T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Stand-up politika, Stand-by ekonomi..

Gerçekten, bazı mesleklere karşı haksızlık yapılıyor.. Örneğin Türkiye'de, politikacıların yüzde 99'unun yaptıklarına bakılıp, geride kalan yüzde 1'in de itibarı sıfırlanıyor.

Elbet, biz hiçbir konuda taviz vermeyiz.. Uzlaşmak, ortak bir anlaşma zemini aramak anlamsızdır..

Biz kararlıyız, sertiz, taviz vermeyiz.. Eğilip, bükülmeyiz..

Biz duvar gibiyiz.. Neticede duvarlar, ancak köşelerde buluşur..

Eleştirmek, şikayet etmek, değişiklik istemek anlamsızdır bizim için..

Paraşüt fabrikalarının "müşteri şikayetleri" bölümünde, şikayet edebilen müşteri olabilir mi?

Biz yönetime oturunca, kimse ne zaman gideceğimizi soramaz.. Las Vegas'daki kumarhanelerde de saat yoktur neticede..

Ayrıca, bütün takvimlerin de günleri sayılı değil midir?

Diplomasi, "Biz her konuda, her zaman haklıyız" demek mesleğidir. Zaten diplomat, yabancı ülkelerde, kendi ülkesinin çıkarlarını korumak için, yalan söyleyebilenlerin mesleği değil midir?

Biz, ilhamımızı doğadan alırız.. Bize gördüklerimiz yeter.. Neticede, devekuşlarının gözleri, beyinlerinden daha büyüktür..

Başbakan'ın bacaklarının sağlam olması neyi değiştirir ki? Elma ağacından portakal toplamak isteyenler, Başbakanların da, 100 metre koşucusu olmasını bekler.. Eğer sağlam kafa sağlam vücutta olsaydı, Einstein da Nobel'i değil, Olimpiyat'ta pentatlon madalyasını alırdı..

Her toplumun, algılama şekli farklıdır.. Avrupa'nın demokrasisini biz hazmedemeyiz..

Yamyamlar, Katolik misyonerleri yiyerek, ilk defa Hristiyanlığın tadına varmadılar mı neticede?

Herşeyi bileceksin.. Bir fotoğraf makinası gibi olacaksın.. Ama çektiğin fotoğrafların bulunduğu filmleri, asla banyo ettirmeyeceksin.. Bırak o görüntüler, o filim makaralarında kalsın..

Tabiî biz de çağdaş uygarlıktan, değişimden, süratten yana olmalıyız..

Ama hiç unutmamalıyız..

Kartallar uçar.. Kaplumbağalar uçamaz.

Ama hiçbir kaplumbağa, bir jet uçağının motoruna girip ölmemiştir..

Yeni olan, eskiden tabiî ki daha iyidir..

Ama Nuh'un Gemisi, Titanic'den daha güvenli değil miydi yani?

Bakmayın bizim İMF ile ilişkilerimize.. Para ile aşk satın alınmaz.. Para ile, sadece aşka hafif benzeyen birşey kiralanabilir..

Hiç unutmayın..

Eski muhasebeciler de, eski avukatlar da, eski politikacılar da, ölmez..

Eski muhasebeciler hesapları karıştırır.. Eski avukatlar davaları kaybeder..

Eski politikacılar ise, ne hesapları karıştırır, ne de davaları kaybederler..

Onların ne davaları, ne hesapları vardır artık.. Onlar esenliğe çıkmıştır.. Zamanın ve mekanın ötesinde, köy-kentlerde yaşarlar..

Bilinmelidir ki, kaşınmanın şiddeti, kolun uzanabileceği yerlerden uzak oldukça artar.. Seçim tarihi de öyledir..

Kaşınmaya çalışmayın.. Oturup, "ya sabır" çekin..

ŞAKA

Galipten yana olmak!..

Müşteri garsona siparişini verdi..

-Bana tam bir piliç getirin, dedi..

Garsonun getirdiği pilicin tek butu vardı.. Müşteri öfkelendi, sordu..

-Neden bu piliç tek bacaklı?

Garson gülümsedi,

-Herhalde başka bir piliçle kavga edip, tek budunu kaybetmiştir, cevabını verdi..

Müşteri yine öfkeli,

-O zaman bana, kavgada galip gelen pilici getirin, dedi..

TEBESSÜM

Nasyonal ve Sosyalist olanlar için..

"Salkım Hanım'ın Taneleri" üzerindeki tartışmalar dolayısıyla, hem "Nasyonal", hem de "Sosyalist" düşüncelerin evliliğine tanık olmaya başladık ya..

Bir internet sitesinde, "Hitler'in Hataları" diye bir listeye rastladık..

"İlgililer"in yararlanacağı ümidiyle, Hitler'in bazı hatalarını aktarıyoruz..

-Nazi partisinin amblemi olarak, papatya veya gül yerine "Gamalı Haç"ı seçmesi.

-Marlene Dietrich yerine Joseph Goebels'e, halkla ilişkiler görevi vermesi..

-Gestapo'ya siyah gömlek giydirmesi.

-İtalya'yı, savaşta müttefik olarak seçmesi.

-Napolyon'a hayran olmasına rağmen, Rusya'ya saldırması.

-Çok fazla Wagner dinleyip, Bing Crosby'yi ihmal etmesi..

-Eva Braun'u, çok fazla evlenme vaadi ile oyalaması.

-Fındık bıyık bıraktığı için, Şarlo'ya itham vermesi..

-Dünyaya gelmiş olması!..

Bu listeye bakarak bizdeki Nasyonal Sosyalistler'in "hata listesi"ni çıkartmak mümkün.. Mesela..

-"Salkım Hanım'ın Taneleri"nin bir belgesel zannedilmesi..

-Kendilerini çoğunluk olarak görenlerin, dünyada azınlık olmaları..

-1942 Türkiyesine ilham veren 1942 Avrupasının, 2001'de Kopenhag Kriterleri'ne dayalı yaşaması.

-v.b., v.b., v.b...


11 Aralık 2001
Salı
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED