T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Gelin onu da 'okunan yazar' yapalım

Göz attığım bir sütun olmadığı için merakımı bir dostumun yöneltmesi gerekti. Müstesna bir üslupla kaleme alınmış bir yazının ne anlama geldiğini tam çıkartamadığım bir cümlesinde adım geçiyordu. Cümle şu: "İnternet üzerinden yapılan anketlerin 'organize bir ideolojik çete'nin etkisinde kaldığını bilmiyorlar.

Bütün anketlerde, müstear isim Taha Kıvanç en çok okunan yazar, en büyük parti AKP çıkıyor, bir de lâik kesimden Çölaşan, bugün bize nasıl küfretmiş diye baktıklarından hep birinci çıkıyor diye düşünmüyorlar..."

Bütün İnternet anketlerinde 'en çok okunan yazar' ben çıkıyormuşum; yazar bunu 'ideolojik bir çete etkisine' bağlıyor. Aynı çete "Bugün bize nasıl küfretmiş" diye Emin Çölaşan'a da bakıyormuş... Yazar, çetenin ideolojik rengini de, aynı anketlerin AKP'yi 'en büyük parti' göstermesi ile açıklamış oluyor...

Doğrusunu söyleyeyim mi? Bu yazıyı görene kadar İnternet sitelerinde yapılan bütün anketlerde 'en çok okunan yazar' konumuna yükseltildiğimi bilmiyordum. Yalnız bildiğim bir şey var: Bu tür anketler, aynı kişiye aynı bilgisayardan birden fazla oy verilmesini engelleyecek programlarla yapılıyor; bu sebeple, 'organize çete' diye adlandırılan kişiler, isteseler bile, oyları yükseltemezler. Herkesin bir kez oy kullanabildiği bir anketi şaşırtmak zordur çünkü...

Türkiye'nin en çok okunan yazarı ben miyim? Sanmıyorum. Yeni Şafak bence ülkenin en iyi gazetelerinden biri olma potansiyeline sahip. Nitelikli yazarları ve haber kokusu alan muhabirleri var; ancak, satması gereken rakamın henüz yarısına bile ulaşmış değil Yeni Şafak. 50 bin satan bir gazetede yazan birinin 'ülkenin en çok okunan yazarı' olması elbette mümkün değil...

Bir ay kadar önce, TRT-1'de yayımlanan bir edebiyat programında, dört konuk, aralarında, "Ülkenin en etkili yazarları kim?" anketi yapmışlar, yurt dışından geldiğimde öğrendim. Üç konuğun listelerine Emin Çölaşan'ı aldıklarını görünce, onunla aynı gazetede çalışan bir yazar, "Eh ben de Emin'i listeme alayım" demiş... Bu bilgiyi Hürriyet yazarının sütununda okudum. Böylece, Talat Halman, Erendiz Atasü, Mustafa Şerif Onaran ve Doğan Hızlan'ın 'en etkili' buldukları yazar olduğu anlaşılmış Emin Çölaşan'ın... Ne kadar kıskandım, bilemezsiniz...

Oysa Çölaşan'ın dört kişinin eğilimine bakarak övünmesi gereksiz; çünkü elimde bulunan, çok muteber bir araştırma kurumu tarafından bu yıl başlarında yapılmış bir medya anketinde, "En çok okunan yazarlar" listesinde en başta o yer alıyor... En çok okunan yazar o... Arkasından gelen yazar sizlerin yabancınız değil, ama arada neredeyse bir misli fark bulunuyor... İçinde 'en çok okunan gazete', 'en beğenilen tv programı', 'en nefret edilen yazar' gibi anket sonuçlarının da bulunduğu araştırmada, İnternet çetelerinden yakınan yazarın adı hiç geçmiyor...

Aynı araştırma, gazetelerin İnternet'ten okunma oranlarının parayla satılan gazete sayısından çok farklı olduğunu da ortaya koyuyor. Tiraj listesinde fazla yükseklerde adı geçmiyor, ama İnternet üzerinden en çok okunan dördüncü gazete durumunda Yeni Şafak... Bizim gazetenin yurtdışı baskısı yok, bu yüzden başka ülkelerde yaşayanlar onu ancak İnternet'ten okuyabiliyorlar. İnternet okurları ise etkili ve iletişime önem veren bir kitle; birbirleriyle irtibatları yok ve 'çete' değiller, ama anketlere katılıp görüş açıklamada istekli ve hareketliler...

İnternet'te yapılan anketlerde 'en çok okunan yazar' olarak seçildiğimi bilmiyorum, ama www.imedya.com sitesinin birkaç hafta boyunca yürüttüğü "Siyasette görmek istediğiniz yeni yüzler kim?" anketinin nasıl sonuçlandığından haberdarım. İlk listede benim de adım vardı şu güne kadar siyaset dışı kalmış on kadar ünlüyle birlikte. Altıbin civarında İnternet kullanıcısının 'tek kullanım hakkı'nı değerlendirerek verdikleri oyların yüzde 25'ten fazlasını bana yönelttikleri görüldü. Beni siyasete lâyık görenlere teşekkür borçluyum elbette, ancak yazı hayatından kopmayı getireceği için bir kuşkum var: "İnternet çetesi Taha Kıvanç'ı en çok okunan yazar yapıyor" şikâyetinin sahibi bile, sırf medya alanından gideyim diye, oyunu bana vermiş olabilir...

Çok okunmak yazarlara farklı görevler de yükler, etkili hale gelir çünkü... Etkileme gücü bulunan kişilerin bu güçlerini yanlış biçimde kullanmalarının zararını düşünebiliyor musunuz? Nitekim, itibar ettiğim medya araştırmasında 'en çok okunan yazar' görünen meslektaş, gazete yönetimi tarafından, "Bundan böyle mahkum olursan tazminatı kendin ödersin" biçiminde uyarıldı. Tam da o günlerde, aynı yazarın sütununda, hakkında yazılan yazılardan Melih Gökçek'in kazandığı tazminatın 500 milyarın üzerine çıktığını okudum. İlginçti.

Biliyorsunuz, bir süredir, İnternet üzerinden ulaşılabilen kaynaklara link veriyorum. Bir bölümü yabancı kaynaklar bunlar, ancak çeşitli gazetelerde çıkan yazı ve haberlere verdiğim linkler, bazı yazarların reytingini artırıyor. İnternet sitelerinde yapılan anketlerde 'en çok okunan yazar' çıkmamı hazmedememiş olan yazarın o yazısının da bu Kulis'te linki var. Göreceksiniz, "Kim yazmış?" merakıyla tıklayacak Taha Kıvanç okurları, o yazarı da, bir günlüğüne 'okunan bir yazar' haline getirecekler...

Bir günlük beyliğin kıymetini bilsin...


11 Aralık 2001
Salı
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED