T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i
Bilgisayar'da fiyatları indirdik

G Ü N D E M

AB'ye bu hükümet engel

İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesi dünkü yorum sayfalarında Türkiye'ye geniş yer ayırdı. Gazete, 'iki dünya arasında' başlıklı bir yazıda Türkiye'ye yer verirken son IMF kredilerini değerlendirdi ve ülkedeki siyasi liderlerin net bir tablo çizemediğini, bu yüzden de Türkiye'nin gerek AB gerekse ekonomi alanında yoluna devam edemediğini savundu. Financial Times'daki yazıya bir de Ecevit karikatürü eklendi. "IMF'nin Türkiye'ye verdiği kredi, Amerika'nın Ankara'yı Batı'nın önde gelen müttefiklerinden biri olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Ama Kıbrıs konusundaki anlaşmazlık AB üyeliğini tehdit ediyor" alt başlığını taşıyan, Leyla Boulton ve Quentin Peel imzalı yorumun özeti şöyle:

'Siyasi karar'

"IMF'nin geçen hafta Türkiye'ye 10 milyar dolar daha kredi açma kararı, pekçok kişiye göre ekonomik reformlara olduğu kadar siyasi tavırlara da verilmiş bir ödüldü. NATO'nun tek Müslüman üyesi olan Türkiye, ABD'nin terörle ve Afganistan'daki Taliban yönetimiyle mücadele kampanyasına derhal asker önermişti. IMF kararının arkasında Amerika'nın büyük desteğinin olduğu açık. Geçen hafta ülkeyi ziyaret eden Amerikalı bir Kongre üyesi, Türkiye'yi, 'oldukça istikrarsız bir bölgede parlak bir mücevher' diye niteledi. Oysa 11 Eylül'den önce hem Avrupa hem ABD, Türkiye'nin giderek sertleşen dış politikasından sıkılma işaretleri veriyordu. AB, Türkiye'yi ortak bir Avrupa savunma ve güvenlik politikası planlarını engellemekle suçluyor. Ayrıca Ankara'nın bölünmüş Kıbrıs adasında bir barış anlaşması için çaba gösterdiğine dair pek bir işaret de yok. Şimdi zihinlere takılan soru, 11 Eylül sonrasında Türkiye'nin Washington nezdindeki nüfuzundan yararlanarak bu tavrını sürdürüp sürdürmeyeceği...

'Türkiye kafa karıştırıyor'

Başbakan Bülent Ecevit bu ay içinde, eğer BM, Kıbrıs Rum kesiminin üyeliğinin kabul edilmesi için baskı yaparsa, kendilerinin de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni topraklarına katacaklarını belirtmişti.

Başbakan Bülent Ecevit'in bu ayın başında, Kıbrıs Rum kesiminin Avrupa Birliği'ne kabul edilmesi halinde, KKTC'yi "ilhak etmeye" tereddüt etmeyeceğini açıklamıştı. Zira ada, en iyi konumda bulunan adaylardan bir tanesi. Bu tür hareketler Türkiye'yi AB'ye üye aday listesinden çıkarabilir. Bununla birlikte Türkiye'nin sadece üçte ikisi AB'ye katılmaya destek veriyor. Türkiye'nin bir yandan AB'ye girmeye çalışıp bir yandan da Kıbrıs konusundaki uzlaşmaz tavrını sürdürmesi, Brüksel ve Ankara'da pekçok kişinin kafasını karıştırıyor. İslami bir gazete olan Yeni Şafak gazetesi yazarlarından liberal yazar Cengiz Candar, son zamanlarda şuna dikkat çekti: "11 Eylül olayının ardından, Türkiye'nin seçiminin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve AB arasında değil, asıl sorunun bir Ortadoğu ülkesi mi olacağımız ya da Avrupa'da mı yerimizi alacağımız olacaktır" dedi.

Liderlik sorunu

Bu çelişkiler, ülkenin net bir siyasi liderlikten yoksun olmasından ve milliyetçilerin tepkisinden duyulan korkudan kaynaklanıyor. 76 yaşındaki zayıf Ecevit'in üç partili koalisyonu, eski solcu ve liberallerle milliyetçilerin bir arada yer alması, Türkiye'nin AB'ye giriş ödevlerini aksatmasının en büyük nedenidir. Avrupa Komisyonu, insan haklarındaki reformların başarılması, AB ile resmi kabul görüşmelerini başalatacağına dikkat çekmişti. Mehmet Ali İrtemçelik, "Gerçek manada bir bir Başbakanımız yok, koalisyon ise yan yana dizilmiş kapı kullarıdır" diyor.

Askerlerin rolü

Hükümetteki bu bölünmüşlük, güçlü silahlı kuvvetlerin ve şişirilmiş bürokrasinin ülke yönetimindeki etkisinin abartılı bir şekilde artmasına neden oluyor. Bu konuyu tartışan, İstanbul Boğaziçi Üniversitesi'nde siyaset bilimci Mim Kemal Öke, "Bürokratik otoriterler ve demokratik liberaller arasındaki şiddetli savaşın asıl ekseni, bugünün Türkiyesi'nin politikasını resmetmektir" diyor. Silahlı Kuvvetler ve bürokrasi yönetimi AB üyeliğini destekliyor, ancak Türkiye'nin AB adaylığının gerektirdiklerini tam olarak özümsemiyor. Eski diplomat ve şimdilerde Türkiye Ekonomisi ve Sosyal Araştırmalar Vakfı'nın yöneticiliğini yapan Özdem Sanberk, "Bizim politikacılar, AB masasına oturmanın ne manaya geldiğini bilmiyorlar" dedi. Sanberk, bu yıl içinde Avrupa Ortak Savunma Politikası konusunda AB ile uzlaşmayı veto eden Silahlı Kuvvetler'i de eleştirilerinin içine alıyor.



21 Kasım 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED