YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

'Hasta İngiltere'rahatsız Türkiye...

İngiltere'nin çok satan tabloid gazetelerinden Daily Expres'in perşembe günkü nüshasının manşeti 'Hasta İngiltere' idi...

Manşetin spotunda, 10 yaşındaki Nijeryalı öğrenci Damilola'nın Güney Londra'da, güpegündüz, ana caddeye çok yakın bir yerde katledilmesi olayı anlatılıyordu.

Ayrıca da, televizyonda birkaç soru karşılığında 1 milyon sterlin dağıtılmasındaki çarpıklığa dikkat çekiliyordu.

Eğitim Bakanı David Blunkett ise bu iki imajın, 21'inci yüzyıla girerken kendilerine hiç de yakışmadığından yakınıyordu.

Gazete, bunun üzerine "Hasta İngiltere" demişti manşete...

Gülsem mi, ağlasam mı kestiremedim gazeteyi görünce.

'Hastalık' dedikleri konulara bakar mısınız?

Arkasından da Türkiye haberlerini taramaya başladım.

Bir annenin e-mail mesajı vardı internetteki mesaj kutumda... Kızı cezaevinde, ölüm orucundaydı.

"Bunlar bizim insanlarımız, bizim evlatlarımız değil mi?" diye soruyordu.

"Bu ilgisizlik, bu yok sayma niye?" "Suçları, cezaları ne olursa olsun, onların ölmelerini engellemeliyiz" "Gerektiğinde çetecilerle, mafya liderleriyle konuşan devlet büyükleri niçin evlatlarımızla konuşmazlar?"

Sonra oradan Yeni Şafak'ın sayfasına girdim. Mehmet Ağar'ın Sabah'ın yeni patronlarından Turgay Ciner'in arkasındaki adam olduğunu yazıyordu, manşetteki haber...

Acaba Ciner, bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar zengin olmuştu?

Bu zenginliğini Ağar'la işbirliğine mi borçluydu?

Sabah'ın hisselerini almasını ona kim söylemişti?

Acaba Mesut Bey'in kardeşi Turgut Yılmaz'la da bir ilişkisi var mıydı?

Sonra başka bir e-mail mesajına geçtim.

Bir arkadaşım Kıbrıs Gazetesi'nin yakılmasıyla ilgili bir haber geçmişti.

Tam da, Türkiye'nin, Kıbrıs konusunun Katılım Ortaklığı Belgesi'nin öncelikli meseleler arasında yer almasını protesto ettiği günlerde olmuştu olay!..

Denktaş'ın Kıbrıs görüşmelerinden çekildiği günlerde...

Türkiye medyasında pek yer bulmamıştı haber...

Bu Kıbrıs Gazetesi, son zamanlarda Türkiye'nin Ada'daki varlığına bayrak açan ve Denktaş'ı da 'Kıbrıs görüşmelerinin önünü tıkayan adam' olarak ilan eden gazeteydi. Türkiye ve Denktaş, bu gazeteden ve onun sahip ve başyazı Şener Levent'ten çok şikayetçiydi. Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri Komutanı'nın casusluk suçlamalarıyla dahi susturulamamış ve casus olduğuna ilişkin delil bulunamadığı için bir hafta kadar tutuklu kalıp serbest bırakılmıştı...

Ama yine Türkiye karşıtı, Denktaş karşıtı yayınlarını sürdürmüştü. Üstelik de gazetenin satışı artıyordu.

Sonra birkaç gün önce bir gece yarısı gazete binasına bir yangın bombası atılmıştı... Gazete, matbaasıyla birlikte yanmıştı.

Yangın bombasını atan ya da attıranlar mı?

Onların yakalanması için çok yönlü soruşturmalar mutlaka yapılıyordu.

Daha sonra bir gazetede bir habere rastladım.

MGK'nun toplantısından ve toplantıya sunulan bir haberden söz ediyordu...

Raporu kimin ya da kimlerin yazdığı belli değildi...

Bu aslında çok da önemli değildi.

Daha önceki 'Andıç'ları hazırlayan ekiplerden biri olabilirdi.

Başka bir ekip de olabilirdi.

Raporda ilginç saptamalar, korkunç bilgiler vardı.

Dilerim siz okumamışsınızdır!..

Ben okuduğum günden beri uyuyamıyorum.

Rapor, Kopenhag Kriterleri'nin ve Katılım Ortaklığı Belgesi'nin neredeyse tümüyle PKK taleplerinden ibaret olduğunu yazıyordu.

Türkiye'nin bilinen iç ve dış tehditlerinin yanısıra yeni tehditler sıralanıyordu.

Mesela, Yunanistan'ın Karadeniz'de Pontus Rum Devletini kurma çabası içinde olduğu haber veriliyordu.

Süryaniler'in de Türkiye'den toprak talep ettikleri ve Türkiye'yi bölmek istediklerinden sözediliyordu.

Raporda Lazlar'dan, Çerkezler'den, Arnavutlar'dan ve Boşnaklar'dan ise bahsedilmiyordu...

Böylece, Lazlar'ın, Çerkezler'in, Arnavutlar'ın ve Boşnaklar'ın Türkiye'yi bölmeye çalışmadıkları sonucunu çıkartmak mümkün olmuştu.

Bu, rahatlatıcı bir durumdu ve duyduğum endişeleri biraz olsun azaltıyordu...

Bu raporu okuduktan sonra aranmaktan vazgeçtim.

Londra Mektubu'nu kısa kesmeye karar verdim.

Ve yazının başlığını değiştirmeye karar verdim.

Daha önce 'Hasta Türkiye, rahatsız İngiltere' demiştim.

Raporu okuduktan sonra rahatladım.

Olsa olsa İngiltere 'Hasta' olabilirdi.

Başlığı değiştirdim.

Sanırım böyle daha iyi oldu...


3 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...