T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Doyumsuz G.Saray

Bir ilk yarı izledik ki, Galatasaray için Allah'a emanet.

"Bildiğimiz Galatasaray"dan eser yoktu.

Okan kart görmek için kaşınıyor, huysuz kaynana gibi durmadan konuşuyordu.

Hasan bir değil, adeta dört topla oynuyordu. Topu ayağına aldığında her seferinde kendisine yapıştırmak için didinip duruyordu.

Jardel ise yine yalnızları oynuyordu.

Velhasıl Galatasaray tel tel dökülüyordu. Garibimize gitmişti, o bildiğimiz Galatasaray'dan eser yoktu.

Ama...

Bir ikinci yarı izledik ki o bilinen Galatasaray yine sahnedeydi. Pres yapan, topu gezdiren, golü atmak için çırpınan o bildik Galatasaray vardı sahada.

Hele hele 21 Avrupa Kupası'nda ancak birkez yenilgiye şahid olan Ali Sami Yen'i dolduran bir taraftar vardı ki sahada 12. adam gibiydi.

Galatasaray'ın ilk yarısını bir kenara bırakalım. Hatırlamak dahi istemiyorum. Ama size ikinci yarıdaki Galatasaray'dan sütunum yettiğince bahsetmekten zevk alacağım. Allah herkese böyle bir zevki tattırsın.

Burada Fatih'ten bahsetmeden geçersem Allah beni faş eder.

Oyuna girdiği ikinci yarıdaki futboluyla Galatasaray'a 3-2'lik başarıyı getiren adamların başındaydı. Fatih, ayrıca Lucescu'ya da iyi bir ders verdi.

Rövanşta ne yaparız derseniz. Onu şu anda düşünmek istemiyorum. Zira bu günü doya doya geçirmek istiyorum.

Haksız değilim heralde.


4.4.2001
4 Nisan 2001
 
GÜRAY SOYSAL


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED