|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Aslında dünkü maç için söylenecek fazla bir şey yok. Bir tarafta lige havlu atmış Adanaspor, diğer tarafta kendi sahasında maç kaybetmemiş lider Fenerbahçe. Böyle bir maçta Fenerbahçe'nin farklı bir skora gitmesi bekleniyordu, öyle de oldu. Ancak Fenerbahçe, zaten iyi olan averajını daha da iyi bir hale getirecek çok daha gollü bir galibiyeti konsantrasyon eksikliği nedeniyle biraz hovardaca harcadı. Mustafa Denizli, takımı için eksikliklerin önemi olmadığını, Fenerbahçe'nin artık bir "takım" olduğunu söylüyordu. Gerçekten de doğru söylüyor. Zira kaptan Ogün'süz, Abdullah'sız, Lazetiç'siz, ve Mirkoviç'siz bir Fenerbahçe, dün takımın 4 değişmez oyuncusunun eksikliğini hissettirmedi. Öyle ki, maçın üçte ikilik bölümü geçtikten sonra sahaya yedekler arasından Andersson ve Baliç gibi isimleri sürecek kadar lükse sahip. Dünkü maç, kendi sahasında bu sezon beraberlik yüzü dahi görmeyen Fenerbahçe'nin galibiyetler serisinin bir devamıydı. Rakip Adanaspor olduğu ve her maçın kendine özgü bir psikolojisi bulunduğu için dünkü maçı bundan sonrakiler için esas almamak gerekiyor. Bakalım Fenerbahçe önümüzdeki iki deplasmanı kazasız, belasız atlatıp ligin flaş ekibi Gaziantepspor karşısında Kadıköy'de taraftarıyla yeniden buluştuğu zaman nasıl bir görüntü sergileyecek. Dünkü Fenerbahçe, bir hovarda rahatlığındaydı ve akıllarda iz bırakan ise Rapaiç'in attığı nefis üçüncü golüyüdü.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |