YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

MHP-FP ilişkileri

MHP ve FP'nin bir kemikleşmiş tabanları var, bir de geçişli tabanları... Geçişli taban, 18 Nisan seçimlerinde ağırlığını MHP'den yana koydu. Sebebi, FP'nin Refahyol döneminde ve peşinden gelen 28 Şubat sürecinde, tabanın konumunda gerilemelere, ya da uzun seneler içinde elde edilen kazanımların kaybına yol açması... Gerekli savunma performansını gösterememesi...

Bu geçişli taban, partiler üzerinde denetimi işletmek açısından çok önemli. Bunlar, partinin günahlarını bile sevmiyorlar. Gerektiğinde tavır koyup, redlerini ifade edebiliyorlar.

Bu geçişli tabanın, 18 Nisan seçimlerinden bu yana, MHP ile FP'nin ilişkilerini olağanüstü gerdiğine şahit oluyoruz. Birisi, kazandığı alanı korumak, diğeri kaybettiğini istirdat etmek amacına kitlenecekti.

MHP, seçimlerde aldığı sonucu, FP'ye karşı dışlayıcı bir malzeme olarak kullanmayı bunun için tercih etti. "FP bir süre dinlenmeli"ydi.

Evet, bu, zafer kazanan adamın, bunu pekiştirmek için muhtemel rakibini psikolojik olarak ezme girişimiydi.

Konu, elbet FP için de can yakıcı bir durum ortaya çıkarıyordu. FP de, bir yandan neden kaybettiğinin muhasebesini yapıp, yeniden kayıp alanlara ulaşmayı deneyecek, diğer yandan da, rakibinin yere kapaklandığı anları kollayacak, geçişli alanlara dönüp, "bakın gördünüz mü? ümit bağladıklarınız bunlar" diyecekti.

İlk sancı, TBMM'nin açılışındaki başörtüsü geriliminde yaşandı. MHP, hem kendi parlamenterinin başını açtırmış, hem de FP'li parlamenterin Meclis'e girme girişiminde olumsuz tavır almıştı. MHP, seçim sürecinde FP'yi, özellikle başörtüsü konusunu çözememesi sebebiyle vurmuştu. Oysa şimdi kendisi "yumuşak-ürkek" tavır almaktaydı. Peki, bu durum geçişli alanda nasıl karşılanacaktı? MHP burada, işi, Fazilet'in "kışkırtıcılığı"nı öne sürerek kapatmayı denedi. Ama yara aldı. Başörtüsü konusunda sonra da bir şey yapamadı ve her seferinde FP'ye dönüp "bu işi kaşımayın" diyerek, kendi sorumluluğunu kapatmaya çalıştı.

Sonra, Gürüz'ün görev süresinin uzatılması meselesi gündeme geldi. Bu da, başörtüsü ile birlikte oluşmuş bir sancılı konuydu. FP-MHP arasındaki geçişli taban, bu konuda da son derece duyarlıydı. MHP, o konuda da beklenen tavrı ortaya koyamadı. Orada da kendisine yönelen tepkileri FP'nin yönlendirdiğini öne sürerek işin içinden sıyrılmaya çalıştı. Bundan da yara alarak çıktı MHP.

Ve son olarak, Cumhurbaşkanı adaylığı ve Somuncuoğlu hadisesi...

Kendi bakanının yolunu kesen, bakan korumalarına saldıran bir MHP milletvekili ve onun bu davranışını "töre ve ülkücülük" gerekçesine bağlayan bir MHP yönetimi...

Bu gerekçenin de bir gerekçesi var: Somuncuoğlu'nu FP'nin kışkırttığı (Yahnici'nin provokasyon dediği hadise) iddiası...

MHP, ilk başörtüsü sınavında yara aldı, Gürüz'de yara aldı ve burada da yara aldı. Hele bu sonuncuda, çok ciddi bir yara aldı. Kaba kuvvetin peşine takılan bir "Töre ve ülkücü tavır" söylemi, çok yanlış birà "şecaat arzı" olarak algılandı tüm kamuoyunda ve MHP-FP arasındaki geçişli tabanda... Bizat MHP'nin kemikleşmiş tabanında bile bu tavrın, utandırıcı etkisi olduğunu düşünmek yadırgatıcı karşılanmamalıdır. Cemal Enginyurt, çizdiği "ülkücü" imajla MHP'nin, ya da "ülkücü" camianın yüzde kaçının nabzına şerbet vermiş olabilir ki?

Peki MHP yöneticilerinin Somuncuoğlu'na ilişkin "FP kışkırtması" iddiası, ne kadar inandırıcıdır?

Şayet bir FP kışkırtması söz konusu ise, burada akla iki şey geliyor: Birisi bu kışkırtmaya Somuncuoğlu'nun âlet olduğu, diğeri de, Cemal Enginyurt'un ve tabiî MHP yöneticilerinin âlet olduğu... İster istemez şu soruyu soruyorsunuz: Acaba Faziletliler, Cemal Enginyurt'un yol keseceğini, MHP yöneticilerinin Meclis kapısında nöbet tutacağını, ayrıca gene MHP yöneticilerinin kaba kuvvet gösterisine "töre ve ülkücü tavır" savunması yapacağını da planlamışlar mıydı? Eğer öyle ise, MHP yönetimini de Faziletliler mi yönlendirmektedir? MHP yöneticileri her kışkırtmaya hurra deyip koşacak nitelikte insanlar mıdır?

MHP'nin geçişli tabanda ciddi prestij kaybına uğradığı muhakkak. MHP yönetiminin zihnindeki "FP sendromu", bundan böyle, yanlışların, zaafların izahında daha az etkili olacaktır. İktidar ortağı MHP'yi, oy aldığı geçişli zeminlerde, ancak kendi yaptığı olumlu icraat kalıcı kılabilir. Devlet Bahçeli'nin ağır başlı tavrı, tabanın hassas olduğu alanlarda yapılacak olumlu icraatla beslenseydi, hem kendisine oy veren kesimlere tatmin duygusu sağlar, hem de yeni oy alanlarında ilgi uyandırırdı. Ama şimdi, hassas konularda düşük profil sergileyen, parti içi ilişkilerde anlaşılmaz bir "töre" dayatması geliştiren, bir yönüyle "töre"yi bile harcayan, insanları "bakanlarını milletvekillerinin ülkücü (!) tavrına emanet eden bir partinin iktidarında nasıl bir özgürlük standardı oluşur?" kaygısına sevkeden bir MHP vardır... Ve o MHP'ye geçişli tabandan gelen oylar aşınmaktadır.

Peki FP'nin MHP'ye kaptırdığı oylar, MHP'nin yanlışları sonucu geri dönüyor mu? Benim gözlemlerime göre şu anda hayır. FP, şu andaki yapısıyla henüz bir umut yeşertmiyor. MHP'nin yanlışlarına bağlı bir yeniden büyüme, FP için çok daha zordur. "FP, toplumda yeni bir ümit üretecek ne yaptı?" sorusu henüz olumlu cevaplar bulamıyor. "MHP'nin bir şey yapamadığı görüldü. Biz FP'nin bilinen çizgisini devam ettireceğiz" söyleminin, FP üzerinde ümit yoğunlaştırması imkânı yoktur. FP'nin yarınki başarısı, "Neden kaybetik, yeniden nasıl Türkiye'nin umudu olabiliriz? Hangi programla, hangi kadroyla?" sorusuna vereceği cevapla yakından ilgilidir...

Konya'da yapılacak il başkanları toplantısında, insanlara birilerinin önünü kestirmeye çalışmadan önce, bu soru üzerinde yoğunlaşma zarureti vurgulanmalıdır. Bütünlük içinde kalmak evet, bu zaruri, ama durgun sular gibi yosun bağlamak, işte bu olmamalı...


29 Nisan 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Ahmet Taşgetiren

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...