T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Sesiniz aşka yetmiyorsa kıyılarınıza geri dönün

Bugün bayram, bu ağır dünyanın, bu ağır vakitlerin ortasında en kolay kaçabileceğim kelimeleri, "melek burcu"nda uçabileceğim şiirleri alıyorum yanıma... Belki yalnızca onlarla kaçılabilir, bayramların masumluğuna karışan bunca ihanetin ortasından.

Çünkü melekler, kimsesiz kelimelerin içinden, gülüşleri yarım kalmış bayram çocuklarının yanaklarından geçiyor bugün...

Eğer uçurumlara eğilebilirsek, aşkı göze alabilirsek, dünyanın en karanlık köşelerinde bile yorgun bir meleğin çırpındığını görebiliriz belki..

Oysa hiçbir sey yapmıyoruz, meleklerden kaçıyoruz, uçurumlardaki şarkılarda hiç adresimiz kalmamış ve "rüzgarla yaşlı" anılara düşmüyor yolumuz... Sonunda topyekün vahşete yazılıyor dünya. Şiirlerden, aşklardan korktuğumuz için bütün kelimeleri yitiriyoruz.

Acaba kendimizden ve meleklerden en çok korktuğumuz anlarda mı alıyoruz en büyük yaralarımızı, en büyük ihanetler en çok güvendiklerimizden mi geliyor acaba, yoksa en çok korktuğumuz anlarda mı korktuğumuz başımıza geliyor?

Kendimizi bu kadar aşktan sürgün etmesek, şiirlere bu kadar ihanet etmesek acaba daha mi az olur yaralarımız?

Belki kalbimizi bayramlardan, çocuklardan bu kadar kaçırmamalıydık, en zor zamanda bile kahramanlarımızın ayak seslerini daha dikkatli dinlemeliydik.

Belki de, "ölümden şiir yaratanların" bu kadar az olduğu bir dünyada daha çok uğramalıydık canımizı acıtan sözlere...

Mesela bugün, Filistin'de bayramı, sevinçleri kalbinden vuran, ihanetin ölümle kolkola gezdigi bir günde Filistinli çocukların gözyaşlarına karışmak istemez misiniz?

Mesela bugün, dünyanın en zalim köşelerinde insanların, umutların paramparça edildiği bayram gününde bir isyan şiirinin ortasında hayata yeniden başlamak istemez misiniz?

Mesela bugün, bombaların çocuklara zalim bir armağan gibi sunulduğu bu bayram gününde Pink Floyd'un "The Wall", John Lennon'un "Imagine" şarkısı eşliğinde hayatı yeniden keşfetmek istemez misiniz?

Evet ben bugün özgür kalmak istiyorum. Ve durmadan "Imagine" sarkısını çalarak "hayal etmeyi" yeniden keşfetmek istiyorum.

Evet ben bugün özgür kalmak istiyorum, Pink Floyd'un "Goodbye Blue Sky" (Hoşçakal mavi gökyüzü) şarkısı eşliğinde, sarkıları yarım kalan çocukların yasını tutmak istiyorum.

"Korkmuş insanları gördünüz mü
Duydunuz mu düşen bombaların sesini
Hiç düşündünüz mü
Neden sığınaklara koşuşturduğumuzu
Masmavi gökyüzünün altındaki
düş kırıklıgı nasıldır
Cesur ve yeni bir dünya için
verilmiş söz
Başarısızlığa uğradığında
gökyüzünün altında
Korkmuş insanları gördünüz mü
Duydunuz mu düşen bombaların sesini
Alevlerin hepsi yok oldu ama
Acı hâlâ sürmekte
Hosçakal mavi gökyüzü
Hosça kal"

Eğer bir bayram gününde bile aşka yetecek kadar nefesiniz kalmamışsa, çocukların gözyaşını paylaşmaya yetmeyecekse yüreğiniz insanlığa veda edin, karanlığınıza geri dönün.

George Harrison'in dizelerinde söyledigi gibi;

'"Ve ey siz kayığı küçük olanlar
Gün batmadan dönün kıyılarınıza...'"


16 Aralık 2001
Pazar
 
MEHMET OCAKTAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED