|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kart faciası
Bankaların yüksek faiz uygulamalarının etkisiyle 2002'de kredi kartları borçlarının bir faciaya dönüşmesinden endişe duyuluyor.
Ekonomik kriz döneminde sabit geliriyle ay sonunu getiremeye çalışan kesim çözüm yolu olarak kredi kartına yönelince bankalarla tüketici arasındaki davalar da çığ gibi artmaya başladı. Denize düşen tüketicinin ay sonu harcamalarını karşılayabilmek için kredi kartına başvurması sonucu oluşan borç, bankaların gecikmelerde uyguladığı fahiş faizle kar topu gibi büyüdü.Kredi kartı borcunu ödeyemeyen sabit gelirli vatandaş bankaların icralarıyla karşı karşıya kalınca da çareyi ev değiştirerek ya da kaçarak kredi kartı borcundan kurtulmakta buldu. Konunun endişe verici biçimde büyüdüğünü belirten Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, halkın ödeme gücünün çok üstüne çıkan kredi kartlarının kanayan bir yara haline geldiğini belirterek, bu borçların ödenebilmesi için bankalardan ödeme kolaylığı sağlamalarını istedi.
Acımasız temerrüt faizi
Halen 423 bin kişinin Merkez Bankası'nın kara listesinde bulunduğunu, 341 bin kişinin de kredi kartlarını ödeyemez durumda olduğunu ifade eden Aygün, 1 milyonu aşkın vatandaşın da ödeme güçlüğü çektiğini hatırlattı. Aygün şunları kaydetti: "Aylık ticari faiz yüzde 5, kredi kartlarında ortalama faiz yüzde 9-9.5 olarak uygulanıyor. Kredi kartları faizleri normalden iki katı yüksek. Bir de gecikmeye giren alacaklara yüzde 375 vicdansız ve acımasız bir temerrüt faizi uygulanıyor. "
Kefile limit kadar sorumlulukBankalar Birliği'nin kendi içerisinde bir tüketici masası oluşturmasını öneren Aygün, bankalarla tüketiciyi uzlaştırma yolunun aranması gerektiğini vurguladı. Aygün, "Bankaların anlaşma yolunu açık tutup, borcu sabitleyerek taksitlendirme yoluna gitmeleri gerekir. Diğer yandan tüketiciler neyin altına imza attıklarını bilmemektedir. Kredi kartı sözleşmelerindeki karınca duası gibi yazılar büyütülmeli ve sözleşmelerin bir nüshası tüketiciye verilmelidir" dedi. Müstakil Tüketiciler Birliği Başkanı Av. Bülent Deniz, kredi kartı mağduru tüketiclerin yasal olarak yapabileceği birşeyin olmadığını belirterek, çözümün bankaların insafına ve siyasi iradenin yapacağı basit bir düzenlemeye kaldığını söyledi. Birlik olarak yaptıkları girişimler sonucunda kat edilen tek merhalenin, Yargıtay'ın kararıyla kefillerin, kredi kartı borçlarından limit kadar sorumlu hale getirilmesi olduğunu ifade eden Deniz, "Esas borçlular için sözleşme hükümleri açık. Banka istediği gibi faiz uyguluyor. 4077 Sayılı Tüketi Yasası'nın değişiklik taslağıne ek olarak, faizlerin sözleşme süresince değişmemesini içeren önerimiz bakanlık tarafından kabul edildi. Ancak ne zaman çıkar belli değil" diye konuştu.
Kartlar cazip hediyelerle sunuluyor
Kredi kartı pazarından daha fazla pay almak isteyen bankalar büyük bir rekabet içinde. Bankalar, bebek bakımı ve tıbbi yardımdan cep telefonu faturalarında yüzde 10`a ulaşan indirimlere, bedava uçak biletinden ve internet aboneliğine kadar çeşitli olanakları ve ödülleri içeren kredi kartlarını müşterilerinin hizmetine sunuyor. Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Uğur Güvenç, "Bankalar pazarlamada bu promosyonun faydasını çok görüyorlar. Müşteride kart kullanımı açısından bağlılık yaratmak için güzel bir yöntem" dedi.
Günlük ortalama kart kullanımının 1 milyon 600-700 bin adet seviyesinde devam ettiğini belirten Güvenç, "Şu anda Türkiye`de 13 milyon kredi kartı var. Ancak, ortalama kullanıcı sayısı 5-6 milyon" diye konuştu.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv Bilişim| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |