 60'lara ulaştığı" bildirildi.

TARIMIN SORUNLARI

Raporda, tarım sektörünün önemli sorunları özetle şöyle sıralandı: " Mevcut destekleme sisteminde arzu edilen destekler çiftçiye ulaştırılamıyor. SEK, Et-Balık ve hayvancılığa girdi sağlayan Yem Sanayi'nin rehabilite edilmeden özelleştirilmiş olması, özelleştirmenin amaç dışına çıkmasına neden olmuş ve bugün tesislerin yerinde işmerkezleri ve konutlar yer almıştır. Tarımsal üretimde kendine yeterlilik tartışılır hale gelmiş, özellikle son yıllarda çok çeşitli tarımsal ürün ithalatı artarak ne yazık ki ülke, tarımda net ithalatçı konumuna gelmiştir. 1990 yılında yüzde 35 olan tarımsal üretim içindeki hayvansal üretimin payı 1999 yılında yüzde 22'ye düşmüştür. Bunun nedeni, 1996 yılı öncesi yapılan hayvan ithalatındaki yanlışlıklar, yanlış destekleme politikaları, ülkeye sınır ticareti adı altında ve illegal yoldan düşük fiyatla giren canlı hayvan ve başta kırmızı et olmak üzere çeşitli hayvansal ürünlerdir.

İran ve Irak sınırından her yıl 400-500 bin büyükbaş ile 6 milyon koyunun kaçak girişinden dolayı oluşan vergi kaybı 250 trilyon liradır." Raporda, tarımsal reformun amacı belirtilirken çiftçilere istikrarlı gelir sağlanarak refah düzeylerinin yükseltilmesi, milli gelire olan katkının ve tarım ürünleri dış ticaretinin artırılması sayıldı.

AB ve ABD DESTEKLİYOR

Çeşitli ülkelerde uygulanmakta olan tarım politikalarının da anlatıldığı raporda, AB'nin ürün arzını garanti altına almak ve çiftçilere istikrarlı bir gelir sağlamak amacıyla "ithal ürünlerin düşük fiyatla girişini önleme, talep fazlası arzı arzu edilen fiyat seviyesinin altına düştüğü anda müdahele yoluyla satın alma, ihracat subvansiyonları, doğrudan gelir desteği ve telafi edici ödeme" mekanizmalarını uyguladığı belirtildi. AB'nin, 1998 yılı bütçesinin yüzde 55'i olan 45 milyar ECU'yü, ABD'nin de 15.3 milyar doları tarımsal ürünlere yapılan desteğe ayırdığı belirtilen raporda, tarımda gelişmiş ülkelerin tümünde sektörün doğrudan veya dolaylı olarak desteklendiği ve üreticilerin güçlü şekilde örgütlendiğine dikkat çekildi.





Kağıda basmak için tıklayın.

50 yılda 5 stand-by
Türkiye üye olduğu 1947'den beri tam 5 defa IMF ile stand-by düzenlemesi yaptı. Her defasında ekonomi daraldı, sıkı para politikası ve devalüasyon geldi.
İhracat toparlanıyor

TİSK: Sivil inisiyatif umut verici
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun "21. Yüzyılda: Önce Türkiye" başlıklı "2000 Bildirisi" yayınladı. Bildiride, Türkiye'nin 21. yüzyıla girerken, geleceğe özgüven ve iyimserlikle bakmayı hak ettiği belirtilerek, ülkenin siyasi istikrar, terör, yönetimde reform ve enflasyon gibi sorunların çözümünde önemli adımlar attığı kaydedildi. Türkiye'nin 2010 yılına ilişkin ana hedefini, AB'ye üye olmak olarak gösteren TİSK'in 2000 bildirisinde , TOBB, Türk-İş, TESK, Hak-İş, TZOB ve DİSK'in oluşturduğu "7'li Sivil İnisiyatif"in umut verici bir gelişme olduğu belirtildi.
Resul Akay yeniden başkan
Türkiye Kamu-Sen 3. Olağan Genel Kurulu'nda, Resul Akay, yeniden genel başkanlığa getirildi. Tes-İş Sendikası Konferans Salonu'nda yapılan Genel Kurul'da dün gerçekleştirilen seçimlerde, Akay, oy kullanan 347 delegeden 301'inin kabul oyunu alarak, yeniden genel başkanlığa seçildi.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...