![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Koşu bittikten sonra koşanlarKonya'ya çoğu kere "Düğün Gecesi" haftasında Mevlana'yı anma toplantılarını izlemek için gidilir. Ben de ilk defa Konya'ya 1968 yılında Osman Yüksel'in yakını Emine Bağlı'nın yönettiği bir dernekle gittim. O yıllarda Ömer Aksu, Mehmet Ünal, Enis Öksüz, Hasan Celal Güzel, Rasim Özdenören, Emine Bağlı ve ben DPT'de yeni çalışmaya başlamış uzmanlardık. Mevlana her yıl Aralık ayında bir hafta boyunca anılır. Artık bir hafta yetmiyor. Önümüzdeki yıllarda bir hafta bir aya çıkarılmalı. O bir ay süresince yalnızca sema gösterileri değil, uluslararası akademik toplantılar da düzenlenmeli. Düşünce ve eylemiyle yüzyıllarca bütün insanlığı etkileyen Mevlana bu yıl da büyük bir coşkuyla anıldı. O, ölümünün üzerinden yedi yüzyılı aşkın bir süre geçmesine rağmen sanki hiç ölmemiş gibi aramızda. Müslümanlar'la birlikte Yahudiler'i ve Hristiyanlar'ı da etkiliyor. Eserleriyle bütün insanlığa ışık tutuyor. Dini, ırkı ve rengi ne olursa olsun, herkes aradığını "Mesnevi"de bulur. Onda ele alınmamış hiçbir ana sorun yoktur. Anadolu insanının düşünce ve sanatında büyük bir çığır açan Sezai Karakoç'un "Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız" dizesi sanki Mevlana'nın ölümsüzlüğünü dile getirmek için söylenmiş. O hayat koşusu bittikten sonra da koşmaya devam ediyor. Onun "yeni şeyler söyleme" koşusu Kıyamet'e kadar "yedi iklim dört bucak"ta hiç aksamadan devam edecek. "Gönüller Sultanı"nın ölümsüzlüğünün sırrı, taşıdığı hikmetlerle kıyısız bir okyanus olan Kur'an'ın ulaşılmaz zenginliklerinde gizli. Mesnevi Kur'an'ın derinliklerinden çıkarılmış bir inciler harmanıdır. Öyle bir harman ki, Doğu'dan Batı'ya bütün bir dünyaya savruluyor. Nitelikten daha çok niceliğin egemen olduğu Amerika'da bile, en çok Onun şiirleri okunuyor. Yahya Kemal'in dediği gibi, geçmişte Mesnevi okuyarak Viyana'ya giden Anadolu insanını, şimdi de New York Mesnevi okuyarak bekliyor. Puşkin "Kafkaslar Hristiyan misyonerler bekliyor" diyordu. Hristiyanlar dört yüzyıl süren bir savaşa rağmen Kafkaslar'da tutunamadılar. Şimdi yalnızca Moskova değil, New York'da Müslüman misyonerler bekliyor. Batı dünyasının beklediği misyonerler artık yalnızca Yunus ve Mevlana gibi Anadolu'dan değil, onların uç verdiği Paris'ten, Londra'dan, Berlin'den ve Washington'dan çıkıyor. Rene Guenon, R. A. Nicholson, A.J. Arberry, Hamit Algar, Ian Dallas, Eva Meyerovitch, Wiliam Chittick onlardan aklıma ilk gelenler. Mevlana'yı yeniden keşfedenlerle yeni bir dünya kuruluyor. Bu dünyanın merkezi Konya olacak.
ngurdogan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|