T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
"Papatya biçen..."

Le Monde'dan Nicole Pope aradı, terör ve savaşla ilgili görüşlerimi sordu. Ona, bir İslâm ülkesinin bombalanması karşısında "İslâmî hassasiyet"ten kaynaklanan tepkim olmasaydı bile, bir insan olarak tepki gösterebileceğimi, çünkü, dünyanın en güçlü ülkesinin, başka 40 kadar ülkeyi de yanına alarak dünyanın en zayıf ülkesinin üzerine çullanması gibi bir olayla karşı karşıya bulunduğumuzu söyledim. Nitekim, dünyada aslında Müslüman olmayan pekçok insan da bu devlerle karıncaların savaşında "dev"in elini tutmaya çalışıyor.

Oysa dev, elindeki dev silâhlarla ölüm kusuyor. Sanki King-Kong New York'un içinde yürüyor gibi...

Bizde bir kesim var "Amerika'nın günahlarını yazma, yoksa sana -yani Müslümanlar'a- terör yanlısı derler" demeye devam ediyor. Hayret, çizgisinde en küçük bir kırılma olmadı... "Amerika'nın günahları"nı asla ve asla yazmıyor...

Ben devam edeceğim, Afgan çocuklarının gözlerini görmeye, Afgan mültecilerinin can pazarından bahsetmeye...

Amerika en son "papatya biçen" bombalar atmaya başladı Afgan şehirlerine... Adı bile dehşet verici... Bunu Vietnam'da ormanların içini temizlemek için (!) kullanmış. Irak'ta psikolojik savaş boyutu olarak devreye sokmuş. Ve Afganistan'da boy gösteriyor bu "papatya biçen..." Acaba "Papatya Biçen"ler çocuklar için hangi iyiliği öngörürler?

Düşünün bir, 6.5 ton ağırlığında, BLU-82 nâm, 27 bin dolarlık, uzunluğu 5, çapı 1.5 merte olan, kamyonet büyüklüğünde bir dev. Düştüğünde patlıyor ve etkisi saniyede 110 metre yol alan bir hızla yayılıyor, 30 saniyede 3 kilometrelik alanda tahribat yapıyor. 600 metrelik alan cehenneme dönüyor, ne varsa kavruluyor. 3 kilometrelik alanda ise darbe tesiri hissediliyor. Bombayı atan uçak bile darbe etkisine maruz kalmamak için 1800 metreden aşağıya inmiyor. Papatya biçen bombalar, şu güz mevsiminde neyi biçerler acaba?

Nicole Pope'a "Mevlâna'nın doğduğu Belh şehrini vuruyor Amerika", dedim. Herat'ı, Kandahar'ı vuruyor... Dün Bağdat'ı vurmuştu. Bunlar İslâm medeniyetinin anıt şehirleri... Bir medeniyet katliamı söz konusu... Nasıl karşı çıkılmaz bu bombardımana?

"Amerika'nın günahlarını yazmayın" diyor bazıları... Emriniz olur bayım!

Amerika'nın kökünde bir vahşet sendromu var, bunu söylemem lâzım. Hiroşima bir tesadüf değildi, bir defalık öfkenin ürünü değildi. Medeniyeti yok Amerika'nın... Bir medeniyet inceliği görülmüyor Amerika'nın spontane tavırlarında. Kızılderili soykırımı bir tesadüf değildi, zencilere yapılanlar tesadüf değildi. Önüne çıkanı yıkıyor, yakıyor. Bu gerçekten mukaddesi olmayan bir zihniyetin yansıması... Japonlar'ı durdurmak için tek çıkar yol, ilk tepki Hiroşima'yı -Nagazaki'yi atom bombası ile buharlaştırmak mıydı? Bir bomba atıyorsunuz, alttakiler kavruluyor. Bunu bilerek nasıl atılır o bomba? Hangi insanî duygu aranır bu eylemde? Medeni bir insan nasıl yapar bunu? Ancak koca kıtayı talana soyunan bir ilkellik uzanıyor tarihin içinden böyle durumlarda...

"Amerika'nın günahlarını yazmayın..." diyor bazıları... Emriniz olur!

Siz niye oradasınız, bunu yazalım mı?

Öyle dediler değil mi, "Burada Amerika'dan yana olmazsanız yarınlarda siyaseten önünüz açılmaz..." Hesap işi!

Siz de başladınız mesafeleri ve duruş yerlerini yeniden ayarlamaya... Ve âleme akıl vermeye... Üst perdeden kılavuzluklara soyunmaya... Yoklayın bir iç dünyanızı, orada ince ve küçük hesaplar mı var, yoksa "Aman, Taliban ve Üsame İslâm'ın ve Müslümanlar'ın üzerine çamur sıçratmasın" kaygısı mı? Acaba İslâm'la ve Müslümanlar'la ilgili kaygı sözleriniz, öteki sakil duruşunuzu meşrulaştırmanın bir aracından mı ibaret?

Fatih Terim Siyasal İslâmcı mıydı? Yoksa Vahhabi mi? Tribünlerde "Taliban Terim" afişlerini taşıyan zihniyet ne ile beslendi? Kim besledi? Neden dışlandı Fatih? Oriana Fallaci'nin çirkef üslûbuna yansıyan kinin ardında ne vardı? Berlusconi o malûm lafları nasıl üretmişti? Evet, Bush'un "Haçlı Seferi"ni yeniden hatırlamak gereksiz ama, unutmak da zor. Medeniyetler çatışması yanlısı değilim, ama benim medeniyetimin zemini tahrib edilmek isteniyorsa, ben suçlanıyorsam, savaş benim dünya görüşümü meşruiyyet dışına itmek için veriliyorsa, bunu farketmemek de aptallık olur. Bunu içselleştirmek, aptallığın karesi olur! Güçlülerin yanına geçmek için bahane üretmek insanlık zaafı olur.

İslâm'ı ve Müslümanlar'ı "Taliban ve Üsame'nin gölgesi"nden çıkarmak için güçlü bir tavır gerekse bile, Türkiye'de bir insan, hiç olmazsa "aşırı güç kullanma" gibi bir söylemle "Amerika'nın günahı"nı teşhir etmeyi düşünmez mi? "Bu 'papatya biçen' vahşet bombaları neyin nesi?" diye sormaz mı? "Bir aydır nereyi vuruyorsun?" demez mi? Hadi Türkiye'nin eli mahkûm, hadi siyasi hareketler yarınlar için Amerika'yı kollamak (!) zorunda, ya siz, "sivil aydın", hatta bilim adamı olarak bu kadar hesaplı olmak zorunda mısınız? Yoo, "Amerika'nın günahlarını yazmayacaksın..."

Yazmak zorundayım. Bir güvercinin diri diri kanatları yolunuyorsa, bir karınca yuvasının üzerinden postallarla geçiliyorsa, bir kedi asılıyorsa, bir tavuk nişangâh yapılıyorsa ve Afgan çocuklar üzerine papatya biçen dev bombalar yağıyorsa... ve ben başka bir şey yapamıyorsam, hiç olmazsa yazmak zorundayım.

Bir de sen yaz be kardeşim, senin içinde de hesapsız bir yürek bulunduğunu anlayalım. 10 kere Taliban'a vur, Üsame'ye vur, vur ama bir kere de şu vahşeti gör.... Filistin'i silme defterinden, Çeçenistan'ı silme, Doğu Türkistan'ı silme... Noam Chomsky'ye verdiğin "Amerika'nın günahlarını yazma" hakkını kendinden esirgeme... Yaz durgunluk içindeki Amerikan savaş sanayiinin savaşla birlikte harıl harıl çalışmaya başladığını, şirketlerin borsalarda tavan yaptığını... Yaz Afgan kanı ile beslendiğini Sam Amca'nın... İtirazını kaydet tarihe... Şunu da söyleyeyim: Bu hesapçı zihniyetle yarınlarda da Amerika'nın hinterlandından kurtulma imkânın olamaz.


8 Kasım 2001
Perşembe
 
AHMET TAŞGETİREN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED