|
|
 |
Perde arkası karanlık
Hazine tarafından el konulan bankalardan dördünün Demirel'e yakın isimlere ait olması, 'Bankalar operasyonu, Demirel'in yeniden seçilmesi için bir finansman girişimi mi' yorumlarına neden oldu
ANKARA- Bankalar operasyonunda el konulan 5 bankadan 4'ünün sahiplerinin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e yakın isimler olması "Göz göre göre yapılan operasyonda içleri boşaltılan bankalardaki kaynaklar Süleyman Demirel'in yeniden Köşk'e çıkarılması için mi kullanılacak" endişelerini gündeme getiriyor. Demirel'in yeniden Çankaya Köşkü'ne çıkması için yapılması gereken Anayasa değişikliğine kamuoyu ve medya desteği sağlamak için büyük mali kaynaklara ihtiyaç olduğu iddia ediliyor. Bakanlar Kurulu kararını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in gözünü kırpmadan imzalaması ile gerçekleştirilen bankalar operasyonundaki bankaların sahiplerinin Cumhurbaşkanı Demirel ile çok yakın ilişkilerinin olmasına dikkat çekiliyor. El konulan bankalardan Egebank'ın patronu Murat Demirel'in Süleyman Demirel'in kardeşi Şevket Demirel'in oğlu. Demirel ile çok yakın akrabalığı bulunan bir kişinin bankasına el konulması bankalar operasyonun ardındaki gerçeklerle ilgili ilginç yorumlara neden oluyor. El konulan diğer bankalardan Yurtbank'ın sahibi Ali Balkaner'in Demirel'in Isparta'lı hemşehrisi, Esbank yönetimi kurulu başkanı Mesut Erez'in ise Demirel'in eski bakanı olmasına dikkat çekiliyor. Yaşarbank'ın sahibi Selçuk Yaşar'ın yıllardan beri Demirel'in yakın dava arkadaşı olması da gözlerden kaçmıyor.
Paralar nereye aktarılacak?
Hükümet, bankalar operasyonunu göz göre göre yaparken adeta bankaların mevduat toplamasına ve içlerini boşltmalarına imkan sağladı. Özellikle Egebank, Yaşarbank ve Esbank müthiş reklam kampanyaları ile kaynaklarına trilyonlar eklediler. Sadece Egebank'ın bu reklam kampanyası sayesinde 100 milyon dolar topladığı iddia ediliyor. Operasyonun tamamının halka maliyeti ise, 5 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Demirel'e yakın isimlerinin sahibi olduğu Egebank, Esbank, Yaşarbank ve Yurtbank'tan boşaltılan trilyonlarca lira kaynağın nerelerde kullanılacağı ise merak konusu. Ankara'da dolaşan bazı iddialara göre ise Demirel'e yakın isimlerin bankaların içleri göz göre boşalttırılarak Çankaya seçimlerine finansman sağlandı. Kulislerde, "Çankaya Sakini"nin yeniden Çankaya çıkmak için yapılacak Anayasa değişikliğini sağlamak üzere büyük mali kaynaklara ihtiyaç olduğu ve bu kaynakların sağlanmasında, bankalar operasyonundan yararlanıldığı konuşuluyor. Demirel'in yeniden Köşk'e çıkması için, hem büyük bir kamuoyu ve medya desteği, hem de meclis içinde geniş tabanlı bir uzlaşma gerekiyor. Böyle bir 'kampanya'yı başından sonuna kadar parasız yürütülmesinin imkansız olduğu ileri sürülüyor.
Medya unutulmadı
Ankara'daki iddialara göre Çankaya seçimlerine mali kaynak sağlamanın yanında medyanın Çankaya'da görmek istediği kişi konusunda yönlendirildiği iddia ediliyor. Özellikle Doğan ve Bilgin grubu gazetelerin Demirel'in görev süresinin uzatılmasında gösterdikleri ısrara dikkat çekiliyor. Hürriyet gazetesinin, FP lideri Kutan'ın Demirel'in görev süresinin uzatılabileceği yönündeki açıklaması üzerine gece yarısı sürmanşetini değiştirdiği şeklindeki iddia da, konunun hassasiyetini gözler önüne seriyor. El konulan bankaların özelikle Doğan ve Bilgin grubu gazete ve televizyonlarına verdikleri trilyonlarca liralık reklam ile Demirel için başlatılan 'Çankaya kampanyası'na destek sağladıkları ileri sürülüyor. Sadece Egebank'ın reklam kampanyası çerçevesinde kartel medyasına 30 milyon doların üzerinde kaynak transfer ettiği ve reklam paralarının bankalara el konulmasından birkaç gün önce ödendiği belirtiliyor.
|
 |
|