| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
AB karşıtlarının kaşıntısı var
HADEP'li belediye başkanlarıyla ilgili soruşturmayı jandarma yaptığı için gözaltı işlemini de jandarmanın yürüttüğünü söyleyen Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, gözaltı işlemlerinde "bazı aşırıklar bulunduğunu" belirterek, "Ama bunu onaylamamız mümkün değildir" diyor. Evet, işte henüz 21. yüzyılla tanışamamış Türkiye'nin acı gerçeği. Bu sözler, siyasal iradenin üzerindeki "vesayet gölgesi"ni bütün çıplaklığı ile ortaya kokuyor. İstasyonda "tam üyelik" için AB trenini bekleyen Türkiye'de "Kopenhag Kriterleri"ni hiçe sayan inanılmaz gelişmeler yaşanıyor. Belli ki bu ülkede, hukukun üstünlüğünün bir garantisi yok. Belediye başkanları olayında olduğu gibi, birgün hepimiz hukuku hiçe sayan bir zorbalığa maruz kalabiliriz. İşin vahameti bu kadarla da bitmiyor. Cumhurbaşkanı'ndan Bakanlar'a kadar herkes, "Bizde yargı bağımsızdır, yargıya karışamayız" teraneleriyle adeta hukuksuzluğa kılıf bulma yarışına girmiş durumda. Oysa biz, 28 Şubat sürecinde Türkiye'nin birinci partisinin kapatılması olayında, yargının ne kadar bağımsız olduğunu yakinen gördük. Helsinki'de kazanılan "adaylık satüsü" ile birlikte yeşeren demokrasi umutları, ne yazık ki son gelişmelerle birlikte yerlebir olmuş durumda. Siyasetin üzerinde yeniden kara bulutlar dolaşıyor. Kontrol bir kez daha askeri iradenin elinde. Peki ama, siyasetin boğulmasından başka bir anlam ifade etmeyen bu talihsiz gelişmelerle Türkiye nasıl Avrupa Birliği'ne girecek? Anlaşılan Helsinki sonrası Türkiye için "çağdaş demokrasi rotası"na girme umudunun doğması, AB karşıtlarını fena kızdırmış. Her zaman, gerginlik üzerinden sonuç almaya alışmış olan "derin" çevreler, şimdi de "tehlikeli" bir "kriz senaryosu"nu sahneye koydular. Şimdilik aşılmış gibi gözüken kriz, aslında "askeri otorite" ile "sivil otorite" arasındaki "rol dağılımı"nın, bir bakıma askeri otorite lehine yeniden tescili anlamını taşıyor. Krizin sisleri arasından Demirel'in seçilmesini sağlayacak "5+5"e yeniden hayat verilmesi, krizden kimlerin ne tür sonuçlar almayı hesapladığının da bir göstergesi aynı zamanda. Daha çok, "askeri otorite"nin "kaplama alanı" içinde yer alan Demirel'in tercih edilmesi, Türkiye'nin rotasını "sivilleşme" ve "değişim"e değil, statükoya çevirdiğini gösteriyor. Zira, "üniformasız" Demirel, hiçbir zaman sivil Demirel anlamına gelmiyor. Herkes bilmeli ki, artık dünya, Türkiye'deki "kapalı rejim" özlemcilerinin etrafında dönmüyor. Kapılarımızı dünyaya kapatarak, demokratik ve bireysel hakları engelleyerek, özgürlüklerden korkarak bu ülkeyi yönetemeyiz. Kelimenin tam anlamıyla, siyaset kanallarının tıkanmasını ifade eden son gelişmeler, Türkiye'nin AB macerasını tehlikeye atacak bir nitelik taşıyor. Oysa, kimse Türkiye'yi AB üyeliği için zorlamadı. Kendi özgür iradesiyle bu yolu seçti. Kimse "Avrupa değerler topluluğu"na uymayan bir Türkiye'nin AB'ye girmesini hayal etmesin. Bu konuda, Avrupa liberal düşüncesinin önemli isimlerinden Dr. Theo Sommer, "Die Zeit"te yayınlanan yazısında Türkiye'ye önemli uyarılarda bulunuyor: "Her şeyden önce Türkiye'nin AB'ye girişini zorlaştıran şey, Türkiye'de Silahlı Kuvvetler'in sürüp giden egemenliğidir. Buna kendinizi hazırlamalısınız. Avrupa Türk generallerine yer açmak için kendi anlayışını, anayasasını değiştirmeyecektir." Bir şeyi iyi anlamak gerekiyor. Eğer bu tehlikeli gidiş sürerse, AB kapılarıyla birlikte birilerinin çok güvendiği Amerikan desteği de tehlikeye girebilir. Nitekim, Clinton yönetimi tarafından hazırlanan "ABD İnsan Hakları Raporu"nda, Türkiye'de ciddi insan hakları ihlallerinin sürdüğü belirtilerek, son gelişmeler "kaygı verici" olarak tanımlandı. Türkiye'ye geniş yer ayrılan raporda, özellikle "ifade özgürlüğü" üzerindeki baskıların geçmiş yıllardakinden daha ayrıntılı yansıtılması ve daha kararlı bir dille eleştirlmesi dikkat çekici. Yani, çağdaş demokrasiye geçmemek için bin dereden su getiren, "kapalı devre" mazeretler üreten bir Türkiye için Amerikan desteği de çantada keklik değil.
mocaktan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|