![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Mesihİslam tarihinde Mesih'im, Mehdi'yim diyen kimseler çıkmış, bazıları az, bazıları çok fitneye sebep olmuş, toplumun kafasını karıştırmış, huzurunu bozmuş sonra da yok olup gitmişlerdir. Günümüzde bazı "konuşup yazanlar" bunun sebebinin "İslam inancına sokulmuş Mehdi ve Mesih" beklentisi olduğunu ileri sürüyor, "kitaplarda bu beklentiye dayanak teşkil eden bilgiler ve açıklamalar olmasaydı böyle kimseler çıkmazdı" diyorlar. Bunda doğruluk payı bulunmakla beraber Mesihlik ve Mehdilik iddialarını yalnızca "kitaplarda bu bilgilerin bulunmasına" bağlamak isabetli değildir; ayrıca sahtesi çıkar diye gerçeğini söylememek de doğru olmazdı. Kur'an-ı Kerim Hz. Muhammed'in (s.a.) son peygamber olduğunu kesin olarak söylediği, kitaplarımızda da peygamber beklentisine dayanak olacak bir ifade bulunmadığı halde (Hz. İsa'nın inmesi dışında) peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkanlar da olmuştur. İslam ilmihal kitaplarında, bunlar dışındaki bazı akaid (inanç bilgisi) kitaplarında, kıyamet yaklaşınca Mehdi'nin ortaya çıkacağı, Hz. İsa'nın ineceği yazılmıştır. Sahih hadis kitaplarında Hz. İsa'nın geleceğine dair rivayetler vardır, bazıları bunların tevâtür derecesinde olduğunu ileri sürmüşlerdir. Kur'an'da onun geleceğine dair açık bir ifade yoktur, ancak iki âyeti (Nisa: 4/159; Zuhruf: 43/61) böyle yorumlayanlar olmuştur. Zuhruf Sûresi'nde geçen "Şüphesiz o, kıyamete ait bilgidir..." mealindeki âyette "o" şahıs zamiri, arkadaşlarla birlikte hazırladığımız mealde parantez içinde "İsa" şeklinde açıklanmış diye bize atıp tutan ve peygamberlik iddialarının suçunu bile bize yüklemeye çalışan insafsız ve ölçüsüz ilahiyatçı, bu açıklamanın -Fahreddin Razî ve Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın da içinde bulundukları- sayısız kaynakta asırlardan beri yer aldığını bilecek durumdadır. Ebû Hanife'den nakledilen el-Fıkhu'l-ekber isimli akaid kitabından itibaren birçok inanç bilgisi kitabında da bu bilgiye yer verilmiştir. Bu durum karşısında kılıcı keskin, hikmet bilgi ve eğitimi sıfır bazı zemane ilahiyatçılarının çıkıp da "Hz. İsa'nın yeniden geleceği, ineceği uydurmadır, İslam'da yeri yoktur..." demelerinin -şahsi tercih ve yorumlarını açıklama dışında- bir değeri yoktur. Yapılması gereken şey, "Ben İsa'yım" diyen kimsenin iddia ve nitelikleri ile hadislerde bildirilen İsa'nın örtüşüp örtüşmediğini araştırmaktır. Bugünlerde tartışılan şahıs "peygamber olarak geldiğini, İsa olduğunu ve kendisine vahiy geldiğini, iddiasının delilinin Kur'an'da ve hadislerde var olduğunu" söylüyor. Şimdi bunlara bakalım: 1. Tefsircilerin yorumu bir yana Kur'anda Hz. İsa'nın geleceğine dair açık bir âyet yoktur. Bu konuda hadisler vardır. 2. Sahih kabul edilen hadislere göre Hz. İsa peygamber olarak değil, son peygamber Muhammed Mustafa'nın (s.a.) dinine tâbi bir ıslahatçı olarak gelecektir (Müslim, İman, 246). 3. Hz. İsa peygamber olarak gelmeyeceği için vahiy alması da söz konusu değildir. 4. Hz. İsa, spermini Allah'ın yaratması sonucu Hz. Meryem'in rahminde oluşmuş ve dünyaya gelmiştir. Mezarcı'nın ise anası babası bellidir, İsa olması mümkün değildir. İşte böyle bir açıklama Müslümanlar'ın kafa karışıklığını engellemek için yeterlidir. Bunun ötesi fırsattan istifade ederek şov yapmak, para kazanmak, insan karalamaktan öteye geçmez. Bir not: İlahiyat Fakülteleri'nde, başörtüsü yasağını uygulamak üzere sürdürülen baskıya tahammül edemediğim için görevi bırakmaya karar verdim. Hak-hukuk mücadeleme daha özgür bir statüde devam edeceğim.
hkaraman@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|