|
|
|
|
Ne kadar oynayabilecekleri belirsiz Bülent Korkmaz ile Hakan Ünsal'ı barındıran kadro, bu zorluk derecesi için deneyimsiz bir Ayhan'la sahaya sürüldü. Endişem sonsuzdu... Fizik gücüne eğilim gösteren saha, hava ve rakip şartlarından dolayı bu üç isime güveniyor ama endişeleniyordum. Ne zaman ki, Totti tekmeyi attı ve kartsız çıktı oradan, Colombo'nun İtalyan'a kuru nasihat geçmesinden sonra hakemi de kattım endişelerime. Her türlü ahlaksızlığı oyuna sokarak oynayan Roma karşısında ortanın en iyisi Ayhan'ı buldum sonra. Ayhan da sıfırdan getirip Perez'i, o da Roma kalesinin tavanını buldu. Ben de kafayı bulmuşum... Sonra çalışmayan sol taraftan ve iki kat çalışan sağ taraftan hem endişe hem keyif duydum. Ayrıca dün geceki maçta Ayhan'ı aylarca bekleyerek böylesine patlattığı için bile Lucescu'yu kutlamamız gerekir. İkinci yarıda daha fazla bastıran Roma ve daha iyi çıkan Galatasaray'ı biraz da Arif özlemiyle sahada buldum. İkinci yarıda Capello, oyun planını sola aldığı Cassano ile yan toplar üzerine kurmuştu. Ordan çözemezlerse dayak atarak golü bulmak üzere bir planları vardı. Çıldırmış bir Totti ile anti futbol sindirme sistemi uyguladılar. Hakem de bütün yorumlarıyla yanlarındaydı. Son çeyreği göğüs göğüse savaş şeklinde geçen ve onların hakem desteğine yüreğini ve muhteşem seyircisini koyan G.Saray İmparator Sergenyus'la bile sahadan sağ çıkamadı. Çünkü Roma golü atmasa bu Colombo eliyle tutup bizim kalemize atacaktı.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |