![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
REFORMCULARA Hamaney'in, "Artık İmam Hasan tutumu (uzlaşmacı) değil, İmam Hüseyin tumumu (savaşçı) geçerli olacak" sözlerini hatırlatan Rafsancani, bugünkü durumun devrimin ilk günlerine benzetti ve "Amerika, devrimde yenildi, geldi bir daha yenildi. Şimdi tekrar geliyor. O zaman da mantar gibi gazete çıkıyordu." TAHRAN- İran'ın eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani, ABD'nin İran'a karşı çifte standart uyguladığını ileri sürdü ve Türkiye ile ilgili tutumunu buna örnek gösterdi. Rafsancani, "Bu Amerika istediğini beğeniyor, istemediğini de dışlıyor, hiçbir ölçüsü yok" dedi. Eski Cumhurbaşkanı, "Türkiye'de, yargı kurumu, ordu ve istihbarat parlamentoda çoğunluğa sahip olan bir partiyi Müslüman olduğu için kapatıp, hükümeti devretti. Amerika da onları teşvik etti ve övdü" şeklinde konuştu. Halen "Düzenin Yararını Teşhis Heyeti" Başkanı olan Rafsancani, dün Tahran Üniversitesi'nde verdiği cuma hutbesinde, ABD'nin, İran'da son bir hafta içinde 16 reformcu gazete ve derginin kapatılmasını eleştirme hakkı bulunmadığını öne sürdü. Son seçimde Tahran'da 30. sıradan ve son kişi olarak seçilen ancak sonuçlar henüz onaylanmadığı için meclise girip girmeyeceği belli olmayan Rafsancani, Türkiye karşıtı eleştirilerini daha da artırarak, "Bunlar binlerce kızı, başında başörtüsü olduğu için üniversitelerden attı. Amerika da bunları övdü. Eğer İran'da buna benzer bir şey şey olsaydı, neler yaparlardı? Bu gösteriyor ki, bunların (Amerikalılar) halkçılık, özgürlük gibi şeylere inancı yok" ifadelerini kullandı. İran'da son 20 senede 20 seçim yapıldığını ve bu seçimlerin "Kesinlikle dünyanın en özgür seçimleri olduğunu" söyleyen Rafsancani, "Fakat biz diktatörlükle, görüşleri empoze etmekle suçlanıyoruz" diye konuştu.
'Devrimin ilk günleri gibi'Rafsancani, İran'da reformcu basına yönelik sindirme kampanyasıyla doruğa ulaşan iç mücadeleleri, devrimin ilk yıllarında Humeyni yanlıları ile zamanın Cumhurbaşkanı Beni Sadr ve taraftarları arasındaki çekişmelerin yaşandığı koşullara benzetti. Beni Sadr, 22 Haziran 1981'de Meclis'in kendisini cumhurbaşkanlığı için yetersiz gören bir karar almasının ardından, Humeyni tarafından cumhurbaşkanlığından azledilmiş ve daha sonra ülkeden kaçmak zorunda kalmıştı. Rafsancani, "Ben bugünlerle devrimin ilk dönemindeki günler arasında çok benzerlik görüyorum. Amerika devrimde yenildi, geldi bir daha yenildi. Ama şimdi Amerika kendisini yenileyip tekrar geliyor. O zaman da ülke içinde hem liberaller, hem o zamanki solcu gruplar, yani komünistler hem de münafıklar (Halkın Mücahitleri) Amerika'nın içteki unsurlarıydı. Bunların (ABD) programlarından birisi de iç basını dışla birbirine bağlamaktı. O zaman da hergün mantar gibi gazete çıkıyordu. O zaman da teşkilatlı davranıyorlardı. İç basında bir şey söyleniyordu, dışta büyütülüyordu veya tersi oluyordu" diye konuştu.
Uzlaşma değil savaşDinî lider Ayetullah Ali Hamaney'in bu konularda çok şey söylediğini, ancak bazı kişilerin bu kapalı konuşmaları anlayabilecekleri halde anlamadıklarını belirten Rafsancani, reformculara yönelik üstü kapalı bir tehditde bulunarak, "Ancak anlamadılar ve şu andaki duruma geldik. Keşke bunlar anlasaydı ve buraya gelmeseydik. Ve eğer anlamazlarsa dinî liderin dediği şey olacaktır" diye konuştu. Hamaney, geçen hafta yaptığı konuşmada, artık tutumlarının İmam Hasan tutumu (uzlaşmacı tutum) değil, İmam Hüseyin tumumu (savaşçı tutum) olacağını söylemişti.
Devrim güçleri birlik değilDevrim güçlerinin birlik olması gerektiğine inandıklarını ifade eden Rafsancani, şu anda devrim güçlerinden bir grubunun "Amerika ve İsrail radyosuna kardeşlik gösterdiklerini, bir grubunun ise aşırı işler yaptığını" ileri sürdü. Rafsancani, reformcuları, Cumhurbaşkanı Hatemi hükümetinin destekçisi değil "tamamen düşmanı" olmakla suçladı ve "Hükümetin rahat bir şekilde programlama yapması için koşullar yaratmalıyız" dedi. İçerde uygun koşullar oluşması ve toplumda işbirliğinin sağlanması durumunda "düşmanların kendilerine artık göz dikemeyeceğini" söyleyen Rafsancani, böyle bir durumda artık herkesin "özgür, ileri ve haktan yana olan basından yararlanacağını, bunun kesinlikle ülke için yararlı olacağını" belirttikten sonra, "Ancak bunun şartı, basının hak yanlısı olması ve yasa çerçevesinde çalışmasıdır" diye ekledi.
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|