YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 


S@n@l âlem nereye?

Hayatın akışı artık, gerçek hayatın yerine kopyasını üreten internet odaklı bir yere doğru akıyor. Bir simülasyon olmasına rağmen sanal âlem, yaşam kültürümüzü değiştiriyor, değiştirecek.

BUNDAN üç beş yıl öncesine kadar az sayıda insanın bildiği, kullandığı "internet" bugün iyiden iyiye hayatımızın bir parçası olmaya başladı. Televizyon reklamlarında internetten bahseden kokoreçciyle kestaneciyi yadırgamıyoruz bile. Özellikle de son günlerde televizyonlarda, gazetelerde, bilboardlarda yayınlanan reklamların hatırı sayılır bir kısmı internetle ilgili. İlgililerin takip ettiği dergilerin dışında, gazetelere internet sayfaları eklendi, televizyon programları hazırlandı. Haber bültenlerinde, gazetelerde çok sık olmasa da (şimdilik), chat/sohbet odalarında tanışıp evlenen çiftlerin haberlerine rastlıyoruz. "En meşhur Türk" olarak internetin altın anahtarını alan ve dünyanın dört bir yanında adına fun klüpler kurulan Mahir'in, dünyada, Türkiye'de olduğundan daha fazla tanınması bile internetin sınırları iptal edişine bir örnek. Bunlar, popüler yansımaları olsa da, internet artık hayatımızda, ve yaşam kültürümüzü de bir şekilde etkiliyor, değiştiriyor. İnternet odaklı bir hayata doğru akıyor hayatın akışı.

Lokal olanla global olan arasındaki farkı ortadan kaldıran internet, yaşam kültürümüzü olduğu gibi ekonomik hayatı da etkiliyor, bazı meslekleri tarihe gömerken yeni mesleklerin icadına sebep oluyor. 'E-mail', 'web-site', 'sörf', 'chat', 'nick', 'hacker', 'internet polisi', 'internet kafe', vs., vs., yeni terimler, yeni meslekler, yeni iş alanları. Çocuklar artık çelik çomak, misket oynamak yerine bilgisayarda Pockeyman, Doom oynuyor, gençler chat yapıyor. Hiçbir kurum, firma, internet gerçeğini ve gelecekte alacağı olası yeri dikkate almadan plan yapmıyor. Varolan dünyanın olaganüstü bir kopyasını üreten internet, çeşitli teknolojilerin buluştuğu bir alan. İnternetin geleceğini, yazılım sektörüyle içerik, bilgisayarın kendi donanımıyla ev eşyalarının yapısı hatta otomobil endüstrisi hep birlikte belirliyor. Çünkü internet teknolojisi, insanın bulunduğu her yeri ve herşeyi sarmallıyor. Bilgiye/veriye ulaşmayı, iletişim kurmayı kolaylaştırıyor, hızlandırıyor. İletişim uzmanları, toplum mühendisleri bu alana mesai harcıyor. İnsanın insanla olan ilişkisini, günümüz kültürünü alabildiğine değiştirmekte olan, ilerde daha da geniş bir alana yayılacağı anlaşılan internet hayatımızı etkiliyor, değiştiriyor.

SANAL ROMANS

Ch@t kapı "slm, asl, pls"

İNTERNETTE, sohbet odalarında "slm" (selam) diyerek başlanılan, "asl, pls" (yaş, cinsiyet, yer lütfen) diye devam ettirilen bir konuşmayla/yazışmayla sohbet etmek, yeni arkadaşlar edinmek çok bildik, 'aşık olmak' ve hatta bu arkadaşlığı gerçek hayata taşıyıp evlenmek çok sık olmasa da rastlanılan bir durum. İşte bu somut gerçek, Hollywood yapımcılarını harekete geçirmiş ve internet aracılığıyla gelişen bir aşkın öyküsü 'Mesajınız Var' filmine konu olmuştu. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de, internet ve internet üzerinden arkadaşlık etmek şaşılacak bir hızla yayılıyor. Gerçek isim yerine 'nick'lerin kullanıldığı chat ortamında, çoklukla istenilen yeni bir kimlikle, maskelerle, yalanlar söylenilerek 'sohbet' ediliyor olsa da, 'kendisi' olarak konuşan, sıkı tartışmalara giren, yalan söylemeyen, dolayısıyla sağlam arkadaşlıklar kurup gerçek hayata taşıyanlar da oluyor. 'Chat'leşmek karşımıza, yeni insanlarla tanışmanın, arkadaşlık etmenin bu çağa özgü, postmodern bir yöntemi olarak çıkıyor. Avrupa Komisyonu raporunu kaynak gösteren Libertaion gazetesininde yer alan verilere göre, tüm Avrupa'da internet kullanıcılarının sayısı 27 milyonken, 85.700 internet adresi bulunan Türkiye'de şu an 1.5 milyon internet kullanıcısı var. Yüzde 83'ünü erkeklerin oluşturduğu toplam internetçilerin yaş ortalaması 28 ve toplam rakamın yüzde 80'nini de üniversiteli gençler oluşturuyor. Büyükşehirlerde yaşayan gençler daha fazla rağbet ediyor olsa da, internet kullanımı taşra da da giderek artıyor. Bu da ülkemiz insanının, özellikle de gençlerin artık kahvelerde okey, tavla ya da kağıt oynamak yerine internet kafelere gidip, bilgisayar başında saatlerce oturarak sanal alemde gezinmeyi, chat yapmayı tercih ettiklerinin bir göstergesi. Yeni bir tanışma ve arkadaşlık etme biçimi olan 'chat'leşmenin insan ilişkilerini ve elbette toplumları nasıl etkileyeceği konusunda uzmanlar farklı düşüncelere sahip.

PROF. ÜNSAL OSKAY

Berlin duvarlarını yıkabiliriz

İNTERNETİN sokaktaki kısa karşılaşmalarda oluşturamadığımız iletişim ortamlarını aşmamıza yarayacağını düşünüyorum. Çok kısa süreli ve yüzeysel iletişimin ötesine geçmeyecek ortamlardaki insanlar birbirlerini, giyinme biçimleri, hal ve tavırlarıyla değerlendirip, toplumsal statü bakımından farklı gördükleriyle insanca iletişim kurmaktan çekinirler. İnternet ortamında yapılan sohbetlerle, öryargıların yolaçacağı uzak kalma eğilimlerini aşma imkanı var. Ve diyelim ki aynı şairden söz açarak başlayan bir konuşmayla, kısa süre sonra giyinme tarzımızda, toplumsal statülerimizde farklar olsa bile, iyi bir şairi seven iki kişi olmanın çok daha insanca bir ortaklık olduğunu farketmeye başlarız. Ve diğer toplumsal sistemin ve onun bize doğalmış gibi gösterdiği bir çok sınırlamaları aşmanın tadını alırız. Bu bir anlamda olağan hayatın rutin işleyişi içinde yaşarken farkına varamadığımız, o bizi hergün örseleyen yabancılaşma olgusundaki somut bir biçimde farketmemizi sağlar. Bu ise, bir insanın diğer insanları, "öteki"nin sıcaklığını, tadını, bütün insansal potansiyelini tatmadan hayatın zenginleşmeyeceğini anlamasını kolaylaştırır. Bu, bir değişime yol açabilir. Böylece, gündelik hayatımızı sürdürürken hiç farketmediğimiz "Berlin Duvarlarını", büyük yerlerden yardım beklemeden kendi kendimize yıkıp, hayat ufuklarımızı genişletebiliriz.

DR. KEMAL SAYAR

Hayaletlerle konuşmak gibi bir şey

MODERN dünya insanların emniyet hislerini devşirdiği kaynakları tarümar etti. İnsanın doğduğu, büyüdüğü ve öldüğü kasaba neredeyse bir hayal oldu. Atadan tevarüs edilen meslekler de. Kısacası 'baba ocağı' tarihe karıştı. Bu, insanın en temel ihtiyacı olan emniyet ihtiyacını dinamitlemektedir. Bu dünyada bize ait olan, sevgi ve itibar gördüğümüz bir muhitimiz olmalıydı. Dünya artık herkesin birbirine yabancı olduğu bir yer. Ama yabancıların da sohbete ihtiyacı vardır ve işte sanal alem, kapıların modern hayatın yorgunlarını açmaktadır. Ama orada sohbet edemeyiz, orada 'chat' ederiz. Orada kanlı-canlı değilizdir, polimorf bir yaratık olarak bulunuruz, istediği şekli ve kimliği alabilen, dilediğince yalan söyleyebilen, kendisi olmama hürriyetine sahip bir varlık. Dolasıyla chat odalarında gerçekleşen sohbet değildir, sohbetin simulasyonudur, ters yüz edilmiş ve anlamından soyulmuş halidir. Chat bir oyundur ve ona müptela olanlar, korkarım modern hayatta yeterince oyun oynama şansı bulamayan bahtsızlardır. İçinde yaşadığımız suretler aleminin her şeyini ciddiye almak zorunda bırakılan biçare insanlar, sanal alemde gönüllerince eğlenmekte, sıcak temasın yakıcılığından uzak, ses titremeden, göz buğulanmadan konuşmaktadırlar. Ama kiminle? hayali kişilerle. Chat dünyasına dalmak, hayaletlerin arasında gezinmek gibi bir şey.

 


Kağıda basmak için tıklayın.

DOÇ. DR. NABİ AVCI
Eşik aşılınca herşey değişecek
İnternet, bilgiye/veriye ulaşmamızı, haberleşmeyi, insanın insanla olan ilişkisini nasıl etkileyecek? Hayatımızda neyi değiştirecek?
İnternet, daha şimdiden, "bilgi"ye değilse bile, "veri"ye ve "enformasyon"a ulaşmamızı şüphesiz çok kolaylaştırdı; daha da kolaylaştıracak. Çok hızlandırdı, daha da hızlandıracak. Ama bu ulaşılabilir olanlar, herkesin ulaşmasında zaten bir sakınca olmayan "veri"ler ve enformasyon öbekleri olacak. Adı üstünde işte: Verilebilir olanlarla "enforme" edebilecek, yani "kalıba sokabilecek" olanlar verilecek. Olsun. Neyin, nerede, ne işe yarayacağı; kimin işine yarayacağı önceden bilinemez. Hayatımızda neyi değiştireceğine gelince... Bakın ne diyeceğim: Russell'la Julian Huxley sohbet ederlerken, Russell bir ara İncil'e bir atıfta bulunuyor. Huxley çok gülüyor ve diyor ki Russell'a , 'farkında mısın bilmem; bugünlerde seninle benim gibi dinsizlerden başka İncil'e atıf yapan kalmadı...' Şimdi tersinden, biraz bu hikayeye benzeyecek ama olsun: Marx'ın, yani şu günlerde bizim gibilerden başka pek kimsenin atıfta bulunmadığı Marx'ın çok güzel bir sözü var: "Herşey aynı kalsın diye, herşeyi değiştirdiler" diyor. Doğrusu nerede dediğini hatırlamıyorum. Ama o kadar hoşuma gidiyor ki bu söz, her aklıma geldiğinde, gizli gizli, belki de bunu ben düşünmüşümdür diye içimden geçirdiğim bile oluyor. İnternetin de böyle paradoksal bir yerde durduğunu, daha doğrusu böyle paradoksal bir yerden hızla yayıldığını düşünüyorum. Şu ana kadar internette olanlar, sanki herşey aynı kalsın diye yapılmış gibi duruyor ama bu böyle gitmez. Bir kritik eşik orada da var: O eşik bir kere aşılınca, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bugüne kadar antropologların da, avukatların da, ziraat mühendislerinin de standard dört yıllık üniversite eğitimiyle yetiştirilebiliyor olmasının makul bir izahı var mı? Neden bazıları iki yılda, bazıları yedi yılda değil de hepsi dört yılda? Arap filolojisi de dört yıl, İngiliz Edebiyatı da... Bugün artık bunun pedogojik bir zorunluluktan değil, sanayi dönemine özgü bir toplumsal mühendislik hatasından kaynaklandığını daha net görebiliyoruz. Bunlar hep değişecek. Değişmeye başladı bile. Baksanıza, Oxford'la Cambridge bile, hem de eşzamanlı olarak on-line eğitim programlarını başlatıyorlar..
Şu an da bile, hayatlarımızı etkileyen internete ilişkin, geleceğe yönelik bir öngörüde bulunur musunuz?
Bulunamam. Kimse bulunamaz. Zira şimdiye kadar işi daha çok mühendisler götürdü. Yani elektronikçiler, hardwareciler, donanımcılar ve tabii onları işe koşan "sektör temsilcileri"...Onlar da doğrusu çok marifetli oyuncaklar ürettiler. Daha da üretecekler. Şimdi bu oyuncaklarla kimin ne tür oyunlar oynayacağını görmemiz gerekiyor. Pentagon'un "öncelikli tehdit konsepti"nin de değiştiğini duydunuz mu?

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...