YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Çankaya'da oturmak dışında bir iş gelmez elinden

 
70'lerin Nurlu Süleyman'ından beklenen, bu kirli oyundan çekilip, izzet ve ikballe köşesinde oturmaktır.

 

Resim yapsın, demiştim. Unutmuşum, Cumhurbaşkanımız fıtrî ve insanî özellikler gösteren sıradan bir fani değil, fırçayı eline asla yakıştıramaz... Hatıralarını yazmak, tecrübelerinden gelecek kuşakları yararlandırmak gibi "süfli" amaçların peşinden de koşmaz.

Hüdayı nabit...

Başkalarına benzemez!

Hiç direksiyon başına oturmamıştır örneğin; bilgisayar kullanmamıştır; cep telefonuyla bir dostuna, bir arkadaşına, yahut sevgilisine mesaj göndermemiştir; Edip Cansever'den iki dize okuyup içlenmemiştir; Sait Faik nedir, Cahit Zarifoğlu kimdir, merak etmemiştir. Aklını, bilgisini, görgüsünü Ankara'daki iktidar savaşı ve entrikalarına "kurban" vermiş bir olgu, bir siyaset fenomenidir. Mehmet Altan'ın da belirttiği gibi, iktidardan düşünce halkı gözetir, halkı düşünür gibi yapmış, iktidara geldiği andan itibaren İttihat ve Terakki'nin devleti kutsayan, halkı yok sayan mantalitesinin bir neferi olup çıkmıştır. Aynı oyunu, ısrarla, düşe kalka sürdürmekten öte bir iş gelmez elinden.

Dolayısıyla, yeniden Cumhurbaşkanı olmaya hem mahkûm, hem de mecburdur.

70'lerin Nurlu Süleyman'ından beklenen, bu kirli oyundan çekilip, izzet ve ikballe köşesinde oturmaktır.

Ama, bildiğimiz, tanıdığımız, 28 Şubat darbesinin felah bulmasında "yaratıcı katkıları"na tanık olduğumuz Süleyman Demirel, bunu nefsine yakıştıramayacaktır.

Ki, zatıdevletlileri, vatandaşları "düşman" kamplarda mütalaa eden ve irticaın karşılığı olarak "dindar" çoğunluğu hedefe yerleştiren "topyekün savaş" stratejine tepki göstermemiş, tepki göstermek bir yana, bu stratejinin hayatiyet bulmasıyla Cumhurbaşkanlığı'nın devamı arasında "irtibat" bile tesis etmişti.

* * *

Bundan bir yıl mukaddem, "boşuna heveslenmeyin" diye yazmıştım; dokuz on ay sonra, muhtemelen iktidar kanadı, Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin uzatılması için Anayasa değişikliğine gidecek ve bunu gerçekleştirecek. Parlamento da, Çankaya'da Çevik Bir, Kemal Yavuz, hatta Yekta Güngör Özden gibi birini görmektense, Süleyman Demirel'e fit olmuş görünecek.

Gerçi muhterem, "Yeniden Cumhurbaşkanı seçilmek gibi bir hevesim yok" diyor, "istemem, yan cebime koyun" sadedinde... Ama, alternatifsizlik, Süleyman Bey'i Çankaya için düşünülen isimlerin arasına soktu bile.

Bir başka aday Mesut Yılmaz.

Doğan Güreş'in de adı geçiyor.

Akbulut, hakeza.

* * *

Mesut Yılmaz, hükümete girmeyerek, gizliden gizliye bu makama hazırlandığının ipuçlarını vermişti.

Yılmaz, HADEP provokasyonuyla uç veren kriz sürecini aşıp adaylığını tescilleyebilirse, seçimden seçime antimilitarist damarları kabaran saf milletvekili çoğunluğunun duygularına hitap edecek ve "28 Şubat süreci"nin bitmesini, kendisinin Cumhurbaşkanı seçilmesi şartına bağlı olduğu tezini isteyecek; ama seçilirse, 28 Şubat'ı değil, sadece Demirel'i altetmiş olacak.

Faruk Gürler olayında olduğu gibi tıpkı...

Belki sürpriz bir aday çıkacak.

İsrail'le içli-dışlı olmanın ödülünü Çankaya köşküne yerleşmekle alacak bir mustafi general.

Olamaz mı?

Demirel'e fit olmuş görünse de, "demokratik normal"e müdahale ederek parlamentoyu "ara rejim" koşullarına teslim olmaya zorlayan militarist cepheden "son dakikada" kimi itirazcı sesler yükselebilir.

Ne bileyim, Cumhurbaşkanlığı makamına ara rejim fenomenlerinden birinin (muhtemelen "medeni cesaret" sahibi bir generalin) daha çok yakışacağı yönünde bazı "telkinler" gelebilir.

Herşey olur...

Yine de, benim adayım mevcut Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel.

Demirel, 28 Şubat sürecine yaptığı katkıların ödülünü, ne pahasına olursa olsun alacaktır, almalıdır.

Hakkıdır.

Beethoven dinletilerinde heyecanla ayağa fırlayıp "İşte çağdaş Türkiye tablosu bu!" diye ünlemesinin, MGK'nın tavsiye ettiği (!) her türlü antidemokratik yasayı vakit sektirmeden onaylamasının, Kemal Gürüz'ü yeniden bu ülkenin başına bela etmesinin bir karşılığı olmalıdır.


28 ŞUBAT 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Ahmet Kekeç

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...