| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
Buzdağının önündeki bakan
'Mezarda emeklilik' yasasının hazırlık sürecinde yoğun eleştiriler alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, kamuoyu önünde soğuk terler döktüğü o günleri geride bırakmışa benziyor. Emekliliği iyice yaklaşanlar dışında bütün çalışanların emeklilik planlarını yıkan bu düzenlemeden sonra, Bakan Okuyan SSK'daki uçsuz bucaksız sorunları ele almak ve çözüme kavuşturmak istiyor.
Basına yansıyan faturalar, tamamen tesadüf eseri ortaya çıktı. İstanbul'da denetim yaparken, bir odaya girdiğimde tuhaf bir manzara ile karşılaştım. Çuvallara doldurulmuş onbinlerce faturanın başına iki tane eczacı bayan oturmuş. "Ne yapıyorsunuz" dedim, "Fatura kontrol ediyoruz" dediler. Birkaç tanesine bakalım dedik, o ilginç faturalar öyle ortaya çıktı.
Evet, tesadüf sonucu oldu. Operasyon başlatmadık ama geriye dönük beş sene itibarıyla soruşturma açılması için talimat verdik. Yüzbinlerce fatura var. Bunların uzman hekimler tarafından incelenmesi gerekiyor. Bu kadar faturanın başına onca uzmanı nasıl oturtacaksınız? Bursa SSK hastanesi bakanlıktan büyük Bu olaylar şu gerçeğimizi ortaya koydu: 32 milyon kişiye sağlık hizmeti veren kurum, bir türlü otomasyona geçmemiş. Bursa SSK Hastanesi 25 trilyon liralık alım yapıyor. Çalışma Bakanlığı'nın 2000 yılı bütçesi 24 veya 28 trilyon, SSK'nın 5.2 katrilyon, Bağkur'un ki 1.9 katrilyon. Bağlı kuruluşlarım benden büyük! Ve bu kadar büyük bir bütçe, kaderi ile başbaşa bırakılmış durumda. Bir hastaya bir günde 803 idrar tahlili
Dolaştığım yerlerde öyle şeyler anlatıyorlar ki bu iş nasıl düzelecek diye insan ümidini kaybediyor. Manisa'da bir fatura getirdiler, hastaya bir günde 803 adet idrar tahlili yapılmış, maliyeti 15 milyar! Bunca yıllık SSK nasıl olur da tam otomasyona geçemez, on-line sistemine geçemez? Mahalle arasında bakkal işleten bir vatandaşımız bile bilgisayarla çalışıyor, koskoca kurum bunu yapamamış.
Özelleştirmeyi Türkiye'nin yararına görsem hiç tereddüt etmem, hemen uygulamaya geçerim. Bu düşüncemi saklamam.
Sağlık ve sigortayı birbirinden ayırıyoruz. SSK bünyesinde SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü, SSK Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü diye iki genel müdürlük oluşturuyoruz. Hastanelerde yerel yönetim ve denetim kurulu oluşturuyoruz. İllerdeki SSK Hastanesi'nin yönetiminde başhekim, vali, belediye başkanı ve hastane çalışanları tarafından seçilen bir sendika temsilcisi birlikte görev yapacak. Döner sermaye oluşacak, verimli çalışan ödüllendirilecek, yanlış iş yapanlar cezalandırılacak. Hastahane bünyesindeki vakıf ve dernekler denetlenecek. Bağkur, İş ve İşçi Bulma Kurumu, SSK Emekli Sandığı bir çatı altında topalanacak. Toplam 7 tasarı, Ocak ayının sonuna kadar TBMM'ye sevkedilmiş olacak.
Daha beni uyandıran çıkmadı. Ben uyanırsam, oradaki yetkilileri de uyutmam. Hiç şüpheniz olmasın, bütün hastane ayağa kalkacaktır. Cep telefonumu vermemdeki esas amaç, ihbar yapmaya çekinen vatandaşın doğrudan bakana ulaşması. Cep telefonunudan her zaman müsait olamayabilirim. Ama acil bir şey varsa numarasını bıraksın, ben ararım kendisini. Örneğin, ameliyat için 8 ay sonra gün alan bir hasta arıyor. "Başhekime söyle beni arasın" diyorum. Başhekim beni aradığında da olayı soruyorum ve çözülmesini istiyorum.
Fatma Sibel YÜKSEK
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|