YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Gülümseyen bir kare özlemi

Bir TV reklamı var: Yönetmen Sinan Çetin ile fotoğraf sanatçısı Ara Güler gülümseyen insan fotoğrafları çekmek için sesleniyor: "532 de bakalım!" Muhatapları "532" derken dudaklar gülümseme çizgisinde açılıyor ve iki sanatçı deklanşöre basıp, kahkahayı patlatıyor.

Evet, toplum olarak dudaklarımızda bir gülümseme karesi oluşturabilmek için böyle zoraki bir mizansene ihtiyaç var.

Bayrama doğru giden bir ülke görüntüsü var mı şu anda ülkemizde?

Sevinç dalgası üretecek bir vasıta niteliği taşıyan af bile toplum vicdanı üzerinde bir cendere etkisi oluşturdu.

İnanır mısınız, taa Merve Kavakçı'yı, yüzünde korkunç tekallüsler belirmiş bir halde Meclis'ten kovduğu günden bu yana Ecevit'in dudaklarında bir gülümseme karesi oluşmasını temenni ediyorum. İnanır mısınız, Rahşan Hanım'la zaman zaman elele tutuşmuş fotoğraflarından bile bir ümit üretmek istiyorum. Ama peşinden hüsran geliyor.

Tıpkı, dört yıldan bu yana okullarından işlerinden atılan başörtülü genç kızların yüzünde bir tebessüm aradığım gibi. Onların mektuplarında, onların tanık olduğum yüzlerinde ne kadar da acı gözlemledim geçen zamanda... Van'dan yazan bir okuyucum "Nişanlım, iki ablam ve kız kardeşim başörtüsü mağduru" diyor. Onlar ne kadar hasret bir tebessüme... Onların annesi-babası ne kadar hasret! Konya'da 'Tıp'ı bitirmesine sadece iki dersi kalmış bir genç kızın gözleri parlamılıydı sevinçten, benden seher vakti dua isteyenlerin yüreklerine bir sevinç kondurmayı ne kadar isterdim.

İnanır mısınız, Başsavcı Vural Savaş'ın dudaklarında, şöyle gerilimsiz bir tebessüm arıyorum. Yani hedefe kilitlenmenin veya hedefi bitirmenin sevinci ile gerilmiş değil, ya da yeniden tayin edilmemenin öfkesi ile acı-tatlı nerede duracağı bilinmeyen bir dudak hareketi olmasın! Şöyle içi duru bir yargı adamının gülümsemesi olsun!

Binler halinde yürüyen polislerin yüzü öfke ile gerilmiş olmasaydı keşke, Kızılay'da, Galatasaray'da ya da Bayazıt'ta yerde sürüklenen insanlara üst üste tekme atarken yüreğini unutmasaydı... Eşinin veya çocuğunun tebessümü yalayıp geçseydi bir an yüreğini...

İnsan, bir bayram namazında Genelkurmay Başkanı veya Cumhurbaşkanı ile yanyana namaz kılmak, sonra sımsıcak duygularla, gözlerinin içi gülerek bayramlaşmak, kucaklaşmak istiyor... İnsan, protokol kaygılarından arınmış sımsıcak bayram tebrikleri istiyor.

İnsan, semada patlayan çocuk kahkakaları duymak istiyor ülkesinde... Karnesi pekiyi dolu, oyuncakları olan, akşam babasına kavuşan, annesinin sevgiyle kucakladığı çocukların sevinç çığlıklarını duymak istiyor.

İnsan annelerin yüzlerine özellikle orucun şu son günlerinde dualarla sarılmış bir biçimde yansıyan mübarek bir tebessüm arıyor. Doğu-Güneydoğu'da, dağ köylerinde ya da şehrin varoşlarında fukara yuvalarda çocuklarına bir sıcak aş pişirmek için çabalayan annelerin gülmesini istiyor insan... Lider hanımları şöyle ayaklarına şalvarları çekip dolaşsalar, kucaklaşsalar bu ülkenin yoksul ocaklarını ve orada bebelerin, büyümekte olan genç kızların, onlara şefkat üretmeye çalışan annelerin yüreklerini ısıtsalar... Bir tebessüm diriltseler onlarda...

Cezaevlerinden hep birlikte ölüm çıkarmayı başardık! Başaramadık bayram arefesinde barışı besleyecek bir uzlaşmayı... 10 yıldır girilemeyen cezaevi koğuşları üretmişiz. Ve bayram arefesinde bir Ramazan günü daha yıllarca sürecek bir acının topraını nadaslamışız!

Uzlaşma ikliminden onun üreteceği tebessümlerden ne kadar uzaklaşmışız.

Son gerilimde olağanüstü bir insanî gayret sergileyen Mehmet Bekaroğlu ve ona eşlik edenler, ne olurdu bir gülümseme üretebilselerdi cezaevlerinde... Ne olurdu, kapıda bekleşen anneler, kardeşler bir Ramazan sabahına yürekleri sevinçten pır pır uçarak girebilselerdi.

Ne cezaevlerine girebildi tebessüm, ne devletin dudaklarına...

Ah güven unsuru... Güven uyandırabilseydi devlet, güven duyabilseydi mahkûm... Örgüt ruhu insafa açılabilseydi...

Bin tane Sinan Çetin, bin tane Ara Güler, bir milyon kere "532" dedirtse bir tebessüm üretebilir mi bu acı yumağının içinden?

"Ölüm"süz olmalıydı. Ölümler dudaklarımızın üzerine çöktü on yıllardır. Hele genç ölümleri... Şöyle bir düşünün, geçen 35-40 yıl içinde evinde, bir yakınının evinde genç ölümlere ağıt yakmayan kaç aile kaldı Türkiye'de? Bir karecik tebessüm üretebilir misiniz bu acının içinden?

Ben kardeşini genç yaşta kaybeden bir insanım. Tayin olduğu okuluna giterken donarak vefat etti. Bir anne yüreğinin nasıl yandığını bilirim böyle durumlarda... Bir abla, kardeş yüreğinin... O zamandan bu yana, şöyle derin bir gülümseme doğmaz ailemin yüzünde... Ya bunca insanın annesi, babası, yakını... Ölümleri çoğaltıyoruz, acıları çoğaltıyoruz, yüreklerin yükünü çoğaltıyoruz.

Şimdi şu hengâme içinde "Yananları kim yaktı?" sorusunu, herkesi tatmin edecek biçimde nasıl cevaplayacaksınız? Ulucanlar, Burdur söylemleri "Akadaşlarımızı yaktılar" iddiasıyla katbekat çoğalmayacak mı? Örgüt iklimindeki başka insanları tetiklemeyecek mi?

Şefkat, rahmet, kerem, sevgi, güven, fedakârlık, feragat.... Daha böyle başka vasıflar... Bir toplum bünyesinde tebessüm üretecek zemin bu vasıflarla nadas edilir. Devlet ve insanlar bu iklimde yaşarsa güzelliğe kanat açılır.

Ülkemiz bir derin muhabbet dünyasının hasretini çekiyor.

Bayram'a buruk, yürekler tedirgin, acılar yumağı içinde giderken gerçekte ne zaman, neyi kaybettiğimizin muhasebesini yapma zarureti ile karşı karşıyayız, diye düşünüyorum.


21 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Ahmet Taşgetiren

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...