T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Zorunlu bir yazı...

Benim genel olarak siyasal olaylar karşısında durduğum 'yer' bellidir. Bu 'yer'den konuşurum, bu 'yer'den destekler veya eleştiririm.

Konuştuğum 'yer'in gözlerden saklanması, söylediklerimin bir kısmının yok sayılıp bir kısmının öne çıkarılmasıyla tahrik edilen polemiklere katılmayı sevmem, istemem.

Yazı ve görüşlerime yapılan haksızlık ve saldırıları ise okuyucunun 'idrak'ine ve zamana bırakır, yoluma devam ederim...

Ama her zaman böyle olmuyor, bazen son derece hassas ve önemli konularda haksızlıkların, mesnetsiz saldırıların, çarpıtmaların, kamplaştırma gayretlerinin boyutu ayyuka eriyor.

11 Eylül sonrası ortaya çıkan tartışmada bunlardan birisi...

11 Eylül'den beri meydana gelen olaylar elbette her açıdan tartılmaya muhtaç, ben de bunun köşemde yapıyorum. Ancak bu çerçevede ortaya çıkan saflaşmadan da, bu saflaşmanın başka güdülere dayandığını gördükçe de rahatsız oluyorum.

Daha önce benzer saflaşmaları kışkırtan olaylar gündeme geldiğinde, sağlıklı bir tartışmanın yapılmasının ne kadar güç olduğunu gördüğümden, bu olayda da 'anlama ve yorumlama' çabasından çok 'karikatürleştirme ve suçlama' seferberliğinin ortaya çıkacağını tahmin ettim.

Ve tahminim doğru çıktı...

Kendi ideolojik ve siyasi duruşlarını kendi argümanları ile anlatmak yerine, başkalarının fikirlerini indirgeyerek temellendirmek isteyenlerin, benim yazdıklarımı da kullanma çabası içine girdiklerini görüyorum. Bu çabanın ahlaki ve siyasi açıdan ne anlama geldiğini söylemeye gerek yok. Bilen zaten biliyor zaten..

Anlatmaya çalıştığım şeyi hiçkimse ile yanyana ya da karşı karşıya düşme gibi sığ bir gayret içinde olmaksızın anlatmaya çalışıyorum. Heyecanlandırmak ya da sözcülüğünü yapmak zorunda olduğum hiçbir 'tribün' yok. Bundan sonra da olmayacak. Kimse ile aynı 'kamp' içinde görünme derdim yok ve herhangi bir 'kamp'a karşı olmak önyargısı ile de yazmıyorum.

Mesele bu kadar basit...

Anlatmaya çalıştığım şey ise çok sade ve net...

1. 11 Eylül günü olan menfur hadise, tüm dünyanın önünde büyük bir terör belası olduğunu ortaya koydu.

2. Bu terörü besleyen dinamiklerden önde geleni ABD'nin dünyaya patronluk etme tarzıdır.

3. Ancak Batı dışındaki medeniyet havzalarının insanlığın kazanımı olan 'siyasal değerler'i içermede zaaf içinde olmaları da terörün beslendiği argümanları üretmektedir.

4. Bu noktada ABD'nin önünde 'ne yapmalı?' sorusu vardır. Bu sorunun yanıtı, silah kullanarak yok etmek değil; siyasal ve ekonomik mekanizmalarla sorunun kaynağını kurutmak olmalıdır.

5. Aynı noktada İslam dünyasının önünde de, insanlığın kazanımı olan, temel hak ve hürriyetlere dayanan 'siyasal değerler' ile nasıl bir ilişki içinde 21. Yüzyıl'a gireceği sorusu vardır.

Savaş yanlıştır. Yağan bombalar, ölen siviller, bomba ve yiyeceği birlikte atmanın aşağılayıcı ironisi kabul edilemez...

Ama tüm bunlar bugün acı çeken Müslüman halkların neden 'İslam' etiketli totalitarizmler altında inlemek zorunda bırakıldığı sorusunu ortadan kaldırmıyor.

Batı'nın yanlışlarını saymak, bu soruyu örtbas etmek anlamına gelmemeli.

Bu soruyu örtbas etmek üzerinden 'tribünleri heyecanlandırmak' kolay, ama bu, o totaliter rejimler altında acı çeken halklara haksızlık oluyor. Ortaya çıkan son hadiseler olmasaydı, o mazlum halkların başındaki totaliter rejimlere bin yıl geçse ses çıkarmayacak olanların, bugün hâlâ bu tartışmaları yoketmek üzere bu kadar 'cengaver' tavırlar sergilemeleri ise çok düşündürücü...

Tartışma meselesine gelince... Benim söylediklerim de, olanlar da ortada... Şunu bir kez daha tekrarlamalı: Birilerini şu ya da bu kampa yerleştirip, sonra da kendi kampına mesaj göndermek ahlaki değildir. Şu da unutulmamalı: Önemli olan anlamaya ve tartışmaya çalışmaktır.

11 Eylül'den sonraki dünya için söylenecek çok şey var. Yeter ki, birileri 'söz söyleme'nin ve tartışmanın ahlaki temelini yoketme gayreti içinde olmasın...


10 Kasım 2001
Cumartesi
 
ÖMER ÇELİK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED