T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

S P O R

Favori Fenerbahçe!

Ahenk, uyum ve güven oluşturmak kolay değildir. Belli bir eğitimi ve birikimi gerektirir. Şampiyon olsanız da, yeniden şans bulsanız da, her maç öncesi kazanma payınızı yüzde 51 göremezsiniz. Görenleri, biz de görüyoruz işte.

Geçti karşıma oturdu. Sıkıntılı olduğu her halinden belliydi. "Yine illet oldum" diye başladı konuşmaya.

Sinirliydi ama, sakin görünmeye çalışıyordu.

"Yav, bu Denizli bize galiba yamuk yapıyor." deyince, Fenerbahçe'den sözettiğini anladım.

35 yıllık arkadaşım. Ailece görüşürüz. Tek kusuru fanatik Fenerbahçeli olması. Hanımı ona deli diyor. Tv'de Fener maçı izlerken yanında kimse durmuyormuş. Çünkü farkında olmadan ağzını bozuyormuş. Kadıncağız "Bu Yavuz bey'in gözü birşey görmüyor. Kendi takımına bile sövüyor." diye dert yanarken duydum, bizim hanıma.

Ağzımın içine bakıyor, ne diyeceğim diye. İşimiz spor gazeteciliği diye de sözümüze inanıyor, güveniyor. Hak versem bir türlü, vermesem bir türlü. Her an patlayacak gibi.

Son zamanlarda böyle işlerim oldu. Kimi gelip "Bu gol osayt değil mi?" diye soruyor, kimi de "Denizli bu Andersson'u neden oynatıyor" diye.

"Nerden bileyim birader, ben Denizli miyim" diyemiyorum.

Sahura kadar konuştuk, bitiremedik Fenerbahçe'yi.. Ne kadar da dertliymiş meğer. Çay içip kafa bulanlardan.

"Şampiyon olmasına rağmen geçen sezondan beri beni hasta ediyor. Bir Fenerbahçeli olarak duygularımı ifade edemiyorum. Hala neden takım olamadığımıza şaşırıyorum. Kimseyle rekabet edemiyorum. Hemen ağzıma Avrupa'yı tıkıyorlar. Hangi derbiyi kazandın da şampiyonluktan sözediyorsun diyorlar. Elalemin ağzı torba değil ki, birader..."

BEĞENDİN Mİ ESERİNİ ?

Yavuz'un bir lafına takıldım "Bu Denizli bize yamuk yapıyor galiba.."

Demek, Fenerbahçeli taraftarlar Mustafa Denizli hakkında bu kadar umutsuz ha!. "Yok canım daha neler" dedim ama, bir de dönüp neler olduğuna baktım.

Fenerbahçe'yi favori gösteren iki Alman, peş peşe hedeflerine ulaştı. Önce Daum kullandı bu sihirli kelimeyi, ardından Briegel. Her ikisinde de Denizli "Ne diyebilirim gerçeği görmüşler" diyerek iştirak etti. Beşiktaş maçından önce taraftarların "tarihi fark" bekledikleri Fenerbahçe'de bir rahatlık, bir rehavet... Sonuç malum. Ardından Trabzonspor. Kimbilir daha kimler gelir kimler geçer bu köprünün altından. Şimdi ister misiniz Nejat Biyediç de F.Bahçe'yi favori göstersin!

Sakın yanlış anlaşılmasın, ne Beşiktaş'ın, ne de Trabzonspor'un Fenerbahçe zaferlerini küçümsemek değil, niyetim. Sadece sezon başından beri eleştirdiğimiz F.Bahçe'nin, eleştirdiğimiz yönlerinde hiçbir iyileştirmenin gerçekleştirilmediğini gözlemek. Ve başta yönetim kurulu olmak üzere teknik kadronun da yanlışlarında ısrar etmesi.

Ne oynadığı belli olmayan, Rüştü dışında kimin nerede oynadığı da belli olmayan, orta alanda ileriye dönük 3 ayağa pas oynayamayan, sezon başından beri hemen hemen tüm gollerini ölü toplardan kazanan, bu Fenerbahçe'nin bu futbolu ile hala şampiyon olacağını bekleyenlere şaşıyorum ve acıyorum. Haa şu olabilir, Galatasaray beğenmediği bizim Süper lige iyice boşverir. Beşiktaş, hiç ummadığı maçlarda puan kaybeder. Arkadan başka bir Anadolu takımı da rahatsız etmezse, Mustafa Denizli o muhteşem şansı ile takımı şampiyon yapar. Bu da olmaz değil.

NOT: Öyle enteresan bir lig yaşıyoruz ki, ilk üç sırayı paylaşan takımların teknik adamlarından ne taraftarları, ne medya ne de yönetim kurulları memnun. Herkes şikayetçi. Söyleyemiyorlar ama, bugün Lucescu Beşiktaş'a, Denizli Galatasaray'a, Daum da Fenerbahçe'ye gelse kimbilir ne mutlu olurlar.



11 Aralık 2001
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED