|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Güvenlik güçlerinin Küçükarmutlu semtinde operasyon yaptıklarına ilişkin haberi aldığım zaman Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı'nı hatırladım. İkisi de bir süre önce, ölüm orucuna devam ederken salıverilen bazı tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu bu semte, operasyon düzenlenebileceğini açıklamışlardı. Bu mahalle, yasadışı sol örgütlerin üslendikleri bir bölge olarak tanıtılıyordu. Bu operasyon, mutlaka cezaevlerine düzenlenen ve 'Hayata Dönüş' adı verilmekle birlikte yaklaşık 30 insanın ölümüne neden olan 'harekat'ın bir devamı olmalı… Ölümler de devam ediyor. İlk belirlemelere göre 4 kişi yaşamını yitirmiş. Yapılan açıklamalara bakıyorum, cezaevleri operasyonunun ardından yapılan açıklamalarla aynı. "Ölüm orucu yapanlar ve onların destekçileri kendilerini yaktılar" Bu operasyonda polisin silah kullanmadığı söyleniyor. Polisin açıklamasını soruşturmadan, doğrulatmadan aynen kullanan medyaya bakılırsa, polis sadece mahalleye girmiş, devletin hakimiyetini ispat etmiş. Ardından da bazı suç unsuru olabilecek eşyaya el koyarak oradan uzaklaşmış. Bazı gazetelerde, polisin silah değil, gözyaşartıcı bomba kullandığı belirtiliyor. Olay yerinde bulunduğu anlaşılan İl Sağlık Müdürü de bu durumu doğruluyor. Ölümlerin yanık ve karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu olduğu kesin bir şekilde ifade ediliyor. Cezaevlerine yönelik operasyonlardan sonra da bu tip açıklamalar yapılmıştı… Ama aylar sonra ortaya çıkan Adli Tıp raporları çok farklı şeyler söylüyordu. Ölenlerin çoğunun dışardan açılan ateşle öldürüldüğü iddia ediliyordu. O nedenle bu haberlere baktıktan sonra yine, 'acaba' dedim. Ölenler, bu kez nasıl ölmüşlerdi? Görgü tanıkları, olayla ilgili inceleme yapan sivil toplum örgütü raporları ve ölenlerin yakınlarının anlatımları, olayın farklı şekilde cereyan etmiş olabileceği kuşkusunu kuvvetlendirir nitelikte… Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Behiç Aşçı, yetkililerin açıklamalarını yalanlayarak, "Tüm mahalle halkının gözleri önünde oldu. Bu nasıl silah kullanmamak. Evlerin duvar, kapı, pencereleri kurşun delikleriyle dolu. Arzu Güler ölüm orucundaydı, kendini yakacak hali bile yoktu. Yine Sultan Yıldız, Bülent Durga ve Barış Kaş direnişçi değil, refakatçıdır. Kendilerini niye yaksınlar ki" diye konuşuyor. Ölüm orucundakilerin ya kurşunlanarak, ya da gaz ve yangın bombalarıyla öldürüldüğünü ileri süren Aşçı, şöyle devam ediyor: "Sadece Haydar Bozkurt adlı direnişçi kendini yaktı. O da yaralıdır. Biz otopsiye alınmadık. Arzu'nun dışında yaşamını yitirenlerden Sultan, Bülent ve Barış kurşunlanarak öldürüldüler." İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi yöneticilerinden oluşan bir heyet de operasyon sonrası Küçükarmutlu'ya giderek olay yerinde incelemeler yapmış. Hazırladıkları raporda, iddiaların aksine, polisin olayda kurşun ve bomba kullanarak bilinçli bir operasyon gerçekleştirildiğini ileri sürüyorlar. Görgü tanıklarının anlatımlarına dayandırılan İHD'nin ön raporundaki iddialar şöyle; "Saat 15.00' te 1000'e yakın kar maskeli çevik kuvvet ve özel tim polislerinin katıldığı operasyon gerçekleştirildi. Semt sakinlerinden alınan bilgilere göre ansızın iki koldan mahalleye giren polis zaman zaman hedef gözetmiş, zaman zaman da rastgele ateş etmiş. Çatıların üzerinde mevzilenerek silahla ateş aça aça ölüm orucu sürdürülen evlere doğru ilerlemişler. Semt sakinleri, polislere karşı, ne ölüm orucu sürdürülen evlerden ne de destek için çevrede ve barikatların başında bulunan kişiler tarafından herhangi bir direnişin yapılmadığını söylüyor." Bir başka habere göre de, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi yetkilileri, Emniyet ve Sağlık müdürlüklerini yalanlayarak, 10 yaralıdan 6'sının taburcu edildiğini, yaralıların vücudunda ateşli silah yarası ve yanıklar bulunduğunu açıklamışlar… Bu iddiaların hepsi çok ciddi. Polisin ve operasyona katılan yetkililerin açıklamalarına mı itibar edeceğiz, iddia sahiplerinin söylediklerine mi? Küçükarmutlu'da olup bitenlerin aslını nasıl öğreneceğiz? Öğrenebilecek miyiz?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |