|
|
 |
İnsan onurunu
koruma bildirgesi
TÜRKİYE İnsan Hakları Kurumu, herkesin eğitim ve öğretim hakkından ayrım yapılmadan yararlanması istedi. Bir bildiri yayınlayan kuruluş, düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasına vurgu yaptı. Bildiride "din ve vicdan özgürlüğünün hiçbir ayrım gözetilmeden sağlanması" gerektiği savunuldu.
ANKARA- Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK), "insan onurunun korunmasına" ilişkin bildirge yayımladı. Aralarında, öğretim üyeleri, gazeteciler ve yazarların da "kurucu üye" olarak bulunduğu ve yaklaşık 1 ay önce kurulan TİHAK'ın bildirgesini, Başkan Nevzat Helvacı açıkladı. Mülkiyeliler Birliği'nde düzenlenen toplantıda bildirgeyi okuyan Helvacı, "insan hak ve özgürlüklerinin temeli olan insan onurunun, her durum ve koşulda korunması, saygı gösterilmesi gereken bir değer olduğunu" belirtti. Bildirgede, bu değerin korunması için alınması gereken önlemler özetle şöyle sıralandı:
Türkiye Cumhuriyeti, insanlığın üstün amaç ve ilkelerini içeren hak ve özgürlükleri güvenceye bağlayan uluslararası ve bölgesel sözleşmelere taraf olmalı, bunların gereklerini özenle yerine getirmeli ve herkesin insan haklarından ayrım gözetilmeksizin yararlandırılmasını sağlamalıdır.
Hukuk dışı, keyfi ve yargısız infaz olayları önlenmeli, insan onuruyla bağdaşmayan ölüm cezası kaldırılmalıdır.
Herkes işkenceye karşı korunmalıdır. Bu tür uygulamalara derhal son verilmeli ve bu eylemler cezasız kalmamalıdır.
Düşünce özgürlüğünü sınırlayan, anlatım özgürlüğünün önüne engeller koyan düzenlemelere ve antidemokratik uygulamalara son verilmelidir.
Din ve vicdan özgürlüğü, hiçbir ayrım gözetilmeden sağlanmalı, zorunlu din eğitimine son verilmelidir.
Demokrasinin belirleyici ögelerinden biri olarak laiklik ilkesine aykırı uygulamalar engellenmeli ve laik düşünceye yönelik tehditler kaldırılmalıdır.
Haber alma ve bilgilenme aracı olan basın ve yayın organları üzerindeki dolaylı ve dolaysız sansür kaldırılmalı, basındaki tekelleşme önlenmeli ve basın özgürlüğü eksiksiz biçimde gerçekleştirilmelidir.
Cezaevleri, uluslararası belgelerde öngörülen standartlara kavuşturulmalı, tutuklu ve hükümlülere yönelik kimi kez ölümle sonuçlanan baskı ve yıldırma eylemlerinden vazgeçilmelidir.
Demokrasi ve özgürlükleri tehdit eden ve gelir dağılımının giderek bozulmasıyla sonuçlanan bir kalkınma anlayışı kabul edilemez.
Eğitim, insan haklarına saygılı, laik, üretken, özgür, etkin ve kişilikli bireyler yetiştirmeyi amaçlamalı, öğretim programları ve ders kitapları buna göre düzenlenmelidir.
Kimi illerde uzun süreden beri uygulanmakta olan "olağanüstü yönetim" sona erdirilmelidir.
Hak ve özgürlükleri evrensel boyutlarıyla güvence altına alan, demokratik bir anayasa yapılmalıdır.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Helvacı, "hiçbir siyasi kuruluşun yanında, içinde veya karşısında yer almadıklarını" söyledi. "Hiçbir örgütün rakibi olarak ortaya çıkmadıklarını" kaydeden Helvacı, bildirgedeki yer alan konuların "uzun vadede gerçekleşeceğinden umutlu olduklarını" ifade etti.
|
 |
|