T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i
Bilgisayar'da fiyatları indirdik

Y A Z A R L A R

Karakış'lar

Radyonun düğmesini çevirdim, Kibariye karşıma çıktı: "Ben, nice karakışlar gördüm yine pes etmedim/Ben, nice karakışlar gördüm de yine yenilmedim..." Bu şarkının sözleri Haluk Ulusoy'a ait olmalı!

Halka hizmet için seçilip de "mührü" ele geçirdikten sonra adeta "alikıran başkesen" olanlardan asla hak etmediği davranışlarla karşılaşan Haluk Ulusoy, sonunda Milli Futbol Takımımızı Dünya Kupası finallerine taşıdı. Böyle düşünüyordum. Yalan da değildi! Şenol Güneş'e reva görülen pislikler, Haluk Ulusoy ve ekibi hedefe vardıktan sonra, sanki bu uğraşta katkısı varmış gibi "amigoluk" yapan, Avrasya Maratonu'nun kaatili aklıma geldi. Demek ki, dedim kendi kendime: Türkiyemizde başarıya ulaşmak için devletten soyutlanmak gerekiyor. Bir federasyon ne kadar Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan uzaklaşırsa o kadar başarı sağlıyor. Tam bu sırada Yesugay Aksakal telefon etti

Bir dönemin genç, dinamik ağır sıklet güreşçisi. Ardı-ardına "Ben, nice kara kışlar gördüm yine pes etmedim" diye bağıran Kibariye'nin radyodan yayılan sesini duymuş. Hakkımda güzel şeyler söyledi. Yalan da olsa hoşuma gitti. Bayındırlık ve İskan Bakanı Profesör Doktor Abdülkadir Akcan'a geçen hafta Sarıyer'deki güreş kampında beni tanıtan zat "Türk Güreşi'nin Meydan Larous'u" demiş ve ben de kahkahaları koyvermiştim.

Neden Meydan Larous? Gülmesek olmuyor. Yurtdışındaki pekçok ülkede üst düzey yöneticiler için "Gülme Kampları" kuruldu.

Çocukluğumda hakim emeklisi babaannem biz torunlarına: "İki kahkaha, bir dal pirzolaya bedeldir" derdi. Şu ekonomik kriz sırasında Hükümet, zam yerine biraz da "kahkaha" verse, işimiz iş demektir ki, pazar harcamalarımız en alt düzeye iner. Çatık kaş, gemisi batan kaptan gibi suratsızlık hiç birimize yakışmıyor. Ne yapalım? Bu ülkenin bir ferdi olarak kimileri Titanik'in son anlarını yaşarken, vur patlasın, çal oynasın diyerekten göbek atarken, bari bizler "ham kahkaha"larla enflasyonu aşıp karın doyuralım.

Yesugay Aksakal'ın bir kardeşi daha vardı, o da iri-yarı (Kubilay) ve güreşçiydi, hatta bu delikanlıların babasıyla da tanışıkız. Kimbilir nerelerde? Asıl adı Temucin olan Cengiz'in babasıdır Yesugay. Nasıl bir adammış ki, yendiği düşman kabilesinin reisinin adını oğluna ad olarak koymuş.

Soylu Borçegin'lerden olan Yesugay, Cengiz 9 yaşında iken zehirlenerek öldürülmüş. Aile, kabileden atılmış, öyle ki "Moğollar'ın Gizli Tarihi"nde Cengiz için şunlar yazar: "Aç kaldılar. Bu aile fertleri bitki kökü ile balık yiyerek ayakta kalabildiler." İşte "Kahır yüzünden lütuf" diye ben buna derim. Çağlar boyunca ot yiyenleri, et yiyenler, et yiyenleri de balık yiyenler yendiler. Beslenmede doğru olan bir başka taraf da var ki, o da şudur: "İnsanlar hangi hayvanın etini yerlerse huyları da yedikleri hayvana çeker." Çok doğru! Koyun etiy iye yiye koyun gibi olduk! İşte başımızda bir Kösem, çıldırıp duruyoruz. Şükür ki, ince noktaları ayırıp "Bu maratonu bitireceğim" dedikten sonra, kendisine göre çaktırmadan arabasına binip uzaklaşanların farkında olanlar var. Bana gelince: Çok kara kışlar gördüm yine pes etmedim/ Ben, nice kara kışlar gördüm de yenilmedim..."

UZAK DOĞU

A Milli Futbol Takımımız, Japonya ve Kore'de yapılacak Dünya Kupası finallerine katılmayı hak ederek büyük başarı elde etti. Karatecilerimiz, Uzak Doğu'dan daha yeni, Dünya İkincisi olarak döndüler. Kore ve Japonya'da (5) altın, (12) gümüş ve (9) da bronz olmak üzere (26) madalya kazandık. Naim Süleymanoğlu, Seul Olimpiyadları'nda ilk flaşını yaptı. İsmail Ogan ve Kazım Ayvaz, 1964 Tokyo Olimpiyadları'nın altın adamları oldular. Mustafa Dağıstanlı ile Hüseyin Akbaş, 1954 Tokyo Dünya Şampiyonası'nda birincilik kürsülerine çıktılar. Şimdi sıra futbolcularımızda...

YENİ BİR KİTAP

Grekoromen Milli Takımı Antrenörlerinden Mehmet Açak, amca oğlu Mahmut Açak'la kafa-kafaya vererek büyük boy, tam 320 sayfalık bir eser meydana getirdiler. "Güreş Öğreniyorum" adlı bu kitap, minik sporcuların gelişimine yönelik, eğitici bir eser. Kendilerini bu hizmetlerinden dolayı kutluyorum.


21 Kasım 2001
Çarşamba
 
ALİ GÜMÜŞ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED