T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i
Bilgisayar'da fiyatları indirdik

K Ü L T Ü R

Her biri, bir diri insan gibi

Cumhuriyet sonrası Türk Edebiyatı'nın önde gelen isimleriyle ilgili anılarını, edebiyatının 60. yılında 4 ciltlik bir kitapta toplamaya hazırlanan romancı Faik Baysal, bir ömür tutan anılarını anlattı.

Cumhuriyet sonrası Türk Edebiyatı'nın önde gelen isimleriyle ilgili anılarını edebiyat yaşamının 60. yılında kaleme almaya başlayan romancı Faik Baysal'ın, 4 ciltte toplayacağı anıları epey ses getireceğe benziyor.

18 yaşında iken yazdığı ''Sarduvan" adlı romanıyla Nurullah Ataç'tan övgüler alan ve bir anda edebiyat sofrasında kendini bulan Baysal, Yahya Kemal'den Ahmet Haşim'e, Nazım Hikmet'ten Orhan Veli'ye, Sait Faik Abasıyanık'tan Nurullah Ataç'a kadar Cumhuriyet sonrası Türk Edebiyatı'na imzasını atmış edebiyat çevresindeki ünlü arkadaşlarıyla ilgili anılarını bize anlattı.

İlk kez edebiyat dünyasıyla Sarduvan adlı romanını bastırmak için komutanından izin alıp İstanbul'a geldiğinde tanıştığını söyleyen Faik Baysal, "Bütün yayınevlerini gezdim ama hepsinden olumsuz cevap aldım. Romanımın içine bir avuç İstanbul kadını serpiştirirsem basacaklarını söyleyen yayınevlerinin ise tekliflerini ben çevirdim. Moralim bozuk bir şekilde vapurda yolculuk yaparken bir yandan da okul defterine yazdığım romanımı düzeltiyordum.Yanımdaki hanım romanı istedi ve inceledikten sonra, "Bu müthiş bir şey" dedi ve beni Beyoğlu'nda edebiyatçıların toplandığı Nisvas Pastanesi'ne davet etti" diye o günleri anlatıyor. Hayatı boyunca kadınlardan büyük destek gördüğünü söyleyen Baysal, o gün tanıştıkları Prof. Dr. Sabri Esat Siyavuşgil'in asistanı felsefeci Sermin Evrim sayesinde yayıncılarla tanışıp kitabını bastırabildiğini ifade ediyor. Basılan romanının edebiyat dünyasına bomba gibi düştüğünü ifade eden Baysal, "Romanım yayınlandıktan sonra adeta kurtlar sofrası olan edebiyat dünyasıyla tanıştım. Romanım yüzünden büyük kıskançlıklar yaşandı. Ama Nurulah Ataç beni yanına çağırıp, ''Sen hiçbirine cevap verme, kitaplarını yazmaya devam et ve bunları sana saldıranların kafasına at' dedi. Ben de böyle yaptım" diye konuştu.

Anılarını bizimle paylaştı

Cumhuriyet sonrası Türk Edebiyatı'nın altın devrini 1945-50'li yıllarda yaşadığını söyleyen Baysal, o döneme damgasını vuran edebiyatçılarla ilgili anılarını ise 4 ciltlik eserinde topluyor. Kitap tamamlandıktan sonra Can Yayınları tarafından basılacak. Edebiyatçılarımızın "insan" yönlerini, sıcacık anlarla bezeli olarak anlatan Baysal, Cumhuriyet sonrası Türk Edebiyatı'nın önde gelen isimleriyle ilgili anılarını bizimle paylaştı. İşte onlardan bir kaçına ait sıcak ve diri anekdotlar:

ORHAN VELİ, UTANGAÇ AŞIKTI

Orhan Veli, gördüğü her kıza aşık olur, şiirler yazardı. Yüzünde çiçek bozuğu lekeleri olduğu için kızlara açılamazdı. Bir keresinde Ankaralı bir kıza tutulmuş, benden, kendisi adına kızla konuşmamı istemişti. İyi bir insandı ama hep parasız yaşadı. "Yazık oldu Süleyman Efendi'ye" şiirini yazdığına pişman olduğunu söylemişti.

ATAÇ, KARISINDAN KORKARDI

Nurullah Ataç bütün edebiyatçıların korkulu rüyasıydı. Ataç ise sadece karısından korkardı. Edebiyat sohbetlerinin yemekli toplantılarda yapılmamasını tavsiye eden Ataç, "yemekte söylediklerin gürültüye karışır. Sen de saygınlığını yitirirsin" derdi.

KADINLARA HAKSIZLIK ETTİ

Nazım Hikmet'in şiirleri eskiden de büyük ilgi görür, gizlice okunurdu. Çünkü şiirlerini okumak ve bulundurmak suçtu. Güzel tarafı kadar olumsuz tarafları da olan bir adamdı. Sevdiği kadınlara büyük haksızlıklar yapmıştır. Hep yüzüstü bırakmıştır. Yazdığı o güzel aşk şiirleri ile kadınlara yaptıkları birbiriyle asla örtüşemez.

KATİLİ YALANCI DOLMA

Sembolik şiirimizin güçlü ismi Ahmet Haşim boğazına çok düşkündü. Özelilkle yalancı dolmayı çok severdi. Zaten ölümü de bu yüzden oldu. O zamanlar buzdolabı olmadığı için yemekler tel dolaplara konulurdu. Bir kaç günlük dolmaları dayanamayıp yiyince hayatını kaybetti.

 
Hece'de yazar ve yazma eylemi
Ramazanda Çocukça
Haziran ayından bu yana yayınlanan Çocukca dergisinin son sayısı bu ayda hediyelerle çıktı. Dergi son sayısında İbni Tufeylin meşhur eseri Hay Bin Yekzan'dan uyarlanan HAY çizgi filmini veriyor. Çocukların eğlenirken aynı zamanda dini bilgiler de öğrenmesini sağlayan dergi, Ramazan ayı boyunca çocuklara hem arkadaşlık hem de rehberlik edecek. Abone Tel: 0 212 631 00 00
21 Kasım 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED