| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Mescid-i Aksa'da Cuma
Kudüs, sınırları içinde bulunduğu ülkeye sığmayan şehirlerin başında geliyor. İsrail'in elli yıllık ömrü yanında Kudüs'ün üç bin yıllık bir tarihi var. Artık dünyada ülkelerden daha çok şehirler önem kazanıyor. Bir medeniyet, bir kültür her şeyden önce şehirleriyle konuşur. Mabetler, çarşılar, mektepler, kaleler, surlar ve evler kültürün şehirlerdeki somut görünümleridir. Şehirler medeniyetlerin, mabetler de şehirlerin dilidir. Medeniyetler şehirlerde, şehirler de mabetlerde konuşurlar. Vahiy medeniyetinde üç mescid dünyadaki bütün mabetlerin başında gelir. Onlar Mekke'de "Mescid-i Haram", Medine'de "Mescid-i Nebevi" ve Kudüs'te "Mescid-i Aksa"dır. Bunlar ilk Peygamber Hz. Adem'den, son Peygamber Hz. Muhammed'e kadar bütün peygamberlerden silinmez izler taşırlar.. Geçen Cuma namazını Mescid-i Aksa'da Metin Başak, Yusuf Erkoç, Burhan Kır ve Esat Ulu ile birlikte binlerce Filistinli arasında kıldık. Hanımlarla çocukların katılmasıyla Mescid-i Aksa'da Cuma namazı her hafta tekrarlanan bir bayram gibiydi. Filistinliler'i birbirine görünmeyen bağlarla Mescid-i Aksa bağlıyor. Burada "bir namaz başka yerdeki 500 namaza bedeldir." Mescid-i Aksa'sız Kudüs, Kudüs'süz de Filistin olamaz. "Hani, Filistin halkı nerede? Ben böyle bir halk göremiyorum" diyen Golda Mayer'den sonra, artık İsrail de Filistin halkını görmeye başlamış. Ekonomik açıdan zayıf da olsalar İsrail'de Filistinliler önemli bir güç. Onları hesaba katmadan bölgede barış sağlanamaz. Kudüs'de İslam öncesinin ünlü mabeti Beyt-i Mukaddes, Hz. Davut ve oğlu Hz. Süleyman tarafından, Hz. Musa'dan beş yüzyıl sonra inşa edilmiş. Hz. Süleyman, "Allah'ım bana öyle bir iktidar ver ki, kimse böylesine bir güce erişemesin" diye, dua etmiş. Allah onu eşi görülmedik güçle ödüllendirerek, rüzgardan kuşlara kadar her şeyi emrine hazır kılmış. Hz. Süleyman ömrünün son yıllarında kutsal mabeti inşa etmeye koyulmuş. Bunun için cinlerden kuşlara bütün canlıları seferber etmiş. Hz. İsa'nın göğe çekilmesinden kırk yıl sonra Romalılar tarafından yakılıp yıkılan Kudüs, 638'de Hz. Ömer zamanında Müslümanlar'a geçmiş. Müslümanlar Hz. İbrahim'den bu yana bütün peygamberlerin izlerini, kabirlerini ve makamlarını bularak bugünlere kadar gelmelerini sağlamışlar. Mescid-i Aksa Emeviler döneminde Hz. Süleyman'ın kutsal mabedinin harabeleri üzerine inşa edilmiş. Yahudilerin kutsal "Ağlama Duvarı" Mescid-i Aksa'nın altında büyük caminin duvarlarından biri. Hz. Süleyman'ın Beyt'inden kalan tek duvar olduğuna inanılıyor. Hz. Ömer'in 638'de yaptığı "Kudüs Sözleşmesi" İslam'da barış ve hoşgörünün eşsiz bir belgesi olmuştur. Bütün dünya bu sözleşmenin Kudüs'te yeniden yürürlüğe girmesini bekliyor.
ngurdogan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|