|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Haber de var, program da
Sabahtan akşama kadar haber, akşamdan sonra program yayını yapan tv8'in Genel Yayın Yönetmeni Turan Yavuz, "haber kanalları bile bizim yayın stilimizi benimsiyor. Demek ki, doğru yoldayız" diyor.
Popüler kanallardaki televole ve yarışma programlarından kaçmak istediğinizde ya da haber kanallarındaki haber yağmurundan sıkılıp farklı bir şeyler izlemek istediğinizde başvurabileceğiniz bir kanal olan Tv8'de haberden belgesele, kültür- sanattan sinemaya kadar her türlü program var. 2,5 yaşındaki kanalın genel yayın yönetmeni Turan Yavuz, alternatif yayıncılıkla doğru yolda olduklarını bakın nasıl açıklıyor: "Biz, yayına başlarken kimseye alternatif bir kanal geliyor demedik. Ancak, diğer kanallardan değişik bir prototiple çıktık. Bunun sonucunda izleyiciler bize alternatif yakıştırmasını yaptı." Sabah 7'den akşam 7'ye kadar haber kanalı formatında yayın yaptıklarını belirten Yavuz, ana haber bülteninden sonra programlara yöneldiklerini söylüyor. Yavuz, "Artık haber kanalları da bizim formata yöneliyor. Demek ki doğruyuz" diyor. Kanallar arasındaki reklam rekabetinde yer almayan Tv8, nasıl ayakta kalabiliyor? sorusunu "Kendi yağımızla kavruluyoruz" şeklinde cevaplayan Yavuz, şöyle devam ediyor: "Kablolu yayında olduğumuz için diğer kanallar gibi reklam potansiyelimiz yok. Pastadan küçük bir dilim geliyor bize. 'Şu programı koyalım da reklam alalım' gibi hiç bir yaklaşımımız ve patronlar tarafından böyle bir müdahale olmadı bugüne kadar. Bu tür yaklaşımı biz de biliriz ancak o zaman alternatifliğimizden sapmış oluruz." Yeni dönemde yeni yapımlar Yeni yayın döneminde eski programları muhafaza edeceklerini ve yeni yapımlara da yer vereceklerini belirten Yavuz, şöyle diyor: "Yeni dönemde 32. Gün benzeri tartışmalarımız olacak. Krizin aşılması için için turizme ağırlık vereceğiz. 'Onlar ve Biz' adında bir programımız olacak. Bu programda AB'deki yaşamla Türkiye'deki yaşamları kıyas edeceğiz. Bir kaç film kuşağımız olacak. Sinema ve reklam dünyasıyla ilgili programlarımız, spor programları ve iç yapım belgesellerimiz devam edecek." İnsanlar sokakta yüzünüze tükürüyor Üzeyir Garih cinayetinden sonra yaşanan medya terörünü, Türk medyasının yüz karası olarak değerlendiren Turan Yavuz, "Bizim görevimiz insanlara sadece doğru bilgiyi aktarmak, insanları yerlerde sürükleyerek ekrana çıkarmak değil" derken, bu konunun medya içinde çok geniş bir şekilde tartışılması gerektiğini vurguluyor. "Sektörü öyle bir hale getirdik ki, bugün medya mensubu olarak sokağa çıktığınızda insanlar yüzünüze tükürüyor" diyen Yavuz, artık bu durumun bir şekilde değişmesi gerektiğini, Türk medyasının kendi içinde belirli prensipler getirmesi ve gazetecilerin kendi aralarında belirli anlaşmalar yapması gerektiğini söylüyor. Ancak, bütün bunları söylerken açık bir kapı da bırakıyor Turan Yavuz. Bütün bu yaşananların medyanın gelişim süreci içinde doğal olduğunu çünkü, bugün prensiplerini koymuş ve çizgiyi oturtmuş olan Amerika, İngiltere, Fransa dahil olmak üzere bir çok ülkenin bu süreçten 10- 15 yıl önce geçtiğini anlatıyor. Yavuz, Türkiye'nin de 4- 5 yıl sonra aynı aşamaya geleceğini kaydediyor. SEYRİ ŞAHANE
TV'ciliği bilmiyorlar! Mustafa Nizamoğlu: "Günlerdir Amerikan televizyonlarını izliyoruz. On binlerce insanın öldüğü konuşulan ülke TV'lerinde ceset görüntüsüne rastlamıyoruz. Halbuki bunların elinde bizim TV'lerin iştahını kabartacak ne görüntüler vardır. Amerikan TV'leri işi bilmiyor!.. Ancak, bizimkiler de ayıp ettiler. Bunu tahmin etmeli ve oraya gidip Türkiye'yi alıştırdıkları görüntüleri kendileri almalıydılar... Böylece, televizyon yayıncılığının nasıl olduğunu Amerikalılar da öğrenirdi!"
|
|
|
|
|
|
|
|