T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i
Bilgisayar'da fiyatları indirdik

R A M A Z A N

Kur'an'sız namaz olmaz

'Ezan'ın herkes tarafından namaza davet olarak algılandığını belirten vatandaşlar, 'ana dilde ibadet' tartışmalarının iyi niyetten uzak olduğunu belirttiler.

Ramazan ayının klasik konularından biri olan "ana dilde ibadet" bu yıl da gazete sütunları ve tv ekranlarında tartışılmaya devam ediyor. Namaza davet anlamı taşıyan Ezan-ı Muhammedi'nin ilahi lafızlar içerdiğine ve herkes tarafından da davet olarak algılandığına işaret eden vatandaşlar, tartışılmayı bekleyen birçok ilmi konu dururken neden hep aynı konular etrafında dönüp durulduğunu merak ediyor. Namazda Kur'an okumanın farz olduğunu belirten din adamları, bunun hem Kur'an'dan, hem de sünnetten delili olduğunu ifade ediyorlar.

Ezanda geçen lafızlar ilahidir

Müzzemmil suresisinin, 20. ayetinde "(namazda) Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun" ifadeleri ve Peygamber Efendimiz'in "Fatiha'sız namaz olmaz" hadisini bu konunun açık delilleri olarak gösteren yetkililer, "Namazın şartlarından olan Kur'an okumaktan, ancak İslamla yeni tanışmış ya da Kur'an'dan hiçbir şey bilmeyen insanlar muaf tutulabilir. Onlar da 'öğrenene kadar' namazda kendi dillerinde dua okuyabilirler. Sünneti reddederek İslamı yaşayamayız" diyorlar. Bu tür tartışmaların Peygamber'in öğretisini reddeden kimseler tarafından ortaya atıldığı söyleyen yetkililer şunları söylüyorlar: "Ezanda geçen lafızlar da ilahidir ve vahiy kaynaklıdır. Arapça okunan ezan, davet görevini yerine getiriyor."

Tartışmalar iyi niyetten uzak

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Çiçek, Kur'an-ı Kerim'in, İslam tarihinin ilk dönemlerinden beri farklı dillere çevirildiğini, bununla da Kur'an'ın anlaşılmasının sağlanmak istendiğini belirterek şunları söyledi: "Uzun yıllar boyunca yapılmış araştırmalar göstermiştir ki, Kur'an, lafız ve mana olarak birbirinden farklıdır. Dünyanın her yerinde bu konuda araştırma yapmış İslam alimleri bu nedenle namazda Kur'an okumak gerektiğini söylemişlerdir."

Tartışmaları iyi niyetten uzak bulduğunu ifade eden Prof. Dr. Hayrettin Karaman, müslümanların böyle bir problemi olmadığının altını çizerek şunları söyledi:

"İslam tarihinin ilk gününden bu güne, hem İslam devletlerinin, hem de tüm alemin ezanı, Peygamberin okuttuğu ezandır. Kur'an da aynı Kur'an'dır. Müslümanlar, namazlarını da aynen Peygamber'den gördükleri gibi kılmışlardır. Fıkhen namazda Kur'an dışında bir şey okumak mümkün değildir. Tartışmalar sonucu kabul edilip gerçekleşen neyse uyulması gereken odur. İbadette, Kur'an'ın kendi dili dışında bir dilde okunabileceğini yüzlerce müctehidden sadece bir müctehid görüşüdür. Yalnızca bir müctehid bunu söyleyip o da sonradan diğerlerine katılmışken, tüm bu ilim adamlarının görüşlerini reddetmek iyi niyete aykırıdır."


JAPONYA'DA TERAVİ NAMAZI

Çekik gözlülerin ülkesi Japonya'da Ramazan çoşkusu bir başkadır. Japonya'da, müslümanlar arasında Ramazan heyecanı Ramazana bir kaç hafta kala başlar. İslam merkezinde bir araya gelen müslümanlar, kendi aralarında "Ramazan ve Bayram Heyeti" adında bir heyet oluştururlar. Bu heyet Ramazan için yapılması gereken hazırlıkları, Ramazan'ın gelişini ve bayramın ilanını Japonya'daki müslümanlara bildirmek için gerekli araştırmayı yapar.

Ramazan programı

Japonya'daki müslümanlar kendilerine en yakın islam ülkesi olan Malezya'nın Ramazan'a girmesiyle birlikte mubarek aya merhaba derler. Son zamanlarda Japon televizyonları Ramazan ayında müslümanlara özel Ramazan programları için izin veriyor. Bu arada Japonya'nın en büyük camii olan Tokyo Camii'nde bu Ramazan ilk kez teravih namazı kılınmaya başlandı.

RAMAZAN GÜNDEMİ

  • Bağcılar Belediyesi'nin Ramazan programında bu akşam, Yazar Yavuz Bahadıroğlu'nun "Problemler ve Çözüm Yolları" konulu konferansı ve Meltem TV ekibinin katıldığı "Sıra Gecesi" yer alıyor.

  • Bayrampaşa Belediyesi Ramazan çadırında, Bahtiyar Çakmak'ın tasavvuf musıkîsi konserini dinleyebilirsiniz.

  • Sultanahmet Meydanı'nda, Karagöz ve Hacivat'tan sonra, Karadeniz yöresi halk oyunları ve Kamil Sönmez konseri var.

  • Esenler'de bu akşam meydan çocukların. Çünkü, Hacivat-Karagöz izleyecekler.

  • Üsküdar Demokrasi Meydanı'da bu akşam, Karagöz, Kukla, Orta Oyunu ve Masalcı Abla'nın masalları çocukları bekliyor.

    BİR AYET

    Allah'ın dinine yardım ederseniz O da düşmanlarınıza karşı size yardım eder.
    Muhammed, 7

    BİR HADİS

    Her şeyin bir zekatı vardır. Vücudun zekatı da oruçtur. Oruç sabrın yarısıdır.
    İbn-i Mace


  •  
    FIKIH KÖŞESİ
    Orucun faydaları nelerdir?
    Hayrettin Karaman
    KISSADAN HİSSE
    Tevekkülün böylesi
    Dindar ve mütevekkil bir köylü varmış. Bir de inancı kısa bir hanımı varmış. Köylü dayının ne zaman bir şeyi kaybolsa hanımı feryadı basarmış. Adamcağız da hiç üzülmezmiş ve hanımına:
    - Aman hanım, eğer o bize helâlinden bir şeyse Allah ya onun daha iyisini verir, veya onu buldurur, dermiş.
    Adamcağız bir gün şehre inip öküzlerini sattıktan sonra öküzlerin parasını ve bir miktar da biriktirdiği yüz altınını mola verip oturduğu bir çeşmenin başında unutmuş. Eve gelince durumu farketmiş. Karısına haber vermeden hemen dönüp çeşmenin başına varmış. Fakat altının yerinde yeller esiyormuş. Hani ya kendisi de üzülmeden edememiş. Tabii hanımı duyunca büsbütün hasta olmuş. Bu adam bir gün kırda bir kuyudan su çekerken başındaki sarığını kuyuya düşürmüş. Hemen sarığını almak için kuyuya inip kuyunun içinde bir beze sarılı yüz altın bulmasın mı. Sevinçle yukarı çıkmış. Meğer altınları ilk kaybettiğinde bir çoban altınları bulmuş, eşkiyalar gelirken benden altınları alır diye kuyunun içine atmış eşkiyalar da hiç para bulamayınca çobanı bir güzel dövmüşler ve hasta etmişler. Bir kaç gün evden çıkmamış ve kuyudan altınları gidip de alamamış. Dindar köylüye altınları böylece geri gelmiş. Köylü ve hanımı Allah'a hamdetmişler.

    Sahurda mutlaka şekerli gıdalar yenmeli
    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilici, Ramazan ayının ilk haftasında, özellikle iftara yakın saatlerde, sinirlilik ve tahammülsüzlüğün had safhaya ulaştığını söyledi. Kan şekeri düşüyor Bilici, Ramazan'ın ilk günlerinde, yani vücudun açlığa uyum sağlamaya çalıştığı bir haftalık dönemde, kan şekerinin düşmesinin ciddi bir sorun olarak ortaya çıktığına işaret etti. Kan şekerinin düştüğü en belirgin saatlerin, iftardan bir iki saat önceki dönemler olduğunu ifade eden Bilici, "Kan şekerinin düşmesi direkt sinir sistemini etkileyen bir durum olduğu için sinirlilik, ani parlama, baş ağrısı, tahammülsüzlük, konsantrasyon azalması ve tepkileri kontrol edememe gibi birtakım psikiyatrik belirtilere yol açabilmektedir" dedi. Doç. Dr. Bilici, bu belirtilerin en az düzeyde yaşanması için, mutlaka sahura kalkılması ve şekerli gıdalar yenilmesi gerektiğini vurgulayarak, böylelikle kan şekerinin daha az düşeceğini kaydetti. Bilici, Ramazan ayı boyunca uyku düzenindeki bozulmaların da kişinin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini anlatarak, uyku düzenine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
    21 Kasım 2001
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED