T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

Türkiye'ye söz hakkı

AB devlet ve hükümet başkanları, "Laeken Bildirisi"ni onayladı ve konvansiyonun oluşum belgesini imzaladı.

AB devlet ve hükümet başkanları, "AB'nin geleceği" başlığını taşıyan ve "Laeken Bildirisi" olarak adlandırılan belgeyi onaylayarak, konvansiyonun oluşumuna yeşil ışık yaktı. Oluşturulan konvansiyonun başkanlığına eski Fransa Cumhurbaşkanı Valery Giscard d'Estaing atanırken, eski İtalya Başbakanı Giuliano Amato ile eski Belçika Başbakanı Jean Luc Dehaene başkan yardımcısı oldu. Konvansiyonda Türkiye'ye de yer verilerek, söz hakkı tanındı.

Bildiride, büyüyen Avrupa Birliği'nin, bir "yol ayırımında" olduğu belirtilirken, "Avrupa, yarım yüzyıldır barış içinde yaşıyor" ifadelerine yer verildi. Avrupa'nın birleşmesinin zamanı geldiği, AB'nin 10'dan fazla yeni üyeye kapılarını açmak üzere olduğu, böylece tarihin karanlık sayfalarından birinin çevrileceği, 2. Dünya Savaşı ve sonrasındaki bölünmenin izlerinin unutulacağı belirtilen belgede, "Avrupa'nın nihayet, kan dökülmeden büyük bir aile haline geleceği" ifade edilerek, "50 yıl önce 6 ülkeyle başlayan bu sürece artık farklı bir yaklaşım gerektiği" anlatıldı.

AB Anayasası da yazılacak

Laeken Bildirisi'nde, AB'nin geleceğine ilişkin çok sayıda soru ortaya atıldıktan sonra, bu soruları yanıtlamak ve AB'nin geleceğine yönelik önerilerde bulunmak üzere, konvansiyon olarak adlandırılacak platformun kurulmasının kararlaştırıldığı bildirildi.

Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt, düzenlediği basın toplantısında, AB Anayasası oluşturulması önerisinin de bildiride yansıtıldığına dikkat çekti.

Türkiye ve Kıbrıs paragrafı onaylandı

Zirve sonunda yayınlanan Başkanlık Sonuç Bildirisi'nin Türkiye'ye ilişkin paragrafı onaylandı. Paragrafta, Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin başlangıç perspektifinin yakınlaştığı belirtildi.

AB liderleri tarafından onaylanan bildirinin bu bölümünde, Türkiye'nin, özellikle son Anayasa değişiklikleriyle tam üyelik için belirlenen kriterlere uyum yolunda ilerlemeler kaydettiği, bu kapsamda tam üyelik müzakerelerinin başlangıcının yakınlaştığı belirtildi. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkiye-AB ilişkilerinde Helsinki'deki adaylık tanımından sonra yeni ve önemli bir aşamanın söz konusu olduğunu ifade etti.

Sonuç Bildirisindeki Kıbrıs'taki Türk ve Rum toplumlarının temsilcileri arasındaki son görüşmelerden duyulan memnuniyet dile getirilerek, BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda toplu bir çözüme ulaşmak amaçlı bu görüşmelere destek mesajı verildi.

Terörle mücadele

Sonuç Bildirisi'nde, terörizmle mücadele konusunda, ABD halkı ile ve "bireysel hak ve hukuka saygılı bir şekilde terörizme karşı mücadele veren uluslararası toplumla" dayanışma içinde olduğunu duyurdu. AB, bu alanda kendi girişimlerini değerlendirdi.

Avrupa Tutuklama Emri uygulamasında mutabakat sağlanmasını olumlu bir adım olarak gösteren Konsey, terörizmin tanımı ve terör örgütleri ile teröristlerin kara listesinin belirlenmesi konularında ilke mutabakatına varıldığını ifade etmekle yetindi.

AB Laeken Zirve'sine katılan liderler, ajansların paylaşımı konusunda ise uzlaşmaya varamadıklarını bildirdiler.

KONVANSİYONUN YAPISI

Konvansiyon, bir başkan ile 15 üye ülkenin hükümetlerinin birer temsilcisi, ulusal parlamentolardan ikişer milletvekili, Avrupa Parlamentosu'ndan 16 üyeden oluşacak. Ayrıca, AB'ye aday olan 13 ülkenin hükümetlerinin birer, parlamentolarının ikişer temsilcisi de konvansiyona katılacak. Bu katılım, AB üyeleri ile eşit koşullarda olacak, ancak adayların veto hakkı bulunmayacak.

Konvasiyona ekonomik ve sosyal komiteler ile bölgesel temsilcilerin de gözlemci olarak katılacağı belirtildi. Bildiride, konvansiyonun 2002'nin Mart ayında çalışmalarına başlayacağı, bu çalışmalarını, en geç 2003 yılının Haziran ayına kadar tamamlayacağı ifade edildi. Konvansiyon, 2004 başında toplanacak Hükümetlerarası Konferans'ın (HAK) çalışma temellerini oluşturacak.

Küreselleşme karşıtı protesto

AB zirvesi devam ederken, Brüksel'de bazı aşırı sol gruplarla polis arasında çatışma çıktı. "Anarşistler Koordinasyonu" isimli bir örgütün çağrısıyla yürüyüş düzenleyen 2 bin kişi, cadde ve sokaklarda eylemler yaptı. Gazetecilere ve taşıtlara taşlarla saldıran, çoğunluğu maskeli olan göstericiler, çevrede hasara yol açtı. Polis, çok sayıda kişinin tutuklandığını açıkladı. Tutuklananlar arasında uyuşturucu madde ve silah bulunduranlar bulunduğu belirtildi. Bu arada, Laeken Kraliyet Şatosu yakınlarında gösteri yapmak isteyen aşırı sağ görüşlü "Küreselleşme Karşıtı Komite" üyelerinden 18 kişi tutuklandı.


 
Türkiye şimdi daha da güçlü
AB zirvesine katılan Ecevit, zirve ile önemli bir adım atıldığını ve sıranın üyelik takvimine geldiğini söyledi.
Sezer: Desteksiz hükümet sorunları çözemez
Sezer, krizin aşılması ve alınan kararların başarıyla uygulanabilmesi için hükumetin "tam desteğe" sahip olması gerektiğine dikkat çekti.
Liderlerin gündemi ekonomi kriz
İzgi: Savaş acısı olmasın
Ecevit: Afgan halkı için mutluyum
Kıvrıkoğlu: Her zaman sevelim
Bahçeli: Karamsar olmayalım
Yılmaz: Krize maneviyatla dayandık
Çiller: Millet ayağa kalkacak
Erdoğan: Sorumluluğunuzu bilin
Baykal: Bu hükümetten kurtulalım
Yazıcıoğlu: Hayırlara vesile olsun

'Bu bayram çocukların olsun'
Çocuklara bayramlık elbise dağıtan SP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Bu bayram çocuklarımızın olsun" dedi.
'Hükümet selde aciz kaldı'
Sel felaketine uğrayan Tarsus ve Mersin'i ziyaret eden Çiller, "Zaten ülkeyi idare edemeyen hükümet şimdi ne yapacak" dedi.
Hakim Başar'dan Bakan Türk'e cesur protesto
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Çorum Adliyesi'nde personelle bayramlaşırken, hakimin tepkisiyle karşılaştı.
Cem Özdemir: Milli Görüş kapatılmamalı
POWELL YİNE GELECEK
Aralık ayının başında Türkiye'yi ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'in önümüzdeki günlerde tekrar ülkemize geleceği öğrenildi. 5 Aralık'taki bir günlük ziyareti sırasında Genelkurmay eski Başkanı ve DYP Kilis Milletvekili Doğan Güreş'le konuşan Powell, "Biraz acele oldu, geldiğimde daha uzun görüşürüz" dedi. Colin Powell, Afganistan saldırısı sonrası Özbekistan, Pakistan'a yaptığı gezinin ardından 5 Aralık Çarşamba günü Türkiye'ye gelmişti. 1991 yılındaki Körfez Savaşı sırasında ABD Genelkurmay Başkanı olan Powel, o tarihte aynı görevde bulunan Doğan Güreş'i telefonla aradı ve ziyareti hakkında kısa bir bilgi verdi. Colin Powell, Türkiye'deki temasları için "Çok önemli görüşmeler yaptım" ifadesini kullandı. Doğan Güreş'e "Politika güç, alıştınız mı?" sorusunu yönelten Powell, kendisinin de alışmaya çalıştığını kaydetti. Türkiye'de çok kısa süre kalması nedeniyle yüzyüze görüşemediği belirten Colin Powell, "Geldiğimde daha uzun görüşür, yemek yeriz" dedi.
16 Aralık 2001
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED