T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Hayli tanıdık bir film

Hatırlanacakları için İngiltere'de vizyondan çekilen John Trovalta'lı 'Kodadı Kılıçbalığı', bir terör örgütünün yüksek teknoloji yardımıyla New York'ta giriştiği katliamı anlatıyor.

11 Eylül'de ABD'ye yapılan terörist saldırının, Hollywood yapımı pek çok aksiyon filminin yıllardır sinema perdelerine taşıdığı sahnelerden görsel olarak da, kurgulanış olarak da çok daha profesyonel ve bu anlamda "görkemli" oluşu, insanlarda sanki "bir filmi izliyor" yanılsamasına neden oldu. Amerikan film endüstrisinin uzun zamandır ballı ekmek yediği "şiddet" temalı filmlerde yansıtılanlar o gün yaşananlarla aslında gerçeğinin yanında epeyce gölgede kaldı. Amerika'yla birlikte, ölenler ve sarsılan ABD imajı için yas tutan ve bundan böyle yaptığı işlerde daha dikkatli davranması gerektiğini düşünmeye başlayan Hollywood'un 11 Eylül'den önce üretip uluslararası pazara sürdüğü "şiddet", "terör" konulu çok sayıdaki filmi halihazırda dolaşımda. İşte bunlardan biri de şu anda ülkemizde de gösterimde olan "Kodadı Kılıçbalığı". Filmin konusu gündemimize hayli uygun: Uluslararası bir terör örgütünün yüksek teknoloji kullanarak New York'ta büyük bir katliama neden olması anlatılıyor. Güncel bir gerilim Bilgisayarların, şifrelerin, 'hacker'ların ve milyarlarca doların gerilimle birlikte sunulduğu, John Travolta'nın tehlikeli ajan rolünde görüldüğü Kodadı Kılıçbalığı bir üç kağıtçılık filmi. Sürükleyici aksiyon gerilim filmi 60 Saniye'yi yöneten Dominic Sena'nın imzasını taşıyan filmde Travolta'yla birlikte Hugh Jackman ve Halle Berry'de rol alıyor.

Dünyamızın içinde bir başka dünya gizli; güvenlik sistemleri, şifrelerle korunan bir dünya. Bu dünyada en derin sırlarımızı, suçlarımızı, delilleri, belgeleri ve en önemlisi para saklayabiliriz. Kuşkusuz bu dünyanın adı Swordfish. John Travolta, kendi "vatanseverlik" görüşlerine göre ülkeyi ele geçirmek isteyen karizmatik ve tehlikeli bir casus, ayrıca amacı için devletin "ulaşılmaz" yerlerde tuttuğu milyonlarca dolara ihtiyacı var. Tabii ki bu parayı çalmak için şifreleri çözecek bir "hacker"a da ihtiyacı var. Çok yetenekli bir bilgisayar dahisi olan Hugh Jackman burada devreye giriyor ve işler karışıyor. Matrixíin yapımcısı Joel Silveríın supervizörlüğünde gerçekleşen film, yüksek teknoloji örneği güncel bir aksiyon.

KODADI KILIÇBALIĞI

Yönetmen: Dominic Sena. Senaryo: Skip Woods. Görüntü Yön: Paul Cameron. Müzik: Madonna, Paul Oakenfold. Yapım: 2001 ABD Oyuncular: John Travolta, Hugh Jackman, Halle Berry, Don Cheadle, Vinnie Jones, Sam Shepard.

Kılıçbalığı, İngilizler'i üzebilir...

Kodadı Kılıçbalığı İngiltere sinemalarından geri çekildi. Başrollerini John Travolta ve Halle Berry'nin paylaştığı filmi gösterime koyan Odeon sinemaları haberi doğruladı ve filmin geri çekilme kararının dağıtımcı şirket Warner Brothers'dan geldiği belirtildi.

ABD'ye 11 Eylül günü düzenlenen saldırılar, terör filmleri yapan Hollywood'u oldukça etkiledi. İki yeni filmin gösteriminin ertelenmesinden sonra ABD yapımı "Swordfish-Kodadı Kılıçbalığı"nın İngiltere'deki gösterimi de durduruldu. Yönetmenliğini Dominic Sena'nın yaptığı filmde, John Travolta, bir banka hesabından yüklüce bir miktar paraya, hacker yardımıyla el koymak istiyordu. Filmin bir sahnesinde de uluslararası bir bankanın girişinde, üzerine bomba bağlanan genç bir kadın patlatılıyor ve ortalığa ölümcül bilyeler saçılıp, büyük bir katliama neden oluyordu. Bu sahnenin New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırıyı anımsatacağı gerekçesiyle sakıncalı bulunduğu söyleniyor.

Dağıtımcı firma Warner Brothers ile filmin gösterimini üstlenen Odeon sinemaları aldıkları ortak kararın sonucunda, yapımın İngiltere gösterimlerini durdurduklarını açıkladılar. Bu arada Warner'ın ofisi New York'ta yerle bir olan Dünya Ticaret Merkezi'nde yer alıyordu.

 
Hayatla hayal arasında bir hastalık tutanağı Benleşen Sızı

Omurgasız gövdesiyle "Piyasa"nın "ne"liği
Piyasa, hayatımızın merkezine oturdu; varlığını sorgulamak, niteliğini tartışmak, kısıtlanmasına dair imada bulunmak bile bağnazlık olarak algılanmaya başlandı. Piyasa ve piyasa-dışı alanların sınırları birbirine karıştı; toplumsal, bilimsel, kültürel boyutlarıyla hayatın kendisi de pazar yerine dönüştü. Bilim adamları piyasa şirketleri için çalışıyor; sanat piyasası diye bir rekabet ortamı var; akademik kuruluşlar bünyelerindeki öğrencilere (=müşterilere) bilimsel çalışmanın erdemi olarak çok para kazanmanın yollarını gösteriyor. Piyasa, omurgasız gövdesiyle hayatımıza her düzeyde nüfuz ediyor. "Reel sosyalizm"in çöküşünden sonra Sol'da ve Sağ'da "Piyasa ekonomisi"nin erdemlerine dair tarihi bir uzlaşma gerçekleşti. John O'Neill, Piyasa: Etik, Bilgi ve Politika'da rehavete kapılmadan büyük bir cesaretle bu uzlaşmanın temellerini sorgulamaya girişiyor ve piyasacı tezleri mercek altına alıyor. Piyasanın toplumsal, kültürel ve etik açıdan insan yaşamını nasıl tehdit ettiğini de tüm vahametiyle ortaya koyuyor.
15 Eylül 2001
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED