|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tiyatro krize rağmen ayakta
İstanbul Şehir Tiyatroları Müdürü Muharrem Ergül, krize rağmen her akşam kapalı gişe oynadıklarını söylüyor.
Ekonomik krizin özel tiyatroları zor durumda bıraktığı ve hatta kapanmasına yol açtığı bugünlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, her akşam kapalı gişe oynuyor. Şehir Tiyatroları'nın, tüm ülkenin zor günler yaşadığı bu kriz döneminde nasıl olup da ayakta kalmayı başardığını sorduğumuz çiçeği burnunda müdürü Muharrem Ergül, krizden belki de en az etkilenen kurumlardan birinin Şehir Tiyatroları olduğunu belirterek bunu, tasarruf ve imkanları yerinde kullanmaya bağlıyor. 'Sahne sayımız yedi oldu' Ergül şöyle açıklıyor: "Krizde ek bir şey talep etmedik, kendi iç tasarrufumuzla beş hizmet kurumunu yedi hizmet kurumuna çıkardık. Sahne sayısı artınca personel ihtiyacı doğduğu için ek bir ödeneğe ihtiyacımız oldu, ama bunu kendi içimizde tasarruf ederek telafi ettik. İstanbul Şehir Tiyatroları olarak kendi kaynaklarımızı daha verimli kullanarak aksesuar, dekor ve kostümleri dönüştürerek krizden daha az etkilenmeye gayret gösterdik." Her akşam Şehir Tiyatroları'nın tüm sahnelerinin dolduğunu söyleyen Ergül, insanların savaş, açlık, kıtlık gibi zor dönemlerde sanata sarılmalarının çok doğal olduğunu belirtiyor. İstanbul'un en modern sahnelerinden biri olan Ümraniye Sahnesi'ni ve Fatih'teki Zübeyde Hanım Kültür Merkezi Sahnesi'ni açtıklarını anlatan Ergül, "Her akşam oyun oynuyoruz, bir ucumuz Gaziosmanpaşa'da bir ucumuz Ümraniye'de. Hafta sonları üç oyun oynuyoruz, bu gerçekten çok ağır bir yük. Bu kadar kadroyla çok fazla iş yaptığımıza inanıyorum" diyerek kendi emekleri kadar personelin emeğini de yüceltiyor. Şehir ve Devlet Tiyatroları'nın aldıkları ödeneklerle özel tiyatroların önünü tıkadıkları eleştirilerini ise şöyle karşılıyor Ergül: "Yerel yönetimler, yerel kamu kuruluşları halktan vergi alırlar ve bu vergilerle yine halka hizmet ederler. Biz özel tiyatrolara katkıda bulunuyoruz. Bizdeki kadrolu oyuncular zaman zaman yönetim kurulundan izin alarak özel tiyatrolarda oynuyorlar." Dünya çapında kabul görmüş klasik eserler ile Türk izleyicisinin kendine yakın hissedeceği yerli oyunlara yer vermeye çalıştıklarını söyleyen Ergül, Türkiye'de yeni oyun yazarlarının yetişmediğini, bu nedenle oyun sıkıntısı yaşandığını söylüyor. Kaliteli oyun yazarı ve eleştirmen sıkıntısı çektiklerinin altını çizen Ergül, birkaç istisna dışında yazılı/görsel basının sansasyonel haberler dışında kültür-sanat olaylarıyla ciddi olarak ilgilenmemesinden şikayet ediyor. KAMYONLA GEZİCİ TİYATRO
Önümüzdeki yıllarda yeni açılımlar düşündüklerini söyleyen Muharrem Ergül, kukla tiyatrosu, çocuk tiyatrosu, geleneksel Türk tiyatrosu üzerinde yeni projeler geliştireceklerini ve gezici hizmet veren 'kamyon tiyatro'yla İstanbul'un her yerine ulaşmaya çalışacaklarını not düşüyor: "İstiyoruz ki büyük bir kamyonumuz olsun, bizim ayağımıza gelemeyen izleyicilerin biz ayağına gidelim." Şehir Tiyatroları'nın gerek sahne, ışık, dekor kapasitesi gerekse kostüm hazırlanışı bakımından Türkiye'nin en zengin ve en yeterli kurumlarından biri olduğunu kaydeden Ergül, her yıl mutlaka yurtdışı turnesi yaparak diğer ülkelerdeki tiyatrolarla bilgi alışverişinde bulunduklarını söylüyor. Uluslararası tiyatro kuruluşları nezdinde İstanbul Şehir Tiyatroları'nın saygın bir konumu olduğunu ifade eden Ergül, Şehir Tiyatroları'nın bir yerel yönetim kuruluşu olarak Avrupa'da benzerlerinden çok daha gelişmiş olduğunu belirtiyor.
|
|
|
|
|
|
|
|