![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
Salonlar işgal altında Gani Şavata, Türk sinema dünyasının ve sinema salonlarının Amerikan hegomonyasında bulunduğunu iddia etti. İSTANBUL- Sinema oyuncusu Gani Şavata, Türkiye'de sinema alanında tam anlamıyla bir Amerikan hegomanyası olduğunu, adı Türk olan bazı filmlerin de aslında Amerikan filmi olduğunu belirtti. ABD'nin sinema konusunda kimseye yaşama hakkı tanımadığını anlatan Şavata, şunları söyledi: "Bugün Türkiye sinemasının acı bir gerçeği var ki, işletmeler dışında sinema salonları dahi Amerikan şirketlerinin tekelinde. Salonlar satın alınıyor. Yılmaz Başbakan iken Amerika'ya çağrıldı. Çıkarılan bir yasayla daha önce yabancı filmlerden alınan yüzde 25 vergi yüzde 10'a düşürülürken, Türk filmlerine ise yüzde 10 vergi getirildi. Türk sinemasını bu şekilde ele geçirdiler. Bunlar tamamen Türk sinemasının önünü kesmek için yapıldı. İstanbul'daki sinemaların tümü Amerika'nın elinde. Yüzde 50 salon, salon kimin? Amerika'nın. Yüzde 15, şayet varsa, işletmenin. O da Amerika'nın. Yüzde 8,5 da vergi. Yapımcıya ancak yüzde 28 filan kalıyor. Bu şartlarda Türk sineması o salonlara elbette giremez." 'Kahpe Bizans yerli değil'Piyasadaki pekçok Türk filminin de "Gerçek Türk filmi olmadığını" belirten Şavata, "Kahpe Bizans gibi filmlerin uzaktan yakından Türk sineması ile ilgisi yoktur. Bunlar Türk sineması kimliği adı altında Amerikan şirketleri tarafından yapılmış, tamamen ticari amaçlı Amerikan filmleridir. Gelirler de oraya gitmektedir. Bakın Kahpe Bizans Ankara'dan doğuya gitmemiştir. Doğuda Sınır vardır. Hesap edelim. Kahpe Bizans gibi bir film 'gişe rekoru kırıyoruz' diyor. Onlar 55 kopyayla 400'e yakın salonda gösterimde. Salon başına 4-5 bin kişi düşer. Bizi, 7 kopyayla 26 sinemada 250 bine yakın kişi izledi. Yani sinema başına 10 binden fazla kişi düşüyor, rekor bende" diye konuştu. Sınır filmiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Gani Şavata, asıl Türk sinemasının örneğinin Sınır olduğu görüşünü savundu. Şavata, "Sınır bir kimlik arayışıdır, dirilmenin ilk adımıdır, bir Türkiye sinamasıdır. Ama Sınır'a sansür gelmiştir. Güneşe Yolculuk, Gülün Bittiği Yer ve Yara'ya da sansür gelmiştir. Bunlar tamamen Türk sineması kimliği taşıdığı için sansür gelmiştir" dedi. İran Sineması yükselişteSansürün "doğrudan" bir sansür olmadığını anlatan Şavata: "Kültür Bakanlığı destek çıkmayarak sansür koymuştur. Eğer sahip çıkılsaydı kendi sinemalarında halkıyla buluşurdu. Ama salonlar Amerikan işgali altındadır. Bizim kimliğimizi yansıtan bu tür filmlere sinemalar kapalıdır" diye konuştu. Bazı aydınların bu gelişmeler gözyumduklarını kaydeden Şavata, bu isimlerin "Kara çarşaf" olarak nitelendirdikleri İran filmlerinin bugün dünya sinemasında 7'incilikten 6'ncılığa yükseldiğini, bütün bunların İran Kültür Bakanlığı'nın desteğiyle gerçekleştiğini söyledi. Gani Şavata, İstanbul Film Festivali'nde Sınır'a ödül beklemediğini de açıkladı. Şavata: "Beklemiyorum, çünkü onlar Türk sineması kimliği taşıyan filme ödül vermezler" dedi.
Mucip DENİZ
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|