T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Anlayış bu kadar demek...

El-alem ne ile uğraşıyor, biz ise nerede yalpa vuruyoruz, bilir misiniz? Geçen akşamların birinde gece yarılarını geçen bir "şom ağızlı-şovmenli" programda, "Atatürk ve İslam" tartışılıyordu.

Program ne bize bir şey verdi ve ne de, katılanlar bir şey ifade edip, "İslam ve Atatürk" konusunda bir derinlik sergileyebildiler.

Her şey yüzeysel! Herkes şovmenlikte mahir, eblehlik oldu zahir!..

Hele o "Atatürkçü Düşünce Derneği"nin temsilcileri, veya üyelerinin cehalet ve bağnazlık üzere sürüp gelen itirazları, Atatürkçü başka adam yok mu? gibi bir istifham doğurdu.

Amma, akıllı "Reha Muhtar" böyle bir konuda, bu kadar silik ve bitik adamları çağırıp, hiçbir şey olmamış gibi, pişkin pişkin bir havada, bir iki akademisyeni de o gürültü içinde boğmaya giden yolda sağladığı başarı ile, "Ben sporcunun çalışkan, zeki ve ahlâklısını severim" diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve fikirlerinden ne kadar uzakta kaldığını isbatlayan bir program hangisi dense, bundan ednası olamazdı.

Halbuki Mustafa Kemal Atatürk'ün vefat yıldönümünde böyle olmamalıydı. Böyle bir günde, bari Reha Muhtar "şovmenliği" bırakmalı ve bir akademik toplantıda, işin ehli zevatla bir "Atatürk ve İslam" konusunu işlemiş olsaydı, yeni şeyler öğrenir, yeni bir atmosferde Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıldönümünü yad etmiş olurduk!..

Hayatında ne çekmişse "ayak takımı"ndan çekmişti. Şimdi de "yalaka takımı"nı ortaya çıkartıp, ruhunu muazzeb etmemeliydi Bay Reha Muhtar!..

--------- Not: "Mustafa'ya mektup" yazımıza, "Binnaz Tatlı/İst"dan bir cevap geldi. Onu yayınlarken, bir de "Mazlum Müslümanlar'a Ramazan'ın hayırlar getirmesi" dileğimizi de iletmekten kendimizi müstağni hissedemeyiz, vesselam!

"Sn. Sadık Albayrak Bey'in Dikkatine

Sn; Sadık Albayrak geçen gün köşenizde Mustafa'ya Mektup yazınızı yazmıştınız çok duygulandım ve nacizane ben de özel bir gün vesilesiyle bu yazıyı yazdım. Eğer köşenizde okuyucuların mektuplarına da yer veriyorsanız, bunu yayınlarsanız çok mutlu olacağım ve eminim Mustafa Bey de çok sevinecek. Yalnız yazım hatalarımı ve yanlışlarımı düzeltirseniz çok sevinirim. İlk kez böyle bir yazı yazıyorum ve sadece içimden geçenleri kısaltarak yazdım, abartı hiçbir şey yok. Eminim ki yayınlamanızı Sayın Selahattin Sadıkoğlu Bey de onaylayacaktır. Ancak yazı aslında bugün (9 Kasım) yayınlanmalıydı ama size ancak bugün ulaştırabiliyorum ama önemli olan zaman değil niyet, yarın da yayınlansa eminim ki yerini bulacak. Mustafa Bey'e sevgilerimizi ve bu yazıyla doğum günü hediyesini ulaştırmış oluyoruz.

Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. "Cumhuriyet ancak zorunlu olduğu durumlarda silahlı önlemler almak gereğini duyar. Bunun dışında memleket çocuklarına geniş yaşam şartları ve kolaylıklar eylemek şiarında olduğunu göstermiştir." (1924) Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Sayın Mustafa Albayrak işte sizde, size ve şirketinize uygulanan saldırı oyunlarına gerek duymadığınız için aylarca şirketinizle ilgili yayınlanan manşet haberlere cevap verme gereği duymadınız, yüce Türk adaletine güvendiniz ve yalan haberlerin gürül gürül akan şelale sesi gibi yankılarının duru suya dönüşeceğine inanarak gazetenizde basın ve ahlak ilkelerine uymaya devam ettiniz. Türkiye ve dünya gündemini hiç unutmadan hazırladığınız savunma metinlerini, gerçek bilgileri içeren belgeleri yayınlamadınız. Teşekkürler Yeni Şafak!..

Bugün Cumhuriyet Bayramı evet ama çok güzel bir bayramımız daha var. Hiç ama hiç yalan söylemeyen insan evladı derler ya öyle bir oğul yetiştiren hacı anneyle, hacı babanın bayramı çünkü bugün sen doğdun. Eminim ki beş vakit namazlarını kılarken sizin gibi evlatlara sahip oldukları için yüce Rabbimiz'e dualar ediyorlardır.

Bugün sizi tanıyan sizin dostunuz olma mertebesine ulaşan herkesin bayramı. Çünkü siz en ufacık bir sıkıntısı olan dostlarınızın, tanıdıklarınızın, işçilerinizin hep yanında oldunuz şu sözlerinizle. Lütfen hiç gerek yok Mustafa Bey size zahmet olmasın diyenlere ne demek efendim sevdiğimiz, saydığımız insanlara dostlarımıza yardımımız olabilecek bir şeyde faydamız olmayacaksa insan olmamızın ne anlamı var diye cevap veren insan gibi insansınız Mustafa Albayrak ve işte bugün o yüzden çok anlamlı ama maalesef size küçücük bir doğum günü hediyesi verebiliyoruz ne de o sıcacık insanın yüreğini ısıtan gülümsemenizi görebiliyoruz. Ama şu an düşününce demir kapılar ardında bile aydınlık gelecek adalet yerini bulacak diyen gülümsemenizi hayal edebiliyoruz? Neşeli pırıl pırıl sesiniz kulaklarımızda çınlıyor.

Hatırlar mısınız Mustafa Bey. O korkunç 17 Ağustos Depremi'nden sonra karşılaşmıştık o insana huzur veren nurlu yüzünüz sanki sahilde güneşin keyfini sürmüş gibi yanmış bronzlaşmıştı. Ooo Mustafa Bey nerede tatil yaptığınız dediğimde- yemek masasına oturup önümüzdeki çeşit çeşit yemeklere bakarak afet bölgesinde çalışmalara katıldım diyen gözlerinizde o bölgenin bütün acılarını hissettirebiliyordunuz ve kimbilir.

Kaç gün sonra bizimle birlikte sıcak bir çorba içip sohbet ederken bizim ısrarlarımızla fabrikalarınızdan battaniye, çadır, yiyecek, araç, makine..... vs. neyiniz varsa en iyilerini seferber ettiğinizi öğrenebiliyoruz. Ancak gazetelerde yardım yapanların isimleri manşet olarak yayınlanırken sizin isminizi göremiyoruz. İşte güzel olan ve makbul olan da bu... Ve ooo nerede tatil yaptınız Mustafa Bey diyen sesimden ve önümdeki dönerli pilav tabağından utanarak gözlerinizin derinliklerine bakıyor ve kafamı eğiyorum.

Abajinler Kabilesi'nde, kabilenin her üyesi yılın bir gününde kutlanırmış ama bu onun yaşgününde yapılmazmış. Daha çok yeteneğinin tanınması, TOPLULUĞA KATKISI durumunda gerçekleşen bir kutlama yapılırmış. Onlar yaşlandıkları için şenlikler yapmıyorlar önem verip kutladıkları şey, sadece daha iyi olmak...

İşte bu yüzden sizin de doğum gününüz kutlu olsun insan evladı insan. Afet bölgesinde bronzlaşan, şaka yapıp abartırım ama asla YALAN SÖYLEMEM diyen (Kimbilir daha nice böyle olaylar yaşamışsınızdır ama ben kısacık zaman diliminde bu iki olaya şahit olabildim) Mustafa Albayrak!..

Ve kimbilir hâlâ o demir kapılar ardında hâlâ kodeste olursan mübarek Ramazan'ın ve Ramazan Bayram'ın hayırlara vesile olsun inşaallah. Saygılar/Sevgiler.

Not: Sonradan aklıma geldi. Dinç Bilgin hapse girdiğinde size "Gözünüz aydın Mustafa Bey" dediğimde tabii ki şaka yaparak Allah korusun siz şöyle demiştiniz, sesiniz buruklaştı gözleriniz buğulanarak "Keşke böyle olmasaydı hepimiz insanız ve çok üzüldüm" demiştiniz ve çok da samimiydiniz. Ya Dinç Bilgin aynı duyguları o da hissedebildi mi acaba? Binnaz Tatlı/İst."


10 Kasım 2001
Cumartesi
 
SADIK ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED