T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Bize dayatmayın, bizi ikna edin

Masum insanların dini, mezhebi ve düşüncesi ne olursa olsun terörün hedefi haline gelmelerini onaylamak mümkün değildir. Aynı şekilde bir zanlı bahane edilerek milyonlarca masum insanın savaş terörüne kurban edilmelerini, ABD'nin hukuk dışı adaletsiz infazını alkışlayanları onaylamamız da asla mümkün değildir.

Farzedelim ki ikiz kulelerin uçakla vurulmasını Bin Ladin organize etti, farzedelim diyorum çünkü henüz bu olayın arkasında Bin Ladin'in bulunduğunu ABD ispat edebilmiş değildir; ABD bombardımanından sonra el Cezire televizyonunda yayınlanan Bin Ladin kasetini Arapça'nın inceliklerini bilen biri olarak ben de dinledim; Bin Ladin ABD'nin uğradığı bu saldırıya sevindiğini gizlemiyordu ama konuşması kendisinin yaptığına dair bir emare de içermiyordu. Durum böyleyken kendilerini hem hakim hem savcı yerine koyanlar, milyonlarca fakir Afgan'ı yollara döken terörü kınamak yerine ABD'nin avukatlığına soyunmakta ve Türkiye Müslümanları'na "Taliban'ı ve Usame bin Ladin'i Müslümanlar'ın reddetmeleri lazım" dayatmasında bulunmaktadırlar.

Bu dayatmada ısrarcı olanlar, ikiz kulelere yapılan saldırıyı Müslümanlar'ın onayladığı gibi bir kanaate sahip görünüyorlar. Halbuki, İslam dünyasında bugüne kadar hiç kimse ikiz kuleler eylemini onaylamadı. Terörü bütün Müslümanlar kınadı.

Amma velakin bizim Amerikancılar Türkiye Müslümanları'nı kafalarında öyle bir yere oturtmuşlar ki onlar kınasa bile ikna olmayacaklar görüntüsü vermektedirler. Gerek tv programlarında gerekse köşe yazılarında bunu çok açık bir şekilde görüyoruz. Herkesin kendileri gibi düşünmesini, kendileri gibi düşünmezlerse hüsrana uğrayacaklarını anlatmaya çalışıp duruyorlar.

Karısı Temel'in hep kendisini aldattığını düşünür ve her gün üzerini kontrol edermiş, es kaza üzerinde bir kıl görse "bak beraber olduğun kadının saçı var" diye çıkışırmış. Bir gün yine çıkışacak olmuş ama Temel'in üzerinde bir kıl bulamamış bu kez de "seni gidi seni, şimdi de kel kadınlarla mı aldatıyorsun beni" demiş.

Şimdi kimi yazarların dindarlara bakışı tıpkı karısının Temel'e bakış tarzına benziyor.

Oysa ölçümüz hukuk ve adalet olmalı değil midir?

ABD istediği için birilerini reddetmek özgür düşünce tarzına aykırı değil midir?

O yazarlara göre değildir, kendileri gibi düşünürseniz iyi, aykırı düşünce serdederseniz ne cahilliğiniz kalır ne aymazlığınız.

Ben kimseyi savunmuyorum ama kimsenin bana bir şey dayatmasını da şiddetle reddediyorum. Bir fikri ikna olursam kabul ederim. ABD istediği için kabul ya da reddedemem. Çünkü ben Ecevit değilim ki, "Amerika ikna olduysa biz de ikna oluruz" diyeyim.

Bugün söylenmesi ve yazılması gereken, Müslümanlar'ın Üsame ve Taliban'ı reddetmelerini dayatmak değil, ikiz kuleler eylemini Bin Ladin'in yaptığına dair dünyanın inandırıcı kanıtlarla ikna edilmesidir. Ortaya hiçbir delil konmadan birileri istiyor diye birilerini reddetmek durumunda değiliz. Önce reddedilmesi istenenlerin suçlu olduğunun ispat edilmesi gerekiyor. İspat edildiği zaman Müslümanlar'dan kimse masum insanları katledenleri destekleme basiretsizliğine düşmez.

"Siz Talibandan yana mısınız?" türünden sorular konuyu saptırmaktan başka bir anlam taşımaz. Taliban'ı yaşam biçimini, uygulamalarını tartışmak ayrı, Taliban bahanesiyle milyonlarca masum insanı mağdur etmek apayrı bir şeydir.

Müslümanlar'a neredeyse hakarete varan üsluplarla aşağılayarak akıl verenler ABD'den delil ortaya koymasını istemiyorlar, sadece Müslümanlar'a "Bin Ladin ve Taliban'ı reddedin" diyorlar. Biz de bizi ikna edin kardeşim diyoruz. Dünyanın ikna olduğu tezini öne sürüyorlar.

Oysa iddia edildiği gibi dünyanın ikna olduğu falan da yok. Batı dünyası burada tam manasıyla bir ikiyüzlülük sergiliyor. Çünkü Batı devletleri suçu mahkemece sabit olan hüküm giymiş teröristleri bile idam cezası var diye Türkiye'ye iade etmemekte direnirken henüz suçu sabit olmamış zanlıyı idam cezası bulunan ABD'ye vermeye dünden razılar. Hak, hukuk ve adalet bunun neresinde Allahaşkına? İslam ülkelerine gelince bu ülkelerin en güçlüsü şüphesiz Türkiye'dir, Başbakan'ın tavrı,"ABD ikna olduysa bizim için de ikna edicidir" tavrı değil midir? Bırakın hukuku adaleti, akıl ve mantık bunun neresinde? En güçlüsü böyle yaparsa zayıflarından ne beklersiniz?

Kendilerini Müslümanlar'ın akıl hocası yerine koyanlar ve yapılacak her hareket ve atılacak her adım için kendilerinden icazet alınmasını isteyenler işin garibi bu tavırlarını sahibi dindar olan yayın organlarında da sergileyebiliyorlar. Hoş biz de onları reddetmek gibi bir yaklaşım içinde değiliz. Onlar da fikirlerini söylemeliler ama bu işi kimseyi aşağılamadan tehdit etmeden ve saptırmadan yapmalılar.

Eğer bugün birilerine nasihat edeceksek ABD'ye nasihat etmemiz gerekir. Çünkü bir haftadan beri havadan bomba yağdırdığı ülke dünyanın en fakir ülkesi, karşısında doğru dürüst ordu bile yok. Uzmanların tamamı itiraf ediyor ki terörle mücadelede bu silahlar kullanılmaz, bu bir güç gösterisinden ibarettir ve daha sonra nereye saldırılacağı belli değildir. Bu gösteri zaten mahrumiyet içindeki milyonlarca masum insana hayatı cehennem etmektedir. Onun için biz diyoruz ki, ABD bütün bir Afgan halkına terör uygulamak yerine otursun aklını başına devşirsin ve terörün gerçek failini bulsun o faili hep birlikte lanetleyelim.

Şu anda ABD ikiz kuleler terör eyleminin sonuçlarını yüze katlayacak bir terör estirmektedir Bu terörden hem Afgan halkının hem de Amerikalılar'ın muzdarip olduğunu görüyoruz. Yoksa deterjan şişesini kimyevi silah zannedip paniğe kapılmanın başka bir anlamı var mı?

Evet Afganistan'a yapılan saldırı ikiz kulelere yapılan saldırıdan daha büyük bir felakete yol açmıştır.

Biz terörün her çeşidini, her rengini, her boyutunu reddediyoruz. İkiz kuleler eylemini de bu bahaneyle Afganistan'a yapılan saldırıyı da reddediyoruz.

ABD'nin gücünü biliyoruz. Nasıl cezalandıracağını da görüyoruz ama gücü ve yeni dünya sistemini haklılık gerekçesi olarak görmüyoruz. Tersine haklılığı ve hukukiliği güç olarak algılıyoruz.

Amerikan halkına acıyoruz ama Afgan halkına daha çok acıyoruz. Çünkü Amerika dünyanın en zengin ülkesi yarasını çabuk sarar, saracak kaynağı buldu bile. Ama ya Afgan halkı!

Akıl, mantık, insanlık adalet ve hukukun gereğini savunanlara en derin saygı ve selam, teröre ve terörü savunanlara binlerce, milyonlarca, milyarlarca kez lanet.


14 Ekim 2001
Pazar
 
Resul Tosun
RESUL TOSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED