|
|
 |
Ölüm orucu kritikleşti
Ölüm orucunun mahkumların hayatı açısından kritik bir döneme girdiğine dikkat çeken Türk Tabibler Birliği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı, yetkilileri acilen çözüm bulmaları konusunda uyardı.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) şube temsilcileri ve Türk Tabipler Birliği (TTB), ölüm orucuna dönüşen açlık grevlerinin "insan sağlığı ve yaşamı" açısından kritik bir döneme girdiğine dikkati çekerek, yetkilileri uyardılar. TİHV şube temsilcilerinin, vakfın genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, İzmir Şube Temsilcisi Alp Ayan, 18 cezaevinde toplam 1000 tutuklu ve hükümlünün başlattığı, halen 137 kişinin sürdürdüğü açlık grevinin 44. gününe ulaştığını bildirerek, Türkiye'de son 20 yılda ölüm orucuna giren 27 kişinin yaşamını yitirdiğine dikkati çekti.
'Hayatlarını yitirirler'
"İnsan sağlığı ve yaşamı" açısından kritik bir döneme girildiğini belirten Ayan, Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıklarının açlık grevcilerine müdahaleyi ve zorla beslenmelerini öngören "üçlü protokolünü" eleştirdi. Hastanın istemi dışında ağızdan ya da serum yoluyla yapılacak zorla beslemenin, genel durumu kötüleşmiş kişilerin yaşamını yitirmesine yol açacağını iddia eden Ayan, yetkilileri böylesi bir girişime başvurmamaları konusunda uyardı. Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi de cezaevlerindeki ölüm oruçları için "Acil Çağrı Metni" yayımladı. Metinde "Hemen adım atma zamanıdır. Yarın çok geç olacaktır" denildi.
Grev, 200 kişiye dayandı
Bu arada Aydın E Tipi Kapalı Cezaevi'nde yasadışı Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (DHKP-C) ve Türkiye Komünist Partisi Marksist-Leninist (TKP/ML) örgütlerine mensup 6 mahkumun, F tipi cezaevlerini protesto etmek amacıyla başlattıkları açlık grevi 42. gününe girdi. Açlık grevini sürdürmekte kararlı olduklarını bildiren DHKP-C ve TKP/ML mensubu mahkumlar Sinan Eren, Suat Karabulut, Burhan Kardaş, İlhan Demirel, Murat Çoban ve Barış Kaya, avukatları aracılığı ile yaptıkları açıklamada sağlık sorunlarının devam ettiğini ve bu sorunların başında; tansiyon düşüklüğü, halsizlik, çabuk yorulma, bacaklarda kramp, böbreklerde ağrı, ayaklarda üşüme, görmede bulanıklık, koku ve sesten rahatsızlık, miğde ağrısı, dişeti kanamaları, gaz sıkışması ve ishal gibi sorunların geldiğini söylediler.
Öte yandan, mahkumlarla görüşen avukatlardan Vahap Şimşek ise, "Bu direniş genel olarak F tipi uygulamasına karşı başlatıldı. Daha önce yapılan açıklamalarda, 8 maddelik bir talep sözkonusuydu. F tipi cezaevleri uygulamasının ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin (DGM) kaldırılması, Ulucanlar, Diyarbakır ve Buca Cezaevleri'nde tutuklu arkadaşlarının ölümünden sorumlu insanların yargılanması gibi talepleri var. Dün itibariyle ülke genelinde açlık grevinde olan mahkum sayısı 139'du. Tahminen bu rakam 200'e ulaşacak. Olayın siyasi boyutu var. F tipi cezaevleri ile ilgili talep bunun başlangıcı. Bunun arkasından hükümetten 8-9 maddelik talepleri olacak" diye konuştu.
|
 |
|