| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Meçhul 50 milyon doların hikayesiBatman'daki kayıp silahlar skandalı ortaya çıktıktan sonra, siyasilerin konuya ilişkin yaptıkları açıklamalar oldukça dikkat çekiciydi. Örneğin; ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın, "terörle mücadele kapsamında örtülü ödenekten silah alımları için 50 milyon dolar para çekildiği ancak paranın nereye harcandığının tespit edilemediği" yönündeki açıklaması üzerinde durulması gereken bir açıklamaydı ancak pek fazla rağbet görmedi. Sayın Yılmaz bu açıklamayı yaptıktan sonra uzun süredir takip ettiğimiz bir konu geldi aklımıza. Acaba ANAP Genel Başkanı'nın bahsettiği ve nereye harcandığı tespit edilemeyen 50 milyon dolarla, Cihan Paçacı'nın Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü yaptığı dönemde, "Gece yarısı operasyonu" olarak nitelendirilen ve bankanın şubelerinden alınan 50 milyon dolar arasında, bir ilgi olamabilir miydi? Ziraat Bankası'ndaki meçhul 50 milyon dolarla ilgili olarak bir çok iddia atıldı ortaya. Bu iddialar arasında en ciddi olanı ise, "Güneydoğu'da operasyona giden askerlere verildi" denen paranın Özer Çiller'in makamına götürüldüğüydü. Söz konusu iddia, parayı gece yarısı, dönemin Genel Müdürü Cihan Paçacı'nın makam odasına getiren, baş vezneci Mustafa Gülcan'ın, "Genel Müdür'ün makam odasındaki kişiler Özer Çiller ile daha sonradan isimlerini televizyondan öğrendiğim Abdullah Çatlı ile Haluk Kırcıydı" açıklamasını yapmasıyla ortaya çıkmıştı. Bu iddia ortaya atıldıktan sonra soruşturma açıldı ancak dönemin Ziraat Bankası Genel Müdürü Selçuk Demiralp tarafından soruşturma dosyasının üzerinde pek durulmadı.
Bütün bu gelişmeler göz önüne alındığında, Yılmaz'ın, "50 milyon doların nereye harcandığı tespit edilemedi" açıklaması şu soruları getirdi aklımıza; "50 milyon doların nereye harcandığı, söz konusu iddiaların yeterince soruşturulmamasından mı kaynaklandı? Ve acaba Yılmaz'ın bahsettiği 50 milyon dolarla, Ziraat Bankası'ndaki 50 milyon dolar arasında bir benzerlik olabilir mi?"
Egebank'a kıyak mı çekildi?
Bakanlar Kurulu kararı ile yaklaşık 2 ay önce el konan ancak şu ana kadar haklarında tek bir işlem dahi yapılmayan 5 bankayla ilgili çok ciddi duyumlar alıyoruz. Son aldığımız duyum, el koyma işleminin üstünden iki ay geçmesine rağmen sahipleri hakkında ne ceza nede icra davası açılan 5 bankadan biri olan, Egebank'la ilgili. İddialara göre, el koyma kararının alınmasından hemen sonra harekete geçen ve TMSF tarafından atanan yöneticiler, Egebank dışındaki 4 bankaya sabah saat 8.30'da giderken Egebank'a 9.30'da ulaşmışlar.
Ve bu arada, kararla ilgili sinyal aldığı söylenen, Egebank'ın sahibi Murat Demirel'de bankasından 16.5 milyon doları kaçırmış. Evet, iddia bu. Ancak şu ana kadar söz konusu bankalarla ilgili hiç bir çalışma yapmayan yetkililerin, bu iddia hakkında da pek bir çalışma yapacaklarını sanmıyorum.
Emlak Bankası'ndan kredi ertelemesi
Şu günlerde yönetimsiz kalan Emlak Bankası'nda çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. 14 Şubat 2000 tarihinde Genel Müdür Kaplan Yıldız dışında 3 yıllığına atanan yönetim kurulu üyelerinin tamamının görev süreleri dolan bankada, aradan yaklaşık 15 gün geçmesine rağmen yönetim kuruluna neden hala atama yapılmadığı merak konusu. Bu işin bir yönü, ancak bankada yaşananlarla ilgili asıl hikaye bu değil. Asıl hikaye; 17 Ağustos depreminde Yalova'daki bir çok binası çöken Ceylan Holding'in, bankaya olan 113 milyon dolarlık borcu ile ilgili. Aldığımız bilgilere göre; Ceylan Holding'in 113 milyon dolarlık kredi borcunun vadesi dolmuş ancak borcun vadesi geçtiğimiz günlerde 5 yıl daha uzatılmış. Aynı pazarlığın Raks Elektronik'in 53 milyon dolarlık borcu için de yapıldığı söyleniyor. Söz konusu gelişmeleri banka yetkililerine sorduk ancak hala cevap alamadık. Verilecek cevabı merakla bekliyoruz.
mkelkitlioglu@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|