YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Gündem

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Buzdağının önündeki bakan

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, son günlerde yolsuzlukları ile gündeme gelen SSK'nın içinde bulunduğu durumu ve çözüm önerilerini Yeni Şafak'a anlattı

'Mezarda emeklilik' yasasının hazırlık sürecinde yoğun eleştiriler alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, kamuoyu önünde soğuk terler döktüğü o günleri geride bırakmışa benziyor. Emekliliği iyice yaklaşanlar dışında bütün çalışanların emeklilik planlarını yıkan bu düzenlemeden sonra, Bakan Okuyan SSK'daki uçsuz bucaksız sorunları ele almak ve çözüme kavuşturmak istiyor.

  • Sayın Bakan, SSK hastanelerindeki yolsuzluklar ansızın nasıl ortaya çıktı?

    Basına yansıyan faturalar, tamamen tesadüf eseri ortaya çıktı. İstanbul'da denetim yaparken, bir odaya girdiğimde tuhaf bir manzara ile karşılaştım. Çuvallara doldurulmuş onbinlerce faturanın başına iki tane eczacı bayan oturmuş. "Ne yapıyorsunuz" dedim, "Fatura kontrol ediyoruz" dediler. Birkaç tanesine bakalım dedik, o ilginç faturalar öyle ortaya çıktı.

  • Yani efendim, tesadüfen öyle iki fatura çektiniz ve doğum yapan erkekler, prostat ameliyatı olmuş kadınlar için düzenlenmiş faturalar mı çıktı? Peki ardından bir operasyon başlattınız mı?

    Evet, tesadüf sonucu oldu. Operasyon başlatmadık ama geriye dönük beş sene itibarıyla soruşturma açılması için talimat verdik. Yüzbinlerce fatura var. Bunların uzman hekimler tarafından incelenmesi gerekiyor. Bu kadar faturanın başına onca uzmanı nasıl oturtacaksınız?

    Bursa SSK hastanesi bakanlıktan büyük

    Bu olaylar şu gerçeğimizi ortaya koydu: 32 milyon kişiye sağlık hizmeti veren kurum, bir türlü otomasyona geçmemiş. Bursa SSK Hastanesi 25 trilyon liralık alım yapıyor. Çalışma Bakanlığı'nın 2000 yılı bütçesi 24 veya 28 trilyon, SSK'nın 5.2 katrilyon, Bağkur'un ki 1.9 katrilyon. Bağlı kuruluşlarım benden büyük! Ve bu kadar büyük bir bütçe, kaderi ile başbaşa bırakılmış durumda.

    Bir hastaya bir günde 803 idrar tahlili

  • Ne gibi tedbirler alacaksınız Sayın Bakan? Kaç soruşturma var teftiş kurullarında?

    Dolaştığım yerlerde öyle şeyler anlatıyorlar ki bu iş nasıl düzelecek diye insan ümidini kaybediyor. Manisa'da bir fatura getirdiler, hastaya bir günde 803 adet idrar tahlili yapılmış, maliyeti 15 milyar! Bunca yıllık SSK nasıl olur da tam otomasyona geçemez, on-line sistemine geçemez? Mahalle arasında bakkal işleten bir vatandaşımız bile bilgisayarla çalışıyor, koskoca kurum bunu yapamamış.

  • Basın mensupları ile birlikte yaptığınız denetimler "Bakan SSK'nın özelleştirilmesine zemin hazırlamak istiyor" yorumlarına sebep oldu. Ne diyorsunuz bu iddialara?

    Özelleştirmeyi Türkiye'nin yararına görsem hiç tereddüt etmem, hemen uygulamaya geçerim. Bu düşüncemi saklamam.

  • Sayın Bakan, sistemin iyileştirilmesini amaçlayan reform hangi unsurlardan oluşuyor?

    Sağlık ve sigortayı birbirinden ayırıyoruz. SSK bünyesinde SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü, SSK Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü diye iki genel müdürlük oluşturuyoruz. Hastanelerde yerel yönetim ve denetim kurulu oluşturuyoruz. İllerdeki SSK Hastanesi'nin yönetiminde başhekim, vali, belediye başkanı ve hastane çalışanları tarafından seçilen bir sendika temsilcisi birlikte görev yapacak. Döner sermaye oluşacak, verimli çalışan ödüllendirilecek, yanlış iş yapanlar cezalandırılacak. Hastahane bünyesindeki vakıf ve dernekler denetlenecek. Bağkur, İş ve İşçi Bulma Kurumu, SSK Emekli Sandığı bir çatı altında topalanacak. Toplam 7 tasarı, Ocak ayının sonuna kadar TBMM'ye sevkedilmiş olacak.

  • Hastane duvarlarına vatandaşların 24 saat ulaşabilecekleri telefon numaraları yazdırdınız. İsteyen herkesin sizi cep telefonunuzdan arayabileceğini açıkladınız. Hiç uyandırıldınız mı vatandaş tarafından?

    Daha beni uyandıran çıkmadı. Ben uyanırsam, oradaki yetkilileri de uyutmam. Hiç şüpheniz olmasın, bütün hastane ayağa kalkacaktır. Cep telefonumu vermemdeki esas amaç, ihbar yapmaya çekinen vatandaşın doğrudan bakana ulaşması. Cep telefonunudan her zaman müsait olamayabilirim. Ama acil bir şey varsa numarasını bıraksın, ben ararım kendisini. Örneğin, ameliyat için 8 ay sonra gün alan bir hasta arıyor. "Başhekime söyle beni arasın" diyorum. Başhekim beni aradığında da olayı soruyorum ve çözülmesini istiyorum.

    Fatma Sibel YÜKSEK


    Kağıda basmak için tıklayın.

  • Akif'i unutmadık
    Anma merasiminde Akif'in, her tarafı işgal edilmiş bir ülkenin umutsuz olduğu bir dönemde ancak manevi değerlerle varlığımızın devamının sözkonusu olacağına inandığı ifade edildi.
    İnsan onurunu koruma bildirgesi
    TÜRKİYE İnsan Hakları Kurumu, herkesin eğitim ve öğretim hakkından ayrım yapılmadan yararlanması istedi. Bir bildiri yayınlayan kuruluş, düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasına vurgu yaptı. Bildiride "din ve vicdan özgürlüğünün hiçbir ayrım gözetilmeden sağlanması" gerektiği savunuldu.
    Şarlak'ın dekanı da kirli
    İNÖNÜ Üniversitesi'nde sular bir türlü durulmuyor. Rektör Şarlak hakkındaki Sayıştay raporundan sonra Dekan Muhteşem Kaynak hakkında da çeşitli iddialar ortaya atıldı.
    Senede birkaç saat
    ANKARA- Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde, yılbaşı dolayısıyla açık görüş başladı. Tutuklu ve hükümlü yakınları, cezaevinin açık görüş salonuna saat 09.40'tan itibaren alınmaya başlandı. Tutuklu ve hükümlüler ile yakınları burada hasret giderdiler. Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde yılbaşı açık görüşü, 28 Aralık 1999 Salı gününe kadar devam edecek.
    Kürşat Yılmaz'a açık görüş yok
    ESKİŞEHİR- Eskişehir cezaevlerinde de yılbaşı ve bayram dolayısıyla tutuklu ve mahkûmların yakınlarıyla açık görüş yapmalarına dün sabahtan itibaren başlandı. Eskişehir Özel Tip Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve daha önce firar suçu işleyen Kürşat Yılmaz ve Yakup Süt, açık görüşme hakkından yararlanamayacak. Görüşte fotoğraf çekimine izin verilmiyor.

    Prefabrikte doğum
    DÜZCE- Düzce'de, deprem felaketini anne karnında yaşayan bebek, dünyaya gözlerini prefabrike konutta açtı. Düzce'de prefabrik konutlarda oturan Erdal ve Songül Özcan çiftinin dünyaya gelen bebekleri, sevinç yarattı. Bebeğe, Gencer Erim adı verildi. Baba Erdal Özcan (27), deprem sırasında işyerinde üzerine kaynar kazan düşmesi sonucu vücudunun yüzde 70'nin yandığını anlattı. Anne Songül Özcan doğan bebeğiyle mutlu olduğunu belirterek, "Bizi hayata oğlumuz bağladı. Allah bir daha böyle afet yaşatmasın. Hayırseverlerin yardımını bekliyoruz" dedi.
    General Elektrik çadır kuruyor
    DÜZCE- Düzce'deki büyük depremin ardından kamu kurum ve kuruluşlarının yardımları sürerken, özel sektör de yardımlarına devam ediyor. General Elektrik Düzce Kriz Merkezi tarafından tahsis edilen Çoban mevkiindeki araziye çocuklar için 2 ve bayanlar için 1 çadır kurmaya başladı. Yetkililer, çocuk çadırlarında, deprem psikolojisinden kurtarıcı rehabilite çalışması başlayacağını, kadınlar çadırında da bayanların ihtiyaçları doğrultusunda girişimlerde bulunulacağını kaydettiler.

     


    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
    İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED
    Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...