|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Milleti usandırdılar 'Çiftçi ve köylünün bugünkü şartlarda mutlu olması mümkün değil. Çünkü ülkemizde devlet üretim yapana önem vermiyor, desteklemiyor. Bu sene yağışlar geç yağdığı için arpalar yandı.' Konya'nın Kulu ilçesinin bir mahallesi konumuna gelmiş "Dinek Yaylası." Aslında tam bir Anadolu köyü görünümünde hâlâ... Fakat kim ne derse desin, artık Dinek belediyenin bir parçası olmuş.. Belediyeye dahil oluşunun ilk nişanesi de yolların asfaltlanması olarak göze çarpıyor. Dinekliler'e "gelir kaynağınız ne?" diye sorduğumda arpadan, buğdaydan, pancardan söz ediyorlar. Belediyelik olmak önemli değil, şehir merkezi ile Dinek arasındaki mesafe ve köy içinde çiftçileri ilgilendiren alet ve edevat çiftçiliğin hükümran olduğunu gösteriyor. Zaten Dinekliler ortalama 15-20 ton tahıl üretiyorlar. Tabii kendilerine yetecek kadar bağ-bahçeleri de var.. Hayvancılık ise otlakiyenin olmaması nedeniyle arzu edilenin çok altında. Dinekliler'in yüzde 30'u yurt dışında çalışıyor. Ancak yurtdışında çalışanların dönüş yaptıkları gözleniyor. Yurt dışında (Hamburg'ta) 12 yıl kaldıktan sonra yuvaya dönen Mustafa Tuncer veriyor Dinek'le ilgili bilgileri. Mustafa Bey'in yaşam tarzı oldukça ilginç. Kışın Ankara'da, yazın Kula'da (Dinek'te) yaşıyor. Mükemmel bir ev yapmış bağlı-bahçeli. Ata yadigarı evini daha görkemli bir şekilde çocuklarına bırakmayı planlamış belli ki. Dinek yaylasında yaz günlerini güller, meyveler ve sebzelerin arasında, kış günlerini ise Başkent Ankara'daki ikametgahında geçiriyor. Anadolu insanını, Dinek halkını ve Türkiye'deki idari mekanizmayı sorduğumda Mustafa Tuncer görgü, tecrübe ve bilgisini şöyle aktarıyor: "Çiftçi ve köylünün bugünkü şartlarda mutlu olması mümkün değil.. Çünkü ülkemizde devlet üretim yapana önem vermiyor, desteklemiyor. Bu sene yağışlar geç yağdığı için arpalar yandı. Ancak yine de yağışlar buğdaya ve bahçelere yaradığı için üzüntümüzü azalttı. Tahminen köyümüzde 100 ton arpa yandı. Öyle veya böyle "köylüye sahip çıkan yok." Herşeyden önce istikrarlı ve güvenilir bir hükümet yok. Koskoca Türkiye'de kurtarıcı bulunamayıp Kemal Derviş'i getirdiler. Bekleyip göreceğiz, inşaallah hayırlı olur. Yalnız hemen belirteyim ki "milleti usandırdılar." Ülkemizin düştüğü ekonomik sıkıntı aynı zamanda siyasi yönden de rahatsız edecek bir noktaya geldi. Dıştan gelecek yardımlarla ayakta durmayı ve dışa bağımlı kalmayı hedefleyen başımızdakiler keşke bu arayışı içeride yapsalardı.. Keşke kendi yaramızı kendimiz sarsaydık da muhanete muhtaç olmasaydık. Aslında hükümet demokrasi ve inanç kavramı açısından da sıkıntılı bir tablo sergiliyor. Şayet bu yöndeki gayretini halkın huzur ve refahı için gösterseydi durum çok farklı olurdu. Biz herşeye rağmen millet olarak birlik beraberlikten ve devletimizin muvaffakıyetinden yana tavır koyarız, ancak devleti yönetenler de milletine sahip çıkmasını bilmelidir."
Kırıkkale'de bölgecilik hakim
Kırıkkaleli hiyerarşik düzene riayet etmekten hiç hoşlanmaz. Bu olumsuzluğun temel nedenlerinden birisinin Kırıkkale'nin "toplama kent" oluşundan kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Çünkü Kırıkkale'de ikamet eden ve artık Kırıkkaleli olduğunu söyleyebileceğimiz Yozgatlılar, Kırşehirliler, Çankırılılar ve daha çevre illerden yerleşimciler var. Kırıkkale'de belki de hiç bir ilimizde görülmemiş şekilde bir tefrika var, yani bölgecilik. İlk planda Merkezciler, Obalılar, Keskinliler ve Anadolucular diye 4 grup oluşmuş durumda. Aralarında en etkili olanı da Obalılarla, Keskinliler. Obalılar çoğunluğu teşkil etmeseler bile ciddi manada etkin oldukları biliniyor. Örneğin Balışeyh ilçesi ve bu ilçeye bağlı 6 köy oba olarak nitelendiriliyor. Ancak obalılar daha geniş bir çerçeve çizerek stratejik alanlarını geniş tutma gayretinde görülüyorlar. Kırıkkale'nin siyaseti de, ticareti de; hatta sosyal manadaki çalışmaların etkinliği de bu grupların inisiyatifine bağlı. Obalılar siyasi manada daha başarılı görünüyorlar. Örneğin mevcut milletvekillerinden DYP Genel Başkan Yardımcısı Hacı Filiz de, ANAP Grup Başkan Vekili Nihat Gökbulut da Obalı... Yalnız Gökbulut için "Obalı değil" iddiasında bulunanlar var. En önemlisi de iyi bir Obacı olan Türk Metal İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek'in olaylar karşısında ön plana obacılığı çıkarması.. Hatta bu konuda ezelden beri siyaset arenasında seyreyleyen bir olayın hâlâ söyleniyor olması... Süleyman Demirel DYP Genel Başkanı olarak Mustafa Özbek'ten bir milletvekili adayı ister.. O da (Kırıkkale eski milletvekili) Sayın Abdurrahman Ünlü'yü verir. Bu arada şöyle bir iddiada da bulunur: "Efendim Kırıkkale'den 30 bin oy getireceğiz." Tabii seçimlerde DYP'ye 5 bin oy çıkar. Bunun üzerine Süleyman Bey hâlâ daha sağda solda "Kırıkkalelilerden 25 bin oy alacaklıyım" esprisini yapar. FP Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak ise merkezci.. Belediye Başkanı Mustafa Pekdoğan, eski milletvekillerinden Sadık Avundukluoğlu, Recep Mızrak Keskinli, eski belediye başkanı Cemalettin Akdoğan ise merkezci. İlçelerin dağılımı ise oldukça enteresan.. Delice, Bahşılı, Yahşihan ilçeleri ile; Ahılı, Hacılar, Irmak, Karaahmetli, Çullu, A. Mahmutlar ve Hasandede kasabaları merkezci grubu teşkil ediyor. Çelebililerin Keskinlilerle haraket ettiği, Karakeçililerin ise hiç bir ekolün ve grubun yanında yer almayıp bağımsız hareket ettikleri söyleniyor.
Görülüyor ki Kırıkkale'nin, siyasi ve idari mekanizmasında Keskinlilerle, Obalılar'ın etkinliği fazla... Merkezcilerin % 60 civarında olmalarına rağmen organize olamadıkları ve aktivitelerinin yetersizliği dikkat çekiyor. Anadolu grubu olarak bilinen taşralılar ise tam anlamı ile organize olabilmiş görünmüyorlar.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |