T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Işığın renkle dansı

Muhtevanın farklı şekillerde ifade edilmesini araştırırken ışığın büyüsüne kapılan Mehpare Aksoy Yiğit, ışığın rehberlik ettiği tatlı bir yolculuk sonucunda gölge tiyatroyla tanışmış.

Normal tiyatro oyunlarına giden izleyicilerin sayısının bile sınırlı olduğu ülkemizde 'gölge tiyatrosu' bir lüks gibi geliyor insana. Zaten 'gölge tiyatrosu' denilince pek çok zihinde Karagöz oyunu dışında başka bir çağrışım uyanmıyor. Doğu toplumlarının geliştirdiği gölge tiyatrosu, bugün ağırlıkla Avrupalı sanatçıların gayretiyle yaşıyor. Bu kısır alanda yaptığı sanatsal katkılarıyla hem yurtiçinde hem de uluslararası platformlarda adından sözettiren Mehpare Aksoy Yiğit, kendine özgü geliştirdiği tekniklerle gölge tiyatrosuna dünya standartlarının üstünde, açılımlar kazandıran başarılı bir sanatçı. Mehpare Aksoy Yiğit'le gölge tiyatrosunu konuştuk.

Işıkla başlayan yolculuk

1952 yılında Rize'de dünyaya gelen Mehpare Aksoy Yiğit'in gölge tiyatroyla sonuçlanan arayışı, İDGSA Yüksek Resim Bölümü'nde okuduğu yıllara uzanıyor. Öğrencilik yıllarında 'bir muhtevanın çeşitli alternatiflerle ifadesini' aradığını belirten sanatçı, üç boyutlu yüzeyler resimleyip, teatral mekanların, değişimlerin, hareket ve başkalaşımların sırrını aradıktan sonra ışığın gizemiyle karşılaşmış. Işığa olan ilgisi ise sanatçıyı gölge tiyatroyla tanıştırmış. "Gölge Tiyatrosunu oluşturmak için çok araştırmak, çok çalışmak gerekti, çünkü hiçbir bilgi yoktu. Ama bu alanda ilerleyebilmek için aşılması gereken en önemli zorluk, statükoya teslim olmamak, stotükolardan kurtulabilmekti. Yani her türlü kısıtlamalardan, zorunlululuk ve gerekirliliklerden, önyargılardan kurtulabilmek ve böylece iç sesinize ulaşabilmeniz gerekiyordu." diyen Yiğit, ışığın maddenin dönüşümündeki rolünü irdelerken gölgenin sihrini keşfettiğini belirtiyor. Renkli gölgeler ve değişik teknikler hakkında fazla bilgisi yokken, tesadüfler sonucu Goethe'nin renk teorisi ile karşılaştığını kaydeden Yiğit, ışığın hikmetini anlamaya çalıştığı sıralarda fizik kitaplarına merak sardığını söylüyor.

Mesnevi gölge tiyatroda

Mehpare Aksoy Yiğit'in, Goethe'nin renk teorisinden yeni fiziğin kaos teorisine, Mevlânâ'nın mesnevisinden Hermann Hesse'e, Muhiddin-i Arabi'den Jung'ın kollektif bilinçaltı teorisine kadar uzanan felsefi bir alt yapıyla temellerini attığı gölge tiyatrosu, bugün uluslararası platformlarda ülkemizi tanıtıyor. Mevlânâ'nın görüşleriyle kendi düşüncelerinin birebir örtüştüğünü düşünen sanatçı, insanı merkeze koyan bir anlayışla kainatın anlamlandırılamayacağına inanıyor. Mevlânâ'nın mesnevilerini gölge tiyatro yoluyla görselleştiren sanatçı, Mevlânâ'nın 'Daha ben yokken, yokluktan bir kapı açıldı bana' sözünü görselleştirmenin dışında, Muhiddin-i Arabi ve Hallac-ı Mansur gibi ünlü düşünürlerin görüşlerinden de faydalanmış. Kainatın sadece insanla özetlenemeyeceğine inanan Yiğit, çalışmalarında rüzgar, yıldızlar ve suyun dansından oluşan çok sesli bir bütünlüğü perdeye aksettiriyor.

Sanatçı, gölge tiyatronun evreni kucaklayan şarkısını, şu sözlerle notalara döküyor: "Işık bir sihirbaz. Biz onun ay ışıklarının, ateş toplarının, yıldızlar ve yakomazların, sudaki oyunlarının, renkli gölgelerin peşindeyiz..." Yiğit, gölge tiyatronun ayrılmaz bir parçası olan müzik sorununu ise, tiyatronun üyelerinden Serdar Aksoy'un Hindistan'a giderek, yerinde yaptığı araştırmalar sonucu Kuzey Hindistan'ın seçkin müziklerini getirmesiyle çözmüş.

Kaotik oluşumlardan esinleniyoruz

Oyunlarında tüm görüntüleri ışıkla oluşturan Mehpare Aksoy Yiğit Gölge Tiyatrosu, film ya da bilgisayar görüntüsü kullanmıyor. Görüntüleri iki boyutlu ya da çok boyutlu olarak perdeye aksettiren gölge tiyatronun en önemli özelliği, Avrupalı gölge tiyatrocuların yaptığı gibi siyah-beyaz gölgeler yerine, renkli ve resimli gölgeler oluşturmaları. Yiğit, "Oyunlarımızı bir tür içe dönüş, hayal dünyasında doğaçlama, bir tür meditasyon olarak düşünebiliriz. Bu hayal dünyasında renklerin ve biçimlerin insan ruhu üzerindeki etkileri öne çıkar." diyor. Mehpare Aksoy Yiğit Gölge Tiyatrosu, 15 Aralık 'ta saat 16.00'da Fransız Kültür Merkezi'nde 'Sırlar ve Işıklar' isimli bir oyun sahneleyecek.

 
En iyisi 'Herkes Kendi Evinde'
Efendiyi konuşacaklar
Yüzüklerin Efendisi gösterime girmeden önce bugün Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen bir panelle ele alınacak.Yüzüklerin Efendisi/The Lord Of The Rings üçlemesinin ilki olan Yüzük Kardeşliği/The Fellowship Of The Ring adlı film, orijinal (Türkçe altyazılı) ve Türkçe seslendirilmiş olarak tüm dünya ile aynı anda 21 Aralık 2001 tarihinde 75 sinemada vizyona girecek. J.R.R. Tolkien'in bütün dünyada büyük ilgi uyandıran "Yüzüklerin Efendisi" son yüzyılın en çok okunan kitabı olarak farklı bir okuyucu kitlesinin oluşmasına yol açmış; J.R.R. Tolkien'in yarattığı fantastik dünya ve karakterleri içeren dramatik katılımlı oyunlar türetilmiş; oluşturulan "Fan Club"larda Tolkien'in "Fantastik Dünyası" ve bu dünyanın kuralları sembolik bir şekilde yaşatılmaya başlanmıştı. Metis Yayıncılık tarafından filmin vizyona gireceği tarihte piyasaya çıkacak "Yüzüklerin Efendisi'nin Özel Baskısı", Tolkien ve Peter Jackson'a dair bir çok bilinmeyen, Bilim Kurgu Editörü Bülent Somay tarafından gündeme getirilecek. Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi karşılaştırılması ve bu filmlere dair ilginç bilgiler Sevin Okyay tarafından ele alınacak. Panel saat 18:00'de Mithat Alam Film Merkezinde yapılacak. Tel: 0212 325 88 88
Bozkır'dan gelen ressamlar
Tekel Sanat Galeresi'nde Avrasyalı ressamların resim sergisi devam ediyor. Türk kültürünün ayrılmaz bir parçası olan atlar, Türklerin ata sporlarından biri sayılan cirit oyununu tasvir eden çalışmalar, göçer kültürün bir parçası olan yaylalardaki çadır hayatından görüntüler, otantik kıyafetleri içindeki kadınlar.... Sergide yer alan eserlerin konusunu oluşturuyor. Somut resimlerin yanı sıra Asyalı sanatçıların çağdaş denemelerinin de yer aldığı yapıtlar göze çarpıyor. Konuları açısandan benzerliğiyle Anadolu kültürüyle aynı dili konuşan eserler, 13 Aralık tarihine kadar Tekel Sanat Galeresi'nde sergilenecek. Sergiye Almazbek Kudaibergenov, Asan Raimkulov, Bulat Gilvanov, Elmaz Osmanova, Ruslan İbraimov, Ruhi Tuna, Rıza Avşorava, İrade Avşorava ve Stefan topal eserleriyle katıldı. ( Tel: 0212-533 19 00)
10 Aralık 2001
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED