T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
'Dijital Çağ'ın Ankara Talibanları

Bu ülkede yaşamak insana gerçekten acı veriyor. Zihinlerimizi korkular ve paranoyalar teslim almış durumda. Şu hale bakın, bir yandan "IMF sopası"yla ekonomide çağdaş dünyaya entegre olmaya çılışıyoruz. Diğer yandan ise, 20. Yüzyılın "istibdat" artıkları Türkiye'yi "tek parti dönemi"nin karanlığına gömmek için çatır çatır baskı yasaları çıkarıyor.

RTÜK gibi bir "istibdat" Yasası'nın altına imza atanların demokratik bir zihniyet olduğunu kim iddia edebilir? Hangi demokratik ülkenin parlamentosu, böylesine "feodal dönem artığı" vekillerden oluşuyor Allahaşkına?

Demokratik dünyaya inat, baştan aşağı bir yasaklar manzumesi olan RTÜK yasası yetmiyormuş gibi, bir de içine "interneti denetleme" maddesi sokuşturuluyor. Şu akıllara zarar duruma bakın ki, bu parlamentoda bulunan vekiller, daha internetin denetlenemeyeceğinden bile habersiz. Vah gariban "keçi çobanları" vah... Afedersiniz, bütün keçi çobanlarından özür diliyorum, ama bu parlamenterler yemin ediyorum keçi çobanlığı bile yapamazlar.

Bu "davar çobanları", "Bilgi Çağı" denilen şeyi liderlerine "kafa sallamak" gibi bir şey zannediyorlar herhalde. İnterneti yasaklayan bu yasayla, parti liderlerinin itaatkar kulları dünyada bir ilke daha imza atacaklar ve "Bilişim Çağı"na savaş açan biricik ülke olma şerefine nail olacağız. Galiba "bir Türk'ün dünyaya bedel" olması böyle bir şey oluyor...

"Dijital mürteciler" bilgi çağı sizinle gurur duyacak...

Türkiye'nin gelecek umutlarını kıran bu "Ankara Talibanları"na, heykelleri parçalamakla, internete savaş açmanın aynı zihniyetin ürünü olduğunu birileri münasip bir dille anlatamaz mı acaba? Galiba, giderek Afganistan'a biraz daha yaklaşıyoruz.

Bağnazlığın bu kadar trajik boyutlara ulaşması, doğrusu hepimizin içini acıtıyor. Yasakçı zihniyetin Türkiye'yi getirip bıraktığı acıklı ve acılı tablo böylesine açıkken, "Ankara Talibanları"nın, bilgi çağına karşı valiler ve muhtarlarla savaş açmasından utanç duyuyoruz. Yıllarca, "ayıplar" yüzünden başımız eğik ve yapayalnız yaşadık dünyada. Ancak böylesine bir "gülünçlüğü", galiba ilk kez yaşıyoruz.

Son yıllarda, hemen hemen toplumun tüm katlarında "acaba bu milletvekilleri ne işe yarar?" diye soranlara duyurulur. Gözünüzü açın ve yüce Türk parlamenterlerinin, ülkeyi "ele güne rezil etme" konusunda dünyada "bir numara" olduklarını farkedin.

Bu öylesine önemli bir fark ki, daha henüz dünyanın hiçbir baskıcı rejiminde bile "interneti yasaklama" buluşu keşfedilemedi. Hele şu "muhtarlık ilmuhaberi" olmadan internet açamama işi, dünya çapında bir buluş... Böyle bir icat, olsa olsa ancak "dünyaya bedel bir Türk"ün eseri olabilir...

Ülkeyi "dahili ve harici bedhahlar"dan korumak için bundan daha müthiş bir buluş olamazdı herhalde. 21. yüzyılın yeni Talibanları'nın canı sıkılacak ama, onlara kötü bir haberimiz var; "siber - uzayda" muhtarlık ilmuhaberi geçerli değil.


4 Haziran 2001
Pazartesi
 
MEHMET OCAKTAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Yeni Şafak'a Yeni Okur ol !!! - Abone ol !!!
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED