T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Edi'ye yakışıyor, ya ABD'ye?

Ruhları, o akıbeti bedenden kesilip atılmaya yazılı, duygusuz nasırlar gibi giderek kalınlaştırıp "acı"dan ayıklayarak soluk bir renge boyayan özel hayat abur cuburlarının en popüler olanı, start aldığı günden bu yana, bulaşıcı bir virüs gibi dillerden dillere, sütunlardan sütunlara sıçrayan Biri Bizi Gözetliyor evi...

Türk yapımı seyrine doyulmaz pembe dizi Biri Bizi Gözetliyor'un ikinci bölümündeki en popüler 'esas oğlan' da, uyumsuz hırçınlığı, sevimsiz saldırganlığıyla arsız bir vaveyla gibi dimağlara kıyısından köşesinden yapışan "Sıfırbeş Edi".

Sahneyi süslemekten başka bir işlevi olmayan sıradan bir dekormuşcasına ardında duran, bir örnek giyinmiş, hep aynı nakaratı tekrarlayan onlarca kişilik sürüden oluşmuş koroya inat, kameraya yani seyirciye yakın durma başarısını gösterebilmiş kıskanç solist Edi'nin, sinirli gel-gitlerle alçalıp yükselen ses tonunun kimseyi koyuvermemecesine cezbe merkezi haline gelişi de, sertliğin, kavgacılığın, saldırganlığın, bu mümtaz şahsiyete ne kadar "yakıştırıldığının" bariz göstergesi...

Nasıl ki, Kadir İnanır'a "maçoluk" hiç kimseye yakışmadığı kadar yakışıyorsa...

Tek meselesi bilinçlere tutunmak olan Sıfırbeş Edi, rolü gereği etrafındaki herkesi kırıp dökmekten sadist bir haz alan kötü çocuğu başarıyla oynuyor.

Peki ama, 'sadece kural ihlalinden dolayı uyarılmasına karar verilen' Edi, görüşme odasında neden diskalifiye edildiğini sanıp, öyle olmadığını anladığında, mutluluğun getirdiği garip bir hüzünle hüngür hüngür ağladı?..

Duyguların bentlerini yıkan dalgalar misali kabarmasıyla, 'hissiz saldırganlık' oyunu da bir an için olsa bile sekteye uğradı...

Rolün sona erip gerçeğin başladığı zaman diliminde, iç dökmeyi itibara tercih eden Sıfırbeş Edi'nin de "insan" olduğu, "zaafları" bulunduğu anlaşıldı böylece... Hem de onca rol kesmeden sonra...

Görüşme odasından çıktıktan hemen sonra, oyunculuk yeniden başladı tabii...

Yalnızca 'sıfırbeş'in rolleri olsaydı oturma odalarımıza dolan ve dizi diye sadece Biri Bizi Gözetliyor'la iktifa edebilseydik.

Oysa anahaber bültenlerinde rol alan "dünyanın bir numarası" ABD, hem bağrından çıkardığı o çok ünlü aktörlerinden, hem de BBG oyuncularından kat be kat başarılı bir oyun çıkarıyor... Çapı dünyayı bulan BBG'nin hırçın çocuğu Edi, ama bu, Bir Numara...

Zaafsız ve kaskatı... Gökten sarı renkli yiyecek paketlerinin yanında, 600 metrekarelik bir alanda hiçbir canlı bırakmayan yüzlerce kiloluk bombalar atıyor ve nefes alan bedenleri yokediyor...

Amerika Birleşik Devletleri de oynuyor...

Peki, sizce Amerika'ya yakışıyor mu bu oyun?


10 Kasım 2001
Cumartesi
 
ÖZLEM ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED