|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hortumculara af
Tasarıda, banka yöneticilerine çok geniş ve keyfi yetkiler getirilirken, kamu bankalarından milyarlarca dolar hortumlayanların borçları yeniden düzenleniyor.
Kamu Bankaları Ortak Yönetimi tarafından hazırlanan 10 maddelik bir kanun taslağında hortumculara af niteliğinde geniş düzenlemeler getiriliyor. Buna göre, kamu bankalarından kredi hortumlayanlar rahatlıyor. Tasarı 21 Şubat 2001 yılından önce kredi alanları kapsıyor. Ancak kimlerin ne şekilde affedileceğine Banka yönetimi karar verecek. Sadece takibe konulmuş, vadesi geçmiş ve ödenmemiş krediler değil, 2001 yılından önce açılmış, ancak vadesi gelmemiş kredi alacakları da bu af niteliğindeki düzenleme kapsamına girebilecekler. Örneğin Hükümetteki bir partinin genel başkanına olan yakınlığıyla bilinen bir holding patronu da vadesi gelmek üzere olan borçlarını ödemediği takdirde yararlanabilecek Tasarı hortumcuya yarayacak Taslak, Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edilen ancak hiç değiştirilmeden Çankaya'ya gönderilen TCK'nun 313 ve 314. maddelerindeki cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve bunlara yardımcı olmak suçlarını DGM'lerin görev alanından çıkaran yasa tasarısından sonraki önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Doğan Holding Grubu'na bağlı Dışbank'ta yönetim kurulu başkanvekilliği görevinde bulunduktan sonra Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirilen Vural Akışık, bankalar kanunu ile ilgili bir yasa tasarısının Meclis'te görüşülmesi sırasında banka yöneticilerine dokunulmazlık getirilmesini öngören bir madde eklenmesini istedi. Bu girişimin engellenmesi üzerine Akışık istifa etmek istedi. Akışık yöneticilere dokunulmazlık sağlayan geçici maddenin yürürlüğe girmesini sağladı. Şimdiki tasarı çok daha kapsamlı ve kalıcı. KRİZ BAHANE EDİLİYOR Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı" hem banka yöneticilerine çok geniş yetkiler ve dokunulmazlık sağlıyor. Tasarının 4.maddesinde yer alan "Ziraat, Halk ve Emlak Bankası A.Ş ve Tasfiye Halinde Emlak Bankası A.Ş'nin yönetim ve denetim Kurulu üyeleri ile Tasfiye Kurulu üyeleri, bu kanun ve 4603 sayılı kanun kapsamında işlemler yapmaya 12. 02.2001'den önce açılmış kredilerle ilgili vadeleri uzatmak, krediyi yenilemek, ilave kredi vermek, ana para ve/veya faiz indirmek, faizden vazgeçmek, kredileri kısmen veya tamemen iştirake çevirmek, kredileri ayni nakdi ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir ve temlik etmek, kredileri borçlu yada üçüncü kişilere ait ayni değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, diğer bankalarla birlikte hareket edereek protokoller yapmak gibi her türlü tedbiri almaya ve bankacılık uygulamalarını yapmaya yetkilidirler" ibareleri tasarının mahiyetini ortaya koyuyor. Tasarının bankalar ve diğer mali kurumlar ile kredi ilişkisi içinde bulunup, finansal darboğazda yaşayan borçluların bir finansal yeniden yapılandırma programı çerçevesinde, makul bir süre içinde ve makul koşullarla katma değer yaratmaya devam etmelerine imkan verilmesi ve mali kesime olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerinin sağlanması amacıyla hazırlandığı ileri sürüldü. 4389 sayılı Bankaları Kanunu'na tabi bankalar ve özel finans kurumları ile diğer mali kurumları, TMSF ve tasfiye halinde Emlakbank'ın alacakları, Türkiye Bankalar Birliği tarafından hazırlanarak alacaklı kurumların yetkili temsilcilerince imzalanacak program kapsamında ve bu anlaşmaların BDDK'ca onaylandığı tarihten itibaren 3 yıl içinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesine bağlanmak şartıyla gerektiğinde ilave finansman da sağlanmak suretiyle yeniden yapılandırılabileceği belirtildi. YARGILANMALARI DEVEYE HENDEK ATLATMAKTAN DAHA ZOR! Tasarının 2. maddesinde TMSF'nin Finansal Yeniden Yapılandırma Programı Çerçeve Anlaşmalarına göre gerektiğinde ilave finansman da sağlanmak suretiyle yeniden yapılandırılan veya yeni bir itfa planına bağlanan krediler ve diğer alacaklardan, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine tabi olanları, tecil süresi ve teminat şartlarına bağlı olmaksızın program çerçevesinde taksitlendirmeye ve tecil etmeye yetkili olduğu belirtildi. Tasarıda banka yönetimine keyfi ve geniş yetkiler sağlanıyor, bankacılık işlemlerinden ötürü banka yöneticilerinin yargılanmaları zorlaştırılıyor. Tasarıda bankaların yönetim kurulu ve üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi, rücu edilebilmesi ilgililerin kasıtlı fiilleri nedeniyle aleyhine açılmış bir ceza davasında verilecek mahkumiyet hükmünün kesinleşmiş olmasına, ve bunu takiben aynı doğrultuda genel kurul kararı alınmış olması şartına bağlanıyor. Bu kimselerin dava açılmasına ilişkin genel kurul kararı aleyhine, Türk Ticaret Kanunu uyarınca iptal davası açmak hakları olduğu belirtilirken, bankalarca açılacak sorumluluk veya rücu davasının görüebilmesi için açılan iptal davasında veriecek hükmün kesinleşmesi gerektiği kaydediliyor.
|
|
|
|
|
|
|
|